Linkler Links

Malatya
Teoloji  / Teologi
Online İncil Online New Testament
Kiliseler Churchs
Kutsal Kitap"da Kelime Ara
İletişim / Contact
İstanbul Luteryan Cemaai ToplantılarıSurp Yerrortutyun  Kilisesi

Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde yer almaktadır. Burada yer alan ilk Kilise 1699’da Latinler tarafından inşa edilmiş ve 1762’de yanmıştır. 1770’te yeniden, ancak bu kez kagir olarak inşa edilen Kilise aynı zamanda Latin papazları için tutukevi olarak da kullanıldığı bu günkü duyumlar arasındadır. Bir süre Avusturya Konsolosluğu’nun ibadet yeri olarak da kullanılan Kilisenin bu durumu, piskoposluk tahtının tam karşısında yer alan ve üzerinde Avusturya kartalını simgeleyen kabartmadan yola çıkarak anlaşılmıştır. Bu Kilise 25 mayıs 1857'de Ermeni Katoliklere geçerek, onlar tarafından kullanıldı.     DEVAMI

O Gerçekten Allahın Oğluydu
Allah’ın Oğlu Neden Öldü ?
İsa Senin İçin Öldü ve Dirildi

Mesih İsa Allah'ın Oğludur. Hıristiyanlara göre Mesih İsa, Allah’ın Oğludur. Bu iddia eski Yunan mitolojisinin tanrılarının serüvenlerini hatırlatmıyor mu? Allah’ın bir oğlu olabilir mi?

 Kilise Nedir ?

Kilise hakkında birçok yanlış fikir ve önyargı halk arasında dolaşmaktadır, çünkü birçokları ancak onun dış tarafını ve dış hususiyetlerini görür ya da görmek isterler. Bu bakımdan kilise her hangi bir dünyevi teşkilata benzer, daireleri, büroları ve resmi makamları bile vardır. Bazı insanlar daha ileri giderek onu bir nevi askeri teşkilat olarak vasıflandırmak isterler. 
Fakat onun aslı, iç tarafı, iç tabiatı ve asıl görevi başkadır.
DEVAMI

İncil (Müjde) Neyi Anlatır.  İncil, aslında Mesih İsa’nın getirdiği müjdedir. Demek ki bu sözcük İsa’nın tüm öğretilerini kapsamaktadır. Yunanca olan İncil'in anlamı “Müjde” demektir. Ancak İsa’nın kendisi hiçbir şey yazmamış ve hiç bir kimseye hiç bir şey yazdırıp dikte etmemiştir.                        devamı

BABA OĞUL KUTSAL RUH

Üçlü Birlik Nedir ?

Hıristiyanlar üç Tanrı’yı kabul edip O’na tapıyorlar. Onlar Allah’ta Peder, Oğul ve Kutsal Ruh’tan ibaret olan bir üçlük kabul ederler. Bu nevi suçlamaları ara sıra duymak mümkündür, ancak bunlar gerçeği yansıtıyor mu ?  Hıristiyanlar gerçekten üç Tanrı’ya mı tapıyorlar? 

Bu suçlamalar genellikle Kutsal Uçlü Birlik veya Teslis’in ne olduğunun bilinmemesinden ileri gelmektedirler. Hıristiyanlann bu Teslis denilen inanç hakkında neler öğrettiklerini bilenler, kendileri Teslis’e inanmasalar veya Hıristiyan olmasalar bile, bu nevi suçlamalarda bulunmazlar. Bunun için, ilk önce Hıristiyanlara göre Teslis’in ne olduğu açıklanmalıdır ki, bu yanılgı giderilsin.      Devamı

 

 

 Ziyaretçi Defterini Oku Ziyaretçi Defterine Yaz

 

 

Bu gün dünyada bir çok ülke kapılarını inanç turizmine sonuna kadar açarken biz neden kapılarımızı kapatma meraklısıyız?devamı

 

İznik Ayasofya müzesi Cami'ye Dönüştürülüyor...

 

 

 

ST. CRUS (Noel baba

AZİZ PAVLUS

TEVRAT VE İNCİL DEĞİŞTİRİLDİ DERKEN

KENDİ KENDİSİ İLE ÇELİŞENLER

“Allâh’ın kelimelerini (yardım va’dini) değiştirebilecek kimse yoktur.”  (En’an 6:34)

“Rabb’inin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçetamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur.  O, işitendir, bilendir.”  (En’âm 6:115)

“De ki: ‘Onu kendi tarafımdan değiştirmek, benim için imkânsızdır.’”  (Yûnus 10:15)

Allâh’ın kelimeleri değişmez. İşte bu, büyük kurtuluştur.” (Yûnus 10:64)

“Rabb’inin Kitabı’ndan sana vahyedileni oku; O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur.”  (Kehf 18:27)

“Allâh’ın kanununda bir değişme bulamazsın;  Allâh’ın kanununda bir sapma bulamazsın.”  (Fâtır 35:43)

“Ki ne önünden, ne de ardından ona bâtıl gelmez (onun içine asılsız söz girmez. Ne ondan önce, ne de ondan sonra onu boşa çıkaracak bir kitâb gelmez. O,) hikmet sâhibi, çok övülen (Allâh)dan indirilmiştir.(Fussilet 41:42)

BU DURUMDA AKLA GELENLER:

1)  Ya Tevrât, Zebûr ve İncîl’in hiçbir zaman Tanrı’nın Sözü olarak gönderildiklerine inanmayıp Kur’ân’ı inkâr ediyorlar,

2)  Ya da Tanrı’nın Sözünün değiştirilemeyeceğine inanmayıp Kur’ân’ı inkâr ediyorlar,

3)  Ya da her ikisine inanmayıp Kur’ân’ı inkâr ediyorlar.

 http://hristiyan.net/ DEN ALINTIDIR.

 

 

Muhtelif  Vaazlar

Kardeşlerim, gerçek Tanrı, yaşayanların ve ölülerin yargıcı İsa Mesih’e duyduğumuz inancı canlandıralım ve kurtuluşumuzun yüce öneminin bilincine varalım. Bu yüce değerleri değersiz hale getirirsek kötülük yapmış, bizi dinleyenleri ayıplamış oluruz ve bunu yapmakla çağrımızı, bizi çağıranı, hangi amaçla çağırdığını ve Isa Mesih’in bizler için ne denli acı çektiğini bilmediğimizi göstermiş oluruz. O’na ne gibi bir karşılık verebiliriz ya da bize vermiş olduğu meyveye layık olan ne verebiliriz? Sayısız iyiliklerinden dolayı O’na borçlu değil miyiz yoksa? O bize                            DEVAM

 

Asli Günah Nedir ?

İNTERNET SİTESİ YAPTIRMAK İSTEYEN   KİLİSELER

ARAYINIZ

0536 372 27 62 AYHAN

 

Merak Ettikleriniz

Neden her yeni nesil, büyüklerinin onlara aktardıklarını eksik buluyor ve her şeyi yeni baştan kendisi araştırmaya başlıyor? Bu arayışların sonu hiç gelmeyecek mi?
İnsanı hayvandan ayıran bir özellik var mı? Yoksa yeryüzündeki diğer canlılar gibi, geçici arzularımızı tatmin edip, sürünüp gidiyor muyuz?
Acaba gerçekten yüce ve sonsuz bir varlık tarafından rnı yaratıldık?                                                                                     
DEVAM
 

 

 

 

 

 

Bir çok defa şunlar soruluyor veya iddia ediliyor : Hıristiyan öğretisine göre her çocuk günahkar olarak dünyaya gelmekte ve Hıristiyanlar bunu Asli Günah ya da İlk Günah olarak adlandırmaktadırlar. Fakat böyle bir şey olabilir mi? Hiç bir şey yapmamış ve de yapamamış yeni doğmuş olan masum bir bebek günahkar, suçlu olabilir mi? Gerçekten, yeni doğmuş olan bir bebek günahkar olamaz. Çünkü hiç bir şey yapamaz ve vicdanı da hala uyanmamıştır. Asli Günah olarak nitelendirilen olgu genellikle günah olarak nitelendirdiğimiz olgu ile özdeş veya aynı anlamda değildir. Çünkü bu Asli Günah dediğimiz olgu bir suç unsurunu kapsamamaktadır. Halbuki gerçek bir günah daima bir suç içermektedir. “Asli Günah kişisel bir suçun mahiyetinde değildir”. DEVAM

Radio Christian Türk

Aziz Maksimilyan Kolbe, çalışkan ve kuvvetli insanların yurdu, Rusya ve Almanya arasındaki karlı ve soğuk bir memle­ket olan Polonya'da doğdu.

Zdunska-Wola, çalışkan ve alçak gönüllü ailelerin bir arada birlik içinde yaşadıkları bir kasabaydı. DEVAMI

 

İNSANOĞLU NEDEN ASLİ GÜNAHLIDIR

 

 

SİTE TASARIM AGY

 

 

 

 

 

Adanın adının nereden geldiğine dair yaygın halk hikâyesine göre, zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin güzelliği dillere destan Tamar adında bir kızı vardır. Adanın

 

 

 

 

Kutsal Ruh'un ArmağanlarıKutsal Ruh'un Armağanları
Hikmet : Allah’la ilgili şeylerden zevk almamızı sağlar.
Zeka : İmanımızın gerçeklerini tanımamıza yardım eder.
Öğüt : Ruhumuzun ve kardeşlerimizin ihtiyaçlarını görmemizi sağlar.
Kuvvet : Allah’ın emirlerine uymak ve lutfunda yaşamak için gereken kuvveti verir.
Bilgi : yaratılan her şeyi, Rabbe hizmet etmek için doğru kullanmaktır.
Dindarlık : Allah’ı iyi bir baba olarak tanıyıp sevmemizi sağlar.
Korku : Allah’a saygı ve sevmemiz için onun arzularına karşı gelmememizi sağlar.

 

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

çevresindeki köylerde çobanlık yapan bir genç bu kıza âşık olur. Bu genç Tamar'la buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamar ise ona gece karanlığında yerini belli etmek için onu bir fenerle bekler. Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur. Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesiyle "Ah Tamar!" diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakir O gunden sonra ada Ah Tamar! ismi ile anlatılır. Bu hikâye Ermeni sair Hovhannes Tumanyan anlatimiyla efsanelesmistir.

Bu efsanenin tarihi gerçeklerle alakasının zayıf olduğu şüphesizdir. 9. yüzyıldan itibaren kaydedilmiş olan Ağtamar adının Arapça ĞMR kökünden "kabartı, tümsek" anlamına gelen bir türev olması daha kuvvetli bir olasılık olarak değerlendirilebilir.

AKDAMAR