İZLEMEK

 

Mısır'dan çıkarken halk, kendisini izlemeye çağıran Yahve'ye cevap veriyordu (bkz. Hoş. II,  1). Çölde İsrail, halkına sis ve ateş sütunlarının içinde (Çık. 13, 31) rehberlik eden, ona bir yol açmak için meleğini gönderen Yahve 'nin arkasından yürüyordu (Çık. 23, 20. 23), İsrail sürekli olarak Yahve'yi izlemeye yönelik bu çağrıyı duyuyordu, nişanlının nişanlıyı izlediği gibi (Yer. 2, 2), sürünün çobanı izlediği gibi (Mez. 80, 2), halkın kralı izlediği gibi (II. Sam. 15, 13; 17, 9), imanlı kişinin  Allah'ını izlediği gibi (I. Kır. 18,21). Gerçekten de izlemek, tam bir kabulü ve mutlak bir bağımlılığı, yani inanç ve itaat ifade eder. Bunun için hiç bir zaman kuşku duymayan insan, Kaleb, "Yahve'yi bütünüyle izlediği için" ödüllendirildi (Yas. 1, 36); buyrukları yerine getiren Davut, Allah'ı tüm kalpleriyle izleyenlerin örneği oldu (I. Kır. 14, 8). Kıral Yoşiya bütün halkıyla birlikte antlaşmanın gerektiği gibi yaşamayı istedikleri zaman, "Yahve'yi izleme"ye karar aldılar. Bunun için imanlının ideali "Rabbin yolunu" izlemektir (Mez. 18, 22; 25, 4...). Yahve'yi izlemek inancın bir gereksinimidir. Gerçekten de Yahve kıskanç bir Tanrıdır: yalan olan tanrıları izlemeyi, onlara tapınmayı ve onlara bağlı olanların davranışlarını taklit etmeyi yasaklıyor (Yas. 6, 14). Fakat İsrail yalan tanrıların çağrılarına kulak veriyor; Kenan diyarına ulaştıkları an, Baaller, Sinai Tanrı'sına bağlı kalpleri kendilerine çekmek istiyorlar (Yas. 4, 3). Böylece İsrail, "iki ayağıda topal" kalır, peygam-berlerin sesini şiddetli bir şekilde duyana kadar: "Eğer Tanrı, Yahve ise onu, eğer Baal ise onu takip edin" (I. Kır. 18, 21). Peygamberler, İlyas örneğinde, sürekli olarak İsrail "Yahve'den uzaklaştığı ve (Hoş. 1, 2)  yalan tanrıları  izlediğinden dolayı eleştiriyordu (Yer. 7, 6. 9; 9, 13; 11, 10). Vaazlarıyla onları, çıkış zamanında İsrail'in izlediği yola çıkmaya (Hoş. 2, 17), Yahve'ye dönmeye davet ediyorlar.

2. Mesih'in izinde

a)  İlk adımlar. - "Beni izleyin" dedi İsa, Simun, Andreas, Yakup, Yuhanna ve Matta'ya ve onun otorite dolu sözü onların desteğini elde etti (Mk. 1, 17-20; 2, 14). Onlar, İsa'nın öğrencileri olduktan sonra, gittikçe onun görevinin sırrını ve onun kişiliğinin gizini öğrenecekler. Çünkü isa'yı izlemek yalnızca onun ruhi ve ahlaki öğretisine katılmak demek değildir, onun kaderini de paylaşmak demektir. Öğrenciler kuşkusuz olarak onun şerefini paylaşmaya hazırdılar: "Biz her şeyi seni izlemek için bıraktık; bize düşen ne" (Mt. 19, 27) ama ilk önce onun deneyimlerini ve ıstıraplarını paylaşmayı öğrenmelidirler. İsa onlardan kesin bir kopma istiyordu: tamamiyle ve geri alınamaz şekilde onların, zenginliklerden ve güvenlikten el çekmelerini, akrabalarını terk etmelerini istiyordu (Mt. 8, 19-22; 10, 37; 19, 16-22) (Lk. 9, 61 vs.). Bu feragate herkes çağırılabilir, ama herkes cevaplamaz, genç zenginin cevaplamadığı gibi (Mt. 19, 22 ).

b)  Ölüme kadar. - Dünyanın  mallarını böyle reddettikleri halde, öğrenci, İsa'yı haç'a kadar izlemeye çağırıldığını anlıyor. "Ardımdan gelmek istiyen, kendini inkar etsin, haçını yüklenip beni izlesin gelsin (Mt. 16, 24 vs). İsa, öğrencilerinden, yalnız mallarından değil, hatta onların kişisel kişiliklerinden bu kadar fedakarlık isteyerek, kendisini Tanrının sözü olarak açıklar ve kesin olarak Tanrı'nın isteklerinin nereye kadar uzandığını gösterir. Ama öğrencileri, yalnız İsa'nın ilk olarak kendi Kurban eylemini tamamladıktan sonra, bu istekleri yerine getirebilecekler. Bu yüzdendir ki, "seninle birlikte ölmem bile gerekse, seni asla inkar etmem" diyen Petrus (Mt. 26, 35. 56), bunu anlayamaz; bunu "sonra anlayacaktır" (Yu. 13, 36, vs.), İsa ölümüyle ve dirilişiyle yolu açtıktan sonra; o zaman "istemediği yere  gidecektir" (Yu. 21, 18. vs.).

c) inanmak ve taklit etmek. - Yeni Antlaşmanın ilahiyatçıları (Pavlus ve Yuhanna), "İsa'yı izleme" sözcüğüne başka bir anlam eklediler. Pavlus'a göre, Mesi'hi izlemek, onun ölümünün ve dirilişinin giz'inde kendisini ona uydurmak demektir.  Yuhanna'ya göre, Mesih'i izlemek, dış işaretlere bağlı değil, yalnız onun sözüne bağlı olan, insan bilgisinin çekingenliğini (Yuh. 6, 2. 66-69) iç imanla ona inanmak demektir (Yuh. 4, 42); dünyanın ışığı olan onu rehber gibi görmek ve izlemek demektir (Yuh. 8,12); tek çobanın bir sürüye topladığı koyunlar arasında yer almak demektir (Yuh. 10, 1-16). Sonunda havarileri izleyen imanlı (H.İ. 13, 43), bu şekilde Mesih'i, "nereye giderse" (Esin. 14,4; bkz. Yuh. 8, 21 vs.) izlemeye başlar ve öncümüz olan onu, girdiği yere kadar takip eder (İbr. 6, 20). O zaman İsa'nın sözleri gerçekleşecek: "Bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin. Ben neredeysem bana hizmet eden de orada olacak" (Yuh. 12, 26).