İstanbul Luteryan
Cemaai ToplantılarıSurp
Yerrortutyun Kilisesi
Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde yer almaktadır. Burada yer alan ilk Kilise
1699’da Latinler tarafından inşa edilmiş ve 1762’de yanmıştır. 1770’te
yeniden, ancak bu kez kagir olarak inşa edilen Kilise aynı zamanda Latin
papazları için tutukevi olarak da kullanıldığı bu günkü duyumlar
arasındadır. Bir süre Avusturya Konsolosluğu’nun ibadet yeri olarak da
kullanılan Kilisenin bu durumu, piskoposluk tahtının tam karşısında yer alan
ve üzerinde Avusturya kartalını simgeleyen kabartmadan yola çıkarak
anlaşılmıştır. Bu Kilise 25 mayıs 1857'de Ermeni Katoliklere geçerek, onlar
tarafından kullanıldı.
DEVAMI
Kilise
Nedir
?
Kilise hakkında birçok
yanlış fikir ve önyargı halk arasında dolaşmaktadır, çünkü birçokları ancak
onun dış tarafını ve dış hususiyetlerini görür ya da görmek isterler. Bu
bakımdan kilise her hangi bir dünyevi teşkilata benzer, daireleri, büroları
ve resmi makamları bile vardır. Bazı insanlar daha ileri giderek onu bir
nevi askeri teşkilat olarak vasıflandırmak isterler.
Fakat onun aslı, iç
tarafı, iç tabiatı ve asıl görevi başkadır.
DEVAMI
TEVRAT VE İNCİL
DEĞİŞTİRİLDİ DERKEN
KENDİ KENDİSİ İLE
ÇELİŞENLER
“Allâh’ın
kelimelerini (yardım va’dini) değiştirebilecek
kimse
yoktur.” (En’an 6:34)
“Rabb’inin
sözü hem doğrulukça, hem de adaletçetamamlanmıştır. O’nun sözlerini
değiştirebilecek hiç
kimse
yoktur. O, işitendir, bilendir.” (En’âm
6:115)
“De ki: ‘Onu
kendi tarafımdan değiştirmek, benim için imkânsızdır.’” (Yûnus
10:15)
“Allâh’ın
kelimeleri değişmez. İşte bu, büyük kurtuluştur.” (Yûnus 10:64)
“Rabb’inin
Kitabı’ndan sana vahyedileni oku; O’nun sözlerini değiştirecek kimse
yoktur.” (Kehf 18:27)
“Allâh’ın
kanununda bir değişme bulamazsın; Allâh’ın kanununda bir sapma
bulamazsın.” (Fâtır 35:43)
“Ki ne
önünden, ne de ardından ona bâtıl gelmez (onun içine asılsız söz girmez. Ne
ondan önce, ne de ondan sonra onu boşa çıkaracak bir kitâb gelmez.
O,) hikmet sâhibi, çok övülen (Allâh)dan indirilmiştir.(Fussilet
41:42)
BU DURUMDA
AKLA GELENLER:
1) Ya Tevrât, Zebûr ve İncîl’in hiçbir zaman
Tanrı’nın Sözü olarak gönderildiklerine inanmayıp Kur’ân’ı inkâr
ediyorlar,
2) Ya da Tanrı’nın Sözünün
değiştirilemeyeceğine inanmayıp Kur’ân’ı inkâr ediyorlar,
3) Ya da her ikisine inanmayıp Kur’ân’ı
inkâr ediyorlar.
http://hristiyan.net/
DEN ALINTIDIR.
Merak Ettikleriniz
Neden her yeni
nesil, büyüklerinin onlara aktardıklarını eksik buluyor ve her şeyi yeni
baştan kendisi araştırmaya başlıyor? Bu arayışların sonu hiç gelmeyecek mi?
İnsanı hayvandan ayıran bir özellik var mı? Yoksa yeryüzündeki diğer
canlılar gibi, geçici arzularımızı tatmin edip, sürünüp gidiyor muyuz?
Acaba gerçekten yüce ve sonsuz bir varlık tarafından rnı yaratıldık?
DEVAM
Bir çok defa şunlar soruluyor veya iddia ediliyor :
Hıristiyan öğretisine göre her çocuk günahkar olarak dünyaya gelmekte ve
Hıristiyanlar bunu Asli Günah ya da İlk Günah olarak adlandırmaktadırlar. Fakat
böyle bir şey olabilir mi? Hiç bir şey yapmamış ve de yapamamış yeni doğmuş olan
masum bir bebek günahkar, suçlu olabilir mi? Gerçekten, yeni doğmuş olan bir
bebek günahkar olamaz. Çünkü hiç bir şey yapamaz ve vicdanı da hala
uyanmamıştır. Asli Günah olarak nitelendirilen olgu genellikle günah olarak
nitelendirdiğimiz olgu ile özdeş veya aynı anlamda değildir. Çünkü bu Asli Günah
dediğimiz olgu bir suç unsurunu kapsamamaktadır. Halbuki gerçek bir günah daima
bir suç içermektedir. “Asli Günah kişisel bir suçun mahiyetinde değildir”.
DEVAM