FIRTINA
Eski Doğu'da fırtına bir tanrının (Kenan'da Baal) belirtisi olarak görülürdü. Bu
belirtinin üç niteliği vardı. Kozmik güçlerin bu açılımına karşı insan hiçbir
şey yapamaz, fırtına tanımının korkunç haşmetini gösterir. İnsan için tehlikeli
bir fenomen, bu bağlamda fırtına bir öfke işaretidir: Bulutların ardına
gizlenmiş bir tanrı sesiyle (gökgürültüsü) düşmanlarına karşı sesleniyor ve
oklarını atıyor (şimşekler) (bk Mzm. 18, 6-16). Sonunda verimli yağmur
yağdırarark fırtına tanrıda verimlilik kaynağı olmaktadır.Fırtına Tanrısal
görkemin işareti. Kutsal Kitap diline göre her çoktanrılı taraf atılmıştır,
özellikle de verimlilikle ilgililik konusunda; ama fırtınanın bir anlamı vardır.
Fırtına yaratıcının büyüklüğünü gösteren harikalardan biridir (Yer. 51, 16 vs.;
Mzm. 135, 7; Ey. 38,34-38), çekinilecek haşmetinin örtülü bir belirtisidir (Ey.
36, 29-37, 5): Tanrı fırtına üzerinden seslendiğinde tahtında oturmaktadır (Mzm.
29). Rabbi yüceliğinde göstermeye izin vermektedir (Ey. 38, 1; Hez. 1, 13 vs.;
10, 5; Ap. 4, 5; 8, 5 vs.; 10, 3 vs.). Fırtına Tanrı'nın yeryüzündeki
girisimlerini çağrıştıran klasik seslenme çerçevesidir: Kutsal tarihteki, Çıkış
(Mzm. 77, 19 ) sırasında Kenan'a (Hak. 5, 4 vs.) girmek için Sina'daki (Çık. 19,
16-19) girişimleri; kendi Kutsal'ını (Mzm. 18) ya da halkını (Hab. 3, 3-16)
kurtarma girişimleri; kesin egemenliğini getirecek (Mzm. 97, 1-6) girişimi. Ama
yine de Tanrı yalnızca kutsal bir terör estiren haşmetli bir mevcudiyet
değildir. İlyas Horev'de daha yüksek bir esini alabilmesi için bu kısmi işareti
aşmaya davet edilmiştir: Tanrı aynı zamanda insanla tatlı hafif bir esintiyle
konuşan içten bir mevcudiyettir de (I. Kır. 19, 1 vs.).Fırtına Tanrısal öfke
işareti. - Tanrı’nın insanlara karşı olan tutumunu belirtmek açısından fırtına
kapalı kutu gibidir. Fırtına sayesinde Tanrı çorak bir doğaya verimlilik (I.
Kır. 18) verdiğinde yararlı işaret; aynı zamanda düşmanlarına sakladığı
öfkesinin işareti, korkulacak bir felâkettir (Çık. 9 ,13, 34). Fırtınanın
teofanisi özellikle yargıladığı ve cezalandırdığı zaman Tanrı'ya tamamen
uymaktadır (Yşa. 30, 27 vs.), özellikle de Babil'e şimşekler attığı son
yargılama sırasında (Vah. 16, 18; Bkz. 11, 19). Bunun içindir ki, bu yargılamayı
önceden bildirmeyle, tanrısal ses gökgürültüsüyle bu dünyanın prensi aşağı
atılacağı anda Oğul'un yüceltilmesini ilan ederken kendisini belli ediyor (Yu.
12, 28-32). Bu yargılama perspektifi insanı eğer Tanrı kendine inananları
fırtınadan koruyacağına dair güvence vermiş olmasaydı korkudan titretirdi: Bu
felâketle sadece günahkâr dünya tehdit altındadır (Yşa. 4,6). Zira Tanrı
gürleyen bir göğüde yaratandır. İsa "Gökgüriiltüsü çocuklarına" kendisini kabul
etmeyenlere gökten ateş yağdırmalarından hoşlanmadığını anlatmaya çalıştı (Lk.
9,54 ).Fırtına bundan böyle Isa'nın kişiliğinde bizlere verilmiş Tanrısal nurun
açınlanması ile tamamlanacaktır (Bkz. Tit. 2, 11). "Borazanlar, şimşekler, dünya
sarsıntısı; ama, sen bir bakirenin rahmine düştüğünde attığın adım, gürültü
çıkarmadı”