MEKTUPLAR
Pavlus'tan ROMALILAR'A MEKTUP
BÖLÜM 1
Rom.1: 1 İsa Mesih'in kulu, Tanrı'nın Müjdesi'ni yaymak üzere seçilip elçi
olmaya çağrılan ben Pavlus'tan selam!
Rom.1: 2-4 Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le ilgili bu Müjde'yi peygamberleri
aracılığıyla Kutsal Yazılar'da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden
açısından Davut'un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle
Tanrı'nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.
Rom.1: 5 Her ulustan insanın iman edip söz dinlemesini sağlamak için
Mesiharacılığıyla ve O'nun adı uğruna Tanrı lütfuna ve elçilik görevine sahip
olduk.
Rom.1: 6 İsa Mesih'in çağrılmışları olan sizler de bu uluslardansınız.
Rom.1: 7 Tanrı'nın Roma'da bulunan, kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine,
Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten size lütuf ve esenlik olsun.
Pavlus'un Roma'ya Gitme Özlemi
Rom.1: 8 İlkin hepiniz için İsa Mesih aracılığıyla Tanrım'a şükrediyorum. Çünkü
imanınız bütün dünyada duyuruluyor.
Rom.1: 9-10 Oğlu'nun Müjdesi'ni yaymakta bütün varlığımla kulluk ettiğim Tanrı,
sizi durmadan, her zaman dualarımda andığıma tanıktır. Tanrı'nın isteğiyle
sonunda bir yol bulup yanınıza gelmek için dua ediyorum.
Rom.1: 11 Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere
sizi görmeyi çok istiyorum.
Rom.1: 12 Yani, ben aranızdayken karşılıklı olarak birbirimizin imanıyla cesaret
buluruz demek istiyorum.
Rom.1: 13 Kardeşler, öteki uluslar arasında olduğu gibi, çalışmalarımın sizin
aranızda da ürün vermesi için yanınıza gelmeyi birçok kez amaçladığımı, ama
şimdiye dek hep engellendiğimi bilmenizi istiyorum.
Rom.1: 14 Grekler'e* ve Grek olmayanlara, bilgelere ve bilgisizlere karşı
sorumluluğum var.
Rom.1: 15 Bu nedenle Roma'da bulunan sizlere de Müjde'yi elimden geldiğince
bildirmek için sabırsızlanıyorum.
Rom.1: 16 Çünkü Müjde'den utanmıyorum. Müjde iman eden herkesin -önce
Yahudiler'in, sonra Yahudi olmayanların- kurtuluşu için Tanrı gücüdür.
Rom.1: 17 Tanrı'nın insanı akladığı, Müjde'de açıklanır. Aklanma yalnız imanla
olur. Yazılmış olduğu gibi, "İmanla aklanan yaşayacaktır."
Tanrı'ya İsyan
Rom.1: 18 Haksızlıkla gerçeğe engel olan insanların bütün tanrısızlığına ve
haksızlığına karşı Tanrı'nın gazabı gökten açıkça gösterilmektedir.
Rom.1: 19 Çünkü Tanrı'ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı
hepsini gözlerinin önüne sermiştir.
Rom.1: 20 Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya
yaratılalı beri O'nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu
nedenle özürleri yoktur.
Rom.1: 21 Tanrı'yı bildikleri halde O'nu Tanrı olarak yüceltmediler, O'na
şükretmediler. Tersine, düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız
yüreklerini karanlık bürüdü.
Rom.1: 22 Akıllı olduklarını ileri sürerken akılsız olup çıktılar.
Rom.1: 23 Ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört
ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler.
Rom.1: 24 Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağılasınlar diye, onları
yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa teslim etti.
Rom.1: 25 Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan'ın yerine
yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin.
Rom.1: 26 İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti.
Kadınları bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler.
Rom.1: 27 Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri
için şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere
girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.
Rom.1: 28 Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı onları yararsız
düşüncelere, yakışıksız davranışlara teslim etti.
Rom.1: 29 Her türlü haksızlık, kötülük, açgözlülük ve kinle doldular.
Kıskançlık, öldürme hırsı, çekişme, hile, kötü niyetle doludurlar.
Rom.1: 30-31 Dedikoducu, yerici, Tanrı'dan nefret eden, küstah, kibirli,
övüngen, kötülük üreten, anne baba sözü dinlemeyen, anlayışsız, sözünde durmaz,
sevgiden yoksun, acımasız insanlardır.
Rom.1: 32 Böyle davrananların ölümü hak ettiğine ilişkin Tanrı buyruğunu
bildikleri halde, bunları yalnız yapmakla kalmaz, yapanları da onaylarlar.
BÖLÜM 2
Tanrı Ayrım Yapmaz
Rom.2: 1 Bu nedenle sen, ey başkasını yargılayan insan, kim olursan ol, özrün
yoktur. Başkasını yargıladığın konuda kendini mahkûm ediyorsun. Çünkü ey
yargılayan sen, aynı şeyleri yapıyorsun.
Rom.2: 2 Böyle davrananları Tanrı'nın haklı olarak yargıladığını biliriz.
Rom.2: 3 Bu gibi şeyleri yapanları yargılayan, ama aynısını yapan ey insan,
Tanrı'nın yargısından kaçabileceğini mi sanıyorsun?
Rom.2: 4 Tanrı'nın sınırsız iyiliğini, hoşgörüsünü, sabrını hor mu görüyorsun?
O'nun iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini bilmiyor musun?
Rom.2: 5 İnatçılığın ve tövbesiz yüreğin yüzünden Tanrı'nın adil yargısının
açıklanacağı gazap günü için kendine karşı gazap biriktiriyorsun.
Rom.2: 6 Tanrı "herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir."
Rom.2: 7 Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz
yaşam verecek.
Rom.2: 8 Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse
gazap ve öfke yağdıracak.
Rom.2: 9-10 Kötülük eden herkese -önce Yahudi'ye, sonra Yahudi olmayana- sıkıntı
ve elem verecek; iyilik eden herkese -yine önce Yahudi'ye, sonra Yahudi
olmayana- yücelik, saygınlık, esenlik verecektir.
Rom.2: 11 Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.
Rom.2: 12 Kutsal Yasa'yı* bilmeden günah işleyenler Yasa olmadan da
mahvolacaklar. Yasa'yı bilerek günah işleyenlerse Yasa'yla yargılanacaklar.
Rom.2: 13 Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, yerine
getirenlerdir.
Rom.2: 14 Kutsal Yasa'dan yoksun uluslar Yasa'nın gereklerini kendiliklerinden
yaptıkça, Yasa'dan habersiz olsalar bile kendi yasalarını koymuş olurlar.
Rom.2: 15 Böylelikle Kutsal Yasa'nın gerektirdiklerinin yüreklerinde yazılı
olduğunu gösterirler. Vicdanları buna tanıklık eder. Düşünceleriyse onları ya
suçlar ya da savunur.
Rom.2: 16 Yaydığım Müjde'ye göre Tanrı'nın, insanları gizlice yaptıkları
şeylerden ötürü İsa Mesih aracılığıyla yargılayacağı gün böyle olacaktır.
Yahudiler ve Kutsal Yasa
Rom.2: 17 Ya sen? Kendine Yahudi diyor, Kutsal Yasa'ya dayanıp Tanrı'yla
övünüyorsun.
Rom.2: 18 Tanrı'nın isteğini biliyorsun. En üstün değerleri ayırt etmeyi
Yasa'dan öğrenmişsin.
Rom.2: 19-20 Kutsal Yasa'da bilginin ve gerçeğin özüne kavuşmuş olarak körlerin
kılavuzu, karanlıkta kalanların ışığı, akılsızların eğiticisi, çocukların
öğretmeni olduğuna inanmışsın.
Rom.2: 21 Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı
öğütlerken, çalar mısın?
Rom.2: 22 "Zina etmeyin" derken, zina eder misin? Putlardan tiksinirken,
tapınakları yağmalar mısın?
Rom.2: 23 Kutsal Yasa'yla övünürken, Yasa'ya karşı gelerek Tanrı'yı aşağılar
mısın?
Rom.2: 24 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Sizin yüzünüzden uluslar arasında
Tanrı'nın adına küfrediliyor."
Rom.2: 25 Kutsal Yasa'yı yerine getirirsen, sünnetin elbet yararı vardır. Ama
Yasa'ya karşı gelirsen, sünnetli olmanın hiçbir anlamı kalmaz.
Rom.2: 26 Bu nedenle, sünnetsizler* Yasa'nın buyruklarına uyarsa, sünnetli
sayılmayacak mı?
Rom.2: 27 Sen Kutsal Yazılar'a ve sünnete sahip olduğun halde Yasa'yı çiğnersen,
bedence sünnetli olmayan ama Yasa'ya uyan kişi seni yargılamayacak mı?
Rom.2: 28 Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudi'dir, ne de görünüşte,
bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.
Rom.2: 29 Ancak içten Yahudi olan Yahudi'dir. Sünnet de yürekle ilgilidir;
yazılı yasanın değil, Ruh'un işidir. İçten Yahudi olan kişi, insanların değil,
Tanrı'nın övgüsünü kazanır.
BÖLÜM 3
Tanrı'nın Güvenilirliği
Rom.3: 1 Öyleyse Yahudi'nin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?
Rom.3: 2 Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrı'nın sözleri Yahudiler'e emanet
edilmiştir.
Rom.3: 3 Peki, kimi Yahudiler güvenilmez çıkmışsa ne olur? Onların
güvenilmezliği Tanrı'nın güvenilirliğini ortadan kaldırır mı?
Rom.3: 4 Kesinlikle hayır! Herkes yalancı olsa bile, Tanrı'nın doğruyu söylediği
bilinmelidir. Yazılmış olduğu gibi: "Öyle ki, sözlerinde doğru çıkasın Ve
yargılandığında davayı kazanasın."
Rom.3: 5 Ama bizim haksızlığımız Tanrı'nın adil olduğunu ortaya çıkarıyorsa, ne
diyelim? İnsanların diliyle konuşuyorum: Gazapla cezalandıran Tanrı haksız mı?
Rom.3: 6 Kesinlikle hayır! Öyle olsa Tanrı dünyayı nasıl yargılayacak?
Rom.3: 7 Ama Tanrı'nın her zaman doğruyu söylediği benim yalanımla yüceliği için
daha açık şekilde ortaya çıkmışsa, ben niçin yine bir günahkâr olarak
yargılanıyorum?
Rom.3: 8 Bazılarının bizi kötüleyerek, söylediğimizi ileri sürdüğü gibi niçin,
"Kötülük yapalım da bundan iyilik çıksın" demeyelim? Böylelerinin yargılanması
yerindedir.
Doğru Olan Yok
Rom.3: 9 Şimdi ne diyelim? Biz Yahudiler öteki uluslardan üstün müyüz? Elbette
değiliz. İster Yahudi ister Grek* olsun, daha önce herkesi günahın denetiminde
olmakla suçladık.
Rom.3: 10 Yazılmış olduğu gibi: "Doğru kimse yok, tek kişi bile yok.
Rom.3: 11 Anlayan kimse yok, Tanrı'yı arayan yok.
Rom.3: 12 Hepsi saptı, Tümü yararsız oldu. İyilik eden yok, tek kişi bile!"
Rom.3: 13 "Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar." "Engerek zehiri
var dudaklarının altında."
Rom.3: 14 "Ağızları lanet ve acı sözle doludur."
Rom.3: 15 "Ayakları kan dökmeye seğirtir.
Rom.3: 16 Yıkım ve dert var yollarında.
Rom.3: 17 Esenlik yolunu da bilmezler."
Rom.3: 18 "Tanrı korkusu yoktur onlarda."
Rom.3: 19 Kutsal Yasa'da söylenenlerin her ağız kapansın, bütün dünya Tanrı'ya
hesap versin diye Yasa'nın yönetimi altındakilere söylendiğini biliyoruz.
Rom.3: 20 Bu nedenle Yasa'nın gereklerini yapmakla hiç kimse Tanrı katında
aklanmayacaktır. Çünkü Yasa sayesinde günahın bilincine varılır.
İmanla Aklanma
Rom.3: 21 Ama şimdi Yasa'dan bağımsız olarak Tanrı'nın insanı nasıl aklayacağı
açıklandı. Yasa ve peygamberler buna tanıklık ediyor.
Rom.3: 22 Tanrı insanları İsa Mesih'e olan imanlarıyla aklar. Bunu, iman eden
herkes için yapar. Hiç ayrım yoktur.
Rom.3: 23 Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.
Rom.3: 24 İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla, Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız
olarak aklanırlar.
Rom.3: 25-26 Tanrı Mesih'i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen
kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce
işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni
aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı.
Rom.3: 27 Öyleyse neyle övünebiliriz? Hiçbir şeyle! Hangi ilkeye dayanarak?
Yasa'yı yerine getirme ilkesine mi? Hayır, iman ilkesine.
Rom.3: 28 Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yaparak değil, iman ederek
aklandığı kanısındayız.
Rom.3: 29 Yoksa Tanrı yalnız Yahudiler'in Tanrısı mı? Öteki ulusların da Tanrısı
değil mi? Elbet öteki ulusların da Tanrısı'dır.
Rom.3: 30 Çünkü sünnetlileri* imanları sayesinde, sünnetsizleri* de aynı imanla
aklayacak olan Tanrı tektir.
Rom.3: 31 Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz?
Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.
BÖLÜM 4
İbrahim'in İmanı
Rom.4: 1 Şu halde soyumuzun atası İbrahim'in durumu için ne diyelim?
Rom.4: 2 Eğer İbrahim yaptığı iyi işlerden dolayı aklandıysa, övünmeye hakkı
vardır; ama Tanrı'nın önünde değil.
Rom.4: 3 Kutsal Yazı ne diyor? "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış
sayıldı."
Rom.4: 4 Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.
Rom.4: 5 Ancak çalışmayan, ama tanrısızı aklayana iman eden kişi imanı sayesinde
aklanmış sayılır.
Rom.4: 6 Nitekim, iyi işlerine bakmaksızın Tanrı'nın aklanmış saydığı kişinin
mutluluğunu Davut da şöyle anlatır:
Rom.4: 7 "Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!
Rom.4: 8 Günahı Rab tarafından sayılmayana ne mutlu!"
Rom.4: 9 Bu mutluluk yalnız sünnetliler* için mi, yoksa aynı zamanda
sünnetsizler* için midir? Diyoruz ki, "İbrahim, imanı sayesinde aklanmış
sayıldı."
Rom.4: 10 Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken
mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...
Rom.4: 11 İbrahim daha sünnetsizken imanla aklandığının kanıtı olarak sünnet
işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin
babası olsun, böylece onlar da aklanmış sayılsın.
Rom.4: 12 Böylelikle atamız İbrahim, yalnız sünnetli olmakla kalmayan, ama
kendisi sünnetsizken sahip olduğu imanın izinden yürüyen sünnetlilerin de babası
oldu.
Rom.4: 13 Çünkü İbrahim'e ve soyuna dünyanın mirasçısı olma vaadi Kutsal Yasa
yoluyla değil, imandan gelen aklanma yoluyla verildi.
Rom.4: 14 Eğer Yasa'ya bağlı olanlar mirasçı olursa, iman boş ve vaat
geçersizdir.
Rom.4: 15 Yasa, Tanrı'nın gazabına yol açar. Ama yasanın olmadığı yerde yasaya
karşı gelmek de söz konusu değildir.
Rom.4: 16-17 Bu nedenle vaat, Tanrı'nın lütfuna dayanmak ve İbrahim'in bütün
soyu için güvence altına alınmak üzere imana bağlı kılınmıştır. İbrahim'in soyu
yalnız Kutsal Yasa'ya bağlı olanlar değil, aynı zamanda İbrahim'in imanına sahip
olanlardır. "Seni birçok ulusun babası yaptım" diye yazılmış olduğu gibi
İbrahim, iman ettiği Tanrı'nın -ölülere yaşam veren, var olmayanı buyruğuyla var
eden Tanrı'nın- gözünde hepimizin babasıdır.
Rom.4: 18 İbrahim umutsuz bir durumdayken birçok ulusun babası olacağına umutla
iman etti. "Senin soyun böyle olacak" sözüne güveniyordu.
Rom.4: 19 Yüz yaşına yaklaşmışken, ölü denebilecek bedenini ve Sara'nın ölü
rahmini düşündüğünde imanı zayıflamadı.
Rom.4: 20 İmansızlık edip Tanrı'nın vaadinden kuşkulanmadı; tersine, imanı
güçlendi ve Tanrı'yı yüceltti.
Rom.4: 21 Tanrı'nın vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.
Rom.4: 22 Bunun için de aklanmış sayıldı.
Rom.4: 23-24 "Aklanmış sayıldı" sözü, yalnız onun için değil, aklanmış sayılacak
olan bizler -Rabbimiz İsa'yı ölümden dirilten Tanrı'ya iman eden bizler- için de
yazıldı.
Rom.4: 25 İsa suçlarımız için ölüme teslim edildi ve aklanmamız için diriltildi.
BÖLÜM 5
Tanrı'yla Barışmak
Rom.5: 1 Böylece imanla aklandığımıza göre, Rabbimiz İsa Mesih sayesinde
Tanrı'yla barışmış oluyoruz.
Rom.5: 2 İçinde bulunduğumuz bu lütfa Mesih aracılığıyla, imanla kavuştuk ve
Tanrı'nın yüceliğine erişmek umuduyla övünüyoruz.
Rom.5: 3-4 Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki,
sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrı'nın beğenisini, Tanrı'nın beğenisi de
umudu yaratır.
Rom.5: 5 Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh
aracılığıyla Tanrı'nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.
Rom.5: 6 Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için
öldü.
Rom.5: 7 Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri
ölmeyi göze alabilir.
Rom.5: 8 Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken,
Mesih bizim için öldü.
Rom.5: 9 Böylece şimdi O'nun kanıyla aklandığımıza göre, O'nun aracılığıyla
Tanrı'nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir.
Rom.5: 10 Çünkü biz Tanrı'nın düşmanlarıyken Oğlu'nun ölümü sayesinde O'nunla
barıştıksa, barışmış olarak Oğlu'nun yaşamıyla kurtulacağımız çok daha kesindir.
Rom.5: 11 Yalnız bu kadar da değil, bizi şimdi Tanrı'yla barıştırmış olan
Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla, Tanrı'nın kendisiyle de övünüyoruz.
Ölüm ve Yaşam
Rom.5: 12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya
girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.
Rom.5: 13 Kutsal Yasa'dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca
günahın hesabı tutulmaz.
Rom.5: 14 Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in
suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi.
Rom.5: 15 Ne var ki, Tanrı'nın armağanı Adem'in suçu gibi değildir. Çünkü bir
kişinin suçu yüzünden birçokları öldüyse, Tanrı'nın lütfu ve bir tek adamın,
yani İsa Mesih'in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı.
Rom.5: 16 Tanrı'nın bağışı o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek
suçtan sonra verilen yargı mahkûmiyet getirdi; oysa birçok suçtan sonra verilen
armağan aklanmayı sağladı.
Rom.5: 17 Çünkü ölüm bir tek adamın suçu yüzünden o tek adam aracılığıyla
egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek
adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindir.
Rom.5: 18 İşte, tek bir suçun bütün insanların mahkûmiyetine yol açtığı gibi,
bir doğruluk eylemi de bütün insanlara yaşam veren aklanmayı sağladı.
Rom.5: 19 Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr
kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır.
Rom.5: 20 Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde
Tanrı'nın lütfu daha da çoğaldı.
Rom.5: 21 Öyle ki, günah nasıl ölüm yoluyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın lütfu
da Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşam vermek üzere doğrulukla
egemenlik sürsün.
BÖLÜM 6
Rom.6: 1 Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim?
Rom.6: 2 Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah
içinde yaşarız?
Rom.6: 3 Mesih İsa'ya vaftiz* edildiğimizde, hepimizin O'nun ölümüne vaftiz
edildiğimizi bilmez misiniz?
Rom.6: 4 Baba'nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni
bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O'nunla birlikte ölüme gömüldük.
Rom.6: 5 Eğer O'nunkine benzer bir ölümde O'nunla birleştiysek, O'nunkine benzer
bir dirilişte de O'nunla birleşeceğiz.
Rom.6: 6 Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan
kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih'le birlikte çarmıha gerildiğini
biliriz.
Rom.6: 7 Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır.
Rom.6: 8 Mesih'le birlikte ölmüşsek, O'nunla birlikte yaşayacağımıza da
inanıyoruz.
Rom.6: 9 Çünkü Mesih'in ölümden dirilmiş olduğunu ve bir daha ölmeyeceğini,
ölümün artık O'nun üzerinde egemenlik sürmeyeceğini biliyoruz.
Rom.6: 10 O'nun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu
yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.
Rom.6: 11 Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa'da Tanrı
karşısında diri sayın.
Rom.6: 12 Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü
bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.
Rom.6: 13 Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden
dirilenler gibi kendinizi Tanrı'ya adayın; bedeninizin üyelerini doğruluk
araçları olarak Tanrı'ya sunun.
Rom.6: 14 Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa'nın yönetimi altında
değil, Tanrı'nın lütfu altındasınız.
Doğruluğa Köle Olmak
Rom.6: 15 Öyleyse ne diyelim? Yasa'nın yönetimi altında değil de, Tanrı'nın
lütfu altında olduğumuz için günah mı işleyelim? Kesinlikle hayır!
Rom.6: 16 Söz dinleyen köleler gibi kendinizi kime teslim ederseniz, sözünü
dinlediğiniz kişinin köleleri olduğunuzu bilmez misiniz? Ya ölüme götüren
günahın ya da doğruluğa götüren sözdinlerliğin kölelerisiniz.
Rom.6: 17 Ama şükürler olsun Tanrı'ya! Eskiden günahın köleleri olan sizler,
adandığınız öğretinin özüne yürekten bağlandınız.
Rom.6: 18 Günahtan özgür kılınarak doğruluğun köleleri oldunuz.
Rom.6: 19 Doğanızın güçsüzlüğü yüzünden insan ölçülerine göre konuşuyorum.
Bedeninizin üyelerini ahlaksızlığa ve kötülük yapmak üzere kötülüğe nasıl köle
olarak sundunuzsa, şimdi de bu üyelerinizi kutsal olmak üzere doğruluğa köle
olarak sunun.
Rom.6: 20 Sizler günahın kölesiyken doğruluktan özgürdünüz.
Rom.6: 21 Şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne kazancınız oldu? Onların sonucu
ölümdür.
Rom.6: 22 Ama şimdi günahtan özgür kılınıp Tanrı'nın kulları olduğunuza göre,
kazancınız kutsallaşma ve bunun sonucu olan sonsuz yaşamdır.
Rom.6: 23 Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih
İsa'da sonsuz yaşamdır.
BÖLÜM 7
Yasa'dan Özgür Olmak
Rom.7: 1 Bilmez misiniz ki, ey kardeşler -Kutsal Yasa'yı bilenlere söylüyorum-
Yasa insana ancak yaşadığı sürece egemendir?
Rom.7: 2 Örneğin, evli kadın, kocası yaşadıkça yasayla ona bağlıdır; kocası
ölürse, onu kocasına bağlayan yasadan özgür olur.
Rom.7: 3 Buna göre kadın, kocası yaşarken başka bir erkekle ilişki kurarsa, zina
etmiş sayılır. Ama kocası ölürse, kadın yasadan özgür olur. Şöyle ki, başka bir
erkeğe varırsa, zina etmiş olmaz.
Rom.7: 4 Aynı şekilde kardeşlerim, siz de bir başkasına -ölümden dirilmiş olan
Mesih'e- varmak üzere Mesih'in bedeni aracılığıyla Kutsal Yasa karşısında
öldünüz. Bu da Tanrı'nın hizmetinde verimli olmamız içindir.
Rom.7: 5 Çünkü biz benliğin denetimindeyken, Yasa'nın kışkırttığı günah
tutkuları bedenimizin üyelerinde etkindi. Bunun sonucu olarak ölüme götüren
meyveler verdik.
Rom.7: 6 Şimdiyse biz, daha önce tutsağı olduğumuz Yasa karşısında öldüğümüz
için Yasa'dan özgür kılındık. Öyle ki, yazılı yasanın eski yolunda değil, Ruh'un
yeni yolunda kulluk edelim.
Yasa ve Günah
Rom.7: 7 Öyleyse ne diyelim? Kutsal Yasa günah mı oldu? Kesinlikle hayır! Ama
Yasa olmasaydı, günahın ne olduğunu bilemezdim. Yasa, "Göz dikmeyeceksin"
demeseydi, başkasının malına göz dikmenin ne olduğunu bilemezdim.
Rom.7: 8 Ne var ki günah, bu buyruğun verdiği fırsatla içimde her türlü
açgözlülüğü üretti. Çünkü Kutsal Yasa olmadıkça günah ölüdür.
Rom.7: 9-10 Bir zamanlar, Yasa'nın bilincinde değilken diriydim. Ama buyruğun
bilincine vardığımda günah dirildi, bense öldüm. Buyruk da bana yaşam
getireceğine, ölüm getirdi.
Rom.7: 11 Çünkü günah buyruğun verdiği fırsatla beni aldattı, buyruk
aracılığıyla beni öldürdü.
Rom.7: 12 İşte böyle, Yasa gerçekten kutsaldır. Buyruk da kutsal, doğru ve
iyidir.
Rom.7: 13 Öyleyse, iyi olan bana ölüm mü getirdi? Kesinlikle hayır! Ama günah,
günah olarak tanınsın diye, iyi olanın aracılığıyla bana ölüm getiriyordu. Öyle
ki, buyruk aracılığıyla günahın ne denli günahlı olduğu anlaşılsın.
Rom.7: 14 Yasa'nın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle
gibi günaha satılmışım.
Rom.7: 15 Ne yaptığımı anlamıyorum. Çünkü istediğimi yapmıyorum; nefret ettiğim
ne ise, onu yapıyorum.
Rom.7: 16 Ama istemediğimi yaparsam, Yasa'nın iyi olduğunu kabul etmiş olurum.
Rom.7: 17 Öyleyse bunu artık ben değil, içimde yaşayan günah yapıyor.
Rom.7: 18 İçimde, yani benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum. İçimde
iyiyi yapmaya istek var, ama güç yok.
Rom.7: 19 İstediğim iyi şeyi yapmıyorum, istemediğim kötü şeyi yapıyorum.
Rom.7: 20 İstemediğimi yapıyorsam, bunu yapan artık ben değil, içimde yaşayan
günahtır.
Rom.7: 21 Bundan şu kuralı çıkarıyorum: Ben iyi olanı yapmak isterken, karşımda
hep kötülük vardır.
Rom.7: 22 İç varlığımda Tanrı'nın Yasası'ndan zevk alıyorum.
Rom.7: 23 Ama bedenimin üyelerinde bambaşka bir yasa görüyorum. Bu da aklımın
onayladığı yasaya karşı savaşıyor ve beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına
tutsak ediyor.
Rom.7: 24 Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?
Rom.7: 25 Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'ya şükürler olsun! Sonuç olarak
ben aklımla Tanrı'nın Yasası'na, ama benliğimle günahın yasasına kulluk
ediyorum.
BÖLÜM 8
Yaşam Veren Ruh
Rom.8: 1 Böylece Mesih İsa'ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.
Rom.8: 2 Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve
ölümün yasasından özgür kıldı.
Rom.8: 3 İnsan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasa'nın yapamadığını Tanrı
yaptı. Öz Oğlu'nu günahlı insan benzerliğinde günah sunusu* olarak gönderip
günahı insan benliğinde yargıladı.
Rom.8: 4 Öyle ki, Yasa'nın gereği, benliğe göre değil, Ruh'a göre yaşayan
bizlerde yerine gelsin.
Rom.8: 5 Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruh'a uyanlarsa Ruh'la ilgili işleri
düşünürler.
Rom.8: 6 Benliğe dayanan düşünce ölüm, Ruh'a dayanan düşünceyse yaşam ve
esenliktir.
Rom.8: 7 Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasası'na
boyun eğmez, eğemez de...
Rom.8: 8 Benliğin denetiminde olanlar Tanrı'yı hoşnut edemezler.
Rom.8: 9 Ne var ki, Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruh'un
denetimindesiniz. Ama içinde Mesih'in Ruhu olmayan kişi Mesih'in değildir.
Rom.8: 10 Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte,
aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir.
Rom.8: 11 Mesih İsa'yı ölümden dirilten Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa,
Mesih'i ölümden dirilten Tanrı, içinizde yaşayan Ruhu'yla ölümlü bedenlerinize
de yaşam
verecektir.
Rom.8: 12 Öyleyse kardeşlerim, borçluyuz ama, benliğe göre yaşamak için benliğe
borçlu değiliz.
Rom.8: 13 Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini
Ruh'la öldürürseniz yaşayacaksınız.
Rom.8: 14 Tanrı'nın Ruhu'yla yönetilenlerin hepsi Tanrı'nın oğullarıdır.
Rom.8: 15 Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız,
oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, "Abba, Baba!" diye sesleniriz.
Rom.8: 16 Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları
olduğumuza tanıklık eder.
Rom.8: 17 Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le
birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın
mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.
Görkemli Gelecek
Rom.8: 18 Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle
karşılaştırılmaya değmez.
Rom.8: 19 Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor.
Rom.8: 20-21 Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın
isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrı'nın isteğiyle oldu. Çünkü
yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce
özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı.
Rom.8: 22 Bütün yaratılışın şu ana dek birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini
biliyoruz.
Rom.8: 23 Yalnız yaratılış değil, biz de -evet Ruh'un turfandasına sahip olan
bizler de- evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle
bekleyerek içimizden inliyoruz.
Rom.8: 24 Çünkü bu umutla kurtulduk. Ama görülen umut, umut değildir. Gördüğü
şeyi kim umut eder?
Rom.8: 25 Oysa görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz.
Rom.8: 26 Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua
etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh'un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle
bizim için aracılık eder.
Rom.8: 27 Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh'un düşüncesinin ne olduğunu bilir.
Çünkü Ruh, Tanrı'nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.
Rom.8: 28 Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla
birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz.
Rom.8: 29 Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek
üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun.
Rom.8: 30 Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve
akladıklarını yüceltti.
Tanrı Sevgisi
Rom.8: 31 Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı
olabilir?
Rom.8: 32 Öz Oğlu'nu bile esirgemeyip O'nu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı,
O'nunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı?
Rom.8: 33 Tanrı'nın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrı'dır.
Rom.8: 34 Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı'nın
sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir.
Rom.8: 35 Mesih'in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm
mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı?
Rom.8: 36 Yazılmış olduğu gibi: "Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz, Kasaplık
koyun sayılıyoruz."
Rom.8: 37 Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden
üstünüz.
Rom.8: 38-39 Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne
şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış
başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya
yetecektir.
BÖLÜM 9
Tanrı'nın Seçtikleri
Rom.9: 1 Mesih'e ait biri olarak gerçeği söylüyorum, yalan söylemiyorum.
Vicdanım da söylediklerimi Kutsal Ruh aracılığıyla doğruluyor.
Rom.9: 2 Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.
Rom.9: 3-4 Kardeşlerimin, soydaşlarım olan İsrailliler'in yerine ben kendim
anetlenip Mesih'ten uzaklaştırılmayı dilerdim. Evlatlığa kabul edilenler,
Tanrı'nın yüceliğini görenler onlardır. Antlaşmalar, buyrulan Kutsal Yasa,
tapınma düzeni, vaatler onlarındır.
Rom.9: 5 Büyük atalar onların atalarıdır. Mesih de bedence onlardandır. O her
şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tanrı'dır! Amin.
Rom.9: 6 Tanrı'nın sözü boşa çıktı demek istemiyorum. Çünkü İsrail soyundan
gelenlerin hepsi İsrailli sayılmaz.
Rom.9: 7 İbrahim'in soyundan olsalar bile, hepsi onun çocukları değildir. Ama,
"Senin soyun İshak'la sürecek" diye yazılmıştır.
Rom.9: 8 Demek ki Tanrı'nın çocukları olağan yoldan doğan çocuklar değildir;
İbrahim'in soyu sayılanlar Tanrı'nın vaadi uyarınca doğan çocuklardır.
Rom.9: 9 Çünkü vaat şöyleydi: "Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Sara'nın bir
oğlu olacak."
Rom.9: 10 Ayrıca Rebeka bir erkekten, atamız İshak'tan ikizlere gebe kalmıştı.
Rom.9: 11-12 Çocuklar henüz doğmamış, iyi ya da kötü bir şey yapmamışken, Tanrı
Rebeka'ya, "Büyüğü küçüğüne kulluk edecek" dedi. Öyle ki, Tanrı'nın seçim
yapmaktaki amacı yapılan işlere değil, kendi çağrısına dayanarak sürsün.
Rom.9: 13 Yazılmış olduğu gibi, "Yakup'u sevdim, Esav'dan ise nefret ettim."
Rom.9: 14 Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!
Rom.9: 15 Çünkü Musa'ya şöyle diyor: "Merhamet ettiğime merhamet edeceğim,
Acıdığıma acıyacağım."
Rom.9: 16 Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrı'nın
merhametine bağlıdır.
Rom.9: 17 Tanrı Kutsal Yazı'da firavuna şöyle diyor: "Gücümü senin aracılığınla
göstermek Ve adımı bütün dünyada duyurmak için Seni yükselttim."
Rom.9: 18 Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini
nasırlaştırır.
Rom.9: 19 Şimdi bana, "Öyleyse Tanrı insanı neden hâlâ suçlu buluyor? O'nun
isteğine kim karşı durabilir?" diyeceksin.
Rom.9: 20 Ama, ey insan, sen kimsin ki Tanrı'ya karşılık veriyorsun? "Kendisine
biçim verilen, biçim verene, ‘Beni niçin böyle yaptın' der mi?"
Rom.9: 21 Ya da çömlekçinin aynı kil yığınından bir kabı onurlu iş için, ötekini
bayağı iş için yapmaya hakkı yok mu?
Rom.9: 22 Eğer Tanrı gazabını göstermek ve gücünü tanıtmak isterken, gazabına
hedef olup mahvolmaya hazırlananlara büyük sabırla katlandıysa, ne diyelim?
Rom.9: 23 Yüceltmek üzere önceden hazırlayıp merhamet ettiklerine yüceliğinin
zenginliğini göstermek için bunu yaptıysa, ne diyelim?
Rom.9: 24 Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı
bu insanlar biziz.
Rom.9: 25 Tanrı Hoşea Kitabı'nda şöyle diyor: "Halkım olmayana halkım, Sevgili
olmayana sevgili diyeceğim."
Rom.9: 26 "Kendilerine, ‘Siz halkım değilsiniz' denilen yerde, aşayan Tanrı'nın
çocukları diye adlandırılacaklar."
Rom.9: 27 Yeşaya, İsrail için şöyle sesleniyor: "İsrailoğulları'nın sayısı
Denizin kumu kadar çok olsa da, ncak pek azı kurtulacak.
Rom.9: 28 Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek."
Rom.9: 29 Yeşaya'nın önceden dediği gibi: "Her Şeye Egemen Rab Soyumuzu
sürdürecek birkaç kişiyi Sağ bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olur, Gomora'ya
benzerdik."
İsrail'in İmansızlığı
Rom.9: 30 Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan
gelen aklanmaya kavuştular.
Rom.9: 31 Aklanmak için Yasa'nın ardından giden İsrail ise Yasa'yı yerine
getiremedi.
Rom.9: 32 Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya
çalıştılar ve "sürçme taşı"nda sürçtüler.
Rom.9: 33 Yazılmış olduğu gibi: "İşte, Siyon'a* bir sürçme taşı, Bir tökezleme
kayası koyuyorum. O'na iman eden utandırılmayacak."
BÖLÜM 10
Rom.10: 1 Kardeşler! İsrailliler'in kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için
Tanrı'ya yalvarıyorum.
Rom.10: 2 Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu
bilinçli bir gayret değildir.
Rom.10: 3 Tanrı'nın öngördüğü doğruluğu anlamadıkları ve kendi doğruluklarını
yerleştirmeye çalıştıkları için Tanrı'nın öngördüğü doğruluğa boyun eğmediler.
Rom.10: 4 Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasa'nın sonudur.
Rom.10: 5 Musa, Kutsal Yasa'ya dayanan doğrulukla ilgili şöyle yazıyor:
"Yasa'nın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır."
Rom.10: 6-7 İmana dayanan doğruluk ise şöyle diyor: "Yüreğinde, ‘Göğe -yani
Mesih'i indirmeye- kim çıkacak?' ya da, ‘Dipsiz derinliklere -yani Mesih'i
ölüler arasından çıkarmaya- kim inecek?' deme."
Rom.10: 8 Ne deniyor? "Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir." İşte
duyurduğumuz iman sözü budur.
Rom.10: 9 İsa'nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı'nın O'nu ölümden
dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın.
Rom.10: 10 Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak
kurtulur.
Rom.10: 11 Kutsal Yazı, "O'na iman eden utandırılmayacak" diyor.
Rom.10: 12 Çünkü Yahudi Grek* ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbi'dir.
Kendisine yakaranların tümüne eliaçıktır.
Rom.10: 13 "Rab'be yakaran herkes kurtulacak."
Rom.10: 14 Ama iman etmedikleri kişiye nasıl yakaracaklar? Duymadıkları kişiye
nasıl iman edecekler? Tanrı sözünü yayan olmazsa, nasıl duyacaklar?
Rom.10: 15 Sözü yaymaya gönderilmezlerse, sözü nasıl yayacaklar? Yazılmış olduğu
gibi: "İyi haber müjdeleyenlerin ayakları ne güzeldir!"
Rom.10: 16 Ne var ki, herkes Müjde'ye uymadı. Yeşaya'nın dediği gibi: "Ya Rab,
verdiğimiz habere kim inandı?"
Rom.10: 17 Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesih'le ilgili sözün
yayılmasıyla olur.
Rom.10: 18 Ama soruyorum: Onlar duymadılar mı? Elbet duydular. "Sesleri bütün
yeryüzüne, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaştı."
Rom.10: 19 Yine soruyorum: İsrail anlamadı mı? Önce Musa, "Ben sizi ulus
olmayanla kıskandıracağım, Anlayışsız bir ulusla sizi öfkelendireceğim" diyor.
Rom.10: 20 Sonra Yeşaya cesaretle, "Aramayanlar beni buldu, Sormayanlara kendimi
gösterdim" diyor.
Rom.10: 21 Öte yandan İsrail için şöyle diyor:"Söz dinlemeyen, asi bir halka
Bütün gün ellerimi uzatıp durdum."
BÖLÜM 11
Tanrı'nın Kendine Ayırdığı Kişiler
Rom.11: 1 Öyleyse soruyorum: Tanrı kendi halkından yüz mü çevirdi? Kesinlikle
hayır! Ben de İbrahim soyundan, Benyamin oymağından bir İsrailli'yim.
Rom.11: 2 Tanrı önceden bildiği kendi halkından yüz çevirmedi. Yoksa İlyas'la
ilgili bölümde Kutsal Yazı'nın ne dediğini, İlyas'ın Tanrı'ya nasıl İsrail'den
yakındığını bilmez misiniz?
Rom.11: 3 "Ya Rab, senin peygamberlerini öldürdüler, senin sunaklarını yıktılar.
Yalnız ben kaldım. Beni de öldürmeye çalışıyorlar."
Rom.11: 4 Tanrı'nın ona verdiği yanıt nedir? "Baal'ın* önünde diz çökmemiş yedi
bin kişiyi kendime ayırdım."
Rom.11: 5 Aynı şekilde, şimdiki dönemde de Tanrı'nın lütfuyla seçilmiş küçük bir
topluluk vardır.
Rom.11: 6 Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf
artık lütuf olmaktan çıkar!
Rom.11: 7 Sonuç ne? İsrail aradığına kavuşamadı, seçilmiş olanlar ise
kavuştular. Geriye kalanlarınsa yürekleri nasırlaştırıldı.
Rom.11: 8 Yazılmış olduğu gibi: "Tanrı onlara uyuşukluk ruhu verdi; Bugüne dek
görmeyen gözler, duymayan kulaklar verdi."
Rom.11: 9 Davut da şöyle diyor: "Sofraları onlara tuzak, Kapan, tökez ve ceza
olsun.
Rom.11: 10 Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!"
Aşılanmış Dallar
Rom.11: 11 Öyleyse soruyorum: İsrailliler, bir daha kalkmamak üzere mi
sendeleyip düştüler? Kesinlikle hayır! Ama onların suçu yüzünden öteki uluslara
kurtuluş verildi; öyle ki, İsrailliler onlara imrensin.
Rom.11: 12 Eğer İsrailliler'in suçu dünyaya zenginlik, bozgunu uluslara
zenginlik getirdiyse, bütünlüğü çok daha büyük bir zenginlik getirecektir!
Rom.11: 13 Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak
gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.
Rom.11: 14 Böylelikle belki soydaşlarımı imrendirip bazılarını kurtarırım.
Rom.11: 15 Çünkü onların reddedilmesi dünyanın Tanrı'yla barışmasını sağladıysa,
kabul dilmeleri ölümden yaşama geçiş değil de nedir?
Rom.11: 16 Hamurun ilk parçası kutsalsa, tümü kutsaldır; kök kutsalsa, dallar da
kutsaldır.
Rom.11: 17-18 Ama zeytin ağacının bazı dalları kesildiyse ve sen yabanıl bir
zeytin filiziyken onların yerine aşılanıp ağacın semiz köküne ortak oldunsa, o
dallara karşı övünme. Eğer övünüyorsan, unutma ki, sen kökü taşımıyorsun, kök
seni taşıyor.
Rom.11: 19 O zaman, "Ben aşılanayım diye dallar kesildi" diyeceksin.
Rom.11: 20 Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde
duruyorsun. Böbürlenme, kork!
Rom.11: 21 Çünkü Tanrı asıl dalları esirgemediyse, seni de esirgemeyecektir.
Rom.11: 22 Onun için Tanrı'nın iyiliğini de sertliğini de gör. O, düşenlere
karşı serttir; ama O'nun iyiliğine bağlı kalırsan, sana iyi davranır. Yoksa sen
de kesilip atılırsın!
Rom.11: 23 İmansızlıkta direnmezlerse, İsrailliler de öz ağaca aşılanacaklar.
Çünkü Tanrı'nın onları eski yerlerine aşılamaya gücü vardır.
Rom.11: 24 Eğer sen doğal yapısı yabanıl zeytin ağacından kesilip doğaya aykırı
olarak cins zeytin ağacına aşılandınsa, asıl dalların öz zeytin ağacına
aşılanacakları çok daha kesindir!
Bütün İsrail Kurtulacak
Rom.11: 25 Kardeşler, bilgiçliğe kapılmamanız için şu sırdan habersiz kalmanızı
istemem: İsrailliler'den bir bölümünün yüreği, öteki uluslardan kurtulacakların
sayısı tamamlanıncaya dek duyarsız kalacaktır.
Rom.11: 26 Sonunda bütün İsrail kurtulacaktır. Yazılmış olduğu gibi: "Kurtarıcı
Siyon'dan* gelecek, Yakup'un soyundan tanrısızlığı uzaklaştıracak.
Rom.11: 27 Onların günahlarını kaldıracağım zaman Kendileriyle yapacağım
antlaşma budur."
Rom.11: 28 İsrailliler Müjde'yi reddederek sizin uğrunuza Tanrı'ya düşman
oldular; ama Tanrı'nın seçimine göre, ataları sayesinde sevilmektedirler.
Rom.11: 29 Çünkü Tanrı'nın armağanları ve çağrısı geri alınamaz.
Rom.11: 30 Bir zamanlar Tanrı'nın sözünü dinlemeyen sizler şimdi İsrailliler'in
sözdinlemezliğinin sonucu merhamete kavuştunuz.
Rom.11: 31 Bunun gibi, İsrailliler de, sizin kavuştuğunuz merhametle merhamete
erişmek için şimdi söz dinlemez oldular.
Rom.11: 32 Çünkü Tanrı, merhametini herkese göstermek için herkesi söz
dinlemezliğin tutsağı kıldı.
Tanrı'ya Övgüler
Rom.11: 33 Tanrı'nın zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir!
O'nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır!
Rom.11: 34 "Rab'bin düşüncesini kim bilebildi? Ya da kim O'nun öğütçüsü
olabildi?"
Rom.11: 35 "Kim Tanrı'ya bir şey verdi ki, Karşılığını O'ndan isteyebilsin?"
Rom.11: 36 Her şeyin kaynağı O'dur; her şey O'nun aracılığıyla ve O'nun için var
oldu. O'na sonsuza dek yücelik olsun! Amin.
BÖLÜM 12
Tanrı'yı Hoşnut Etmek
Rom.12: 1 Öyleyse kardeşlerim, Tanrı'nın merhameti adına size yalvarırım:
Bedenlerinizi diri, kutsal, Tanrı'yı hoşnut eden birer kurban olarak sunun.
Ruhsal tapınmanız budur.
Rom.12: 2 Bu çağın gidişine uymayın; bunun yerine, Tanrı'nın iyi, beğenilir ve
yetkin isteğinin ne olduğunu ayırt edebilmek için düşüncenizin yenilenmesiyle
değişin.
Rom.12: 3 Tanrı'nın bana bağışladığı lütufla hepinize söylüyorum: Kimse
kendisine gereğinden çok değer vermesin. Herkes Tanrı'nın kendisine verdiği iman
ölçüsüne göre düşüncelerinde sağduyulu olsun.
Rom.12: 4-5 Bir bedende ayrı ayrı işlevleri olan çok sayıda üyemiz olduğu gibi,
çok sayıda olan bizler de Mesih'te tek bir bedeniz ve birbirimizin üyeleriyiz.
Rom.12: 6 Tanrı'nın bize bağışladığı lütfa göre, ayrı ayrı ruhsal armağanlarımız
vardır. Birinin armağanı peygamberlikse, imanı oranında peygamberlik etsin.
Rom.12: 7 Hizmetse, hizmet etsin. Öğretmekse, öğretsin.
Rom.12: 8 Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan, bunu cömertçe yapsın.
Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, bunu güler yüzle yapsın.
Rom.12: 9 Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.
Rom.12: 10 Birbirinize kardeşlik sevgisiyle bağlı olun. Birbirinize saygı
göstermekte yarışın.
Rom.12: 11 Gayretiniz eksilmesin. Ruhta ateşli olun. Rab'be kulluk edin.
Rom.12: 12 Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin.
Rom.12: 13 İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmayı amaç
edinin.
Rom.12: 14 Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.
Rom.12: 15 Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın.
Rom.12: 16 Birbirinizle aynı düşüncede olun. Böbürlenmeyin; tersine, hor
görülenlerle arkadaşlık edin. Bilgiçlik taslamayın.
Rom.12: 17 Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı
yapmaya dikkat edin.
Rom.12: 18 Mümkünse, elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşayın.
Rom.12: 19 Sevgili kardeşler, kimseden öç almayın; bunu Tanrı'nın gazabına
bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: "Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık
vereceğim.’"
Rom.12: 20 Ama, "Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu
utanca boğarsın."
Rom.12: 21 Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.
BÖLÜM 13
Yönetime Bağlı Olmak
Rom.13: 1 Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim
yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.
Rom.13: 2 Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur.
Karşı gelenler yargılanır.
Rom.13: 3 İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır.
Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü
kazanırsın.
Rom.13: 4 Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı'ya hizmet etmektedir. Ama
kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın
üzerine Tanrı'nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı'ya hizmet ediyor.
Rom.13: 5 Bunun için, yalnız Tanrı'nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle
de yönetime bağlı olmak gerekir.
Rom.13: 6 Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı'nın bu amaç
için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır.
Rom.13: 7 Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana
gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin.
Birbirinizi Sevin
Rom.13: 8 Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın. Çünkü
başkalarını seven, Kutsal Yasa'yı yerine getirmiş olur.
Rom.13: 9 "Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, başkasının
malına göz dikmeyeceksin" buyrukları ve bundan başka ne buyruk varsa, şu sözde
özetlenmiştir: "Komşunu kendin gibi seveceksin."
Rom.13: 10 Seven kişi komşusuna kötülük etmez. Bu nedenle sevmek Kutsal Yasa'yı
yerine getirmektir.
Rom.13: 11 Bunu, yaşadığınız zamanın bilincinde olarak yapın. Artık sizin için
uykudan uyanma saati gelmiştir. Çünkü şu anda kurtuluşumuz ilk iman ettiğimiz
zamankinden daha yakındır.
Rom.13: 12 Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini
üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.
Rom.13: 13 Çılgınca eğlenceye ve sarhoşluğa, fuhşa ve sefahate, çekişmeye ve
kıskançlığa kapılmayalım. Gün ışığında olduğu gibi, saygın bir yaşam sürelim.
Rom.13: 14 Rab İsa Mesih'i kuşanın. Benliğinizin tutkularına uymayı düşünmeyin.
BÖLÜM 14
Zayıf İman, Güçlü İman
Rom.14: 1 İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara
girmeyin.
Rom.14: 2 Biri her şeyi yiyebileceğine inanır; imanı zayıf olansa yalnız sebze
yer.
Rom.14: 3 Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni
yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.
Rom.14: 4 Sen kimsin ki, başkasının kulunu yargılıyorsun? Kulu haklı çıkaran da
haksız çıkaran da efendisidir. Kul haklı çıkacaktır. Çünkü Rab'bin onu haklı
çıkarmaya gücü vardır.
Rom.14: 5 Kimi bir günü başka bir günden üstün sayar, kimi her günü bir sayar.
Herkesin kendi görüşüne tam güveni olsun.
Rom.14: 6 Belli bir günü kutlayan, Rab için kutlar. Her şeyi yiyen, Tanrı'ya
şükrederek Rab için yer. Bazı şeyleri yemeyen de Rab için yemez ve Tanrı'ya
şükreder.
Rom.14: 7 Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız, hiçbirimiz de kendimiz için
ölmeyiz.
Rom.14: 8 Yaşarsak Rab için yaşarız; ölürsek Rab için ölürüz. Öyleyse, yaşasak
da ölsek de Rab'be aitiz.
Rom.14: 9 Mesih hem ölülerin hem yaşayanların Rabbi olmak üzere ölüp dirildi.
Rom.14: 10 Sen neden kardeşini yargılıyorsun? Ya sen, kardeşini neden
küçümsüyorsun? Tanrı'nın yargı kürsüsü önüne hepimiz çıkacağız.
Rom.14: 11 Yazılmış olduğu gibi: "Rab şöyle diyor: ‘Varlığım hakkı için her diz
önümde çökecek, Her dil Tanrı olduğumu açıkça söyleyecek.'"
Rom.14: 12 Böylece her birimiz kendi adına Tanrı'ya hesap verecektir.
Rom.14: 13 Onun için, artık birbirimizi yargılamayalım. Bunun yerine, hiçbir
kardeşin yoluna sürçme ya da tökezleme taşı koymamaya kararlı olun.
Rom.14: 14 Rab İsa'ya ait biri olarak kesinlikle biliyorum ki, hiçbir şey
kendiliğinden murdar* değildir. Ama bir şeyi murdar sayan için o şey murdardır.
Rom.14: 15 Yediğin bir şey yüzünden kardeşin incinmişse, artık sevgi yolunda
yürümüyorsun demektir. Mesih'in, uğruna öldüğü kardeşini yediklerinle mahvetme!
Rom.14: 16 Size göre iyi olanın kötülenmesine fırsat vermeyin.
Rom.14: 17 Çünkü Tanrı'nın Egemenliği*, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk,
esenlik ve Kutsal Ruh'ta sevinçtir.
Rom.14: 18 Mesih'e bu yolda hizmet eden, Tanrı'yı hoşnut eder, insanların da
beğenisini kazanır.
Rom.14: 19 Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan
işlere verelim.
Rom.14: 20 Yiyecek uğruna Tanrı'nın işini bozma! Her yiyecek temizdir, ama
yedikleriyle başkasının sürçmesine yol açan kişi kötülük etmiş olur.
Rom.14: 21 Et yememen, şarap içmemen, kardeşinin sürçmesine yol açacak bir şey
yapmaman iyidir.
Rom.14: 22 Bu konulardaki inancını Tanrı'nın önünde kendine sakla. Onayladığı
şeyden ötürü kendini yargılamayan kişi ne mutludur!
Rom.14: 23 Ama bir yiyecekten kuşkulanan kişi onu yerse yargılanır; çünkü imanla
yemiyor. İmana dayanmayan her şey günahtır.
BÖLÜM 15
Rom.15: 1 İmanı güçlü olan bizler, kendimizi hoşnut etmeye değil, güçsüzlerin
zayıflıklarını yüklenmeye borçluyuz.
Rom.15: 2 Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini
gözeterek onu hoşnut etsin.
Rom.15: 3 Çünkü Mesih bile kendini hoşnut etmeye çalışmadı. Yazılmış olduğu
gibi: "Sana edilen hakaretlere ben uğradım."
Rom.15: 4 Önceden ne yazıldıysa, bize öğretmek için, sabırla ve Kutsal
Yazılar'ın verdiği cesaretle umudumuz olsun diye yazıldı.
Rom.15: 5 Sabır ve cesaret kaynağı olan Tanrı'nın, sizleri Mesih İsa'nın
isteğine uygun olarak aynı düşüncede birleştirmesini dilerim.
Rom.15: 6 Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı'nı ve Babası'nı birlik içinde
hep bir ağızdan yüceltesiniz.
Rom.15: 7 Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrı'nın yüceliği için
birbirinizi kabul edin.
Rom.15: 8-9 Çünkü diyorum ki Mesih, Tanrı'nın güvenilir olduğunu göstermek için
Yahudiler'in hizmetkârı oldu. Öyle ki, atalarımıza verilen sözler doğrulansın ve
öteki uluslar merhameti için Tanrı'yı yüceltsin. Yazılmış olduğu gibi: "Bunun
için uluslar arasında sana şükredeceğim, Adını ilahilerle öveceğim."
Rom.15: 10-11 Yine deniyor ki, "Ey uluslar, O'nun halkıyla birlikte sevinin!"
Ve, "Ey bütün uluslar, Rab'be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O'nu yüceltin!"
Rom.15: 12 Yeşaya da şöyle diyor: "İşay'ın Kökü ortaya çıkacak, Uluslara egemen
olmak üzere yükselecek. Uluslar O'na umut bağlayacak."
Rom.15: 13 Umut kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruh'un gücüyle umutla dolup taşmanız
için iman yaşamınızda sizleri tam bir sevinç ve esenlikle doldursun.
Mesih'in Hizmetkârı
Rom.15: 14 Size gelince, kardeşlerim, iyilikle dolu, her bilgiyle donanmış
olduğunuzdan ben eminim. Ayrıca, birbirinize öğüt verebilecek durumdasınız.
Rom.15: 15 Yine de Tanrı'nın bana bağışladığı lütufla bazı noktaları yeniden
anımsatmak için size yazma cesaretini gösterdim.
Rom.15: 16 Ben Tanrı'nın lütfuyla uluslar yararına Mesih İsa'nın hizmetkârı
oldum. Tanrı'nın Müjdesi'ni bir kâhin* olarak yaymaktayım. Öyle ki uluslar,
Kutsal Ruh'la kutsal kılınarak Tanrı'yı hoşnut eden bir sunu olsun.
Rom.15: 17 Bunun için Mesih İsa'ya ait biri olarak Tanrı'ya verdiğim hizmetle
övünebilirim.
Rom.15: 18-19 Ulusların söz dinlemesi için Mesih'in benim aracılığımla, sözle ve
eylemle, mucizeler ve harikalar yaratan güçle, Kutsal Ruh'un gücüyle
yaptıklarından başka şeyden söz etmeye cesaret edemem. Yeruşalim'den* başlayıp
İllirikum bölgesine kadar dolaşarak Mesih'in Müjdesi'ni her yerde duyurdum.
Rom.15: 20 Bir başkasının attığı temel üzerine inşa etmemek için Müjde'yi
Mesih'in adının duyulmadığı yerlerde yaymayı amaç edindim.
Rom.15: 21 Yazılmış olduğu gibi: "O'ndan habersiz olanlar görecekler. Duymamış
olanlar anlayacaklar."
Roma'ya Gitme Tasarısı
Rom.15: 22 İşte bu yüzden yanınıza gelmem kaç kez engellendi.
Rom.15: 23-24 Şimdiyse bu yörelerde artık yapacağım bir şey kalmadığından,
yıllardır da yanınıza gelmeyi arzuladığımdan, İspanya'ya giderken size uğrarım.
Yol üzerinde sizi görüp bir süre arkadaşlığınıza doyduktan sonra beni oraya
uğurlayacağınızı umarım.
Rom.15: 25 Ama şimdi kutsallara bir hizmet için Yeruşalim'e gidiyorum.
Rom.15: 26 Çünkü Makedonya ve Ahaya'da bulunanlar, Yeruşalim'deki kutsallar
arasında yoksul olanlar için yardım toplamayı uygun gördüler.
Rom.15: 27 Evet, uygun gördüler. Gerçekte onlara yardım borçlular. Uluslar,
onların ruhsal bereketlerine ortak olduklarına göre, maddesel bereketlerle
onlara hizmet etmeye borçlular.
Rom.15: 28 Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size
uğrayacağım, sonra da İspanya'ya gideceğim.
Rom.15: 29 Yanınıza geldiğimde, Mesih'in bereketinin doluluğuyla geleceğimi
biliyorum.
Rom.15: 30 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih ve Ruh'un sevgisi adına size
yalvarıyorum, benim için Tanrı'ya dua ederek uğraşıma katılın.
Rom.15: 31 Yahudiye'deki imansızlardan kurtulmam için ve Yeruşalim'e olan
hizmetimin kutsallarca kabul edilmesi için dua edin.
Rom.15: 32 Öyle ki, Tanrı'nın isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü
ferahlatayım.
Rom.15: 33 Esenlik veren Tanrı hepinizle birlikte olsun! Amin.
BÖLÜM 16
Özel İstekler ve Selamlar
Rom.16: 1 Kenhere'deki kilisenin* görevlisi olan kızkardeşimiz Fibi'yi size
salık veririm.
Rom.16: 2 Kutsallara yaraşır biçimde onu Rab'bin adına kabul edin. Herhangi bir
ihtiyacı olursa, kendisine yardım edin. Çünkü o, ben dahil, birçoklarına destek
sağlamıştır.
Rom.16: 3 Mesih İsa yolunda emektaşlarım olan Priska ve Akvila'ya selam edin.
Rom.16: 4 Onlar benim uğruma yaşamlarını tehlikeye attılar. Yalnız ben değil,
öteki ulusların* bütün kiliseleri de onlara minnettardır.
Rom.16: 5 Onların evindeki inanlılar topluluğuna* da selam söyleyin. Asya
İli'nden* Mesih'e ilk iman eden sevgili kardeşim Epenetus'a selam edin.
Rom.16: 6 Sizin için çok çalışmış olan Meryem'e selam söyleyin.
Rom.16: 7 Mesih'in elçileri arasında tanınmış ve benden önce Mesih'e inanmış
olan soydaşlarım ve hapishane arkadaşlarım Andronikus'la Yunya'ya selam edin.
Rom.16: 8 Rab'be ait olan sevgili kardeşim Ampliatus'a selam söyleyin.
Rom.16: 9 Mesih yolunda emektaşımız olan Urbanus'a ve sevgili kardeşim Stakis'e
selam edin.
Rom.16: 10 Mesih'in beğenisini kazanmış olan Apellis'e selam söyleyin.
Aristobulus'un ev halkından olanlara selam edin.
Rom.16: 11 Soydaşım Herodion'a selam söyleyin. Narkis'in ev halkından Rab'be ait
olanlara selam söyleyin.
Rom.16: 12 Rab'bin hizmetinde çalışan Trifena'yla Trifosa'ya selam edin. Rab'bin
hizmetinde çok çalışmış olan sevgili Persis'e selam söyleyin.
Rom.16: 13 Rab'bin seçkin kulu olan Rufus'a ve bana da annelik etmiş olan
annesine selam edin.
Rom.16: 14 Asinkritus, Flegon, Hermes, Patrovas, Hermas ve yanlarındaki
kardeşlere selam edin.
Rom.16: 15 Filologus'la Yulya'ya, Nereus'la kızkardeşine, Olimpas'la
yanlarındaki bütün kutsallara selam edin.
Rom.16: 16 Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın. Mesih'in bütün kiliseleri size
selam ederler.
Rom.16: 17 Kardeşler, size yalvarırım, aldığınız öğretiye karşı gelerek
ayrılıklara ve sapmalara neden olanlara dikkat edin, onlardan sakının.
Rom.16: 18 Böyle kişiler Rabbimiz Mesih'e değil, kendi midelerine kulluk
ediyorlar. Saf kişilerin yüreklerini kulağı okşayan tatlı sözlerle aldatıyorlar.
Rom.16: 19 Sözdinlerliğinizi herkes duydu, bu nedenle sizin adınıza seviniyorum.
İyilik konusunda bilge, kötülük konusunda deneyimsiz olmanızı isterim.
Rom.16: 20 Esenlik veren Tanrı çok geçmeden Şeytan'ı ayaklarınızın altında
ezecektir. Rabbimiz İsa'nın lütfu sizinle birlikte olsun.
Rom.16: 21 Emektaşım Timoteos, soydaşlarımdan Lukius, Yason ve Sosipater size
selam ederler.
Rom.16: 22 Mektubu yazıya geçiren ben Tertius, Rab'be ait biri olarak size
selamlarımı gönderirim.
Rom.16: 23-24 Bana ve bütün inanlılar topluluğuna konukseverlik eden Gayus size
selam eder. Kent haznedarı Erastus'un ve Kuartus kardeşin size selamları var.
Rom.16: 25 Tanrı, duyurduğum Müjde ve İsa Mesih'le ilgili bildiri uyarınca,
sonsuz çağlardan beri saklı tutulan sırrı açıklayan vahiy uyarınca sizi ruhça
pekiştirecek güçtedir.
Rom.16: 26 O sır şimdi aydınlığa çıkarılmış ve öncesiz Tanrı'nın buyruğuna göre
peygamberlerin yazıları aracılığıyla bütün ulusların iman ederek söz dinlemesi
için bildirilmiştir.
Rom.16: 27 Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik
olsun! Amin.
DİPNOTLAR:
1:17 "Tanrı'nın insanı akladığı" ya da "Tanrı'nın adaleti".
1:17 "İmanla aklanan yaşayacaktır" ya da "Doğru kişi imanla yaşayacaktır".
1:25 "Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı" ya da "Gerçek Tanrı'nın yerine
sahte ilahları".
2:19-20 "Çocukların" ya da "Yeni öğrencilerin".
2:25 "Sünnetli olmanın hiçbir anlamı kalmaz": Grekçe "Sünnetin sünnetsizlik
olmuştur".
3:22 "Mesih'e olan imanlarıyla" ya da "Mesih'in sadakatiyle".
3:24 "Kurtuluşla" ya da "Fidyeyle".
3:25-26 Günahları bağışlatan kurban diye çevrilen Grekçe ifade gazabı
yatıştırmak
kavramını da içerir.
4:3 "Böylece aklanmış sayıldı": Grekçe "Ve ona doğruluk sayıldı". Grekçe
"Doğruluk saymak" terimi 4:5,6,9,10,11,22,23 ve 24 ayetlerinde de geçmektedir.
4:18 "Böyle", yani "Yıldızlar kadar çok" (bkz. Yar.15:5).
8:3 "İnsan benliğinde" ya da "Bedende".
8:15 "Abba": Aramice'de* baba anlamına gelir.
8:28 "Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla
birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz" ya da "Tanrı'yı
sevenler, O'nun amacı uyarınca çağrılmış olanlar uğruna her şeyin birlikte
iyilik
için etkin olduğunu biliriz".
9:27 "Pek azı": Grekçe "Kalıntı".
10:13 "Rab'be yakaran": Grekçe "Rab'bin adını çağıran".
11:5 "Küçük bir topluluk": Grekçe "Bir kalıntı".
12:1 "Ruhsal" ya da "Akla uygun".
12:20 "Onu utanca boğarsın": Grekçe "Onun başı üzerine ateş korları yığarsın".
15:28 "Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra": Grekçe "Bu
işi bitirip bu meyveyi onlara mühürledikten sonra".
16:23-24 Birçok Grekçe elyazması, "Rabbimiz İsa Mesih'in lütfu hepinizle
birlikte
olsun! Amin" sözlerini de içerir.
Pavlus'tan KORİNTLİLER'E BİRİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
Selamlar ve Şükranlar
1.Ko.1: 1-3 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi olmaya çağrılan ben Pavlus
ve kardeşimiz Sostenis'ten Tanrı'nın Korint'teki kilisesine* selam! Mesih İsa'da
kutsal kılınmış, kutsal olmaya çağrılmış olan sizlere ve hepimizin Rabbi İsa
Mesih'in adını her yerde anan herkese Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten
lütuf ve esenlik olsun.
1.Ko.1: 4 Tanrı'nın Mesih İsa'da size bağışladığı lütuftan ötürü sizin için her
zaman Tanrım'a şükrediyorum.
1.Ko.1: 5-6 Mesih'le ilgili tanıklığımız sizde pekiştiği gibi Mesih'te her
bakımdan -her tür söz ve bilgi bakımından- zenginleştiniz.
1.Ko.1: 7 Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesih'in görünmesini beklerken hiçbir ruhsal
armağandan yoksun değilsiniz.
1.Ko.1: 8 Rabbimiz İsa Mesih kendi gününde kusursuz olmanız için sizi sonuna dek
pekiştirecektir.
1.Ko.1: 9 Sizleri Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le paydaşlığa çağıran Tanrı
güvenilirdir.
İnanlılar Topluluğunda Bölünmeler
1.Ko.1: 10 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih'in adıyla yalvarıyorum: Hepiniz uyum
içinde olun, aranızda bölünmeler olmadan aynı düşünce ve görüşte birleşin.
1.Ko.1: 11 Kardeşlerim, Kloi'nin ev halkından aranızda çekişmeler olduğunu
öğrendim.
1.Ko.1: 12 Şunu demek istiyorum: Her biriniz, «Ben Pavlus yanlısıyım», «Ben
Apollos yanlısıyım», «Ben Kefas* yanlısıyım» ya da «Ben Mesih yanlısıyım»
diyormuş.
1.Ko.1: 13 Mesih bölündü mü? Sizin için çarmıha gerilen Pavlus muydu? Pavlus'un
adıyla mı vaftiz* edildiniz?
1.Ko.1: 14-15 Hiç kimse benim adımla vaftiz edildiğinizi söylemesin diye
Krispus'la Gayus'tan başka hiçbirinizi vaftiz etmediğim için Tanrı'ya
şükrediyorum.
1.Ko.1: 16 Evet, bir de İstefanas'ın ev halkını vaftiz ettim; bunun dışında
kimseyi vaftiz ettiğimi anımsamıyorum.
1.Ko.1: 17 Çünkü Mesih beni vaftiz etmeye değil, Mesih'in çarmıhtaki ölümü boşa
gitmesin diye, bilgece sözlere dayanmaksızın Müjde'yi yaymaya gönderdi.
Mesih: Tanrı'nın Gücü ve Bilgeliği
1.Ko.1: 18 Çarmıhla ilgili bildiri mahva gidenler için saçmalık, biz kurtulmakta
olanlar içinse Tanrı gücüdür.
1.Ko.1: 19 Nitekim şöyle yazılmıştır: «Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim,
Akıllıların aklını boşa çıkaracağım.»
1.Ko.1: 20 Hani nerede bilge kişi? Din bilgini* nerede? Nerede bu çağın hünerli
tartışmacısı? Tanrı dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi?
1.Ko.1: 21 Mademki dünya Tanrı'nın bilgeliği uyarınca Tanrı'yı kendi
bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı iman edenleri saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya
razı oldu.
1.Ko.1: 22 Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler'se* bilgelik arar.
1.Ko.1: 23 Ama biz çarmıha gerilmiş Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu
yüzkarası, öteki uluslar da saçmalık sayarlar.
1.Ko.1: 24 Oysa Mesih, çağrılmış olanlar için -ister Yahudi ister Grek olsun-
Tanrı'nın gücü ve Tanrı'nın bilgeliğidir.
1.Ko.1: 25 Çünkü Tanrı'nın «saçmalığı» insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı'nın
«zayıflığı» insan gücünden daha güçlüdür.
1.Ko.1: 26 Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine
göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz.
1.Ko.1: 27 Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma
saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti.
1.Ko.1: 28 Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz,
soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
1.Ko.1: 29 Öyle ki, Tanrı'nın önünde hiç kimse övünemesin.
1.Ko.1: 30 Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa'dasınız. O bizim için tanrısal
bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu.
1.Ko.1: 31 Bunun için yazılmış olduğu gibi, «Övünen, Rab'le övünsün.»
BÖLÜM 2
Çarmıha Gerilmiş Mesih'i Tanıtmak
1.Ko.2: 1 Kardeşler, Tanrı'yla ilgili bildiriyi*fx* duyurmak için size
geldiğimde, söz ustalığıyla ya da üstün bilgelikle gelmedim.
1.Ko.2: 2 Aranızdayken, İsa Mesih'ten ve O'nun çarmıha gerilişinden başka hiçbir
şey bilmemeye kararlıydım.
1.Ko.2: 3 Size zayıflık ve korku içinde geldim, tir tir titriyordum!
1.Ko.2: 4 Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil,
Ruh'un kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.
1.Ko.2: 5 Öyle ki, imanınız insan bilgeliğine değil, Tanrı gücüne dayansın.
Tanrı'nın Bilgeliği
1.Ko.2: 6 Gerçi olgun kişiler arasında bilgece sözler söylüyoruz; ama bu
bilgelik ne şimdiki çağın, ne de bu çağın gelip geçici önderlerinin
bilgeliğidir.
1.Ko.2: 7-8 Tanrı'nın saklı bilgeliğinden gizemli biçimde söz ediyoruz. Zamanın
başlangıcından önce Tanrı'nın bizim yüceliğimiz için belirlediği bu bilgeliği bu
çağın önderlerinden hiçbiri anlamadı. Anlasalardı yüce Rab'bi çarmıha
germezlerdi.
1.Ko.2: 9 Yazılmış olduğu gibi, «Tanrı'nın kendisini sevenler için
hazırladıklarını Hiçbir göz görmedi, Hiçbir kulak duymadı, Hiçbir insan yüreği
kavramadı.»
1.Ko.2: 10 Oysa Tanrı Ruh aracılığıyla bunları bize açıkladı. Çünkü Ruh her
şeyi, Tanrı'nın derin düşüncelerini bile araştırır.
1.Ko.2: 11 İnsanın düşüncelerini, insanın içindeki ruhundan başka kim bilebilir?
Bunun gibi, Tanrı'nın düşüncelerini de Tanrı'nın Ruhu'ndan başkası bilemez.
1.Ko.2: 12 Tanrı'nın bize lütfettiklerini bilelim diye, bu dünyanın ruhunu
değil,
Tanrı'dan gelen Ruh'u aldık.
1.Ko.2: 13 Ruhsal kişilere ruhsal gerçekleri açıklarken, Tanrı'nın
lütfettiklerini insan bilgeliğinin öğrettiği sözlerle değil, Ruh'un öğrettiği
sözlerle bildiririz.
1.Ko.2: 14 Doğal kişi, Tanrı'nın Ruhu'yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü
bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz.
1.Ko.2: 15 Ruhsal kişi her konuda yargı yürütebilir, ama kimse onun hakkında
yargı yürütemez.
1.Ko.2: 16 «Rab'bin düşüncesini kim bildi ki, O'na öğüt verebilsin?» Oysa biz
Mesih'in düşüncesine sahibiz.
BÖLÜM 3
Toplulukta Uyum
1.Ko.3: 1 Kardeşler, ben sizinle ruhsal kişilerle konuşur gibi konuşamadım.
Benliğe uyanlarla, Mesih'te henüz bebeklik çağında olanlarla konuşur gibi
konuştum.
1.Ko.3: 2 Size süt verdim, katı yiyecek değil. Çünkü katı yiyeceği henüz
yiyemiyordunuz. Şimdi bile yiyemezsiniz.
1.Ko.3: 3 Çünkü hâlâ benliğe uyuyorsunuz. Aranızda kıskançlık ve çekişme olması,
benliğe uyduğunuzu, öbür insanlar gibi yaşadığınızı göstermiyor mu?
1.Ko.3: 4 Biriniz, «Ben Pavlus yanlısıyım», ötekiniz, «Ben Apollos yanlısıyım»
diyorsa, öbür insanlardan ne farkınız kalır?
1.Ko.3: 5 Apollos kim, Pavlus kim? İman etmenize aracı olmuş hizmetkârlardır.
Rab her birimize bir görev vermiştir.
1.Ko.3: 6 Tohumu ben ektim, Apollos suladı. Ama Tanrı büyüttü.
1.Ko.3: 7 Önemli olan, eken ya da sulayan değil, ekileni büyüten Tanrı'dır.
1.Ko.3: 8 Ekenle sulayanın değeri birdir. Her biri kendi emeğinin karşılığını
alacaktır.
1.Ko.3: 9 Biz Tanrı'nın emektaşlarıyız. Sizler de Tanrı'nın tarlası, Tanrı'nın
binasısınız.
1.Ko.3: 10 Tanrı'nın bana lütfettiği görev uyarınca bilge bir mimar gibi temel
attım, başkaları da bu temel üzerine inşa ediyor. Herkes nasıl inşa ettiğine
dikkat etsin.
1.Ko.3: 11 Çünkü hiç kimse atılan temelden, yani İsa Mesih'ten başka bir temel
atamaz.
1.Ko.3: 12 Bu temel üzerine kimi altın, gümüş ya da değerli taşlarla, kimi de
tahta, ot ya da kamışla inşa edecek.
1.Ko.3: 13 Herkesin yaptığı iş belli olacak, yargı günü ortaya çıkacak. Herkesin
işi ateşle açığa vurulacak. Ateş her işin niteliğini sınayacak.
1.Ko.3: 14 Bir kimsenin inşa ettikleri ateşe dayanırsa, o kimse ödülünü alacak.
1.Ko.3: 15 Yaptıkları yanarsa, zarar edecek. Kendisi kurtulacak, ama ateşten
geçmiş gibi olacaktır.
1.Ko.3: 16 Tanrı'nın tapınağı olduğunuzu, Tanrı'nın Ruhu'nun sizde yaşadığını
bilmiyor musunuz?
1.Ko.3: 17 Kim Tanrı'nın tapınağını yıkarsa, Tanrı da onu yıkacak. Çünkü
Tanrı'nın tapınağı kutsaldır ve o tapınak sizsiniz.
1.Ko.3: 18 Kimse kendini aldatmasın. Aranızdan biri bu çağın ölçülerine göre
kendini bilge sanıyorsa, bilge olmak için «akılsız» olsun!
1.Ko.3: 19 Çünkü bu dünyanın bilgeliği Tanrı'nın gözünde akılsızlıktır. Yazılmış
olduğu gibi, «O, bilgeleri kurnazlıklarında yakalar.»
1.Ko.3: 20 Yine, «Rab bilgelerin düşüncelerinin boş olduğunu bilir» diye
yazılmıştır.
1.Ko.3: 21 Bu nedenle hiç kimse insanlarla övünmesin. Çünkü her şey sizindir.
1.Ko.3: 22 Pavlus, Apollos, Kefas*, dünya, yaşam ve ölüm, şimdiki ve gelecek
zaman, her şey sizindir.
1.Ko.3: 23 Siz Mesih'insiniz, Mesih de Tanrı'nındır.
BÖLÜM 4
Mesih'in Elçileri
1.Ko.4: 1 Böylece insanlar bizi Mesih'in hizmetkârları ve Tanrı'nın sırlarının
kâhyaları saysın.
1.Ko.4: 2 Kâhyada aranan başlıca nitelik güvenilir olmasıdır.
1.Ko.4: 3 Sizin tarafınızdan ya da olağan bir mahkeme tarafından yargılanırsam
hiç aldırmam. Kendi kendimi de yargılamıyorum.
1.Ko.4: 4 Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan
Rab'dir.
1.Ko.4: 5 Bu nedenle, belirlenen zamandan önce hiçbir şeyi yargılamayın. Rab'bin
gelişini bekleyin. O, karanlığın gizlediklerini aydınlığa çıkaracak,
yüreklerdeki amaçları açığa vuracaktır. O zaman herkes Tanrı'dan payına düşen
övgüyü alacaktır.
1.Ko.4: 6 Kardeşler, bizden örnek alarak, «Yazılmış olanın dışına çıkmayın»
sözünün anlamını öğrenmeniz için bu ilkeleri sizin yararınıza kendime ve
Apollos'a uyguladım. Öyle ki, hiç kimse biriyle övünüp bir başkasını hor
görmesin.
1.Ko.4: 7 Seni başkasından üstün kılan kim? Tanrı'dan almadığın neyin var ki?
Madem aldın, niçin almamış gibi övünüyorsun?
1.Ko.4: 8 Zaten tok ve zenginsiniz! Biz olmadan krallar olmuşsunuz! Keşke
gerçekten krallar olsaydınız da, biz de sizinle birlikte krallık etseydik!
1.Ko.4: 9 Kanımca Tanrı biz elçileri, en geriden gelen ölüm hükümlüleri gibi
gözler önüne serdi. Hem melekler hem insanlar için, bütün evren için seyirlik
oyun olduk.
1.Ko.4: 10 Biz Mesih uğruna akılsızız, ama siz Mesih'te akıllısınız! Biz
zayıfız, siz güçlüsünüz! Siz saygıdeğer kişilersiniz, bizse değersiziz!
1.Ko.4: 11 Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.
1.Ko.4: 12 Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik
diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.
1.Ko.4: 13 İftiraya uğrayınca tatlılıkla karşılık veriyoruz. Şu ana dek adeta
dünyanın süprüntüsü, her şeyin döküntüsü olduk.
1.Ko.4: 14 Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak
için yazıyorum.
1.Ko.4: 15 Çünkü Mesih'in yolunda sayısız eğiticiniz olsa da çok sayıda babanız
yoktur. Size Müjde'yi ulaştırmakla Mesih İsa'da manevi babanız oldum.
1.Ko.4: 16 Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.
1.Ko.4: 17 Rab'be sadık olan sevgili çocuğum Timoteos'u bu amaçla size
gönderiyorum. Her yerde, her kilisede* öğrettiğim ve Mesih'te izlediğim yolları
o size anımsatacaktır.
1.Ko.4: 18 Bazılarınız yanınıza gelmeyeceğimi sanarak küstahlaşıyor.
1.Ko.4: 19 Ama Rab dilerse yakında yanınıza geleceğim. O zaman bu küstahların
söylediklerini değil, güçlerinin ne olduğunu öğreneceğim.
1.Ko.4: 20 Çünkü Tanrı'nın Egemenliği lafta değil, güçtedir.
1.Ko.4: 21 Ne istiyorsunuz? Size sopayla mı geleyim, yoksa sevgi ve yumuşak bir
ruhla mı?
BÖLÜM 5
Topluluğa Düzen Verin
1.Ko.5: 1 Aranızda fuhuş olduğu söyleniyor, üstelik putperestler arasında bile
rastlanmayan türden bir fuhuş! Biri babasının karısını almış.
1.Ko.5: 2 Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan
atmanız gerekmez miydi?
1.Ko.5: 3-5 Bedence olmasa da ruhça aranızdayım. Bu suçu işleyeni,
aranızdaymışım gibi Rabbimiz İsa'nın adıyla zaten yargılamış bulunuyorum. Ben
ruhça aranızdayken Rabbimiz İsa'nın gücüyle toplandığınız zaman, bedeninin yok
olması için bu adamı Şeytan'a teslim edin ki, Rab İsa'nın gününde ruhu
kurtulabilsin.
1.Ko.5: 6 Övünmeniz yersizdir. Azıcık mayanın bütün hamuru kabarttığını bilmiyor
musunuz?
1.Ko.5: 7 Yeni bir hamur olabilmek için eski mayadan arınıp temizlenin. Zaten
mayasızsınız. Çünkü Fısıh* kuzumuz Mesih kurban edildi.
1.Ko.5: 8 Bunun için eski mayayla -kin ve kötülük mayasıyla- değil, içtenliğin
ve dürüstlüğün mayasız ekmeğiyle bayram edelim.
1.Ko.5: 9 Mektubumda size fuhuş yapanlarla arkadaşlık etmemenizi yazdım.
1.Ko.5: 10 Kuşkusuz dünyadaki ahlaksızları, açgözlüleri, soyguncuları ya da
putperestleri demek istemedim. Öyle olsaydı, dünyadan ayrılmak zorunda
kalırdınız!
1.Ko.5: 11 Ama şimdi size şunu yazıyorum: Kardeş diye bilinirken fuhuş yapan,
açgözlü, putperest, sövücü, ayyaş ya da soyguncu olanla arkadaşlık etmeyin,
böyle biriyle yemek bile yemeyin.
1.Ko.5: 12 İnanlılar topluluğunun dışındakileri yargılamaya benim ne hakkım var?
Sizin de yargılamanız gereken kişiler topluluğun içindekiler değil mi?
1.Ko.5: 13 Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. «Kötü adamı aranızdan
kovun!»
BÖLÜM 6
Davalar Konusu
1.Ko.6: 1 Sizden birinin öbürüne karşı bir davası varsa kutsallar önünde değil
de, imansızlar önünde yargılanmaya cesaret eder mi?
1.Ko.6: 2 Kutsalların dünyayı yargılayacağını bilmiyor musunuz? Madem dünyayı
yargılayacaksınız, böyle önemsiz davaları görmeye yeterli değil misiniz?
1.Ko.6: 3 Bu yaşamla ilgili davalar bir yana, melekleri bile yargılayacağımızı
bilmiyor musunuz?
1.Ko.6: 4 Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda* en
önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?
1.Ko.6: 5 Sizi utandırmak için söylüyorum bunu. Kardeşler arasındaki davalarda
yargıçlık edecek kadar bilge biri yok mu aranızda?
1.Ko.6: 6 Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!
1.Ko.6: 7 Aslında birbirinizden davacı olmanız bile sizin için düpedüz
yenilgidir. Haksızlığa uğrasanız daha iyi olmaz mı? Dolandırılsanız daha iyi
olmaz mı?
1.Ko.6: 8 Bunun yerine, siz kendiniz haksızlık edip başkasını dolandırıyorsunuz.
Üstelik bunu kardeşlerinize yapıyorsunuz.
1.Ko.6: 9-10 Günahkârların*fx*, Tanrı Egemenliği'ni miras almayacağını bilmiyor
musunuz? Aldanmayın! Ne fuhuş yapanlar Tanrı'nın Egemenliği'ni miras alacaktır,
ne puta tapanlar, ne zina edenler, ne oğlanlar, ne oğlancılar, ne hırsızlar, ne
açgözlüler, ne ayyaşlar, ne sövücüler, ne de soyguncular.
1.Ko.6: 11 Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal kılındınız, Rab İsa
Mesih adıyla ve Tanrımız'ın Ruhu aracılığıyla aklandınız.
Fuhuştan Kaçının
1.Ko.6: 12 «Bana her şey serbest» diyorsunuz, ama her şey yararlı değildir.
«Bana her şey serbest» diyorsunuz, ama hiçbir şeyin tutsağı olmayacağım.
1.Ko.6: 13 «Yemek mide için, mide de yemek içindir» diyorsunuz, ama Tanrı hem
mideyi hem de yemeği ortadan kaldıracaktır. Beden fuhuş için değil, Rab içindir.
Rab de beden içindir.
1.Ko.6: 14 Rab'bi dirilten Tanrı, kudretiyle bizi de diriltecek.
1.Ko.6: 15 Bedenlerinizin Mesih'in üyeleri olduğunu bilmiyor musunuz? Mesih'in
üyelerini alıp bir fahişenin üyeleri mi yapayım? Asla!
1.Ko.6: 16 Yoksa fahişeyle birleşenin, onunla tek beden olduğunu bilmiyor
musunuz? Çünkü «İkisi tek beden olacak» deniyor.
1.Ko.6: 17 Rab'le birleşen kişiyse O'nunla tek ruh olur.
1.Ko.6: 18 Fuhuştan kaçının. İnsanın işlediği bütün öbür günahlar bedenin
dışındadır; ama fuhuş yapan, kendi bedenine karşı günah işler.
1.Ko.6: 19 Bedeninizin, Tanrı'dan aldığınız ve içinizdeki Kutsal Ruh'un tapınağı
olduğunu bilmiyor musunuz? Kendinize ait değilsiniz.
1.Ko.6: 20 Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı'yı bedeninizde
yüceltin.
BÖLÜM 7
Evlilik Konusu
1.Ko.7: 1 Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: «Erkeğin kadına dokunmaması
iyidir» diyorsunuz.
1.Ko.7: 2 Ama fuhuştan ötürü her erkek karısıyla, her kadın da kocasıyla
yaşasın.
1.Ko.7: 3 Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin.
1.Ko.7: 4 Kadının bedeni kendisine değil, kocasına aittir. Bunun gibi, erkeğin
bedeni de kendisine değil, karısına aittir.
1.Ko.7: 5 Geçici bir süre için anlaşıp kendinizi duaya vermekten başka bir
nedenle birbirinizi mahrum etmeyin. Sonra yine birleşin ki, kendinizi
denetleyemediğiniz için Şeytan sizi ayartmasın.
1.Ko.7: 6 Bunu bir buyruk olarak değil, bir uzlaşma yolu olarak söylüyorum.
1.Ko.7: 7 Herkesin benim gibi olmasını dilerdim. Ama herkesin Tanrı'dan aldığı
ruhsal bir armağanı vardır; kiminin şöyle, kiminin böyle.
1.Ko.7: 8 Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi
kalsalar kendileri için iyi olur.
1.Ko.7: 9 Ama kendilerini denetleyemiyorlarsa, evlensinler. Çünkü için için
yanmaktansa evlenmek daha iyidir.
1.Ko.7: 10 Evlilereyse şunu buyuruyorum, daha doğrusu Rab buyuruyor: Kadın
kocasından ayrılmasın.
1.Ko.7: 11 Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını
boşamasın.
1.Ko.7: 12 Geri kalanlara Rab değil, ben söylüyorum: Eğer bir kardeşin karısı
iman etmemişse ama kendisiyle yaşamaya razıysa, onu boşamasın.
1.Ko.7: 13 Bir kadının kocası iman etmemişse ama kendisiyle yaşamaya razıysa,
kadın onu boşamasın.
1.Ko.7: 14 Çünkü iman etmemiş koca karısı aracılığıyla, iman etmemiş kadın da
imanlı kocası aracılığıyla kutsanır. Yoksa çocuklarınız murdar olurdu. Ama şimdi
kutsaldırlar.
1.Ko.7: 15 İman etmeyen ayrılırsa ayrılsın. Kardeş ya da kızkardeş böyle
durumlarda özgürdür. Tanrı sizi barış içinde yaşamaya çağırdı.
1.Ko.7: 16 Ey kadın, kocanı kurtarıp kurtaramayacağını nereden biliyorsun? Ey
erkek, karını kurtarıp kurtaramayacağını nereden biliyorsun?
Aldığınız Çağrıya Göre Yaşayın
1.Ko.7: 17 Ancak herkes Rab'bin kendisi için belirlediği duruma uygun biçimde,
Tanrı'dan aldığı çağrıya göre yaşasın. Bunu bütün kiliselere* buyuruyorum.
1.Ko.7: 18 Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası
sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.
1.Ko.7: 19 Sünnetli olup olmamak önemli değildir. Önemli olan, Tanrı'nın
buyruklarını yerine getirmektir.
1.Ko.7: 20 Herkes ne durumda çağrıldıysa, o durumda kalsın.
1.Ko.7: 21 Köleyken mi çağrıldın, üzülme. Ama özgür olabilirsen, fırsatı
kaçırma!
1.Ko.7: 22 Çünkü Rab'bin çağrısını aldığı zaman köle olan kimse, şimdi Rab'bin
özgürüdür. Özgürken çağrılan kişi de Mesih'in kölesidir.
1.Ko.7: 23 Bir bedel karşılığı satın alındınız, insanlara köle olmayın.
1.Ko.7: 24 Kardeşler, herkes ne durumda çağrıldıysa, Tanrı önünde o durumda
kalsın.
Evli Olmayanlar
1.Ko.7: 25 Kızlara gelince, Rab'den onlarla ilgili bir buyruk almış değilim. Ama
Rab'bin merhameti sayesinde güvenilir biri olarak düşündüklerimi söylüyorum.
1.Ko.7: 26 Öyle sanıyorum ki, şimdiki sıkıntılar nedeniyle insanın olduğu gibi
kalması iyidir.
1.Ko.7: 27 Karın varsa, boşanmayı isteme. Karın yoksa, kendine eş arama.
1.Ko.7: 28 Ama evlenirsen günah işlemiş olmazsın. Bir kız da evlenirse günah
işlemiş olmaz. Ne var ki, evlenenler bu yaşamda sıkıntılarla karşılaşacak. Ben
sizi bu sıkıntılardan esirgemek istiyorum.
1.Ko.7: 29-31 Kardeşler, şunu demek istiyorum: Zaman daralmıştır. Bundan böyle,
karısı olanlar karıları yokmuş gibi, yas tutanlar yas tutmuyormuş gibi,
sevinenler sevinmiyormuş gibi, mal alanlar malları yokmuş gibi, dünyadan
yararlananlar alabildiğine yararlanmıyormuş gibi olsun. Çünkü dünyanın şimdiki
hali geçicidir.
1.Ko.7: 32 Kaygısız olmanızı istiyorum. Evli olmayan erkek, Rab'bi nasıl hoşnut
edeceğini düşünerek Rab'bin işleri için kaygılanır.
1.Ko.7: 33 Evli erkekse karısını nasıl hoşnut edeceğini düşünerek dünya işleri
için kaygılanır.
1.Ko.7: 34 Böylece ilgisi bölünür. Evli olmayan kadın ya da kız hem bedence hem
ruhça kutsal olmak amacıyla Rab'bin işleri için kaygılanır. Evli kadınsa
kocasını nasıl hoşnut edeceğini düşünerek dünya işleri için kaygılanır.
1.Ko.7: 35 Bunu sizin iyiliğiniz için söylüyorum, özgürlüğünüzü kısıtlamak için
değil. İlginizi dağıtmadan, Rab'be adanmış olarak, O'na yaraşır biçimde
yaşamanızı istiyorum.
1.Ko.7: 36 Bir kimse nişanlı olduğu kıza yakışıksız davrandığını düşünüyorsa,
aşırı tutkuları varsa ve evlenmesi gerekiyorsa, istediğini yapsın, günah işlemiş
olmaz; evlensinler.
1.Ko.7: 37 Ama zorunluluk altında bulunmayan, yüreği kararlı, istediğini
yapabilecek durumdaki kişi, nişanlısıyla evlenmemeye yüreğinde karar vermişse,
iyi eder.
1.Ko.7: 38 Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.
1.Ko.7: 39 Kadın, kocası yaşadıkça kocasına bağlıdır. Kocası ölürse dilediği
kimseyle evlenmekte özgürdür; yeter ki, o kişi Rab'be ait biri olsun.
1.Ko.7: 40 Ama dul kadın, olduğu gibi kalırsa daha mutlu olur. Ben böyle
düşünüyorum ve sanırım bende de Tanrı'nın Ruhu vardır.
BÖLÜM 8
Putlara Sunulan Kurbanların Eti
1.Ko.8: 1 Şimdi putlara sunulan kurbanların etine gelelim. «Hepimizin bilgisi
var» diyorsunuz, bunu biliyoruz. Bilgi insanı böbürlendirir, sevgiyse
geliştirir.
1.Ko.8: 2 Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.
1.Ko.8: 3 Ama Tanrı'yı seveni Tanrı bilir.
1.Ko.8: 4 Putlara sunulan kurban etinin yenmesine gelince, biliyoruz ki,
«Dünyada put bir hiçtir» ve «Birden fazla Tanrı yoktur».
1.Ko.8: 5-6 Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pek
çok «ilah», pekçok «rab» vardır bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her
şeyin kaynağıdır, bizler O'nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa
Mesih'tir. Her şey O'nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O'nun aracılığıyla
yaşıyoruz.
1.Ko.8: 7 Ne var ki, herkes bu bilgiye sahip değildir. Hâlâ putperest
alışkanlıklarının etkisinde kalan bazıları, yedikleri etin puta sunulduğunu
düşünüyorlar. Vicdanları zayıf olduğu için lekeleniyor.
1.Ko.8: 8 Yiyecek bizi Tanrı'ya yaklaştırmaz. Yemezsek bir kaybımız olmaz,
yersek de bir kazancımız olmaz.
1.Ko.8: 9 Yalnız dikkat edin, bu özgürlüğünüz vicdanı zayıf olanların sürçmesine
neden olmasın.
1.Ko.8: 10 Eğer zayıf vicdanlı biri, bilgili olan seni bir put tapınağında
sofraya oturmuş görürse, puta sunulan kurbanın etini yemek için cesaret almaz
mı?
1.Ko.8: 11 Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesih'in uğruna öldüğü bu kardeş,
senin bilgin yüzünden mahvolur!
1.Ko.8: 12 Bu şekilde kardeşlere karşı günah işleyip onların zayıf vicdanlarını
yaralayarak Mesih'e karşı günah işlemiş olursunuz.
1.Ko.8: 13 Bu nedenle, yediğim şey kardeşimin sendeleyip düşmesine yol açacaksa,
kardeşimin düşmemesi için bir daha et yemeyeceğim.
BÖLÜM 9
Elçinin Hakları
1.Ko.9: 1 Özgür değil miyim? Elçi değil miyim? Rabbimiz İsa'yı görmedim mi?
Sizler Rab yolunda verdiğim emeğin ürünü değil misiniz?
1.Ko.9: 2 Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda
elçiliğimin kanıtı sizsiniz.
1.Ko.9: 3 Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.
1.Ko.9: 4 Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?
1.Ko.9: 5 Öbür elçiler gibi, Rab'bin kardeşleri ve Kefas* gibi, yanımızda imanlı
bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?
1.Ko.9: 6 Geçimi için çalışması gereken yalnız Barnaba'yla ben miyim?
1.Ko.9: 7 Kim kendi parasıyla askerlik yapar? Kim bağ diker de ürününü yemez?
Kim sürüyü güder de sütünden içmez?
1.Ko.9: 8 İnsansal açıdan mı söylüyorum bunları? Kutsal Yasa* da aynı şeyleri
söylemiyor mu?
1.Ko.9: 9-10 Musa'nın Yasası'nda, «Harman döven öküzün ağzını bağlamayacaksın»
diye yazılmıştır. Tanrı'nın kaygısı öküzler mi, yoksa bunu özellikle bizim için
mi söylüyor? Kuşkusuz, bizim için yazılmıştır bu. Çünkü çift sürenin umutla
sürmesi, harman dövenin de harmana ortak olma umuduyla dövmesi gerekir.
1.Ko.9: 11 Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz
çok mu?
1.Ko.9: 12 Başkalarının sizden yardım almaya hakları varsa, bizim daha çok
hakkımız yok mu? Ama biz bu hakkımızı kullanmadık. Mesih Müjdesi'nin yayılmasına
engel olmayalım diye her şeye katlanıyoruz.
1.Ko.9: 13 Tapınakta çalışanların tapınaktan beslendiklerini, sunakta görevli
olanların da sunakta adanan adaklardan pay aldıklarını bilmiyor musunuz?
1.Ko.9: 14 Bunun gibi, Rab Müjde'yi yayanların da geçimlerini Müjde'den
sağlamasını buyurdu.
1.Ko.9: 15 Ama ben bu haklardan hiçbirini kullanmış değilim. Bunlar bana
sağlansın diye de yazmıyorum. Bunu yapmaktansa ölmeyi yeğlerim. Kimse beni bu
övünçten yoksun bırakmayacaktır!
1.Ko.9: 16 Müjde'yi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla
yükümlüyüm. Müjde'yi yaymazsam vay halime!
1.Ko.9: 17 Eğer Müjde'yi gönülden yayarsam, ödülüm olur; gönülsüzce yayarsam,
yalnızca bana emanet edilen görevi yapmış olurum.
1.Ko.9: 18 Peki, ödülüm nedir? Müjde'yi karşılıksız yaymak ve böylece Müjde'yi
yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.
1.Ko.9: 19 Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım
diye herkesin kölesi oldum.
1.Ko.9: 20 Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandım. Kendim
Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak
için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım.
1.Ko.9: 21 Tanrı'nın Yasası'na sahip olmayan biri değilim, Mesih'in Yasası
altındayım. Buna karşın, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip
değilmişim gibi davrandım.
1.Ko.9: 22 Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp
bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum.
1.Ko.9: 23 Bunların hepsini Müjde'de payım olsun diye, Müjde uğruna yapıyorum.
1.Ko.9: 24 Koşu alanında yarışanların hepsi koştuğu halde ödülü bir kişinin
kazandığını bilmiyor musunuz? Öyle koşun ki ödülü kazanasınız.
1.Ko.9: 25 Yarışa katılan herkes kendini her yönden denetler. Böyleleri bunu
çürüyüp gidecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar. Bizse hiç çürümeyecek bir
taç için yapıyoruz.
1.Ko.9: 26 Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu
havayı döver gibi boşa atmıyorum.
1.Ko.9: 27 Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için
bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.
BÖLÜM 10
İsrail Tarihinden Alınacak Dersler
1.Ko.10: 1 Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve
hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.
1.Ko.10: 2 Musa'ya bağlanmak üzere hepsi bulutta ve denizde vaftiz* edildi.
1.Ko.10: 3 Hepsi aynı ruhsal yiyeceği yedi;
1.Ko.10: 4 hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan
içtiler; o kaya Mesih'ti.
1.Ko.10: 5 Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri
çöle serildi.
1.Ko.10: 6 Bu olaylar, onlar gibi kötü şeylere özlem duymamamız için bize ders
olsun diye oldu.
1.Ko.10: 7 Onlardan bazıları gibi puta tapanlar olmayın. Nitekim şöyle
yazılmıştır: «Halk yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi.»
1.Ko.10: 8 Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç
bini bir günde yok oldu.
1.Ko.10: 9 Yine bazıları gibi Rab'bi denemeyelim. Böyle yapanları yılanlar
öldürdü.
1.Ko.10: 10 Kimileri gibi de söylenip durmayın. Söylenenleri ölüm meleği
öldürdü.
1.Ko.10: 11 Bu olaylar başkalarına ders olsun diye onların başına geldi;
çağların sonuna ulaşmış olan bizleri uyarmak için yazıya geçirildi.
1.Ko.10: 12 Onun için, ayakta sağlam durduğunu sanan dikkat etsin, düşmesin!
1.Ko.10: 13 Herkesin karşılaştığı denemelerden başka denemelerle
karşılaşmadınız. Tanrım güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin
vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır.
Putlar ve Rab'bin Sofrası
1.Ko.10: 14 Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.
1.Ko.10: 15 Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi
kendiniz tartın.
1.Ko.10: 16 Tanrı'ya şükrettiğimiz şükran kâsesiyle Mesih'in kanına paydaş
olmuyor muyuz? Bölüp yediğimiz ekmekle Mesih'in bedenine paydaş olmuyor muyuz?
1.Ko.1017 Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü
hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.
1.Ko.10: 18 İsrail halkına bakın; kurban etini yiyenler sunağa paydaş değil
midir?
1.Ko.10: 19 Öyleyse ne demek istiyorum? Puta sunulan kurban etinin bir özelliği
mi var? Ya da putun bir önemi mi var?
1.Ko.10: 20 Hayır, yok! Dediğim şu: Putperestler kurbanlarını Tanrı'ya değil,
cinlere sunuyorlar. Cinlerle paydaş olmanızı istemem.
1.Ko.10: 21 Hem Rab'bin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rab'bin, hem
cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.
1.Ko.10: 22 Yoksa Rab'bi kıskandırmaya mı çalışıyoruz? Biz O'ndan daha mı
güçlüyüz?
İmanlının Özgürlüğü
1.Ko.10: 23 «Her şey serbest» diyorsunuz, ama her şey yararlı değildir. «Her şey
serbest» diyorsunuz, ama her şey yapıcı değildir.
1.Ko.10: 24 Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.
1.Ko.10: 25 Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz
sualsiz yiyin.
1.Ko.10: 26 Çünkü «Yeryüzü ve içindeki her şey Rab'bindir.»
1.Ko.10: 27 İman etmemiş biri sizi yemeğe çağırır, siz de gitmek isterseniz,
önünüze konulan her şeyi vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.
1.Ko.10: 28 Ama biri size, «Bu kurban etidir» derse, hem bunu söyleyen için, hem
de vicdan huzuru için yemeyin.
1.Ko.10: 29 Senin değil, öbür adamın vicdan huzuru için demek istiyorum. Benim
özgürlüğümü neden başkasının vicdanı yargılasın?
1.Ko.10: 30 Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden
kınanayım?
1.Ko.10: 31 Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanız, her şeyi Tanrı'nın
yüceliği için yapın.
1.Ko.10: 32 Yahudiler'in, Grekler'in* ya da Tanrı topluluğunun* tökezleyip
düşmesine neden olmayın.
1.Ko.10: 33 Ben de kendi yararımı değil, kurtulsunlar diye birçoklarının
yararını gözeterek herkesi her yönden hoşnut etmeye çalışıyorum.
BÖLÜM 11
1.Ko.11: 1 Mesih'i örnek aldığım gibi, siz de beni örnek alın.
Duada Düzen
1.Ko.11: 2 Her durumda beni anımsadığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu
gibi koruduğunuz için sizi övüyorum.
1.Ko.11: 3 Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı
erkek, Mesih'in başı da Tanrı'dır.
1.Ko.11: 4 Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını
küçükdüşürür.
1.Ko.11: 5 Ama başı açık dua ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük
düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur.
1.Ko.11: 6 Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi
ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün.
1.Ko.11: 7 Erkek başını örtmemeli; o, Tanrı'nın benzeri ve yüceliğidir. Kadın da
erkeğin yüceliğidir.
1.Ko.11: 8 Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.
1.Ko.11: 9 Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı.
1.Ko.11: 10 Bu nedenle ve melekler uğruna kadının başı üzerinde yetkisi
olmalıdır.
1.Ko.11: 11 Ne var ki, Rab'de ne kadın erkekten ne de erkek kadından
bağımsızdır.
1.Ko.11: 12 Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi, erkek de kadından doğar. Ama
her şey Tanrı'dandır.
1.Ko.11: 13 Siz kendiniz karar verin: Kadının açık başla Tanrı'ya dua etmesi
uygun mu?
1.Ko.11: 14-15 Doğanın kendisi bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini
küçük düşürdüğünü, kadının uzun saçlı olmasının ise kendisini yücelttiğini
öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir.
1.Ko.11: 16 Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da
Tanrı'nın kiliselerinin* böyle bir alışkanlığı yoktur.
Rab'bin Sofrası'na İlişkin Öğütler
1.Ko.11: 17 Toplantılarınız yarardan çok zarar getirdiği için aşağıdaki
uyarıları yaparken sizi övemem.
1.Ko.11: 18 Birincisi, toplulukça* bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar
olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.
1.Ko.11: 19 Çünkü Tanrı'nın beğenisini kazananların belli olması için aranızda
bölünmeler olması gerekiyor!
1.Ko.11: 20 Toplandığınızda Rab'bin Sofrası'na katılmak için toplanmıyorsunuz.
1.Ko.11: 21 Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç
kalıyor, kimi sarhoş oluyor.
1.Ko.11: 22 Yiyip içmek için evleriniz yok mu? Tanrı'nın topluluğunu hor mu
görüyorsunuz, yiyeceği olmayanları utandırmak mı istiyorsunuz? Size ne diyeyim?
Sizi öveyim mi? Bu konuda övemem!
1.Ko.11: 23-24 Size ilettiğimi ben Rab'den öğrendim. Ele verildiği gece Rab İsa
eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve şöyle dedi: «Bu sizin uğrunuza feda
edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.»
1.Ko.11: 25 Aynı biçimde yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: «Bu kâse kanımla
gerçekleşen yeni antlaşmadır. Her içtiğinizde beni anmak için böyle yapın.»
1.Ko.11: 26 Bu ekmeği her yediğinizde ve bu kâseden her içtiğinizde, Rab'bin
gelişine dek Rab'bin ölümünü ilan etmiş olursunuz.
1.Ko.11: 27 Bu nedenle kim uygun olmayan biçimde ekmeği yer ya da Rab'bin
kâsesinden içerse, Rab'bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur.
1.Ko.11: 28 Kişi önce kendini sınasın, sonra ekmekten yiyip kâseden içsin.
1.Ko.11: 29 Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi
kendini mahkûm eder.
1.Ko.11: 30 İşte bu yüzden birçoğunuz zayıf ve hastadır, bazılarınız da
ölmüştür.
1.Ko.11: 31 Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.
1.Ko.11: 32 Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye
ediyor.
1.Ko.11: 33 Öyleyse kardeşlerim, yemek için bir araya geldiğinizde birbirinizi
bekleyin.
1.Ko.11: 34 Aç olan karnını evde doyursun. Öyle ki, toplanmanız yargılanmanıza
yol açmasın. Öbür sorunları ise geldiğimde çözerim.
BÖLÜM 12
Ruhsal Armağanlar
1.Ko.12: 1 Ruhsal armağanlara gelince, kardeşlerim, bu konuda bilgisiz kalmanızı
istemem.
1.Ko.12: 2 Biliyorsunuz, putperestken şöyle ya da böyle saptırılıp dilsiz
putlara tapmaya yöneltilmiştiniz.
1.Ko.12: 3 Bunun için bilmenizi isterim ki: Tanrı'nın Ruhu aracılığıyla konuşan
hiç kimse, «İsa'ya lanet olsun!» demez. Kutsal Ruh'un aracılığı olmaksızın da
kimse, «İsa Rab'dir» diyemez.
1.Ko.12: 4 Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.
1.Ko.12: 5 Çeşitli görevler vardır, ama Rab birdir.
1.Ko.12: 6 Çeşitli etkinlikler vardır, ama herkeste hepsini etkin kılan aynı
Tanrı'dır.
1.Ko.12: 7 Herkesin ortak yararı için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek
veriliyor*fx*.
1.Ko.12: 8-10 Ruh aracılığıyla birine bilgece konuşma yeteneği, ötekine aynı
Ruh'tan bilgi iletme yeteneği, birine aynı Ruh aracılığıyla iman, ötekine aynı
Ruh aracılığıyla hastaları iyileştirme armağanları, birine mucize yapma
olanakları, birine peygamberlikte bulunma, birine ruhları ayırt etme, birine
çeşitli dillerle konuşma, bir başkasına da bu dilleri çevirme armağanı
veriliyor.
1.Ko.12: 11 Bunların tümünü etkin kılan tek ve aynı Ruh'tur. Ruh bunları herkese
dilediği gibi, ayrı ayrı dağıtır.
Bedenin Birliği
1.Ko.12: 12 Beden bir olmakla birlikte birçok üyeden oluşur ve çok sayıdaki bu
üyelerin epsi tek bir beden oluşturur. Mesih de böyledir.
1.Ko.12: 13 İster Yahudi ister Grek*, ister köle ister özgür olalım, hepimiz bir
beden olmak üzere aynı Ruh'ta vaftiz edildik ve hepimizin aynı Ruh'tan içmesi
sağlandı.
1.Ko.12: 14 İşte beden tek üyeden değil, birçok üyeden oluşur.
1.Ko.12: 15 Ayak, «El olmadığım için bedene ait değilim» derse, bu onu bedenden
ayırmaz.
1.Ko.12: 16 Kulak, «Göz olmadığım için bedene ait değilim» derse, bu onu
bedenden ayırmaz.
1.Ko.12: 17 Bütün beden göz olsaydı, nasıl duyardık? Bütün beden kulak olsaydı,
nasıl koklardık?
1.Ko.12: 18 Gerçek şu ki, Tanrı bedenin her üyesini dilediği biçimde bedene
yerleştirmiştir.
1.Ko.12: 19 Eğer hepsi bir tek üye olsaydı, beden olur muydu?
1.Ko.12: 20 Gerçek şu ki, çok sayıda üye, ama tek beden vardır.
1.Ko.12: 21 Göz ele, «Sana ihtiyacım yok!» ya da baş ayaklara, «Size ihtiyacım
yok!» diyemez.
1.Ko.12: 22 Tam tersine, bedenin daha zayıf görünen üyeleri vazgeçilmezdir.
1.Ko.12: 23 Bedenin daha az değerli saydığımız üyelerine daha çok değer veririz.
Böylece gösterişsiz üyelerimiz daha gösterişli olur.
1.Ko.12: 24 Gösterişli üyelerimizin özene ihtiyacı yoktur. Ama Tanrı, değeri az
olana daha çok değer vererek bedende birliği sağladı.
1.Ko.12: 25 Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde
gözetsin.
1.Ko.12: 26 Bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye
yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.
1.Ko.12: 27 Sizler Mesih'in bedenisiniz, bu bedenin ayrı ayrı üyelerisiniz.
1.Ko.12: 28 Tanrı kilisede* ilkin elçileri, ikinci olarak peygamberleri, üçüncü
olarak öğretmenleri, sonra mucize yapanları, hastaları iyileştirme armağanlarına
sahip olanları, başkalarına yardım edenleri, yönetme yeteneği olanları ve
çeşitli dillerle konuşanları atadı.
1.Ko.12: 29 Hepsi elçi mi? Hepsi peygamber mi? Hepsi öğretmen mi? Hepsi mucize
yapar mı?
1.Ko.12: 30 Hepsinin hastaları iyileştirme armağanları var mı? Hepsi bilmediği
dilleri konuşabilir mi? Hepsi bu dilleri çevirebilir mi?
1.Ko.12: 31 Ama siz daha üstün armağanları gayretle isteyin. Şimdi size en iyi
yolu göstereyim.
BÖLÜM 13
Sevginin Üstünlüğü
1.Ko.13: 1 İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses
çıkaran çıkaran bakırdan ya da zilden farkım kalmaz.
1.Ko.13: 2 Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip
olsam,dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir
hiçim.
1.Ko.13: 3 Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam, bedenimi yakılmak üzere teslim
etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı olmaz.
1.Ko.13: 4 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez,
böbürlenmez.
1.Ko.13: 5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez,
kötülüğün hesabını tutmaz.
1.Ko.13: 6 Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir.
1.Ko.13: 7 Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her
şeye dayanır.
1.Ko.13: 8 Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller
sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.
1.Ko.13: 9 Çünkü bilgimiz de peygamberliğimiz de sınırlıdır.
1.Ko.13: 10 Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.
1.Ko.13: 11 Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi anlar, çocuk gibi
düşünürdüm. Yetişkin biri olunca çocukça davranışları bıraktım.
1.Ko.13: 12 Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman
yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam
bileceğim.
1.Ko.13: 13 İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en
üstünü de sevgidir
BÖLÜM 14
Diller ve Peygamberlik
1.Ko.14: 1 Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik
yeteneğini gayretle isteyin.
1.Ko.14: 2 Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrı'yla konuşur. Kimse
onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.
1.Ko.14: 3 Peygamberlikte bulunansa insanların ruhça gelişmesi, cesaret ve
teselli bulması için insanlara seslenir.
1.Ko.14: 4 Bilmediği dilde konuşan kendi kendini geliştirir; ama peygamberlikte
bulunan, inanlılar topluluğunu* geliştirir.
1.Ko.14: 5 Hepinizin dillerle konuşmasını isterim, ama peygamberlikte
bulunmanızı yeğlerim. Diller inanlılar topluluğunun gelişmesi için çevrilmedikçe
peygamberlikte bulunan, dillerle konuşandan üstündür.
1.Ko.14: 6 Şimdi kardeşlerim, yanınıza gelip dillerle konuşsam, ama size bir
vahiy, bir bilgi, bir peygamberlik sözü ya da bir öğreti getirmesem, size ne
yararım olur?
1.Ko.14: 7 Kaval ya da lir gibi ses veren cansız nesneler bile değişik sesler
çıkarmasa, kaval mı, lir mi çalındığını kim anlar?
1.Ko.14: 8 Borazan belirgin bir ses çıkarmasa, kim savaşa hazırlanır?
1.Ko.14: 9 Bunun gibi, siz de anlaşılır bir dil konuşmazsanız, söyledikleriniz
nasıl anlaşılır? Havaya konuşmuş olursunuz!
1.Ko.14: 10 Kuşkusuz dünyada çeşit çeşit diller vardır, hiçbiri de anlamsız
değildir.
1.Ko.14: 11 Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum,
konuşan da bana yabancı olur.
1.Ko.14: 12 Bu nedenle, siz de ruhsal armağanlara heveslendiğinize göre,
inanlılar topluluğunu geliştiren ruhsal armağanlar bakımından zenginleşmeye
bakın.
1.Ko.14: 13 Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini
çevirebilmek için dua etsin.
1.Ko.14: 14 Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna
katkısı olmaz.
1.Ko.14: 15 Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla
da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.
1.Ko.14: 16 Tanrı'yı yalnız ruhunla översen, yeni katılanlar senin ne
söylediğini bilmediğinden, ettiğin şükran duasına nasıl «Amin!» desin?
1.Ko.14: 17 Uygun biçimde şükrediyor olabilirsin, ama bu başkasını geliştirmez.
1.Ko.14: 18 Dillerle hepinizden çok konuştuğum için Tanrı'ya şükrediyorum.
1.Ko.14: 19 Ama inanlılar topluluğunda dillerle on bin söz söylemektense,
başkalarını eğitmek için zihnimden beş söz söylemeyi yeğlerim.
1.Ko.14: 20 Kardeşler, çocuk gibi düşünmeyin. Kötülük konusunda çocuklar gibi,
ama düşünmekte yetişkinler gibi olun.
1.Ko.14: 21 Kutsal Yasa'da* şöyle yazılmıştır: «Rab, `Yabancı diller
konuşanların aracılığıyla, Yabancıların dudaklarıyla bu halka sesleneceğim; Yine
de beni dinlemeyecekler!' diyor.»
1.Ko.14: 22 Görülüyor ki, bilinmeyen diller imanlılar için değil, imansızlar
için bir belirtidir. Peygamberlikse imansızlar için değil, imanlılar için bir
belirtidir.
1.Ko.14: 23 Şimdi bütün inanlılar topluluğu bir araya gelip hep birlikte
bilmedikleri dillerle konuşurlarken yeni katılanlar ya da iman etmeyenler içeri
girerse, «Siz çıldırmışsınız!» demezler mi?
1.Ko.14: 24 Ama herkes peygamberlikte bulunurken iman etmeyen ya da yeni katılan
biri içeri girerse, söylenen her sözle günahlı olduğuna ikna edilecek, her sözle
yargılanacak.
1.Ko.14: 25 Yüreğindeki gizli düşünceler açığa çıkacak ve, «Tanrı gerçekten
aranızdadır!» diyerek yüzüstü yere kapanıp Tanrı'ya tapınacaktır.
Düzenli Tapınma
1.Ko.14: 26 Öyleyse ne diyelim, kardeşler? Toplandığınızda her birinizin bir
ilahisi, öğretecek bir konusu, bir vahyi, bilmediği dilde söyleyecek bir sözü ya
da bir çevirisi vardır. Her şey topluluğun gelişmesi için olsun.
1.Ko.14: 27 Eğer bilinmeyen dillerle konuşulacaksa, iki ya da en çok üç kişi
sırayla konuşsun, biri de söylenenleri çevirsin.
1.Ko.14: 28 Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta
sessiz kalsın, içinden Tanrı'yla konuşsun.
1.Ko.14: 29 İki ya da üç peygamber konuşsun, öbürleri söylenenleri iyice düşünüp
tartsın.
1.Ko.14: 30 Toplantıda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuşmakta olan
sussun.
1.Ko.14: 31 Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker
peygamberlikte bulunabilirsiniz.
1.Ko.14: 32 Peygamberlerin ruhları peygamberlerin denetimi altındadır.
1.Ko.14: 33 Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kutsalların bütün
topluluklarında böyledir.
1.Ko.14: 34 Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur.
Kutsal Yasa'nın da belirttiği gibi, uysal olsunlar.
1.Ko.14: 35 Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. Çünkü
kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır.
1.Ko.14: 36 Tanrı'nın sözü sizden mi kaynaklandı, ya da yalnız size mi ulaştı?
1.Ko.14: 37 Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size
yazdıklarım Rab'bin buyruğudur.
1.Ko.14: 38 Bunları önemsemeyenin kendisi de önemsenmesin.
1.Ko.14: 39-40 Özet olarak, kardeşlerim, peygamberlikte bulunmayı gayretle
isteyin, bilinmeyen dillerle konuşulmasına engel olmayın. Ancak her şey uygun ve
düzenli biçimde yapılsın.
BÖLÜM 15
Mesih'in Dirilişinin Önemi
1.Ko.15: 1 Şimdi, kardeşler, size bildirdiğim, sizin de kabul edip bağlı
kaldığınız Müjde'yi anımsatmak istiyorum.
1.Ko.15: 2 Size müjdelediğim söze sımsıkı sarılırsanız, onun aracılığıyla
kurtulursunuz. Yoksa boşuna iman etmiş olursunuz.
1.Ko.15: 3-4 Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca
Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün
ölümden dirildi.
1.Ko.15: 5 Kefas'a*, sonra Onikiler'e* göründü.
1.Ko.15: 6 Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu
hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.
1.Ko.15: 7-8 Bundan sonra Yakup'a, sonra bütün elçilere, son olarak zamansız
doğmuş bir çocuğa benzeyen bana da göründü.
1.Ko.15: 9 Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrı'nın kilisesine* zulmettiğim için
elçi olarak anılmaya bile layık değilim.
1.Ko.15: 10 Ama şimdi neysem, Tanrı'nın lütfuyla öyleyim. O'nun bana olan lütfu
boşa gitmedi. Elçilerin hepsinden çok emek verdim. Aslında ben değil, Tanrı'nın
bende olan lütfu emek verdi.
1.Ko.15: 11 İşte, gerek benim yaydığım, gerek öbür elçilerin yaydığı ve sizin de
iman ettiğiniz bildiri budur.
Ölüler Dirilecek
1.Ko.15: 12 Eğer Mesih'in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da
aranızda bazıları ölüler dirilmez diyor?
1.Ko.15: 13 Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir.
1.Ko.15: 14 Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur.
1.Ko.15: 15 Bu durumda Tanrı'yla ilgili tanıklığımız da yalan demektir. Çünkü
Tanrı'nın, Mesih'i dirilttiğine tanıklık ettik. Ama ölüler gerçekten dirilmezse,
Tanrı Mesih'i de diriltmemiştir.
1.Ko.15: 16 Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir.
1.Ko.15: 17 Mesih dirilmemişse imanınız yararsızdır, siz de hâlâ günahlarınızın
içindesiniz.
1.Ko.15: 18 Buna göre Mesih'e ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.
1.Ko.15: 19 Eğer yalnız bu yaşam için Mesih'e umut bağlamışsak, herkesten çok
acınacak durumdayız.
1.Ko.15: 20 Oysa Mesih, ölmüş olanların ilk örneği olarak ölümden dirilmiştir.
1.Ko.15: 21 Ölüm bir insan aracılığıyla geldiğine göre, ölümden diriliş de bir
insan aracılığıyla gelir.
1.Ko.15: 22 Herkes nasıl Adem'de ölüyorsa, herkes Mesih'te yaşama kavuşacak.
1.Ko.15: 23 Her biri sırası gelince dirilecek: İlk örnek olarak Mesih, sonra
Mesih'in gelişinde Mesih'e ait olanlar.
1.Ko.15: 24 Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü ortadan
kaldırıp egemenliği Baba Tanrı'ya teslim ettiği zaman son gelmiş olacak.
1.Ko.15: 25 Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O'nun
egemenlik sürmesi gerekir.
1.Ko.15: 26 Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür.
1.Ko.15: 27 Çünkü, «Tanrı her şeyi Mesih'in ayakları altına sererek O'na bağımlı
kıldı.» «Her şey O'na bağımlı kılındı» sözünün, her şeyi Mesih'e bağımlı kılan
Tanrı'yı içermediği açıktır.
1.Ko.15: 28 Her şey Oğul'a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı
kılan Tanrı'ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun.
1.Ko.15: 29 Diriliş yoksa, ölüler için vaftiz* edilenler ne olacak? Ölüler
gerçekten dirilmeyecekse, insanlar neden ölüler için vaftiz ediliyorlar?
1.Ko.15: 30 Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?
1.Ko.15: 31 Kardeşler, sizinle ilgili olarak Rabbimiz Mesih İsa'da sahip olduğum
övüncün hakkı için her gün ölüyorum.
1.Ko.15: 32 Eğer insansal nedenlerle Efes'te canavarlarla dövüştümse, bunun bana
yararı ne? Eğer ölüler dirilmeyecekse, «Yiyelim içelim, nasıl olsa yarın
öleceğiz.»
1.Ko.15: 33 Aldanmayın, «Kötü arkadaşlıklar iyi huyu bozar.»
1.Ko.15: 34 Uslanıp kendinize gelin, artık günah işlemeyin. Bazılarınız Tanrı'yı
hiç tanımıyor. Utanasınız diye söylüyorum bunları.
Dirilişten Sonraki Beden
1.Ko.15: 35 Ama biri çıkıp, «Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle
gelecekler?» diye sorabilir.
1.Ko.15: 36 Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!
1.Ko.15: 37 Ekerken, oluşacak bitkinin*fx* kendisini değil, yalnızca tohumunu
–buğday ya da başka bir bitkinin tohumunu ekersin.
1.Ko.15: 38 Tanrı tohuma dilediği bedeni -her birine kendine özgü bedeni- verir.
1.Ko.15: 39 Her canlının eti aynı değildir. İnsan eti başka, hayvan eti başka,
kuş eti, balık eti başka başkadır.
1.Ko.15: 40 Göksel bedenler vardır, dünyasal bedenler vardır. Göksel olanların
görkemi başka, dünyasal olanlarınki başkadır.
1.Ko.15: 41 Güneşin görkemi başka, ayın görkemi başka, yıldızların görkemi
başkadır. Görkem bakımından yıldız yıldızdan farklıdır.
1.Ko.15: 42 Ölülerin dirilişi de böyledir. Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür,
çürümez olarak diriltilir.
1.Ko.15: 43 Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak
gömülür, güçlü olarak diriltilir.
1.Ko.15: 44 Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doğal
beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır.
1.Ko.15: 45 Nitekim şöyle yazılmıştır: «İlk insan Adem yaşayan can oldu.» Son
Adem'se yaşam veren ruh oldu.
1.Ko.15: 46 Önce ruhsal olan değil, doğal olan geldi. Ruhsal olan sonra geldi.
1.Ko.15: 47 İlk insan yerden, yani topraktandır. İkinci insan göktendir.
1.Ko.15: 48 Topraktan olan insan nasılsa, topraktan olanlar da öyledir. Göksel
insan nasılsa, göksel olanlar da öyledir.
1.Ko.15: 49 Bizler topraktan olana nasıl benzediysek, göksel olana da
benzeyeceğiz.
1.Ko.15: 50 Kardeşler, şunu demek istiyorum, et ve kan Tanrı'nın Egemenliği'ni
miras alamaz. Çürüyen de çürümezliği miras alamaz.
1.Ko.15: 51-52 İşte size bir sır açıklıyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan
çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet,
borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek, ve biz de değiştirileceğiz.
1.Ko.15: 53 Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü
giyinmelidir.
1.Ko.15: 54 Çürüyen ve ölümlü beden çürümezliği ve ölümsüzlüğü giyinince, «Ölüm
yok edildi, zafer kazanıldı!» diye yazılmış olan söz yerine gelecektir.
1.Ko.15: 55 «Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?»
1.Ko.15: 56 Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasa'dan alır.
1.Ko.15: 57 Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bizi zafere ulaştıran Tanrı'ya
şükürler olsun!
1.Ko.15: 58 Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, Rab yolunda verdiğiniz emeğin boşa
gitmeyeceğini bilerek dayanın, sarsılmayın, Rab'bin işinde her zaman gayretli
olun.
BÖLÜM 16
Para Yardımına İlişkin Öğütler
1.Ko.16: 1 Kutsallara yapılacak para yardımına gelince: Galatya kiliselerine* ne
buyurduysam, siz de öyle yapın.
1.Ko.16: 2 Haftanın ilk günü* herkes kazancına göre bir miktar para ayırıp
biriktirsin. Öyle ki, yanınıza geldiğimde para toplamaya gerek kalmasın.
1.Ko.16: 3 Oraya vardığımda, bağışlarınızı götürmek üzere uygun gördüğünüz
kişileri tanıtıcı mektuplarla Yeruşalim'e* göndereceğim.
1.Ko.16: 4 Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.
Pavlus'un Kişisel Dilekleri
1.Ko.16: 5 Makedonya'dan geçtikten sonra yanınıza geleceğim. Çünkü Makedonya'dan
geçmek niyetindeyim.
1.Ko.16: 6 Belki bir süre yanınızda kalırım, hatta kışı da sizinle
geçirebilirim. Öyleki, sonra nereye gidecek olsam, bana yardım edebilesiniz.
1.Ko.16: 7 Sizi öyle kısaca görüp geçmek istemiyorum. Rab'bin izniyle uzunca bir
süre anınızda kalmayı umut ediyorum.
1.Ko.16: 8 Ama Pentikost Günü'ne dek Efes'te kalacağım.
1.Ko.16: 9 Çünkü büyük ve etkili işler yapmam için burada bana bir kapı açıldı.
Ne var ki, bana karşı çıkanlar çoktur.
1.Ko.16: 10 Timoteos yanınıza gelirse, bir şeyden korkmamasına dikkat edin.
Çünkü o da benim gibi Rab’bin işini yapıyor.
1.Ko.16: 11 Kimse onu hor görmesin. Yanıma gelmesi için onu esenlikle uğurlayın.
Kardeşlerle birlikte onun da gelmesini bekliyorum.
1.Ko.16: 12 Kardeşimiz Apollos'a gelince, kardeşlerle birlikte size gelmesi için
ona çok ricada bulundum, ama şimdilik gelmeye hiç de istekli değil. Fırsat
bulunca gelecek.
1.Ko.16: 13 Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.
1.Ko.16: 14 Her şeyi sevgiyle yapın.
1.Ko.16: 15-16 Ahaya'da ilk iman eden ve kendilerini kutsalların hizmetine
adayan İstefanas'ın ev halkını bilirsiniz. Kardeşler, size yalvarırım, bu
gibilere ve onlarla birlikte çalışıp emek verenlerin hepsine bağımlı olun.
1.Ko.16: 17 İstefanas, Fortunatus ve Ahaykos'un gelişine sevindim. Yokluğunuzu
bana unutturdular.
1.Ko.16: 18 Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin
değerini bilin.
Son Selamlar
1.Ko.16: 19 Asya İli'ndeki* kiliseler* size selam eder. Akvila ve Priska,
evlerinde buluşan toplulukla* birlikte Rab'de size çok selam ederler.
1.Ko.16: 20 Buradaki bütün kardeşlerin size selamı var. Birbirinizi kutsal
öpüşle selamlayın.
1.Ko.16: 21 Ben Pavlus, bu selamı kendi elimle yazıyorum.
1.Ko.16: 22 Rab'bi sevmeyene lanet olsun. Maranata!
1.Ko.16: 23 Rab İsa'nın lütfu sizinle birlikte olsun.
1.Ko.16: 24 Hepinize Mesih İsa'da sevgiler! Amin.
DİPNOTLAR:
2:1 «Bildiriyi»: Bazı Grekçe elyazmalarında, «Sırrı» diye geçer.
6:1 «İmansızlar»: Grekçe «Doğru olmayanlar».
6:4 «Sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?» ya da «Sayılanları yargıç atayın.»
6:9-10 «Günahkârların»: Grekçe «Doğru olmayanların».
7:36-38 ayetleri şu anlama da gelebilir: 36 Bir kimse kızına haksız
davrandığını düşünüyorsa, kızın yaşı geçiyor ve evlenmesi gerekiyorsa, o kimse
istediğini yapsın, günah işlemiş olmaz; nişanlılar evlensinler.
37 Ama zorunluluk altında bulunmayan, yüreği kararlı, istediğini yapabilecek
durumdaki kişi, kızını evlendirmemeye yüreğinde karar verirse, iyi eder.
38 Kısacası, kızını evlendiren iyi eder, evlendirmeyense daha iyi eder.
11:4 «Başına bir şey takıp»: Grekçe deyim «Uzun saçla» anlamına da gelebilir.
11:5 «Başı açık»: Grekçe deyim «Başını örtmeden» ya da «Saçını toplamadan»
anlamına da gelebilir. Benzeri bir deyim 6,7 ve 13. ayetlerde de geçer.
12:7 «Herkesin ortak yararı için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek veriliyor»
ya da «Herkesin ortak yararı için Ruh herkese kendini belli ediyor».
13:3 «Yakılmak üzere»: Bazı Grekçe elyazmalarında, «Övünmek için» diye geçer.
14:33-34 «Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kutsalların bütün
topluluklarında böyledir.
Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın» ya da «Çünkü Tanrı karışıklık değil,
esenlik Tanrısı'dır.
Kadınlar, kutsalların bütün topluluklarında olduğu gibi, toplantılarınızda
sessiz
kalsın».
15:37 «Bitki»: Grekçe «Beden».
15:45 «Son Adem»: İsa Mesih.
15:47 «İkinci insan»: İsa Mesih.
15:48 «Göksel insan»: İsa Mesih.
16:22 «Maranata»: «Efendimiz, gel!» anlamına gelen Aramice* bir söz. İsa
Mesih'in
tekrar gelişi için edilen dualarda kullanılır._
Pavlus'tan KORİNTLİLER'E İKİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
2.Ko.1: 1 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus ve
kardeşimiz Timoteos'tan Ahaya'nın her yanındaki bütün kutsallara ve Tanrı'nın
Korint'teki kilisesine* selam!
2.Ko.1: 2 Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Teselli Kaynağı Tanrı
2.Ko.1: 3 Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı'ya, merhametli Baba'ya,
Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun!
2.Ko.1: 4 Kendisinden aldığımız teselliyle her türlü sıkıntıda olanları teselli
edebilmemiz için bizi bütün sıkıntılarımızda teselli ediyor.
2.Ko.1: 5 Çünkü Mesih'in acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih
sayesinde büyük teselli de buluyoruz.
2.Ko.1: 6 Sıkıntı çekiyorsak, bu sizin teselliniz ve kurtuluşunuz içindir.
Teselli buluyorsak bu, bizim çektiğimiz acıların aynısına dayanmanızda etkin
olan bir teselli bulmanız içindir.
2.Ko.1: 7 Size ilişkin umudumuz sarsılmaz. Çünkü acılarımıza olduğu gibi,
tesellimize de ortak olduğunuzu biliyoruz.
2.Ko.1: 8 Kardeşlerim, Asya İli'nde* çektiğimiz sıkıntılardan habersiz kalmanızı
istemiyoruz. Dayanabileceğimizden çok ağır bir yük altındaydık. Öyle ki,
yaşamaktan bile umudumuzu kesmiştik.
2.Ko.1: 9 Ölüme mahkûm olduğumuzu içimizde hissettik. Ama bu, kendimize değil,
ölüleri dirilten Tanrı'ya güvenmemiz için oldu.
2.Ko.1: 10-11 Tanrı bizi böylesine büyük bir ölüm tehlikesinden kurtardı; daha
da kurtaracaktır. Umudumuzu O'na bağladık. Siz de dualarınızla bize yardım
ettikçe, bizi yine kurtaracaktır. Öyle ki, birçok kişinin dualarıyla bize
sağlanan lütuftan ötürü birçoklarının ağzından bizim için şükranlar sunulsun.
2.Ko.1: 12 Dünyaya ve özellikle size, insan bilgeliğiyle değil, Tanrı'nın
lütfuyla, Tanrı'dan gelen kutsallık ve içtenlikle davrandığımıza vicdanımız
tanıktır. Ve biz bununla övünüyoruz.
2.Ko.1: 13-14 Okuyup anlayabileceğinizden başka bir şey yazmıyoruz. Bizi bir
ölçüde anladığınız gibi, tümüyle anlayacağınızı umarım. Rabbimiz İsa'nın gününde
bizim övüncümüz siz olacağınız gibi, sizin övüncünüz de biz olalım.
Pavlus'un Geciken Ziyareti
2.Ko.1: 15-16 Bu güvenle, sizleri iki kez sevindirmek için önce size uğramak,
sonra Makedonya'ya geçmek, Makedonya'dan yine size gerigelerek tarafınızdan
Yahudiye'ye uğurlanmak niyetindeydim.
2.Ko.1: 17 Bunu isterken acaba kararsız mıydım? Ya da isteklerim benlikten mi
doğuyor ki, önce "Evet, evet", sonra "Hayır, hayır" diyeyim?
2.Ko.1: 18 Tanrı'nın güvenilirliği hakkı için diyorum ki, size ilettiğimiz söz
hem "evet" hem "hayır" değildir.
2.Ko.1: 19 Silvanus ve Timoteos'la birlikte size tanıttığımız Tanrı'nın Oğlu İsa
Mesih hem "evet" hem "hayır" değildi. O'nda yalnız "evet" vardır.
2.Ko.1: 20 Çünkü Tanrı'nın bütün vaatleri Mesih'te "evet"tir. Bu nedenle
Tanrı'nın yüceliği için Mesih aracılığıyla Tanrı'ya "Amin" deriz.
2.Ko.1: 21 Bizi sizinle birlikte Mesih'te pekiştiren ve meshetmiş* olan
Tanrı'dır.
2.Ko.1: 22 O bizi mühürledi, güvence olarak da yüreklerimize Kutsal Ruh'u
yerleştirdi.
2.Ko.1: 23 Tanrı'yı tanık tutarım ki, Korint'e dönmeyişimin nedeni sizi
esirgemekti.
2.Ko.1: 24 İmanınıza egemen olmak istemiyoruz, sevinmeniz için sizinle birlikte
çalışıyoruz. Çünkü imanda dimdik duruyorsunuz.
BÖLÜM 2
2.Ko.2: 1 Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.
2.Ko.2: 2 Çünkü sizi kederlendirirsem, keder verdiğim sizlerden başka beni kim
sevindirecek?
2.Ko.2: 3 Bunu yazdım ki, geldiğimde beni sevindirmesi gerekenler beni
kederlendirmesin. Sevincimin hepinizin sevinci olduğuna ilişkin hepinize güvenim
var.
2.Ko.2: 4 Kederlenesiniz diye değil, size beslediğim derin sevgiyi anlayasınız
diye büyük bir sıkıntı ve yürek acısıyla gözyaşları içinde size yazdım.
Suçluyu Bağışlamak
2.Ko.2: 5 Eğer biri bir başkasını kederlendirdiyse, beni değil abartmadan
söyleyeyim bir dereceye kadar hepinizi kederlendirmiş olur.
2.Ko.2: 6 Böyle birine çoğunluğun verdiği bu ceza yeterlidir.
2.Ko.2: 7 Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp
bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.
2.Ko.2: 8 Bunun için ona duyduğunuz sevgiyi yenilemenizi rica ederim.
2.Ko.2: 9 Sizi sınamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadığınızı anlamak
için yazdım size.
2.Ko.2: 10 Kimi bağışlarsanız, ben de onu bağışlarım. Eğer bir şeyi
bağışladımsa, bunu sizin için Mesih'in önünde bağışladım.
2.Ko.2: 11 Öyle ki, Şeytan'ın oyununa gelmeyelim. Çünkü onun düzenlerini bilmez
değiliz.
Yeni Antlaşmanın Elçileri
2.Ko.2: 12-13 Mesih'in Müjdesi'ni yaymak amacıyla Troas'a geldiğimde Rab'bin işi
için bana bir kapı açıldığı halde, kardeşim Titus'u orada bulamadığım için iç
huzurum yoktu. Bu nedenle oradakilere veda ederek Makedonya'ya gittim.
2.Ko.2: 14 Bizi her zaman Mesih'in zafer alayında yürüten, O'nu tanımanın güzel
kokusunu aracılığımızla her yerde yayan Tanrı'ya şükürler olsun!
2.Ko.2: 15 Çünkü biz hem kurtulanlar hem de mahvolanlar arasında Tanrı için
Mesih'in güzel kokusuyuz.
2.Ko.2: 16 Mahvolanlar için ölüme götüren ölüm kokusu, kurtulanlar içinse yaşama
götüren yaşam kokusuyuz. Böylesi bir işe kim yeterlidir?
2.Ko.2: 17 Birçokları gibi, Tanrı'nın sözünü ticaret aracı yapanlar değiliz.
Tanrı tarafından gönderilen ve Mesih'e ait olan kişiler olarak Tanrı'nın önünde
içtenlikle konuşuyoruz.
BÖLÜM 3
2.Ko.3: 1 Kendimizi yine tavsiye etmeye mi başlıyoruz? Yoksa bazıları gibi size
ya da sizden tavsiye mektuplarına ihtiyacımız mı var?
2.Ko.3: 2 Bütün insanlarca bilinen ve okunan, yüreklerimize yazılmış mektubumuz
sizsiniz.
2.Ko.3: 3 Hizmetimizin sonucu olup mürekkeple değil, yaşayan Tanrı'nın Ruhu'yla,
taş levhalara değil, insan yüreğinin levhalarına yazılmış Mesih'in mektubu
olduğunuz açıktır.
2.Ko.3: 4 Mesih sayesinde Tanrı'ya böyle bir güvenimiz vardır.
2.Ko.3: 5 Herhangi bir şeyi kendi başarımız olarak saymaya yeterliyiz
demek istemiyorum; bizi yeterli kılan Tanrı'dır.
2.Ko.3: 6 O bizi yazılı yasaya*fx* değil, Ruh'a dayalı yeni bir antlaşmanın
hizmetkârları olmaya yeterli kıldı. Yazılı yasa öldürür, Ruh ise yaşatır.
Yeni Antlaşmanın Yüceliği
2.Ko.3: 7-8 Ölümle sonuçlanan hizmet, yani taş üzerine harf harf kazılan yasa
yücelik içinde geldiyse öyle ki, İsrailoğulları geçici olan parlaklığından ötürü
Musa'nın yüzüne bakamadılar- Ruh'a dayalı hizmetin yücelik içinde olacağı daha
kesin değil mi?
2.Ko.3: 9 İnsanı suçlu çıkaran hizmetin yüceliği varsa, aklanmayı sağlayan
hizmetin yüceliği çok daha aşkındır.
2.Ko.3: 10 Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre
yüceliği yoktur.
2.Ko.3: 11 Geçici olan, yücelik içinde geldiyse, kalıcı olanın yüceliği çok daha
büyüktür.
2.Ko.3: 12 Böyle bir umuda sahip olduğumuz için büyük cesaretle
konuşabiliriz.
2.Ko.3: 13 Yüzündeki parlaklığın giderek söndüğünü İsrailoğulları görmesin diye
yüzünü peçeyle örten Musa gibi değiliz.
2.Ko.3: 14 İsrailoğulları'nın zihinleri körelmişti. Bugün bile Eski Antlaşma
okunurken zihinleri aynı peçeyle örtülü kalıyor. Çünkü bu peçe ancak Mesih
aracılığıyla kalkar.
2.Ko.3: 15 Ne var ki, bugün bile Musa'nın yazıları okunduğunda yüreklerini bir
peçe örtüyor.
2.Ko.3: 16 Oysa ne zaman biri Rab'be dönerse, o peçe kaldırılır.
2.Ko.3: 17 Rab Ruh'tur, Rab'bin Ruhu neredeyse orada özgürlük vardır.
2.Ko.3: 18 Ve biz hepimiz peçesiz yüzle Rab'bin yüceliğini görerek* yücelik
üstüne yücelikle O'na benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu da Ruh olan Rab
sayesinde oluyor.
BÖLÜM 4
Cesaretimizi Yitirmeyiz
2.Ko.4: 1 Bu hizmeti Tanrı'nın merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi
yitirmeyiz.
2.Ko.4: 2 Utanç verici gizli yolları reddettik. Hileye başvurmayız, Tanrı'nın
sözünü de çarpıtmayız. Gerçeği ortaya koyarak kendimizi Tanrı'nın önünde her
insanın vicdanına tavsiye ederiz.
2.Ko.4: 3 Yaydığımız Müjde örtülüyse de, mahvolanlar için örtülüdür.
2.Ko.4: 4 Tanrı'nın görünümü olan Mesih'in yüceliğiyle ilgili Müjde'nin ışığı
imansızların üzerine doğmasın diye, bu çağın ilahı* onların zihinlerini kör
etmiştir.
2.Ko.4: 5 Biz kendimizi ilan etmiyoruz; ama Mesih İsa'yı Rab, kendimizi de İsa
uğruna kullarınız ilan ediyoruz.
2.Ko.4: 2.Ko.4: 6 Çünkü, "Işık karanlıktan parlayacak" diyen Tanrı, İsa Mesih'in
yüzünde parlayan kendi yüceliğini tanımamızdan doğan ışığı bize vermek için
yüreklerimizi aydınlattı.
2.Ko.4: 7 Üstün gücün bizden değil, Tanrı'dan kaynaklandığı bilinsin diye bu
hazineye toprak kaplar içinde sahibiz.
2.Ko.4: 8 Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama
çaresiz değiliz.
2.Ko.4: 9 Kovalanıyoruz, ama terk edilmiş değiliz. Yere yıkılmışız, ama yok
olmuş değiliz.
2.Ko.4: 10 İsa'nın yaşamı bedenimizde açıkça görülsün diye İsa'nın ölümünü her
an bedenimizde taşıyoruz.
2.Ko.4: 11 Çünkü İsa'nın yaşamı ölümlü bedenimizde açıkça görülsün diye, biz
yaşayanlar İsa uğruna sürekli olarak ölüme teslim ediliyoruz.
2.Ko.4: 12 Böylece ölüm bizde, yaşamsa sizde etkin olmaktadır.
2.Ko.4: 13 "İman ettim, bu nedenle konuştum" diye yazılmıştır. Aynı iman ruhuna
sahip olarak biz de iman ediyor ve bu nedenle konuşuyoruz.
2.Ko.4: 14 Çünkü Rab İsa'yı dirilten Tanrı'nın, bizi de İsa'yla diriltip sizinle
birlikte kendi önüne çıkaracağını biliyoruz.
2.Ko.4: 15 Bütün bunlar sizin yararınızadır. Böylelikle Tanrı'nın lütfu çoğalıp
daha çok insana ulaştıkça, Tanrı'nın yüceliği için şükran da artsın.
2.Ko.4: 16 Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap
oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor.
2.Ko.4: 17 Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle
karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır.
2.Ko.4: 18 Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü
görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.
BÖLÜM 5
Göksel Konutumuz
2.Ko.5: 1 Biliyoruz ki, barındığımız bu dünyasal çadır* yıkılırsa, göklerde
Tanrı'nın bize sağladığı bir konut -elle yapılmamış, sonsuza dek kalacak bir
evimiz- vardır.
2.Ko.5: 2 Şimdiyse göksel evimizi giyinmeyi özleyerek inliyoruz.
2.Ko.5: 3 Onu giyinirsek çıplak kalmayız.
2.Ko.5: 4 Dünyasal çadırda yaşayan bizler ağır bir yük altında inliyoruz. Asıl
istediğimiz soyunmak değil, giyinmektir. Öyle ki, ölümlü olan, yaşam tarafından
yutulsun.
2.Ko.5: 5 Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruh'u
vermiş olan Tanrı'dır.
2.Ko.5: 6 Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende
yaşadıkça Rab'den uzaktayız.
2.Ko.5: 7 Gözle görülene değil, imana dayanarak yaşarız.
2.Ko.5: 8 Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rab'bin yanında olmayı
yeğleriz.
2.Ko.5: 9 Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım,
amacımız Rab'bi hoşnut etmektir.
2.Ko.5: 10 Çünkü bedende yaşarken gerek iyi gerek kötü, yaptıklarımızın
karşılığını almak için hepimiz Mesih'in yargı kürsüsü önüne çıkmak zorundayız.
Barıştırma Görevi
2.Ko.5: 11 Rab'den korkmanın ne demek olduğunu bildiğimizden insanları ikna
etmeye çalışıyoruz. Ne olduğumuzu Tanrı biliyor; umarım siz de vicdanınızda
biliyorsunuz.
2.Ko.5: 12 Kendimizi yine size tavsiye etmeye çalışmıyoruz. Ama yürekle değil,
dış görünüşle övünenleri yanıtlayabilmeniz için bizimle övünmenize fırsat
veriyoruz.
2.Ko.5: 13 Eğer kendimizde değilsek, bu Tanrı içindir. Aklımız başımızdaysa, bu
sizin içindir.
2.Ko.5: 14 Bizi zorlayan, Mesih'in sevgisidir. Yargımız şu: Biri herkes için
öldü; öyleyse hepsi öldü.
2.Ko.5: 15 Evet, Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri
için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar.
2.Ko.5: 16 Bu nedenle, biz artık kimseyi insan ölçülerine göre tanımayız.
Mesih'i bu ölçülere göre tanıdıksa da, artık öyle tanımıyoruz.
2.Ko.5: 17 Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey
yeni olmuştur.
2.Ko.5: 18 Bunların hepsi Tanrı'dandır. Tanrı, Mesih aracılığıyla bizi
kendisiyle barıştırdı ve bize barıştırma görevini verdi.
2.Ko.5: 19 Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih'te
kendisiyle barıştırdı ve barıştırma sözünü bize emanet etti.
2.Ko.5: 20 Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih'in
adına elçilik ediyor, O'nun adına yalvarıyoruz: Tanrı'yla barışın.
2.Ko.5: 21 Tanrı, günahı bilmeyen Mesih'i bizim için günah sunusu* yaptı. Öyle
ki, Mesih sayesinde Tanrı'nın doğruluğu olalım.
BÖLÜM 6
2.Ko.6: 1 Tanrı'yla birlikte çalışan bizler, O'nun lütfunu boş yere kabul
etmemenizi ayrıca rica ediyoruz.
2.Ko.6: 2 Çünkü Tanrı diyor ki, "Uygun zamanda seni duydum, Kurtuluş günü sana
yardım ettim." Uygun zaman işte şimdidir, kurtuluş günü işte şimdidir.
Pavlus'un Çektiği Sıkıntılar
2.Ko.6: 3 Hizmetimizin kötülenmemesi için hiçbir konuda hiç kimsenin sürçmesine
neden olmadık.
2.Ko.6: 4-8 Tersine Tanrı'nın hizmetkârları olarak olağanüstü dayanmada,
sıkıntı, güçlük ve elemlerde, dayak, hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk ve
açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilik, Kutsal Ruh ve içten sevgide;
gerçeğin ilanında ve Tanrı'nın gücünde; sağ ve sol ellerimizde doğruluğun
silahlarıyla, yücelikte ve onursuzlukta, iyi ünde ve kötü ünde, kendimizi her
durumda örnek gösteriyoruz. Aldatanlar sayılıyorsak da dürüst kişileriz.
2.Ko.6: 9 Tanınmıyor gibiyiz, ama iyi tanınıyoruz. Ölümün ağzındayız, ama işte
yaşıyoruz. Dövülüyorsak bile öldürülmüş değiliz.
2.Ko.6: 10 Kederliyiz ama her zaman seviniyoruz. Yoksuluz ama birçoklarını
zengin ediyoruz. Hiçbir şeyimiz yok ama her şeye sahibiz.
2.Ko.6: 11 Ey Korintliler, sizinle açıkça konuştuk, size yüreğimizi açtık.
2.Ko.6: 12 Sizden sevgimizi esirgemedik, ama siz bizden sevginizi esirgediniz.
2.Ko.6: 13 Bize aynı karşılığı verebilmek için çocuklarıma söyler gibi
söylüyorum siz de yüreğinizi açın.
Tanrı'nın Tapınağıyız
2.Ko.6: 14 İmansızlarla aynı boyunduruğa girmeyin. Çünkü doğrulukla fesadın ne
ortaklığı, ışıkla karanlığın ne paydaşlığı olabilir?
2.Ko.6: 15 Mesih'le Beliyal* uyum içinde olabilir mi? İman edenle iman etmeyenin
ortak yanı olabilir mi?
2.Ko.6: 16 Tanrı'nın tapınağıyla putlar uyuşabilir mi? Çünkü biz yaşayan
Tanrı'nın tapınağıyız. Nitekim Tanrı şöyle diyor: "Aralarında yaşayacak,
Aralarında yürüyeceğim. Onların Tanrısı olacağım, Onlar da benim halkım olacak."
2.Ko.6: 17 Bu nedenle, "İmansızların arasından çıkıp ayrılın" diyor Rab.
"Murdara* dokunmayın, Ben de sizi kabul edeceğim."
2.Ko.6: 18 Her Şeye Gücü Yeten Rab diyor ki, "Size Baba olacağım, Siz de
oğullarım, kızlarım olacaksınız."
BÖLÜM 7
2.Ko.7: 1 Sevgili kardeşler, bu vaatlere sahip olduğumuza göre, bedeni ve ruhu
lekeleyen her şeyden kendimizi arındıralım; Tanrı korkusuyla kutsallıkta
yetkinleşelim.
Pavlus'un Sevinci
2.Ko.7: 2 Yüreklerinizde bize yer verin. Kimseye haksızlık etmedik, kimseyi
yoldan saptırmadık, kimseyi sömürmedik.
2.Ko.7: 3 Bunu sizi yargılamak için söylemiyorum. Daha önce de söylediğim gibi,
yüreğimizde öyle bir yeriniz var ki, sizinle ölürüz de yaşarız da.
2.Ko.7: 4 Size çok güveniyor, sizinle çok övünüyorum. Teselliyle doluyum. Bütün
sıkıntılar arasında sevincim sonsuzdur.
2.Ko.7: 5 Makedonya'ya geldiğimizde de hiç rahat yüzü görmedik. Her bakımdan
sıkıntı çekiyorduk. Dışarıda kavgalar, yüreğimizde korkular vardı.
2.Ko.7: 6-7 Ama yüreği ezik olanları teselli eden Tanrı, Titus'un yanımıza
gelişiyle -yalnız gelişiyle değil, sizden aldığı teselliyle de- bizi teselli
etti. Titus beni özlediğinizi, benim için üzülüp gayret ettiğinizi bize
anlatınca sevincim bir kat daha arttı.
2.Ko.7: 8-9 Mektubumla size acı verdiysem bile pişman değilim. Aslında pişman
olmuştum -kısa bir süre için de olsa, o mektubun size acı verdiğini görüyorum-
ama şimdi seviniyorum; acı duymanıza değil, bu acınızın sizi tövbeye
yöneltmesine seviniyorum. Tanrı'nın isteğine uygun olarak acı çektiniz. Böylece
hiçbir şekilde bizden zarar görmediniz.
2.Ko.7: 10 Tanrı'nın isteğiyle çekilen acı, kişiyi kurtuluşla sonuçlanan ve
pişmanlık doğurmayan tövbeye götürür. Dünyanın acılarıysa ölüm getirir.
2.Ko.7: 11 Bakın bu acılar, Tanrı'nın isteğiyle çektiğiniz bu acılar sizde ne
büyük ciddiyet, paklanmak için ne büyük istek yarattı! Sizde ne büyük öfke,
korku, özlem, gayret ve suçluyu cezalandırma arzusu uyandırdı! Bu konuda her
bakımdan masum olduğunuzu kanıtladınız.
2.Ko.7: 12 Size o mektubu yazdımsa da, haksızlık edeni ya da haksızlık göreni
düşünerek yazmadım; bize ne denli adanmış olduğunuzu Tanrı önünde açıkça
görmenizi istiyordum.
2.Ko.7: 13 Bütün bunlarla teselli buluyoruz. Tesellimize ek olarak Titus'un
sevinci bizi daha da çok sevindirdi. Çünkü hepiniz onun yüreğini ferahlattınız.
2.Ko.7: 14 Sizleri ona övdüm, beni utandırmadınız. Size söylediğimiz her şey
nasıl doğru idiyse, sizi Titus'a övmemiz de öylece doğru çıktı.
2.Ko.7: 15 Hepinizin nasıl söz dinlediğini, kendisini nasıl saygı ve korkuyla
kabul ettiğinizi anımsadıkça size olan sevgisi daha da artıyor.
2.Ko.7: 16 Size her bakımdan güvenebildiğim için seviniyorum.
BÖLÜM 8
Cömertlik Örneği
2.Ko.8: 1-2 Kardeşler, sizlere Tanrı'nın Makedonya'daki kiliselerine* sağladığı
lütuftan söz etmek istiyoruz: Büyük sıkıntılarla denendiklerinde, coşkun
sevinçleri ve aşırı yoksullukları tam bir cömertliğe dönüştü.
2.Ko.8: 3 Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle
verdiklerine tanıklık ederim.
2.Ko.8: 4 Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine
verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.
2.Ko.8: 5 Umduğumuzdan da öte, kendilerini önce Rab'be, sonra Tanrı'nın
isteğiyle bize adadılar.
2.Ko.8: 6 Bu nedenle, aranızda daha önce başladığı bu hayırlı işi tamamlaması
için Titus'u isteklendirdik.
2.Ko.8: 7 İmanda, söz söylemekte, bilgide, her tür gayrette, bize beslediğiniz
sevgide, her şeyde üstün olduğunuz gibi, bu hayırlı işte de üstün olmaya bakın.
2.Ko.8: 8 Bunu buyruk olarak söylemiyorum, yalnızca sevginizin içtenliğini
ötekilerin gayretiyle karşılaştırarak sınamak istiyorum.
2.Ko.8: 9 Rabbimiz İsa Mesih'in lütfunu bilirsiniz. O'nun yoksulluğuyla siz
zengin olasınız diye, zengin olduğu halde sizin uğrunuza yoksul oldu.
2.Ko.8: 10 Bu konuda size yararlı olanı salık veriyorum. Geçen yıl bağış
toplamaya ilk girişen, hatta buna ilk heveslenen siz oldunuz.
2.Ko.8: 11 Şimdi bu işi tamamlayın; bunu candan arzuladığınız gibi, elinizden
geldiğince tamamlamaya bakın.
2.Ko.8: 12 Çünkü istek varsa, insanın elinde olmayana göre değil, elindekine
göre yardımda bulunması uygundur.
2.Ko.8: 13-14-15 Amacımız sizi sıkıntıya sokup başkalarını rahatlatmak değildir.
Ama eşitlik olsun diye, şimdi elinizdeki fazlalık onların eksiğini tamamladığı
gibi, başka zaman onların elindeki fazlalık sizin eksiğinizi tamamlasın. Öyle
ki, "Çok toplayanın fazlası, az toplayanın da eksiği yoktu" diye yazılmış olduğu
gibi, eşitlik olsun.
Titus Korint'e Gönderiliyor
2.Ko.8: 16 Titus'un yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrı'ya şükürler
olsun!
2.Ko.8: 17 Çünkü Titus yalnız ricamızı kabul etmekle kalmadı, size derin ilgi
duyduğu için kendi isteğiyle yanınıza geliyor.
2.Ko.8: 18 Müjde'yi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce* övülen bir
kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.
2.Ko.8: 19 Üstelik bu kardeş, Rab'bi yüceltmek ve yardıma hazır olduğumuzu
göstermek için yürüttüğümüz bu hayırlı hizmette yol arkadaşımız olmak üzere
kiliseler tarafından seçildi.
2.Ko.8: 20 Bu büyük bağışla ilgili hizmetimizde kimsenin eleştirisine hedef
olmamaya özen gösteriyoruz.
2.Ko.8: 21 Çünkü yalnız Rab'bin gözünde değil, insanların gözünde de doğru olanı
yapmaya dikkat ediyoruz.
2.Ko.8: 22 Birçok konuda defalarca deneyip gayretli bulduğumuz, şimdi size
duyduğu büyük güvenle çok daha gayretli olan kardeşimizi de bu iki kişiyle
birlikte gönderiyoruz.
2.Ko.8: 23 Titus'a gelince, o benim paydaşım ve aranızdaki emektaşımdır. Öbür
kardeşlerimizse kiliselerin elçileri, Mesih'in kıvancıdırlar.
2.Ko.8: 24 Bunun için onlara sevginizi kanıtlayın, kiliselerin önünde sizinle
övünmemizin nedenini gösterin.
BÖLÜM 9
Yoksullara Yardım
2.Ko.9: 1 Kutsallara yapılacak bu yardımla ilgili olarak size yazmama gerek yok.
2.Ko.9: 2 Çünkü yardıma hazır olduğunuzu biliyorum. Ahaya'daki sizlerin geçen
yıldan beri hazırlıklı olduğunu söyleyerek Makedonyalılar karşısında sizinle
övünmekteyim. Gayretiniz onların çoğunu harekete geçirdi.
2.Ko.9: 3 Bu konuda sizinle övünmemiz boşa çıkmasın; dediğim gibi, hazırlıklı
olasınız diye kardeşleri yanınıza gönderiyorum.
2.Ko.9: 4 Öyle ki, bazı Makedonyalılar benimle birlikte gelir ve sizi
hazırlıksız bulurlarsa, sizler bir yana, bizler duyduğumuz güvenden ötürü
utanmayalım.
2.Ko.9: 5 Bu nedenle önce yanınıza gelmeleri ve cömertçe vermeyi vaat ettiğiniz
armağanları hazırlamaları için kardeşlere ricada bulunmayı gerekli gördüm. Öyle
ki, armağanınız cimrilik değil, cömertlik örneği olarak hazır olsun.
2.Ko.9: 6 Şunu unutmayın: Az eken az biçer, çok eken çok biçer.
2.Ko.9: 7 Herkes yüreğinde niyet ettiği gibi versin; isteksizce ya da zorlanmış
gibi değil. Çünkü Tanrı sevinçle vereni sever.
2.Ko.9: 8 Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi
işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol
sağlayacak güçtedir.
2.Ko.9: 9 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi;
Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır."
2.Ko.9: 10 Ekinciye tohum ve yiyecek ekmek sağlayan Tanrı, sizin de ekeceğinizi
sağlayıp çoğaltacak, doğruluğunuzun ürünlerini artıracaktır.
2.Ko.9: 11 Her durumda cömert olmanız için her bakımdan zenginleştiriliyorsunuz.
Cömertliğiniz bizim aracılığımızla Tanrı'ya şükran nedeni oluyor.
2.Ko.9: 12 Yaptığınız bu hizmet yalnız kutsalların eksiklerini gidermekle
kalmıyor, birçoklarının Tanrı'ya şükretmesiyle de zenginleşiyor.
2.Ko.9: 13 Onlar, içtenliğinizi kanıtlayan bu hizmetten ötürü, açıkça
benimsediğiniz Mesih Müjdesi'ne uyarak kendileriyle ve herkesle malınızı
cömertçe paylaştığınız için Tanrı'yı yüceltiyorlar.
2.Ko.9: 14 Tanrı'nın size bağışladığı olağanüstü lütuftan dolayı sizler için dua
ediyor, sizi özlüyorlar.
2.Ko.9: 15 Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı'ya şükürler olsun!
BÖLÜM 10
Pavlus'un Savunması
2.Ko.10: 1-2 Sizinle birlikteyken ürkek, ama aranızda değilken yiğit kesilen ben
Pavlus, Mesih'teki alçakgönüllülük ve yumuşaklıkla size rica ediyor,
yalvarıyorum: Yanınıza geldiğim zaman, bizi olağan insanlar gibi yaşayanlardan
sayan bazılarına karşı güvenle takınmak niyetinde olduğum tavrı aynı cesaretle
size karşı takınmaya zorlamayın beni.
2.Ko.10: 3 Olağan insanlar gibi yaşıyorsak da, insansal güce dayanarak
savaşmıyoruz.
2.Ko.10: 4 Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan
tanrısal güce sahip silahlardır.
2.Ko.10: 5 Safsataları, Tanrı bilgisine karşı diklenen her engeli yıkıyor, her
düşünceyi tutsak edip Mesih'e bağımlı kılıyoruz.
2.Ko.10: 6 Mesih'e tümüyle bağımlı olduğunuz zaman, O'na bağımlı olmayan her
eylemi cezalandırmaya hazır olacağız.
2.Ko.10: 7 Gözünüzün önündekine bakın. Bir kimse Mesih'e ait olduğuna
güveniyorsa, yine düşünsün: Kendisi kadar biz de Mesih'e aitiz.
2.Ko.10: 8 Sizi yıkmak için değil, geliştirmek için Rab'bin bize verdiği
yetkiyle biraz fazla övünsem de utanmam.
2.Ko.10: 9 Mektuplarımla sizi korkutmaya çalışıyormuş gibi görünmek istemiyorum.
2.Ko.10: 10 Çünkü bazıları, "Mektupları ağır ve etkilidir, ama kişisel varlığı
etkisiz, konuşma yeteneği de sıfır" diyormuş.
2.Ko.10: 11 Böyle diyenler şunu bilsin ki, uzaktayken mektuplarımızda ne
diyorsak, aranızdayken de öyle davranıyoruz.
2.Ko.10: 12 Kendilerini tavsiye eden bazılarıyla kendimizi bir tutmaya ya da
karşılaştırmaya elbette cesaret edemeyiz! Onlar kendilerini kendileriyle ölçüp
karşılaştırmakla akılsızlık ediyorlar.
2.Ko.10: 13 Ama biz haddimizi aşıp fazla övünmeyiz; övünmemiz, Tanrı'nın bizim
için belirlediği, sizlere kadar da uzanan alanın sınırları içinde kalır.
2.Ko.10: 14 Etkinlik alanımız size kadar uzanmasaydı, sizinle ilgilenmekle
sınırlarımızın dışına çıkmış sayılabilirdik. Oysa Mesih'in Müjdesi'ni size kadar
ilk ulaştıran biz olduk.
2.Ko.10: 15 Başkalarının emeğiyle övünüp haddimizi aşmayız. Umudumuz odur ki,
sizin imanınız büyüdükçe sayenizde etkinlik alanımız alabildiğine genişleyecek.
2.Ko.10: 16 Böylelikle Müjde'yi sizlerden daha ötelere yayabileceğiz. Çünkü
başkasının etkinlik alanında başarılmış işlerle övünmek istemiyoruz.
2.Ko.10: 17 "Övünen, Rab'le övünsün."
2.Ko.10: 18 Kabule değer kişi kendi kendini tavsiye eden değil, Rab'bin tavsiye
ettiği kişidir.
BÖLÜM 11
Sahte Elçiler
2.Ko.11: 1 Umarım yapacağım küçük bir akılsızlığı hoş görürsünüz. Ne olur, beni
hoş görün!
2.Ko.11: 2 Sizler için tanrısal bir kıskançlık duyuyorum. Çünkü sizleri el
değmemiş kız gibi tek ere, Mesih'e sunmak üzere nişanladım.
2.Ko.11: 3 Ne var ki, yılanın Havva'yı kurnazlığıyla aldatması gibi,
düşüncelerinizin Mesih'e olan içten ve pak adanmışlıktan saptırılmasından
korkuyorum.
2.Ko.11: 4 Çünkü size gelen ve bizim tanıttığımızdan değişik bir İsa'yı
tanıtanları pekâlâ hoş görüyorsunuz. Ayrıca, aldığınız ruhtan farklı bir ruhu ve
kabul ettiğinizden farklı bir müjdeyi kabul ederek bunları hoş görüyorsunuz.
2.Ko.11: 5 Sözüm ona üstün elçilerden hiç de aşağı olduğumu sanmıyorum!
2.Ko.11: 6 Acemi bir konuşmacı olabilirim, ama bilgiden yana acemi değilim. Bunu
size her durumda, her bakımdan açıkça gösterdik.
2.Ko.11: 7 Yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrı'nın Müjdesi'ni size
karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?
2.Ko.11: 8 Size hizmet etmek için yardım aldığım başka kiliseleri* adeta soydum.
2.Ko.11: 9 Aranızdayken ihtiyacım olduğu halde hiçbirinize yük olmadım. Çünkü
Makedonya'dan gelen kardeşler eksiklerimi tamamladılar. Size yük olmamaya hep
özen gösterdim, bundan böyle de özen göstereceğim.
2.Ko.11: 10 Mesih'in gerçeğine sahip olarak kesinlikle diyebilirim ki, Ahaya
İli'nde hiç kimse beni böyle övünmekten alıkoyamaz.
2.Ko.11: 11 Neden mi? Sizi sevmediğimden mi? Tanrı biliyor ki, sizi seviyorum.
2.Ko.11: 12 Övündükleri konuda bize eşit sayılmak isteyen fırsatçılara fırsat
vermemek için, yaptığımı yapmaya devam edeceğim.
2.Ko.11: 13 Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesih'in
elçisi süsü verenlerdir.
2.Ko.11: 14 Buna şaşmamalı. Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir.
2.Ko.11: 15 Ona hizmet edenlerin de kendilerine doğruluğun hizmetkârları süsü
vermesi şaşırtıcı değildir. Onların sonu yaptıklarına göre olacaktır.
Övünmek Gerekirse.
2.Ko.11: 16 Yine söylüyorum, kimse beni akılsız sanmasın. Öyle sanıyorsanız,
akılsız birini kabul eder gibi de olsa beni kabul edin ki, ben de biraz
övüneyim!
2.Ko.11: 17 Söylediklerimi Rab'bin söyleyeceği gibi değil, akılsız biri gibi, bu
övüngen tavırla söylüyorum.
2.Ko.11: 18 Mademki birçokları ne olduklarıyla övünüyorlar, ben de övüneceğim.
2.Ko.11: 19 Sizler akıllı olduğunuz için akılsızlara seve seve katlanıyorsunuz!
2.Ko.11: 20 Aslında sizi köle edenlere, sömürenlere, sizden yararlananlara,
büyüklük taslayanlara ya da sizi tokatlayanlara katlanıyorsunuz.
2.Ko.11: 21 Utanarak kabul ediyorum ki, biz bunu yapacak güçte değildik! Ama
birinin övünmeye cesaret ettiği konuda -akılsız biri gibi konuşuyorum- ben de
övünmeye cesaret ediyorum.
2.Ko.11: 22 Onlar İbrani mi? Ben de İbrani'yim. İsrailli mi? Ben de
İsrailli'yim. İbrahim'in soyundan mıdırlar? Ben de onun soyundanım.
2.Ko.11: 23 Mesih'in hizmetkârları mıdırlar? Aklımı kaçırmış gibi konuşuyorum.
Ben O'nun daha üstün bir hizmetkârıyım. Ben daha çok emek verdim, hapse daha çok
girdim, sayısız dayak yedim, çok kez ölümle burun buruna geldim.
2.Ko.11: 24 Beş kez Yahudiler'den otuz dokuzar kırbaç yedim.
2.Ko.11: 25 Üç kez değnekle dövüldüm, bir kez taşlandım, üç kez deniz kazasına
uğradım. Bir gün bir gece açık denizde kaldım.
2.Ko.11: 26 Sık sık yolculuk ettim. Irmaklarda, haydutlar arasında, gerek
soydaşlarımın gerekse öteki ulusların* arasında tehlikelere uğradım. Kentte,
kırda, denizde, sahte kardeşler arasında tehlikelere düştüm.
2.Ko.11: 27 Emek verdim, sıkıntı çektim, çok kez uykusuz kaldım. Açlığı,
susuzluğu tattım. Çok kez yiyecek sıkıntısı çektim, soğukta çıplak kaldım.
2.Ko.11: 28 Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler* için her gün çektiğim
kaygının baskısı var üzerimde.
2.Ko.11: 29 Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben
onun için yanmam?
2.Ko.11: 30 Övünmem gerekiyorsa, güçsüzlüğümü gösteren şeylerle övüneceğim.
2.Ko.11: 31 Rab İsa'nın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki,
yalan söylemiyorum.
2.Ko.11: 32 Şam'da Kral Aretas'ın valisi beni yakalatmak için kenti denetim
altına almıştı.
2.Ko.11: 33 Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece
onun elinden sıyrılıp kaçtım.
BÖLÜM 12
2.Ko.12: 1 Yararlı olmasa da övünmek gereklidir. Şimdi görümlere ve Rab'bin
vahiylerine geleyim.
2.Ko.12: 2 On dört yıl önce alınıp üçüncü göğe götürülmüş bir Mesih izleyicisi
tanıyorum. Bu, bedensel olarak mı, yoksa beden dışında mı oldu, bilmiyorum,
Tanrı bilir.
2.Ko.12: 3-4 Evet, bu adamın cennete götürüldüğünü biliyorum; bu, bedensel
olarak mı, yoksa bedenden ayrı mı oldu, bilmiyorum, Tanrı bilir. Orada, dille
anlatılamaz, insanın söylemesi yasak olan sözler işitti.
2.Ko.12: 5 Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak,
güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.
2.Ko.12: 6 Övünmek istesem bile akılsız olmayacağım. Çünkü gerçeği söylemiş
olacağım. Ama kimse beni gördüğünden ya da işittiğinden daha üstün görmesin diye
övünmekten kaçınıyorum.
2.Ko.12: 7 Aldığım vahiylerin üstünlüğüyle gururlanmayayım diye bana bedende bir
diken, beni yumruklamak için Şeytan'ın bir meleği verildi, gururlanmayayım diye.
2.Ko.12: 8 Bundan kurtulmak için Rab'be üç kez yalvardım.
2.Ko.12: 9 Ama O bana, "Lütfum sana yeter. Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır"
dedi. İşte, Mesih'in gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha
çok övüneceğim.
2.Ko.12: 10 Bu nedenle Mesih uğruna güçsüzlükleri, hakaretleri, zorlukları,
zulümleri ve darlıkları sevinçle karşılıyorum. Çünkü ne zaman güçsüzsem, o zaman
güçlüyüm.
2.Ko.12: 11 Akılsız biri gibi davrandım, ama beni buna siz zorladınız. Aslında
beni siz tavsiye etmeliydiniz. Çünkü bir hiç isem de, sözüm ona üstün elçilerden
hiç de aşağı değilim.
2.Ko.12: 12 Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler,
harikalar ve mucizelerle gösterildi.
2.Ko.12: 13 Size yük olmayışımdan başka öbür kiliselerden ne eksiğiniz var ki?
Bu haksızlığımı bağışlayın!
Pavlus'un Kaygısı
2.Ko.12: 14 İşte, üçüncü kez yanınıza gelmeye hazırım ve size yük olmayacağım.
Çünkü sizde olanı değil, sizi istiyorum. Çocukların anne babaları için değil,
anne babaların çocukları için para biriktirmesi gerekir.
2.Ko.12: 15 Ben de canlarınız uğruna malımı da kendimi de seve seve
harcayacağım. Sizi daha çok seversem, daha az mı sevileceğim?
2.Ko.12: 16 Öyle olsun, ben size yük olmadım. Ama kurnaz biri olduğumdan sizi
hileyle elde etmişim!
2.Ko.12: 17 Size gönderdiğim adamlardan biri aracılığıyla sizi sömürdüm mü?
2.Ko.12: 18 Titus'u size gelmeye isteklendirdim ve öbür kardeşi de onunla
birlikte gönderdim. Titus sizi sömürmedi, değil mi? Aynı ruhla davranmadık mı,
aynı yolu izlemedik mi?
2.Ko.12: 19 Bunca zamandır önünüzde kendimizi savunduğumuzu mu düşünüyorsunuz?
Tanrı'nın önünde, Mesih'e ait kişiler olarak konuşuyoruz. Sevgili kardeşler,
yaptığımız her şey sizin gelişmeniz içindir.
2.Ko.12: 20 Çünkü geldiğimde sizi istediğim durumda bulamayacağımdan korkuyorum.
Sizler de beni istediğiniz durumda bulamayabilirsiniz. Aranızda çekişme,
kıskançlık, öfke, bencil tutkular, iftira, dedikodu, böbürlenme, kargaşa
olmasından korkuyorum.
2.Ko.12: 21 Korkarım size tekrar geldiğimde Tanrım beni önünüzde utandıracak;
daha önce günah işleyip de kapıldıkları pisliklerden, fuhuş ve sefahatten tövbe
etmeyen birçokları için yas tutacağım.
BÖLÜM 13
Uyarılar, Selamlar
2.Ko.13: 1 Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın
tanıklığıyla doğrulanmalıdır.
2.Ko.13: 2 Daha önce, aranızda ikinci kez bulunduğumda, geçmişte günah işlemiş
olanlarla onların dışında kalanların hepsine söylemiştim, şimdi sizden
uzaktayken de yineliyorum: Tekrar yanınıza gelirsem, hiç kimseyi
esirgemeyeceğim!
2.Ko.13: 3 Mesih'in benim aracılığımla konuştuğuna ilişkin kanıt istiyorsunuz.
Mesih size karşı güçsüz değildir; O'nun gücü sizde etkindir.
2.Ko.13: 4 Güçsüzlük içinde çarmıha gerildiği halde, şimdi Tanrı'nın gücüyle
yaşıyor. Biz de O'nda güçsüz olduğumuz halde, Tanrı'nın gücü sayesinde O'nunla
birlikte sizin yararınıza yaşayacağız.
2.Ko.13: 5 İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp
yoklayın. İsa Mesih'in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan
başarısız çıkarsınız.
2.Ko.13: 6 Umarım bizim başarısızlığa uğramadığımızı anlayacaksınız.
2.Ko.13: 7 Kötü bir şey yapmamanız için Tanrı'ya dua ediyoruz. Dileğimiz, bizim
sınavı geçmiş görünmemiz değil, biz sınavda başarısız görünsek bile sizin iyi
olanı yapmanızdır.
2.Ko.13: 8 Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.
2.Ko.13: 9 Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua
ediyoruz.
2.Ko.13: 10 Rab'bin yıkmak değil, geliştirmek için bana verdiği yetkiyi yanınıza
geldiğimde sert biçimde kullanmak zorunda kalmayayım diye, bunları aranızda
değilken yazıyorum.
2.Ko.13: 11 Son olarak hoşça kalın, kardeşlerim. Yaşantınızı düzeltin, çağrıma
kulak verin, düşüncelerinizde birlik olun, esenlik içinde yaşayın. Sevgi ve
esenlik kaynağı olan Tanrı sizinle birlikte olacaktır.
2.Ko.13: 12 Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın.
2.Ko.13: 13 Bütün kutsallar size selam eder.
2.Ko.13: 14 Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un
paydaşlığı hepinizle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
3:6 "Yazılı yasa": Grekçe "Harf".
3:18 "Görerek" ya da "Yansıtarak".
4:4 "Bu çağın ilahı": Şeytan.
5:1 "Çadır": Beden.
5:21 "Günah sunusu" ya da "Günah".
6:15 "Beliyal": Şeytan'ın adlarından biri.
Pavlus'tan GALATYALILAR'A MEKTUP
BÖLÜM 1
Gal.1: 1-2 İnsanlarca ya da insan aracılığıyla değil, İsa Mesih ve O'nu ölümden
dirilten Baba Tanrı aracılığıyla elçi atanan ben Pavlus'tan ve benimle birlikte
olan bütün kardeşlerden Galatya'daki kiliselere* selam!
Gal.1: 3 Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Gal.1: 4 Mesih, Babamız Tanrı'nın isteğine uyarak bizi şimdiki kötü çağdan
kurtarmak için günahlarımıza karşılık kendini feda etti.
Gal.1: 5 Tanrı'ya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
Tek Müjde
Gal.1: 6 Sizi Mesih'in lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine
çarçabuk dönmenize şaşıyorum.
Gal.1: 7 Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesih'in
Müjdesi'ni çarpıtmak isteyenler vardır.
Gal.1: 8 İster biz, ister gökten bir melek size bildirdiğimize ters düşen bir
müjde bildirirse, lanet olsun ona!
Gal.1: 9 Daha önce söylediğimizi şimdi yine söylüyorum: Bir kimse size kabul
ettiğinize ters düşen bir müjde bildirirse, ona lanet olsun!
Gal.1: 10 Şimdi ben insanların onayını mı, Tanrı'nın onayını mı arıyorum? Yoksa
insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum? Eğer hâlâ insanları hoşnut etmek
isteseydim, Mesih'in kulu olmazdım.
Mesih'in Elçisi Pavlus
Gal.1: 11 Kardeşlerim, yaydığım Müjde'nin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi
istiyorum.
Gal.1: 12 Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa
Mesih vahiy yoluyla açıkladı.
Gal.1: 13 Yahudi dinine bağlı olduğum zaman nasıl bir yaşam sürdüğümü duydunuz.
Tanrı'nın kilisesine* alabildiğine zulmediyor, onu kırıp geçiriyordum.
Gal.1: 14 Yahudi dininde yaşıtım olan soydaşlarımın birçoğundan daha
ilerideydim, atalarımın geleneklerini savunmakta çok daha gayretliydim.
Gal.1: 15-16 Ama beni daha annemin rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı,
uluslara müjdelemem için Oğlu'nu bana göstermeye razı olunca hemen insanlara*
danışmadım;
Gal.1: 17 Yeruşalim'e*, benden önce elçi olanların yanına da gitmedim;
Arabistan'a gittim, sonra yine Şam'a döndüm.
Gal.1: 18 Bundan üç yıl sonra Kefas'la* tanışmak üzere Yeruşalim'e gittim, on
beş gün onun yanında kaldım.
Gal.1: 19 Öbür elçilerden hiçbirini görmedim, yalnız Rab İsa'nın kardeşi Yakup'u
gördüm.
Gal.1: 20 Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrı'nın önünde
belirtiyorum.
Gal.1: 21 Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.
Gal.1: 22 Yahudiye'nin Mesih'e ait kiliseleri beni şahsen tanımıyorlardı.
Gal.1: 23 Yalnız, "Bir zamanlar bize zulmeden adam, önceleri yıkmaya çalıştığı
imanı şimdi yayıyor" dendiğini duymuşlardı.
Gal.1: 24 Böylece benden ötürü Tanrı'yı yüceltiyorlardı.
BÖLÜM 2
Öbür Elçiler Pavlus'u Kabul Ediyor
Gal.2: 1 On dört yıl aradan sonra Titus'u da yanıma alıp Barnaba'yla birlikte
yine Yeruşalim'e gittim.
Gal.2: 2 Vahiy uyarınca gittim. Boş yere koşmayayım ya da koşmuş olmayayım diye,
öteki uluslar* arasında yaydığım Müjde'yi özel olarak ileri gelenlere sundum.
Gal.2: 3 Benimle birlikte olan Titus bile Grek* olmasına karşın sünnet edilmeye
zorlanmadı.
Gal.2: 4 Ne var ki, İsa Mesih'te sahip olduğumuz özgürlüğü el altından öğrenmek
ve böylece bizi köleleştirmek için gizlice aramıza sızan sahte kardeşler vardı.
Gal.2: 5 Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip
teslim olmadık.
Gal.2: 6 Ama ileri gelenler -ne oldukları bence önemli değil, Tanrı insanlar
arasında ayrım yapmaz- evet, bu ileri gelenler söylediklerime bir şey
katmadılar.
Gal.2: 7 Tam tersine, Müjde'yi sünnetlilere* bildirme işi nasıl Petrus'a
verildiyse, sünnetsizlere* bildirme işinin de bana verildiğini gördüler.
Gal.2: 8 Çünkü sünnetlilere elçilik etmesi için Petrus'ta etkin olan Tanrı,
öteki uluslara elçilik etmem için bende de etkin oldu.
Gal.2: 9 Topluluğun direkleri sayılan Yakup, Kefas* ve Yuhanna bana bağışlanan
lütfu sezince paydaşlığımızın işareti olarak bana ve Barnaba'ya sağ ellerini
uzattılar. Öteki uluslara bizlerin, Yahudiler'e kendilerinin gitmesini uygun
gördüler.
Gal.2: 10 Ancak yoksulları anımsamamızı istediler. Zaten ben de bunu yapmaya
gayret ediyordum.
Pavlus Antakya'da Kefas'ı Azarlıyor
Gal.2: 11 Ne var ki, Kefas* Antakya'ya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona
açıkça karşı geldim.
Gal.2: 12 Çünkü Yakup'un yanından bazı adamlar gelmeden önce Kefas öteki
uluslardan* olanlarla birlikte yemek yerdi. Ama o adamlar gelince sünnet
yanlılarından korkarak sünnetsizlerden* uzaklaştı, onlarla yemek yemez oldu.
Gal.2: 13 Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile
onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.
Gal.2: 14 Müjde gerçeğine uygun davranmadıklarını görünce hepsinin önünde
Kefas'a şöyle dedim: "Yahudi olduğun halde Yahudi gibi değil, öteki uluslardan
biri gibi yaşıyorsun, nasıl olur da ulusları Yahudi gibi yaşamaya zorlarsın?
Gal.2: 15 Doğuştan Yahudi olan bizler öteki uluslardan olan `günahlılar değiliz.
Gal.2: 16 Yine de insanın Kutsal Yasa'nın* gereklerini yaparak değil, İsa
Mesih'e iman ederek aklandığını biliyoruz. Bunun için biz de Yasa'nın
gereklerini yaparak değil, Mesih'e iman ederek aklanalım diye Mesih İsa'ya iman
ettik. Çünkü hiç kimse Yasa'nın gereklerini yaparak aklanmaz.
Gal.2: 17 Mesih'te aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın
yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!
Gal.2: 18 Yıktığımı yeniden kurarsam, yasayı çiğnediğimi kanıtlamış olurum.
Gal.2: 19 Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında
öldüm.
Gal.2: 20 Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende
yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda
eden Tanrı Oğlu'na imanla sürdürüyorum.
Gal.2: 21 Tanrı'nın lütfunu geçersiz saymış değilim. Çünkü aklanma Yasa
aracılığıyla sağlanabilseydi, o zaman Mesih boş yere ölmüş olurdu."
BÖLÜM 3
Kutsal Yasa ve İman
Gal.3: 1 Ey akılsız Galatyalılar! Sizi kim büyüledi? İsa Mesih çarmıha gerilmiş
olarak gözlerinizin önünde tasvir edilmedi mi?
Gal.3: 2 Sizden yalnız şunu öğrenmek istiyorum: Kutsal Ruh'u, Yasa'nın
gereklerini yaparak mı, yoksa duyduklarınıza iman ederek mi aldınız?
Gal.3: 3 Bu kadar akılsız mısınız? Ruh'la başladıktan sonra şimdi insan
çabasıyla mı bitirmeye çalışıyorsunuz?
Gal.3: 4 Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?
Gal.3: 5 Size Kutsal Ruh'u veren ve aranızda mucizeler yaratan Tanrı, bunu
Yasa'nın gereklerini yaptığınız için mi, yoksa duyduklarınıza iman ettiğiniz
için mi yapıyor?
Gal.3: 6 Örneğin, "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı*"
Gal.3: 7 Öyleyse şunu bilin ki, İbrahim'in gerçek oğulları iman edenlerdir.
Gal.3: 8 Kutsal Yazı, Tanrı'nın öteki ulusları* imanlarına göre aklayacağını
önceden görerek İbrahim'e, "Bütün uluslar senin aracılığınla kutsanacak"
müjdesini önceden verdi.
Gal.3: 9 Böylece iman edenler, iman etmiş olan İbrahim'le birlikte kutsanırlar.
Gal.3: 10 Yasa'nın gereklerini yapmış olmaya güvenenlerin hepsi lanet
altındadır. Çünkü şöyle yazılmıştır: "Yasa Kitabı'nda yazılı olan her şeyi
sürekli yerine getirmeyen herkes lanetlidir."
Gal.3: 11 Tanrı katında hiç kimsenin Yasa'yla aklanmadığı açıktır. Çünkü "İmanla
aklanan yaşayacaktır*fx*."
Gal.3: 12 Yasa imana dayalı değildir. Tersine, "Yasa'nın gereklerini yapan,
onlar sayesinde yaşayacaktır."
Gal.3: 13-14 İbrahim'e sağlanan kutsama Mesih İsa aracılığıyla uluslara
sağlansın ve bizler vaat edilen Ruh'u imanla alalım diye, Mesih bizim için
lanetlenerek bizi Yasa'nın lanetinden kurtardı. Çünkü, "Ağaç üzerine asılan
herkes lanetlidir" diye yazılmıştır.
Kutsal Yasa ve Tanrı'nın Vaadi
Gal.3: 15 Kardeşler, insan yaşamından bir örnek vereyim. İnsanlar arasında
yapılmış bile olsa, onaylanmış bir antlaşmayı kimse geçersiz saymaz, ona bir şey
eklemez.
Gal.3: 16 Vaatler İbrahim'e ve soyundan olana verildi. Tanrı birçok kişiden söz
ediyormuş gibi, "Ve soyundan olanlara" demiyor; "Soyundan olana" demekle tek bir
kişiden, yani Mesih'ten söz ediyor.
Gal.3: 17 Şunu demek istiyorum: Dört yüz otuz yıl sonra gelen Yasa, Tanrı'nın
önceden onayladığı antlaşmayı geçersiz kılmaz, vaadi ortadan kaldırmaz.
Gal.3: 18 Çünkü miras Yasa'ya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı
mirası İbrahim'e vaatle bağışlamıştır.
Gal.3: 19 Öyleyse Yasa'nın amacı neydi? Yasa suçları ortaya çıkarmak için
antlaşmaya eklendi. Vaadi alan ve İbrahim'in soyundan olan Kişi* gelene dek
yürürlükte kalacaktı. Melekler yoluyla, bir aracı eliyle düzenlendi.
Gal.3: 20 Aracı tek bir tarafa ait değildir; Tanrı ise birdir.
Kutsal Yasa'nın Amacı
Gal.3: 21 Öyleyse Kutsal Yasa Tanrı'nın vaatlerine aykırı mıdır? Kesinlikle
hayır! Çünkü yaşam sağlayabilen bir yasa verilseydi, elbette insanlar yasayla
aklanırdı.
Gal.3: 22 Oysa İsa Mesih'e olan imana* dayanan vaat iman edenlere verilsin diye,
Kutsal Yazı bütün dünyayı günahın tutsağı ilan ediyor.
Gal.3: 23 Bu iman gelmeden önce Yasa altında hapsedilmiştik, gelecek iman
açıklanıncaya dek Yasa'nın tutuklusuyduk.
Gal.3: 24 Yani imanla aklanalım diye Mesih'in gelişine dek Yasa eğitmenimiz
oldu.
Gal.3: 25 Ama iman gelmiş olduğundan, artık Yasa'nın denetiminde değiliz.
Gal.3: 26 Çünkü Mesih İsa'ya iman ettiğiniz için hepiniz Tanrı'nın
oğullarısınız.
Gal.3: 27 Vaftizde* Mesih'le birleşenlerinizin hepsi Mesih'i giyindi.
Gal.3: 28 Artık ne Yahudi ne Grek*, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı
var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.
Gal.3: 29 Eğer Mesih'e aitseniz, İbrahim'in soyundansınız, vaade göre de
mirasçısınız.
BÖLÜM 4
Gal.4: 1 Şunu demek istiyorum: Mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu
sürece köleden farksızdır.
Gal.4: 2 Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi
altındadır.
Gal.4: 3 Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine
bağlı yaşayan kölelerdik.
Gal.4: 4-5 Ama zaman dolunca Tanrı, Yasa altında olanları özgürlüğe kavuşturmak
için kadından doğan, Yasa altında doğan öz Oğlu'nu gönderdi. Öyle ki, bizler
oğulluk hakkını alalım.
Gal.4: 6 Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu'nun "Abba*! Baba!" diye seslenen
Ruhu'nu yüreklerinize* gönderdi.
Gal.4: 7 Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız. Oğullar olduğunuz için de
Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.
Pavlus'un Galatyalılar için Kaygıları
Gal.4: 8 Ne var ki, eskiden Tanrı'yı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan
tanrılara kölelik ettiniz.
Gal.4: 9 Şimdiyse Tanrı'yı tanıdınız, daha doğrusu Tanrı tarafından tanındınız.
Öyleyse nasıl oluyor da bu değersiz, etkisiz ilkelere dönüyorsunuz? Yeniden
onların kölesi mi olmak istiyorsunuz?
Gal.4: 10 Özel günler, aylar, mevsimler, yıllar kutluyorsunuz!
Gal.4: 11 Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?
Gal.4: 12 Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi
oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.
Gal.4: 13 Bildiğiniz gibi, Müjde'yi size ilk kez bedensel hastalığım nedeniyle
bildirmiştim.
Gal.4: 14 Bedensel durumum sizin için çetin bir deneme olduğu halde beni ne hor
gördünüz ne de reddettiniz. Tanrı'nın bir meleğini, hatta Mesih İsa'yı kabul
eder gibi kabul ettiniz beni.
Gal.4: 15 Şimdi o sevincinize ne oldu? Sizin için tanıklık ederim ki, elinizden
gelse gözlerinizi oyar bana verirdiniz.
Gal.4: 16 Peki, size gerçeği söylediğim için düşmanınız mı oldum?
Gal.4: 17 Başkaları sizi kazanmaya gayret ediyor, ama niyetleri iyi değil.
Kendileri için gayret edesiniz diye sizi bizden ayırmak istiyorlar.
Gal.4: 18 Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli
olmak iyidir.
Gal.4: 19 Çocuklarım! Mesih sizde biçimleninceye dek sizin için yine doğum
ağrısı çekiyorum.
Gal.4: 20 Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu
halinize şaşıyorum!
Sara'yla Hacer Örneği
Gal.4: 21 Kutsal Yasa altında yaşamak isteyen sizler, söyleyin bana, Yasa'nın ne
dediğini bilmiyor musunuz?
Gal.4: 22 İbrahim'in biri köle, biri de özgür kadından iki oğlu olduğu
yazılıdır.
Gal.4: 23 Köle kadından olan olağan yoldan, özgür kadından olansa vaat sonucu
doğdu.
Gal.4: 24 Burada bir benzetme vardır. Bu kadınlar iki antlaşmayı
simgelemektedir. Biri Sina Dağı'ndandır, köle olacak çocuklar doğurur. Bu
Hacer'dir.
Gal.4: 25 Hacer, Arabistan'daki Sina Dağı'nı simgeler. Şimdiki Yeruşalim'in
karşılığıdır. Çünkü çocuklarıyla birlikte kölelik etmektedir.
Gal.4: 26 Oysa göksel Yeruşalim özgürdür, annemiz odur.
Gal.4: 27 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Sevin, çocuk doğurmayan ey kısır kadın!
Doğum ağrısı nedir bilmeyen sen, Yükselt sesini, haykır! Çünkü terk edilmiş
kadının, Kocası olandan daha çok çocuğu var."
Gal.4: 28 Kardeşler, İshak gibi sizler de vaat çocuklarısınız.
Gal.4: 29 Olağan yoldan doğan, Kutsal Ruh'a göre doğana o zaman nasıl
zulmettiyse, şimdi de öyle oluyor.
Gal.4: 30 Ama Kutsal Yazı ne diyor? "Köle kadınla oğlunu kov. Çünkü köle kadının
oğlu Özgür kadının oğluyla birlikte Asla mirasa ortak olmayacaktır."
Gal.4: 31 İşte böyle, kardeşler, bizler köle kadının değil, özgür kadının
çocuklarıyız.
BÖLÜM 5
Özgürlüğünüzü Koruyun
Gal.5: 1 Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha
kölelik boyunduruğuna girmeyin.
Gal.5: 2 Bakın, ben Pavlus size diyorum ki, sünnet olursanız Mesih'in size hiç
yararı olmaz.
Gal.5: 3 Sünnet edilen her adamı bir daha uyarıyorum: Kutsal Yasa'nın tümünü
yerine getirmek zorundadır.
Gal.5: 4 Yasa aracılığıyla aklanmaya çalışan sizler Mesih'ten ayrıldınız,
Tanrı'nın lütfundan uzak düştünüz.
Gal.5: 5 Ama biz aklanmanın verdiği umudun* gerçekleşmesini Ruh'a dayanarak,
imanla bekliyoruz.
Gal.5: 6 Mesih İsa'da ne sünnetliliğin ne de sünnetsizliğin yararı vardır;
yararlı olan, sevgiyle etkisini gösteren imandır.
Gal.5: 7 İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?
Gal.5: 8 Buna kanmanız sizi çağıranın isteği değildir.
Gal.5: 9 "Azıcık maya bütün hamuru kabartır."
Gal.5: 10 Başka türlü düşünmeyeceğinize ilişkin Rab'de size güvenim var. Ama
aklınızı karıştıran kim olursa olsun, cezasını çekecektir.
Gal.5: 11 Bana gelince, kardeşler, eğer hâlâ sünneti savunuyor olsaydım, bugüne
dek baskı görür müydüm? Öyle olsaydı, çarmıh engeli ortadan kalkardı.
Gal.5: 12 Aklınızı çelenler keşke kendilerini hadım etseler!
Benlik ve Kutsal Ruh
Gal.5: 13 Kardeşler, siz özgür olmaya çağrıldınız. Ancak özgürlük benlik için
fırsat olmasın. Birbirinize sevgiyle hizmet edin.
Gal.5: 14 Bütün Kutsal Yasa tek bir sözde özetlenmiştir: "Komşunu kendin gibi
seveceksin."
Gal.5: 15 Ama birbirinizi ısırıp yiyorsanız, dikkat edin, birbirinizi yok
etmeyesiniz!
Gal.5: 16 Şunu demek istiyorum: Kutsal Ruh'un yönetiminde yaşayın. O zaman
benliğin tutkularını asla yerine getirmezsiniz.
Gal.5: 17 Çünkü benlik Ruh'a, Ruh da benliğe aykırı olanı arzular. Bunlar
birbirine karşıttır; sonuç olarak, istediğinizi yapamıyorsunuz.
Gal.5: 18 Ruh'un yönetimindeyseniz, Yasa'ya bağımlı değilsiniz.
Gal.5: 19-21 Benliğin işleri bellidir. Bunlar fuhuş, pislik, sefahat,
putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular,
ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzeri
şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar
Tanrı Egemenliği'ni miras alamayacaklar.
Gal.5: 22-23 Ruh'un ürünüyse sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik,
bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa
yoktur.
Gal.5: 24 Mesih İsa'ya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte
çarmıha germişlerdir.
Gal.5: 25 Ruh sayesinde yaşıyorsak, Ruh'un izinde yürüyelim.
Gal.5: 26 Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler
olmayalım.
BÖLÜM 6
İyilik Yapmaktan Usanmayalım
Gal.6: 1 Kardeşler, eğer biri suç işlerken yakalanırsa, ruhsal olan sizler,
böyle birini yumuşak ruhla yola getirin. Siz de ayartılmamak için kendinizi
kollayın.
Gal.6: 2 Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesih'in Yasası'nı yerine
getirirsiniz.
Gal.6: 3 Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur.
Gal.6: 4 Herkes kendi yaptıklarını denetlesin. O zaman başkasının yaptıklarıyla
değil, yalnız kendi yaptıklarıyla övünebilir.
Gal.6: 5 Herkes kendine düşen yükü taşımalı.
Gal.6: 6 Tanrı sözünde eğitilen, kendisini eğitenle bütün nimetleri paylaşsın.
Gal.6: 7 Aldanmayın, Tanrı alaya alınmaz. İnsan ne ekerse onu biçer.
Gal.6: 8 Kendi benliğine eken, benlikten ölüm biçecektir. Ruh'a eken, Ruh'tan
sonsuz yaşam biçecektir.
Gal.6: 9 İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.
Gal.6: 10 Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin
üyelerine iyilik yapalım.
Son Uyarılar ve Selamlar
Gal.6: 11 Bakın, size kendi elimle ne denli büyük harflerle yazıyorum!
Gal.6: 12 Bedende gösterişe önem verenler, yalnız Mesih'in çarmıhı uğruna zulüm
görmemek için sizi sünnet olmaya zorluyorlar.
Gal.6: 13 Oysa sünnetlilerin kendileri bile Kutsal Yasa'yı yerine getirmiyor,
sizin bedenlerinizle övünebilmek için sünnet olmanızı istiyorlar.
Gal.6: 14 Bana gelince, Rabbimiz İsa Mesih'in çarmıhından başka bir şeyle asla
övünmem. O'nun çarmıhı aracılığıyla dünya benim için ölüdür*, ben de dünya için.
Gal.6: 15 Sünnetli olup olmamanın önemi yoktur, önemli olan yeni yaratılıştır.
Gal.6: 16 Bu kurala uyan herkese ve Tanrı'nın İsraili'ne esenlik ve merhamet
olsun.
Gal.6: 17 Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsa'nın yara
izlerini bedenimde taşıyorum.
Gal.6: 18 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih'in lütfu ruhunuzla birlikte olsun! Amin.
DİPNOTLAR:
1:15-16 "İnsanlara": Grekçe "Ete ve kana".
3:6 "Böylece aklanmış sayıldı": Grekçe "Ve ona doğruluk sayıldı".
3:11 "İmanla aklanan yaşayacaktır" ya da "Doğru kişi imanla yaşayacaktır".
3:19 "İbrahim'in soyundan olan Kişi": Grekçe "Tohum", yani İsa Mesih.
3:22 "Mesih'e olan imana" ya da "Mesih'in sadakatine".
4:6 "Abba": Aramice'de* baba anlamına gelir.
4:6 "Yüreklerinize": Birçok Grekçe elyazmasında, "Yüreklerimize" diye geçer.
5:5 "Aklanmanın verdiği umudun" ya da "Doğruluğa kavuşma umudunun".
6:14 "O'nun çarmıhı aracılığıyla dünya benim için ölüdür": Grekçe "Bunun (ya da
O'nun) aracılığıyla dünya benim için çarmıha gerilmiştir".
Pavlus'tan EFESLİLER'E MEKTUP
BÖLÜM 1
Ef.1: 1 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus'tan Efes'te*
bulunan kutsallara, Mesih İsa'ya ait olan sadıklara selam!
Ef.1: 2 Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Mesih'te Sahip Olduğumuz Ayrıcalıklar
Ef.1: 3 Bizi Mesih'te her ruhsal kutsamayla göksel yerlerde kutsamış olan
Rabbimiz İsa Mesih'in Babası Tanrı'ya övgüler olsun.
Ef.1: 4 O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın
kuruluşundan önce bizi Mesih'te seçti.
Ef.1: 5 Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine
oğullar olalım diye bizi önceden belirledi.*
Ef.1: 6 Öyle ki, sevgili Oğlu'nda* bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.
Ef.1: 7-8 Tam bir bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı lütfunun zenginliği
sayesinde Mesih'in kanı aracılığıyla Mesih'te kurtuluşa, suçlarımızın
bağışlanmasına kavuştuk.
Ef.1: 9 Tanrı sır olan isteğini, Mesih'te edindiği iyi amaç uyarınca bize
açıkladı.
Ef.1: 10 Zaman dolunca gerçekleştireceği bu tasarıya göre, yerdeki ve gökteki
her şeyi Mesih'te birleştirecek.
Ef.1: 11 Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı'nın amacı uyarınca
önceden belirlenip Mesih'te seçildik*.
Ef.1: 12 Öyle ki, Mesih'e ilk umut bağlayan bizler, O'nun yüceliğinin övülmesi
için yaşayalım.
Ef.1: 13 Gerçeğin bildirisini, kurtuluşunuzun Müjdesi'ni duyup O'na iman
ettiğinizde, siz de vaat edilen Kutsal Ruh'la O'nda mühürlendiniz.
Ef.1: 14 Ruh, Tanrı'nın yüceliğinin övülmesi için Tanrı'ya ait olanların
kurtuluşuna dek mirasımızın güvencesidir.
Pavlus'un İmanlılar için Duası
Ef.1: 15-16 Bunun için, Rab İsa'ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları
sevdiğinizi duyduğumdan beri ben de sizin için sürekli şükrediyor, sizi
dualarımda hep anıyorum.
Ef.1: 17 Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size
bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum.
Ef.1: 18-20 O'nun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın* yüce
zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü
anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret,
Tanrı'nın, Mesih'i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken
O'nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir.
Ef.1: 21 Tanrı O'nu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin,
yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne
çıkardı.
Ef.1: 22 Her şeyi ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu her şeyin
üzerinde baş olmak üzere kiliseye* verdi.
Ef.1: 23 Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.
BÖLÜM 2
Ölümden Yaşama Geçtik
Ef.2: 1-2 Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü
ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine*, yani söz
dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.
Ef.2: 3 Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin ve aklın
isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal
olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık*.
Ef.2: 4-5 Ama merhameti bol olan Tanrı bizi çok sevdiği için, suçlarımızdan
ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun
lütfuyla kurtuldunuz.
Ef.2: 6 Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde
oturttu.
Ef.2: 7 Bunu, Mesih İsa'da bize gösterdiği iyilikle, lütfunun sonsuz
zenginliğini gelecek çağlarda sergilemek için yaptı.
Ef.2: 8 İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın
armağanıdır.
Ef.2: 9 Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.
Ef.2: 10 Çünkü biz Tanrı'nın yapıtıyız, O'nun önceden hazırladığı iyi işleri
yapmak üzere Mesih İsa'da yaratıldık.
Tanrı'nın Yeni Topluluğu
Ef.2: 11 Bunun için, öteki uluslardan* doğan sizler bir zamanlar ne olduğunuzu
anımsayın: Bedende elle yapılmış sünnete sahip olup "sünnetli" diye anılanların
"sünnetsiz" dedikleri sizler,
Ef.2: 12 o zaman Mesihsiz, İsrail'de vatandaşlıktan yoksun, vaade dayanan
antlaşmalara yabancı, dünyada umutsuz ve tanrısızdınız.
Ef.2: 13 Ama bir zamanlar uzak olan sizler, şimdi Mesih İsa'da Mesih'in kanı
sayesinde yakın kılındınız.
Ef.2: 14-16 Çünkü Mesih'in kendisi barışımızdır. Kutsal Yasa'yı*, buyrukları ve
kurallarıyla birlikte etkisiz kılarak iki topluluğu birleştirdi, aradaki engel
duvarını, yani düşmanlığı kendi bedeninde yıktı. Amacı bu iki topluluktan
kendisinde yeni bir insan yaratarak esenliği sağlamak, düşmanlığı çarmıhta
öldürmek ve çarmıh aracılığıyla bir bedende iki topluluğu Tanrı'yla
barıştırmaktı.
Ef.2: 17 O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği
müjdeledi.
Ef.2: 18 O'nun aracılığıyla hepimiz tek Ruh'ta Baba'nın huzuruna çıkabiliriz.
Ef.2: 19 Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve
Tanrı'nın ev halkısınız.
Ef.2: 20 Elçilerle peygamberlerden oluşan temel üzerine inşa edildiniz. Köşe
taşı Mesih İsa'nın kendisidir.
Ef.2: 21 Bütün yapı Rab'be ait kutsal bir tapınak olmak üzere O'nda kenetlenip
yükseliyor.
Ef.2: 22 Siz de Ruh aracılığıyla Tanrı'nın konutu olmak üzere hep birlikte
Mesih'te inşa ediliyorsunuz.
BÖLÜM 3
Pavlus'a Açıklanan Sır
Ef.3: 1 Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsa'nın tutuklusu
oldum.
Ef.3: 2 Tanrı'nın bana bağışladığı lütfu size ulaştırmakla görevlendirildiğimi
duymuşsunuzdur.
Ef.3: 3 Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy
yoluyla bildirdi.
Ef.3: 4 Bu mektubu okuduğunuzda Mesih sırrını nasıl kavradığımı
anlayabilirsiniz.
f.3: 5 Bu sır önceki kuşaklara açıkça bildirilmemişti. Şimdiyse Mesih'in kutsal
elçilerine ve peygamberlerine Ruh aracılığıyla açıklanmış bulunuyor.
Ef.3: 6 Şöyle ki, öteki uluslar* da mirasa ortaktır, aynı bedenin üyeleridir ve
Müjde aracılığıyla Mesih İsa'da vaade ortaktır.
Ef.3: 7 Tanrı'nın etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjde'yi
yaymakla görevlendirildim.
Ef.3: 8-9 Bütün kutsalların en değersiziydim. Yine de Mesih'in akıl ermez
zenginliğini uluslara müjdeleme ve her şeyi yaratan Tanrı'da öncesizlikten beri
gizli tutulan sırrın nasıl düzenlendiğini bütün insanlara açıklama ayrıcalığı
bana verildi.
Ef.3: 10 Öyle ki, Tanrı'nın çok yönlü bilgeliği, kilise* aracılığıyla göksel
yerlerdeki yönetimlere ve hükümranlıklara*fx* şimdiki dönemde bildirilsin.
Ef.3: 11 Bu, Tanrı'nın başlangıçtan beri tasarladığı ve Rabbimiz Mesih İsa'da
yerine getirdiği amaca uygundu.
Ef.3: 12 Mesih'te ve Mesih'e olan imanımızla Tanrı'ya cesaret ve güvenle
yaklaşabiliriz.
Ef.3: 13 Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica
ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.
Mesih'in Sevgisini Anlamak
Ef.3: 14-15 Bunun için, yerde ve gökte her ailenin adını kendisinden aldığı
Baba'nın önünde diz çökerim.
Ef.3: 16-19 Baba'nın kendi yüceliğinin zenginliği uyarınca Ruhu'yla sizi iç
varlığınızda kudretle güçlendirmesini ve Mesih'in iman yoluyla yüreklerinizde
yaşamasını dilerim. Öyle ki, Tanrı'nın bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide
köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesih'in sevgisinin
ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu
sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin.
Ef.3: 20 Tanrı, bizde etkin olan kudretiyle, dilediğimiz ya da düşündüğümüz her
şeyden çok daha fazlasını yapabilecek güçtedir.
Ef.3: 21 Kilisede* ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na
yücelik olsun! Amin.
BÖLÜM 4
Bedenin Birliği
Ef.4: 1 Bu nedenle, Rab'bin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır
biçimde yaşamanızı rica ederim.
Ef.4: 2 Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize
sevgiyle, hoşgörüyle davranın.
Ef.4: 3 Ruh'un birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.
Ef.4: 4-6 Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh
bir, Rab bir, iman bir, vaftiz* bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde
olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir.
Ef.4: 7 Ama lütuf her birimize Mesih'in armağanı ölçüsünde bağışlandı.
Ef.4: 8 Bunun için Kutsal Yazı şöyle der: "Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine
taktı, İnsanlara armağanlar verdi."
Ef.4: 9 Şimdi bu "çıktı" sözcüğü, Mesih önce aşağılara, yeryüzüne* indi demek
değil de nedir?
Ef.4: 10 İnen de O'dur, her şeyi doldurmak üzere bütün göklerin çok üstüne çıkan
da O'dur.
Ef.4: 11 Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder* ve
öğretmen atadı.
Ef.4: 12 Öyle ki, kutsallar hizmet görevini yapmak ve Mesih'in bedenini
geliştirmek üzere donatılsın.
Ef.4: 13 Sonunda hepimiz imanda ve Tanrı Oğlu'nu tanımada birliğe, yetkinliğe,
Mesih doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz.
Ef.4: 14 Böylece artık insanların kurnazlığıyla, aldatıcı düzenler kurmaktaki
becerileriyle, her öğretinin rüzgarıyla çalkalanıp öteye beriye sürüklenen
çocuklar olmayacağız.
Ef.4: 15 Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih'e doğru her
yönden büyüyeceğiz.
Ef.4: 16 O'nun önderliğinde bütün beden, her eklemin yardımıyla kenetlenip
kaynaşmış olarak her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor.
Eski ve Yeni Yaşam
Ef.4: 17 Bunun için şunu söylüyor ve Rab adına sizi uyarıyorum: Artık öteki
uluslar* gibi boş düşüncelerle yaşamayın.
Ef.4: 18 Onların zihinleri karardı. Bilgisizlikleri ve yüreklerinin duygusuzluğu
yüzünden Tanrı'nın yaşamına yabancılaştılar.
Ef.4: 19 Bütün duyarlılıklarını yitirip açgözlülükle her türlü pisliği yapmak
üzere kendilerini sefahate verdiler.
Ef.4: 20 Ama siz Mesih'i böyle öğrenmediniz.
Ef.4: 21 Kuşkusuz İsa'nın sesini duydunuz, O'ndaki gerçeğe uygun olarak O'nun
yolunda eğitildiniz.
Ef.4: 22-23 Önceki yaşayışınıza ait olup aldatıcı tutkularla yozlaşan eski
yaradılışı üzerinizden sıyırıp atmayı, düşüncede ve ruhta yenilenmeyi,
Ef.4: 24 gerçek doğruluk ve kutsallıkta Tanrı'ya benzer yaratılan yeni
yaradılışı giyinmeyi öğrendiniz.
Ef.4: 25 Bunun için yalanı üzerinizden sıyırıp atarak her biriniz komşusuna
gerçeği söylesin. Çünkü hepimiz aynı bedenin üyeleriyiz.
Ef.4: 26 Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın.
Ef.4: 27 İblis'e de fırsat vermeyin.
Ef.4: 28 Hırsızlık eden artık hırsızlık etmesin. Tersine, kendi elleriyle iyi
olanı yaparak emek versin; böylece ihtiyacı olanla paylaşacak bir şeyi olsun.
Ef.4: 29 Ağzınızdan hiç kötü söz çıkmasın. İşitenler yararlansın diye, ihtiyaca
göre, başkalarının gelişmesine yarayacak olanı söyleyin.
Ef.4: 30 Tanrı'nın Kutsal Ruhu'nu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruh'la
mühürlendiniz.
Ef.4: 31 Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve
iftira sizden uzak olsun.
Ef.4: 32 Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih'te
bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
BÖLÜM 5
Ef.5: 1 Bunun için, sevgili çocukları olarak Tanrı'yı örnek alın.
Ef.5: 2 Mesih bizi nasıl sevdiyse ve bizim için kendisini güzel kokulu bir sunu
ve kurban olarak nasıl Tanrı'ya sunduysa, siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.
Ef.5: 3 Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara
yaraşmaz bu.
Ef.5: 4 Aranızda açık saçıklık, budalaca konuşmalar, bayağı şakalar da olmasın.
Bunlar size yakışmaz. Bunun yerine şükredin.
Ef.5: 5 Şunu kesinlikle bilin ki, fuhuş yapanın, pisliğe düşkün olanın ya da
putperest demek olan açgözlü kişinin, Mesih'in ve Tanrı'nın Egemenliği'nde
mirası yoktur.
Ef.5: 6 Hiç kimse sizi boş sözlerle aldatmasın. Bu şeylerden ötürü Tanrı'nın
gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine gelir.
Ef.5: 7 Onun için böyleleriyle oturup kalkmayın.
Işıkta Yürüyün!
Ef.5: 8 Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab'de ışıksınız. Işık çocukları
olarak yaşayın.
Ef.5: 9 Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.
Ef.5: 10 Rab'bi neyin hoşnut ettiğini ayırt edin.
Ef.5: 11 Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.
Ef.5: 12 Karanlıktakilerin gizlice yaptıklarından söz etmek bile ayıptır.
Ef.5: 13 Işığın açığa vurduğu her şey görünür.
Ef.5: 14 Çünkü görünen her şey ışıktır. Bunun için şöyle deniyor: "Uyan, ey
uyuyan! Ölümden diril! Mesih sana ışık saçacak."
Ef.5: 15 Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar
gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.
Ef.5: 16 Fırsatı değerlendirin. Çünkü yaşadığımız günler kötüdür.
Ef.5: 17 Bunun için akılsız olmayın, Rab'bin isteğinin ne olduğunu anlayın.
Ef.5: 18 Şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. Bunun yerine Ruh'la
dolun:
Ef.5: 19 Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten
Rab'be ezgiler, mezmurlar okuyun;
Ef.5: 20 durmadan, her şey için Rabbimiz İsa Mesih'in adıyla Baba Tanrı'ya
şükredin;
Ef.5: 21 Mesih'e duyduğunuz saygıdan ötürü birbirinize bağımlı olun.
Karı Koca İlişkileri
Ef.5: 22 Ey kadınlar, Rab'be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun.
Ef.5: 23 Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin* başı olduğu gibi,
erkek de kadının başıdır.
Ef.5: 24 Kilise Mesih'e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına
bağımlı olsunlar.
Ef.5: 25 Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda
ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.
Ef.5: 26 Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak
için kendini feda etti.
Ef.5: 27 Öyle ki, kiliseyi üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey
olmadan, görkemli biçimde kendine sunabilsin. Amacı kilisenin kutsal ve kusursuz
olmasıdır.
Ef.5: 28 Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir.
Karısını seven kendini sever.
Ef.5: 29 Hiç kimse hiçbir zaman kendi bedeninden nefret etmemiştir. Tersine, onu
besler ve kayırır; tıpkı Mesih'in kiliseyi besleyip kayırdığı gibi.
Ef.5: 30 Çünkü bizler O'nun bedeninin üyeleriyiz.
Ef.5: 31 "Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi
tek beden olacak."
Ef.5: 32 Bu sır büyüktür; ben bunu Mesih ve kiliseyle ilgili olarak söylüyorum.
Ef.5: 33 Size gelince, her biriniz karısını kendisi gibi sevsin. Kadın da
kocasına saygı göstersin.
BÖLÜM 6
Aile İlişkileri
Ef.6: 1 Ey çocuklar, Rab yolunda anne babanızın sözünü dinleyin. Çünkü doğrusu
budur.
Ef.6: 2-3 "İyilik bulmak, yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı
göstereceksin." Vaat içeren ilk buyruk budur.
Ef.6: 4 Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rab'bin
terbiye ve öğüdüyle büyütün.
Köle Efendi İlişkileri
Ef.6: 5 Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin sözünü Mesih'in sözünü dinler gibi
saygı ve korkuyla, saf yürekle dinleyin.
Ef.6: 6 Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünmek
için yapmayın. Mesih'in kulları olarak Tanrı'nın isteğini candan yerine getirin.
Ef.6: 7 İnsanlara değil, Rab'be hizmet eder gibi gönülden hizmet edin.
Ef.6: 8 Çünkü ister köle ister özgür olsun, herkesin yaptığı her iyiliğin
karşılığını Rab'den alacağını biliyorsunuz.
Ef.6: 9 Ey efendiler, siz de kölelerinize aynı biçimde davranın. Artık onları
tehdit etmeyin. Onların da sizin de Efendiniz'in göklerde olduğunu ve insanlar
arasında ayrım yapmadığını biliyorsunuz.
Tanrı'nın Sağladığı Ruhsal Silahlar
Ef.6: 10 Son olarak Rab'de, O'nun üstün gücüyle güçlenin.
Ef.6: 11 İblis'in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı'nın sağladığı bütün
silahları kuşanın.
Ef.6: 12 Çünkü savaşımız insanlara*fx* karşı değil, yönetimlere,
hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki
ruhsal ordularına karşıdır*.
Ef.6: 13 Bu nedenle, kötü günde dayanabilmek, gerekli her şeyi yaptıktan sonra
yerinizde durabilmek için Tanrı'nın bütün silahlarını kuşanın.
Ef.6: 14-15 Böylece, belinizi gerçekle kuşatmış, göğsünüze doğruluk zırhını
takmış ve ayaklarınıza esenlik Müjdesi'ni yayma hazırlığını giymiş olarak
yerinizde durun.
Ef.6: 16 Bunların hepsine ek olarak, Şeytan'ın*fx* bütün ateşli oklarını
söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.
Ef.6: 17 Kurtuluş miğferini ve Ruh'un kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.
Ef.6: 18 Her türlü dua ve yalvarışla, her zaman Ruh'un yönetiminde dua edin. Bu
amaçla, bütün kutsallar için yalvarışta bulunarak tam bir adanmışlıkla uyanık
durun.
Ef.6: 19 Ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye benim için de dua
edin; öyle ki, Müjde'nin sırrını cesaretle bildirebileyim.
Ef.6: 20 Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjde'yi gerektiği gibi
cesaretle duyurabilmem için dua edin.
Son Selamlar
Ef.6: 21 Nasıl olduğumu, ne yaptığımı sizin de bilmeniz için sevgili kardeşimiz,
Rab'bin güvenilir hizmetkârı Tihikos size her şeyi bildirecektir.
Ef.6: 22 Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret
vermesi için size gönderiyorum.
Ef.6: 23 Baba Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten kardeşlere imanla birlikte esenlik
ve sevgi diliyorum.
Ef.6: 24 Tanrı'nın lütfu Rabbimiz İsa Mesih'i ölümsüz sevgiyle sevenlerin
hepsiyle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
1:1 "Efes'te" sözcüğü bazı Grekçe elyazmalarında yoktur.
1:4-5 "Sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi
Mesih'te seçti. Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla
kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi" ya da "Kutsal ve kusursuz
olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih'te seçti. Kendi isteği ve iyi
amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi
sevgiyle
önceden belirledi".
1:6 "Sevgili Oğlu'nda": Grekçe "Sevgili'de", yani İsa Mesih'te.
1:11 "Seçildik" ya da "Mirasçı atandık".
1:18-20 "Kutsallara verdiği mirasın" ya da "Kutsallardan oluşan mirasının".
2:1-2 "Havadaki hükümranlığın egemeni": Şeytan.
2:3 "Gazap çocukları": Tanrı'nın öfkesine uğrayanlar.
3:10 "Göksel yerlerdeki yönetimler ve hükümranlıklar": Şeytan'a hizmet eden
ruhsal varlıklardan (örneğin cinlerden) oluşan yönetimler ve hükümranlıklar.
4:9 "Aşağılara, yeryüzüne" ya da "Dünyanın aşağı kısımlarına".
4:11 "Önder": Grekçe "Çoban".
6:12 "İnsanlara": Grekçe "Et ve kana".
6:12 Sözkonusu yönetimler vb., cinler ve Şeytan'a hizmet eden öbür kötü
güçlerdir.
6:16 "Şeytan'ın": Grekçe "Kötü olanın".
Pavlus'tan FİLİPİLİLER'E MEKTUP
BÖLÜM 1
Flp.1: 1 Mesih İsa'nın kulları ben Pavlus ve Timoteos'tan Filipi'deki
gözetmenler ve görevlilerle birlikte Mesih İsa'ya ait bütün kutsallara selam!
Flp.1: 2 Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Şükran ve Dua
Flp.1: 3 Sizi hatırladıkça Tanrım'a şükrediyorum.
Flp.1: 4-5 İlk günden şimdiye dek Müjde'nin yayılmasındaki işbirliğinizden
dolayı her duamda hepiniz için her zaman sevinçle dilekte bulunuyorum.
Flp.1: 6 Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı'nın bunu Mesih İsa'nın gününe dek
bitireceğine güvenim var.
Flp.1: 7 Hepiniz için böyle düşünmekte haklıyım. Her an yüreğimdesiniz. İster
zincire vurulmuş, ister Müjde'yi savunup doğrulamakta olayım, hepiniz benimle
birlikte Tanrı'nın lütfuna ortaksınız.
Flp.1: 8 Hepinizi Mesih İsa'nın sevgisiyle nasıl özlediğime Tanrı tanıktır.
Flp.1: 9 Duam şu ki, sevginiz, bilgi ve her tür sezgiyle durmadan artsın.
Flp.1: 10-11 Öyle ki, üstün değerleri ayırt edebilesiniz ve böylece Tanrı'nın
yüceltilip övülmesi için İsa Mesih aracılığıyla gelen doğruluk meyvesiyle
dolarak Mesih'in gününde saf ve kusursuz olasınız.
Müjde'nin Yayılması
Flp.1: 12 Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjde'nin
yayılmasına yaramıştır.
Flp.1: 13 Sonuç olarak bütün saray muhafızları dahil, herkes Mesih uğruna
zincire vurulduğumu öğrendi.
Flp.1: 14 Kardeşlerin çoğu da zincire vuruluşumdan ötürü Rab'be güvenerek
Tanrı'nın sözünü korkusuzca söylemekte daha da cesur davranıyorlar.
Flp.1: 15 Gerçi kimi Mesih'i kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle
duyuruyor.
Flp.1: 16 Sonuncular, Müjde'yi savunmaya atandığımı* bilerek bunu sevgiyle
yapıyorlar.
Flp.1: 17 Ötekilerse Mesih'i temiz yürekle değil, bencil tutkularla
duyuruyorlar. Böylece tutukluluğumda bana sıkıntı vereceklerini sanıyorlar.
Flp.1: 18 Ama ne önemi var? İster art niyetle ister içtenlikle olsun, her
durumda Mesih duyurulmuş oluyor. Buna seviniyorum, sevineceğim de.
Flp.1: 19 Çünkü dualarınızla ve İsa Mesih'in Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş
getireceğini biliyorum.
Flp.1: 20 Hiçbir şekilde utandırılmayacağımı, yaşasam da ölsem de Mesih'in her
zamanki gibi şimdi de bedenimde yüceltilmesi için tam bir cesaret
gösterebileceğimi bekliyor ve umut ediyorum.
Flp.1: 21 Çünkü benim için, yaşamak Mesih'tir, ölmek kazançtır.
Flp.1: 22 Hayatta kalırsam yararlı işler yapacağım. Ama hangisini seçeceğimi
Bilemiyorum.
Flp.1: 23 İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesih'le birlikte olmayı
arzuluyorum; bu çok daha iyi.
Flp.1: 24 Ama hayatta kalmam sizin için daha gereklidir.
Flp.1: 25 Bundan emin olarak kalacağımı biliyorum. İmanda gelişip sevinmeniz
için hepinizle birlikte olmaya devam edeceğim.
Flp.1: 26 Öyle ki, tekrar yanınıza geldiğimde, Mesih İsa'da benimle daha çok
övünebilesiniz.
Flp.1: 27-28 Ancak yaşayışınız Mesih'in Müjdesi'ne layık olsun. Öyle ki, gelip
sizi görsem de gelmesem de sizinle ilgili haberleri, tek bir ruhta dimdik
durduğunuzu, Müjde'de açıklanan inanç uğruna tek can halinde birlikte mücadele
ettiğinizi, size karşı olanlardan hiçbir şekilde yılmadığınızı duyayım. Böyle
davranmanız onlara bir belirtidir - kendilerinin mahvolacağını, sizlerin ise
kurtulacağını gösteren bir belirti. Bu da Tanrı'nın işidir.
Flp.1: 29-30 Çünkü Mesih uğruna size yalnız Mesih'e iman etmek değil, daha önce
bende gördüğünüz ve hâlâ sürdürdüğümü duyduğunuz zorlu çabanın aynısını
göstererek Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi.
BÖLÜM 2
Mesih'i Örnek Alın
Flp.2: 1-2 Böylece Mesih'ten gelen bir cesaret, sevgiden doğan bir teselli ve
Ruh'la bir paydaşlık varsa, yürekten bir sevgi ve sevecenlik varsa, aynı
düşüncede, sevgide, ruhta ve amaçta birleşerek sevincimi tamamlayın.
Flp.2: 3 Hiçbir şeyi bencil tutkularla ya da boş övünmeyle yapmayın. Her biriniz
alçakgönüllülükle öbürünü kendinden üstün saysın.
Flp.2: 4 Yalnız kendi yararını değil, başkalarının yararını da gözetsin.
Flp.2: 5 Mesih İsa'daki düşünce sizde de olsun.
Flp.2: 6 Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı
sarılacak bir hak saymadı.
Flp.2: 7-8 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana
bıraktı*. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun
eğip kendini alçalttı.
Flp.2: 9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde
olan adı bağışladı.
Flp.2: 10-11 Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer
altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa
Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin.
Kurtuluşunuzu Etkin Kılın
Flp.2: 12 Öyleyse sevgili kardeşlerim, her zaman söz dinlediğiniz gibi, yalnız
ben aranızdayken değil, ama özellikle aranızda olmadığım şu anda da
kurtuluşunuzu saygı ve korkuyla etkin kılın.
Flp.2: 13 Çünkü kendisini hoşnut edeni hem istemeniz hem de yapmanız için sizde
etkin olan Tanrı'dır.
Flp.2: 14-16 Her şeyi söylenmeden ve çekişmeden yapın ki, yaşam sözüne sımsıkı
sarılarak aralarında evrendeki yıldızlar gibi parladığınız bu eğri ve sapık
kuşağın ortasında kusursuz ve saf, Tanrı'nın lekesiz çocukları olasınız. Öyle
ki, boşuna koşmadığımı, boşuna emek vermediğimi görerek Mesih'in gününde
övünecek bir nedenim olsun.
Flp.2: 17 Kanım imanınızın sunusu ve hizmeti üzerine adak şarabı gibi dökülecek
olsa da seviniyor, hepinizin sevincine katılıyorum.
Flp.2: 18 Aynı şekilde siz de sevinin ve benim sevincime katılın.
Timoteos ve Epafroditus
Flp.2: 19 Durumunuzu öğrenmek, böylece içimi rahatlatmak üzere yakında
Timoteos'u yanınıza gönderebileceğime ilişkin Rab İsa'da umudum var.
Flp.2: 20 Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem
yok.
Flp.2: 21 Herkes kendi işini düşünüyor, Mesih İsa'nınkini değil.
Flp.2: 22 Ama Timoteos'un, değerini kanıtlamış biri olduğunu, babasının yanında
hizmet eden çocuk gibi, Müjde'nin yayılması için benim yanımda hizmet ettiğini
bilirsiniz.
Flp.2: 23 Durumum belli olur olmaz onu size göndermeyi umuyorum.
Flp.2: 24 Ben de yakında geleceğim, bu konuda Rab'be güveniyorum.
Flp.2: 25 Ama muhtaç anımda bana yardım etmek üzere gönderdiğiniz elçiyi, omuz
omuza mücadele verdiğim kardeşim ve emektaşım Epafroditus'u size geri yollamayı
gerekli gördüm.
Flp.2: 26 Çünkü hepinizi özlüyor, hasta olduğunu öğrendiğiniz için çok
üzülüyordu.
Flp.2: 27 Gerçekten de ölecek kadar hastaydı. Ama Tanrı ona acıdı; yalnız ona
değil,acı üstüne acı duymayayım diye bana da acıdı.
Flp.2: 28 İşte bu nedenle, onu tekrar görüp sevinesiniz diye kendisini daha
büyük bir istekle yanınıza gönderiyorum. Böylelikle benim de kaygılarım
hafifleyecek.
Flp.2: 29 Onu Rab'de tam bir sevinçle kabul edin, onun gibi kişileri
onurlandırın.
Flp.2: 30 Çünkü sizin bana yapamadığınız yardımı yapmak için canını tehlikeye
atarak Mesih'in işi uğruna neredeyse ölüyordu.
BÖLÜM 3
Gerçek Doğruluk
Flp.3: 1 Sonuç olarak, kardeşlerim, Rab'de sevinin. Size aynı şeyleri yazmak
bana usanç vermez; hem bu sizin için bir güvencedir.
Flp.3: 2 Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet
bağnazlarından* sakının!
Flp.3: 3 Çünkü gerçek sünnetliler Tanrı'nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih
İsa'yla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz.
Flp.3: 4 Ben aslında bunlara da güvenebilirdim. Eğer başka biri bunlara
güvenebileceğini sanıyorsa, ben daha çok güvenebilirim.
Flp.3: 5 Sekiz günlükken sünnet oldum. İsrail soyundan, Benyamin oymağından,
özbeöz İbrani'yim. Kutsal Yasa'ya* bağlılık derseniz, Ferisi'ydim*.
Flp.3: 6 Gayret derseniz, kiliseye* zulmeden biriydim. Yasa'ya dayanan doğruluk
derseniz, kusursuzdum.
Flp.3: 7 Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.
Flp.3: 8-9 Dahası var, uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih'i tanımanın
üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum. Öyle ki,
Mesih'i kazanayım ve Kutsal Yasa'ya dayanan kişisel doğruluğa değil, Mesih'e
iman etmekle* kazanılan, iman sonucu Tanrı'dan gelen doğruluğa sahip olarak
Mesih'te bulunayım.
Flp.3: 10-11 Ölümünde O'nunla özdeşleşerek O'nu tanımak, dirilişinin gücünü ve
acılarına ortak olmanın ne demek olduğunu bilmek ve böylece ne yapıp yapıp
ölümden dirilişe erişmek istiyorum.
Hedefe Doğru Koşalım
Flp.3: 12 Bunlara şimdiden kavuştuğumu ya da yetkinliğe eriştiğimi söylemiyorum.
Ama Mesih İsa'nın beni kazanmakla benim için öngördüğü ödülü kazanmak için
koşuyorum.
Flp.3: 13-14 Kardeşler, kendimi bunu kazanmış saymıyorum. Ancak şunu yapıyorum:
Geride kalan her şeyi unutup ileride olanlara uzanarak, Tanrı'nın Mesih İsa
aracılığıyla yaptığı göksel çağrıda öngörülen ödülü kazanmak için hedefe doğru
koşuyorum.
Flp.3: 15 Bunun için olgun olanlarımızın hepsi bu düşüncede olsun. Herhangi bir
konuda farklı bir düşünceniz varsa, Tanrı bunu da size açıkça gösterecek.
Flp.3: 16 Ancak, eriştiğimiz düzeye uygun bir yaşam sürelim.
Flp.3: 17 Kardeşler, hepiniz beni örnek alın. Size verdiğimiz örnek uyarınca
yaşayanlara dikkatle bakın.
Flp.3: 18 Size defalarca söylediğim gibi, şimdi gözyaşları içinde tekrar
söylüyorum: Birçok kişi Mesih'in çarmıhına düşman olarak yaşıyor.
Flp.3: 19 Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür,
yalnız bu dünyayı düşünürler.
Flp.3: 20 Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Oradan Kurtarıcı'yı, Rab İsa Mesih'i
bekliyoruz.
Flp.3: 21 O her şeyi kendine bağlı kılmaya yeten gücünün etkinliğiyle zavallı
bedenlerimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer hale getirecektir.
BÖLÜM 4
Son Öğütler
Flp.4: 1 Bu nedenle, ey sevgililer, sevincim, başımın tacı, içten özlediğim
sevgili kardeşlerim, böylece Rab'de dimdik durun.
Flp.4: 2 Evodiya'ya rica ediyorum, Sintihi'ye rica ediyorum, Rab yolunda aynı
düşüncede olun.
Flp.4: 3 Evet, gerçek yoldaşım*, sana da yalvarırım, bu kadınlara yardım et.
Çünkü onlar benimle, Klement'le ve adları yaşam kitabında bulunan öbür
emektaşlarımla birlikte Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.
Flp.4: 4 Rab'de her zaman sevinin; yine söylüyorum, sevinin!
Flp.4: 5 Uysallığınız bütün insanlarca bilinsin. Rab'bin gelişi yakındır*.
Flp.4: 6 Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı'ya dua edip
yalvararak şükranla bildirin.
Flp.4: 7 O zaman Tanrı'nın her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla
yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.
Flp.4: 8 Sonuç olarak, kardeşlerim, gerçek, saygıdeğer, doğru, pak, sevimli,
hayranlık uyandıran, erdemli ve övülmeye değer ne varsa, onu düşünün.
Flp.4: 9 Benden öğrendiğiniz, kabul ettiğiniz, işittiğiniz, bende gördüğünüz ne
varsa, onu yapın. O zaman esenlik veren Tanrı sizinle olacaktır.
Pavlus'un Minnettarlığı
Flp.4: 10 Bana duyduğunuz ilgiyi sonunda tazelediğiniz için Rab'de çok sevindim.
Aslında ilgi duyuyordunuz, ama bunu göstermeye fırsatınız olmadı.
Flp.4: 11 Bunu ihtiyacım olduğu için söylemiyorum. Çünkü ben her durumda
eldekiyle yetinmeyi öğrendim.
Flp.4: 12 Yoksulluk çekmeyi de bilirim, bolluk içinde yaşamayı da. İster tok
ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda
yaşamanın sırrını öğrendim.
Flp.4: 13 Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim.
Flp.4: 14 Yine de sıkıntılarıma ortak olmakla iyi ettiniz.
Flp.4: 15 Siz de bilirsiniz, ey Filipililer, Müjde yayılmaya başladığında,
Makedonya'dan ayrılışımdan sonra sizden başka hiçbir topluluk* karşılıklı
yardımlaşma konusunda benimle işbirliği yapmadı.
Flp.4: 16 Ben Selanik'teyken de, ihtiyacım olduğunda birkaç kez bana yardımda
bulundunuz.
Flp.4: 17 Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini
istiyorum.
Flp.4: 18 Benim her şeyim var, bolluk içindeyim. Epafroditus'un eliyle
gönderdiğiniz armağanları alınca bir eksiğim kalmadı. Bunlar güzel kokulu
sunular, Tanrı'nın beğenisini kazanan, O'nu hoşnut eden kurbanlardır.
Flp.4: 19 Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa'da görkemli
bir biçimde karşılayacaktır.
Flp.4: 20 Babamız Tanrı'ya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
Son Selamlar
Flp.4: 21 Mesih İsa'ya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler
size selam ederler.
Flp.4: 22 Bütün kutsallar, özellikle Sezar'ın* ev halkından olanlar size selam
ederler.
Flp.4: 23 Rab İsa Mesih'in lütfu ruhunuzla birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
1:16 "Savunmaya atandığımı" ya da "Savunduğum için hapis yattığımı".
2:7-8 "Ululuğunu bir yana bıraktı": Grekçe "Kendini boş kıldı".
3:2 "Sünnet bağnazları" ya da "Bedeni kesip biçenler"; sünnet gibi bedenle
ilgili
dinsel törelere aşırı bağlı olanlar.
3:8-9 "Mesih'e iman etmekle" ya da "Mesih'in sadakatiyle".
4:3 "Gerçek yoldaşım" ya da "Sadık Sizigos".
4:5 "Rab'bin gelişi yakındır": Grekçe "Rab yakındır".
Pavlus'tan KOLOSELİLER'E MEKTUP
BÖLÜM 1
Kol.1: 1-2 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus ve
kardeşimiz Timoteos'tan, Kolose'de bulunan, Mesih'e ait kutsal ve sadık
kardeşlere selam! Babamız Tanrı'dan sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Pavlus Tanrı'ya Şükrediyor
Kol.1: 3 Sizler için dua ederken Tanrı'ya, Rabbimiz İsa Mesih'in Babası'na her
zaman şükrediyoruz.
Kol.1: 4 Çünkü Mesih İsa'ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları sevdiğinizi
duyduk.
Kol.1: 5-6 İmanınız ve sevginiz göklerde sizin için saklı bulunan umuttan
kaynaklanıyor. Bu umudun haberini gerçeğin bildirisinden, size daha önce ulaşan
Müjde'den aldınız. Müjde, onu işittiğiniz ve Tanrı'nın lütfunu gerçekten
anladığınız günden beri aranızda olduğu gibi, bütün dünyada da meyve vermekte,
yayılmaktadır.
Kol.1: 7 Müjde'yi bizim adımıza Mesih'in güvenilir hizmetkârı olan sevgili
emektaşımız Epafras'tan öğrendiniz.
Kol.1: 8 Ruh'tan kaynaklanan sevginizi de bize o bildirdi.
Pavlus'un Koloseliler için Duası
Kol.1: 9 Bunu işittiğimiz günden beri biz de sizler için dua etmekten, tam bir
bilgelik ve ruhsal anlayışla Tanrı'nın isteğini bütünüyle bilmenizi dilemekten
geri kalmadık.
Kol.1: 10 Rab'be yaraşır biçimde yaşamanız, O'nu her yönden hoşnut etmeniz, her
iyi işte meyve vererek Tanrı'yı tanımakta ilerlemeniz için dua ediyoruz.
Kol.1: 11 Her şeye sevinçle katlanıp sabredebilmeniz için O'nun yüce gücüne
dayanarak bütün kudretle güçlenmenizi diliyoruz.
Kol.1: 12 Bizi kutsalların ışıktaki mirasına ortak olmaya yeterli kılan Baba'ya
şükretmeniz için dua ediyoruz.
Kol.1: 13 O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlu'nun
egemenliğine aktardı.
Kol.1: 14 O'nda kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.
Mesih'in Kimliği ve Görevi
Kol.1: 15 Görünmez Tanrı'nın görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı O'dur.
Kol.1: 16 Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey -tahtlar,
egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- O'nda yaratıldı. Her şey O'nun
aracılığıyla ve O'nun için yaratıldı.
Kol.1: 17 Her şeyden önce var olan O'dur ve her şey varlığını O'nda
sürdürmektedir.
Kol.1: 18 Bedenin, yani kilisenin* başı O'dur. Her şeyde ilk yeri alsın diye
başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O'dur.
Kol.1: 19 Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O'nda bulunmasını uygun gördü.
Kol.1: 20 Mesih'in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak
yerdeki ve gökteki her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı
oldu.
Kol.1: 21 Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrı'ya
yabancı ve düşmandınız.
Kol.1: 22 Şimdiyse Mesih sizi Tanrı'nın önüne kutsal, lekesiz ve kusursuz olarak
çıkarmak için öz bedeninin ölümü sayesinde sizi Tanrı'yla barıştırdı.
Kol.1: 23 Yeter ki, duyduğunuz Müjde'nin verdiği umuttan kopmadan, imanda
temellenip yerleşmiş olarak kalın. Ben Pavlus, göğün altındaki bütün yaratılışa
duyurulan bu Müjde'nin hizmetkârı oldum.
Pavlus'un İmanlılara Hizmeti
Kol.1: 24 Sizin için acı çektiğime şimdi seviniyorum. Mesih'in, kendi bedeni,
yani kilise* uğruna çektiği sıkıntılardan eksik kalanlarını kendi bedenimde
tamamlıyorum.
Kol.1: 25-26 Tanrı'nın sizin yararınıza bana verdiği görevle kilisenin
hizmetkârı oldum. Görevim, Tanrı'nın sözünü, yani geçmiş çağlardan ve
kuşaklardan gizlenmiş, ama şimdi O'nun kutsallarına açıklanmış olan sırrı
eksiksiz* duyurmaktır.
Kol.1: 27 Tanrı kutsallarına bu sırrın uluslar arasında ne denli yüce ve zengin
olduğunu bildirmek istedi. Bu sırrın özü şudur: Mesih içinizdedir. Bu da size
yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.
Kol.1: 28 Her insanı Mesih'te yetkinleşmiş olarak Tanrı'ya sunmak için herkesi
uyararak ve herkesi tam bir bilgelikle eğiterek Mesih'i tanıtıyoruz.
Kol.1: 29 O'nun kudretle bende etkin olan gücüne dayanarak uğraşıp emek vermemin
amacı da budur.
BÖLÜM 2
Kol.2: 1 Gerek sizler, gerek Laodikya'dakiler, gerekse sizler gibi yüzümü hiç
görmemiş olanlar için ne denli büyük bir uğraş verdiğimi bilmenizi isterim.
Kol.2: 2-3 Yüreklerinin cesaret bulmasını, sevgide birleşmelerini dilerim. Öyle
ki, anlayışın verdiği tam güvenliğin bütün zenginliğine kavuşsunlar ve Tanrı'nın
sırrını, yani bilginin ve bilgeliğin bütün hazinelerinin saklı olduğu Mesih'i
tanısınlar.
Kol.2: 4 Kimse sizi kulağı okşayan sözlerle aldatmasın diye söylüyorum bunu.
Kol.2: 5 Çünkü her ne kadar bedence aranızda değilsem de, ruhça sizinle
birlikteyim. Düzenliliğinizi, Mesih'e imanınızın sağlamlığını görüp seviniyorum.
Mesih'in Sağladığı Yaşam
Kol.2: 6 Bu nedenle Rab Mesih İsa'yı nasıl kabul ettinizse, O'nda öylece
yaşayın.
Kol.2: 7 Şükranla dolup taşarak O'nda köklenin ve gelişin, size öğretildiği gibi
imanda güçlenin.
Kol.2: 8 Dikkatli olun! Mesih'e değil de, insanların geleneğine, dünyanın temel
ilkelerine dayanan felsefeyle, boş ve aldatıcı sözlerle kimse sizi tutsak
etmesin.
Kol.2: 9 Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor.
Kol.2: 10 Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesih'te doluluğa
kavuştunuz.
Kol.2: 11 Ayrıca Mesih'in gerçekleştirdiği sünnet sayesinde bedenin benliğinden
soyunarak elle yapılmayan sünnetle O'nda sünnet edildiniz.
Kol.2: 12 Vaftizde* O'nunla birlikte gömüldünüz, O'nu ölümden dirilten Tanrı'nın
gücüne iman ederek O'nunla birlikte dirildiniz.
Kol.2: 13 Sizler suçlarınız ve benliğinizin sünnetsizliği yüzünden ölüyken,
Tanrı sizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. Bütün suçlarımızı O bağışladı.
Kol.2: 14 Kurallarıyla bize karşı ve aleyhimizde olan yazılı antlaşmayı* sildi,
onu çarmıha çakarak ortadan kaldırdı.
Kol.2: 15 Yönetimlerin ve hükümranlıkların* elindeki silahları alıp onları
çarmıhta yenerek açıkça gözler önüne serdi.
Yanlış Öğretilere Kapılmayın
Kol.2: 16 Bu nedenle kimse yiyecek içecek, bayram, yeni ay ya da Şabat Günü*
konusunda sizi yargılamasın.
Kol.2: 17 Bunlar gelecek şeylerin gölgesidir, aslı ise Mesih'tedir.
Kol.218-19 Sözde alçakgönüllülükte* ve meleklere tapınmakta direnen, gördüğü
düşlerin üzerinde durarak benliğin düşünceleriyle boş yere böbürlenen, Baş'a*
tutunmayan hiç kimse sizi ödülünüzden yoksun bırakmasın. Bütün beden eklemler ve
bağlar yardımıyla bu Baş'tan beslenip bütünlenmekte, Tanrı'nın sağladığı
büyümeyle gelişmektedir.
Kol.2: 20-21 Mesih'le birlikte ölüp dünyanın temel ilkelerinden kurtulduğunuza
göre, niçin dünyada yaşayanlar gibi, "Şunu elleme", "Bunu tatma", "Şuna dokunma"
gibi kurallara uyuyorsunuz?
Kol.2: 22 Bu kuralların hepsi, kullanıldıkça yok olacak nesnelerle ilgilidir;
insanların buyruklarına, öğretilerine dayanır.
Kol.2: 23 Kuşkusuz bu kuralların gönüllü tapınma, sözde alçakgönüllülük*, bedene
eziyet açısından bilgece bir görünüşü vardır; ama benliğin tutkularını
denetlemekte hiçbir yararları yoktur.
BÖLÜM 3
Mesih'te Yeni Yaşam
Kol.3: 1 Mesih'le birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından
gidin. Mesih orada, Tanrı'nın sağında oturuyor.
Kol.3: 2 Yeryüzündeki değil, gökteki değerleri düşünün.
Kol.3: 3 Çünkü siz öldünüz, yaşamınız Mesih'le birlikte Tanrı'da saklıdır.
Kol.3: 4 Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de O'nunla birlikte yücelmiş
olarak görüneceksiniz.
Kol.3: 5 Bu nedenle bedenin dünyasal eğilimlerini fuhşu, pisliği, şehveti, kötü
arzuları ve putperestlikle eş olan açgözlülüğü öldürün.
Kol.3: 6 Bunlar yüzünden Tanrı'nın gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine geliyor.
Kol.3: 7 Geçmişte bunlarla iç içe yaşadığınız zaman siz de bu yollarda
yürüdünüz.
Kol.3: 8 Ama şimdi öfke, kızgınlık, kötü niyet dahil, hepsini üzerinizden
sıyırıp atın. Ağzınızdan hiçbir iftira ya da edepsiz söz çıkmasın.
Kol.3: 9 Birbirinize yalan söylemeyin. Çünkü eski yaradılışı kötü
alışkanlıklarıyla birlikte üzerinizden çıkarıp attınız;
Kol.3: 10 eksiksiz bilgiye erişmek için Yaratıcısı'na benzer olmak üzere
yenilenen yeni yaradılışı giyindiniz.
Kol.3: 11 Bu yenilikte Grek* ve Yahudi, sünnetli ve sünnetsiz, barbar*, İskit*,
köle ve özgür ayrımı yoktur. Mesih her şeydir ve her şeydedir.
Kol.3: 12 Öyleyse, Tanrı'nın kutsal ve sevgili seçilmişleri olarak yürekten
sevecenliği, iyiliği, alçakgönüllülüğü, sabrı, yumuşaklığı giyinin.
Kol.3: 13 Birbirinize hoşgörülü davranın. Birinizin ötekinden bir şikâyeti
varsa, Rab'bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
Kol.3: 14 Bunların hepsinin üzerine yetkin birliğin bağı olan sevgiyi giyinin.
Kol.3: 15 Mesih'in esenliği yüreklerinizde hakem olsun. Tek bir bedenin üyeleri
olarak bu esenliğe çağrıldınız. Şükredici olun!
Kol.3: 16 Mesih'in sözü bütün zenginliğiyle içinizde yaşasın. Tam bir bilgelikle
birbirinize öğretin, öğüt verin, mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyerek
yüreklerinizde şükranla Tanrı'ya nağmeler yükseltin.
Kol.3: 17 Söylediğiniz, yaptığınız her şeyi Rab İsa'nın adıyla, O'nun
aracılığıyla Baba Tanrı'ya şükrederek yapın.
Yeni Yaşamda Aile, Toplum İlişkileri
Kol.3: 18 Ey kadınlar, Rab'be ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı
olun.
Kol.3: 19 Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.
Kol.3: 20 Ey çocuklar, her konuda anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü bu
Rab'bi hoşnut eder.
Kol.3: 21 Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.
Kol.3: 22 Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin her sözünü dinleyin. Bunu,
yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünen hizmetle değil,
saf yürekle, Rab korkusuyla yapın.
Kol.3: 23-24 Rab'den miras ödülünü alacağınızı bilerek, her ne yaparsanız,
insanlar için değil, Rab için yapar gibi candan yapın. Rab Mesih'e kulluk
ediyorsunuz.
Kol.3: 25 Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım
yapılmayacaktır.
BÖLÜM 4
Kol.4: 1 Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek
kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.
Çeşitli Öğütler
Kol.4: 2 Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.
Kol.4: 3 Aynı zamanda bizim için de dua edin ki Tanrı, sözünü yaymamız ve uğruna
hapsedildiğim Mesih sırrını açıklamamız için bize bir kapı açsın.
Kol.4: 4 Bu sırrı gerektiği gibi açıklıkla bildirebilmem için dua edin.
Kol.4: 5 Sizden olmayanlara karşı bilgece davranın. Fırsatı değerlendirin.
Kol.4: 6 Sözünüz tuzla terbiye edilmiş gibi her zaman lütufla dolu olsun.
Böylece herkese nasıl karşılık vermek gerektiğini bileceksiniz.
Son Selamlar
Kol.4: 7 Rab yolunda emektaşım ve güvenilir bir hizmetkâr olan sevgili
kardeşimiz Tihikos, benimle ilgili her şeyi size bildirecektir.
Kol.4: 8 İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi
için kendisini size gönderiyorum.
Kol.4: 9 Onunla birlikte, sizden biri olan, güvenilir ve sevgili kardeş
Onisimos'u da gönderiyorum. Burada olup biten her şeyi size bildirecekler.
Kol.4: 10 Hapishane arkadaşım Aristarhus ve Barnaba'nın yeğeni Markos size selam
ederler. Markos'la ilgili buyruklar aldınız; yanınıza gelirse kendisini kabul
edin.
Kol.4: 11 Yustus diye tanınan Yeşu da size selam eder. Tanrı'nın Egemenliği*
için çalışan emektaşım Yahudiler yalnız bunlardır. Bunlar bana teselli oldular.
Kol.4: 12 Sizden biri ve Mesih İsa'nın kulu olan Epafras size selam eder.
Tanrı'nın her isteğinden emin, yetkin kişiler olarak ayakta kalasınız diye sizin
için her zaman duayla mücadele ediyor.
Kol.4: 13 Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolis'tekiler için çok emek
verdiğine tanıklık ederim.
Kol.4: 14 Sevgili hekim Luka'yla Dimas da size selam ederler.
Kol.4: 15 Laodikya'daki kardeşlere, Nimfa'ya* ve evindeki topluluğa* selam edin.
Kol.4: 16 Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine* de okutun.
Siz de Laodikya'dan gelecek mektubu okuyun.
Kol.4: 17 Arhippus'a, "Rab yolunda üstlendiğin görevi tamamlamaya dikkat et!"
deyin.
Kol.4: 18 Ben Pavlus bu selamı elimle yazıyorum. Zincire vurulduğumu unutmayın.
Tanrı'nın lütfu sizinle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
1:25-26 "Eksiksiz" ya da "Her yerde".
2:14 "Yazılı antlaşma" ya da "Borç belgesi".
2:15 "Yönetimler ve hükümranlıklar": Şeytan'a hizmet eden ruhsal varlıklardan
(örneğin cinlerden) oluşan yönetimler ve hükümranlıklar.
2:18-19,23 "Sözde alçakgönüllülük" ya da "Çilecilik".
2:18-19 "Baş": İsa Mesih.
3:11 "Barbar": Grekler'in Grek olmayan herkes için kullandığı, başlangıçta
aşağılayıcı bir anlam taşımayan, sadece yabancı anlamına gelen bir sözcük.
3:11 İskitler: Çok eski çağlarda Karadeniz'in kuzey ve doğusunda yaşamış göçebe
bir halk.
4:15 "Nimfa": Bir kadın adı.
Pavlus'tan SELANİKLİLER'E BİRİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
1.Se.1: 1 Pavlus, Silvanus ve Timoteos'tan Baba Tanrı'ya ve Rab İsa Mesih'e ait
olan Selanik kilisesine* selam! Sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Örnek İman
1.Se.1: 2-3 Dualarımızda sizleri anıyor, her zaman hepiniz için Tanrı'ya
şükrediyoruz. İmanın ürünü olan etkinliğinizi, sevgiye dayanan emeğinizi ve
Rabbimiz İsa Mesih'e bağladığınız umuttan kaynaklanan dayanıklılığınızı Babamız
Tanrı'nın önünde durmadan anıyoruz.
1.Se.1: 4 Tanrı'nın sevdiği kardeşlerim, sizleri O'nun seçtiğini biliyoruz.
1.Se.1: 5 Çünkü yaydığımız Müjde size yalnız sözle değil, kudretle, Kutsal
Ruh'la ve büyük güvenle ulaştı. Nitekim aranızdayken sizin yararınıza nasıl
yaşadığımızı bilirsiniz.
1.Se.1: 6 Siz de büyük sıkıntılara karşın, Kutsal Ruh'un verdiği sevinçle Tanrı
sözünü kabul ederek bizi ve Rab'bi örnek aldınız.
1.Se.1: 7 Böylece Makedonya ve Ahaya'daki bütün imanlılara örnek oldunuz.
1.Se.1: 8 Rab'bin sözü sizden yayıldı. Tanrı'ya imanınızın haberi yalnız
Makedonya ve Ahaya'ya değil, her yere ulaştı. Artık bizim bir şey söylememize
gerek kalmadı.
1.Se.1: 9-10 Çünkü herkes bizi ne kadar iyi karşıladığınızı anlatıp duruyor.
Yaşayan gerçek Tanrı'ya kulluk etmek, O'nun ölümden dirilttiği ve bizleri
gelecek gazaptan kurtaran Oğlu İsa'nın göklerden gelişini beklemek üzere
putlardan Tanrı'ya nasıl döndüğünüzü anlatıyorlar.
BÖLÜM 2
Pavlus'un Selanik'teki Hizmeti
1.Se.2: 1 Kardeşler, size yaptığımız ziyaretin boşa gitmediğini siz de
biliyorsunuz.
1.Se.2: 2 Bildiğiniz gibi, daha önce Filipi'de eziyet görmüş, aşağılanmıştık.
Ama şiddetli karşı koymalara rağmen, tanrısal Müjde'yi size duyurmak için
Tanrımız'dan cesaret aldık.
1.Se.2: 3 Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir
yönü de yoktur.
1.Se.2: 4 Tersine, Tanrı tarafından Müjde'yi emanet almaya layık görüldüğümüz
için, insanları değil, yüreklerimizi sınayan Tanrı'yı hoşnut edecek biçimde
konuşuyoruz.
1.Se.2: 5 Bildiğiniz gibi, hiçbir zaman pohpohlayıcı sözlerle ya da açgözlülüğü
örten bir maskeyle gelmedik. Tanrı buna tanıktır.
1.Se.2: 6 İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de
değildik.
1.Se.2: 7 Mesih'in elçileri olarak size ağırlığımızı hissettirebilirdik. Ama
çocuklarını bağrına basan bir anne gibi size şefkatle davrandık.
1.Se.2: 8 Sizlere öylesine gönülden bağlanmıştık ki, sizinle yalnız Tanrı'nın
Müjdesi'ni değil, kendi canlarımızı da paylaşmaya razıydık. Çünkü sizi o denli
çok sevdik!
1.Se.2: 9 Evet, kardeşler, nasıl uğraşıp didindiğimizi anımsarsınız. Hiçbirinize
yük olmamak için gece gündüz çalıştık, Tanrı'nın Müjdesi'ni size duyurduk.
1.Se.2: 10 İman eden sizlere karşı davranışımızın ne denli kutsal, adil,
kusursuz olduğuna siz tanıksınız; Tanrı da buna tanıktır.
1.Se.2: 11 Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize
öyle davrandık.
1.Se.2: 12 Sizi yüreklendirdik, teselli ettik; sizleri egemenliğine ve
yüceliğine çağıran Tanrı'ya yaraşır biçimde yaşamaya özendirdik.
1.Se.2: 13 Tanrı'ya sürekli şükretmemiz için bir neden daha var: Tanrı sözünü
bizden duyup kabul ettiğiniz zaman bunu insan sözü olarak değil, gerçekte olduğu
gibi, Tanrı sözü olarak benimsediniz. Siz imanlılarda etkin olan da bu sözdür.
1.Se.2: 14 Çünkü kardeşler, siz Tanrı'nın Yahudiye'de bulunan ve Mesih İsa'ya
bağlı olan kiliselerini* örnek aldınız. Onların Yahudiler'den çektiği
sıkıntıların aynısını siz de kendi yurttaşlarınızdan çektiniz.
1.Se.2: 15-16 Rab İsa'yı ve peygamberleri öldüren, bize de zulmeden
Yahudiler'dir. Öteki uluslardan olanlarla konuşmamızı ve böylece onların
kurtulmasını engellemekle Tanrı'nın hoşnutsuzluğuna yol açıyor ve bütün
insanlara karşı geliyorlar. Böylece durmadan günahlarına günah katıyorlar.
Sonunda Tanrı'nın gazabına uğradılar.
Geciken Ziyaret
1.Se.2: 17 Kardeşler, kısa bir süre için düşüncede olmasa da bedende sizden ırak
düştük. Ama büyük bir özlemle yüzünüzü yeniden görmek için çok çaba gösterdik.
1.Se.2: 18 Evet, yanınıza gelmek istiyorduk. Hele ben Pavlus, bunu birkaç kez
istedim. Ama Şeytan bize engel oldu.
1.Se.2: 19 Umudumuz, sevincimiz kimdir? Rabbimiz İsa geldiğinde O'nun önünde
övüneceğimiz zafer tacı nedir? Siz değil misiniz?
1.Se.2: 20 Evet, övüncümüz ve sevincimiz sizsiniz.
BÖLÜM 3
1.Se.3: 1-3 İşte bu özleme daha fazla dayanacak halimiz kalmayınca Atina'da
yalnız bırakılmaya razı olduk ve Mesih'in Müjdesi'ni yayan Tanrı emektaşı
kardeşimiz Timoteos'u yanınıza gönderdik. Bu sıkıntılardan ötürü kimse
sarsılmasın diye sizi imanda güçlendirip yüreklendirmesini istedik.
Sıkıntılardan geçmek için belirlendiğimizi siz de biliyorsunuz.
1.Se.3: 4 Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken
söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.
1.Se.3: 5 Bu nedenle ben de daha fazla dayanamadım; acaba Ayartıcı bir yolunu
bulup sizi ayarttı mı, emeğimiz boşa mı gitti diye iman durumunuzu öğrenmek için
Timoteos'u gönderdim.
Selanik'ten Güzel Haberler
1.Se.3: 6 Ama yanınızdan henüz dönen Timoteos, imanınıza, sevginize ilişkin bize
güzel haberler getirdi. Bizi her zaman iyi anılarla hatırladığınızı, sizi
görmeyi özlediğimiz kadar sizin de bizi özlediğinizi söyledi.
1.Se.3: 7 Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında,
imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.
1.Se.3: 8 Çünkü siz Rab'be bağlı kalırsanız, biz asıl o zaman yaşarız.
1.Se.3: 9 Tanrımız'ın önünde sizden ötürü büyük sevinç duymaktayız. Buna
karşılık Tanrımız'a sizin için yeterince nasıl şükredebiliriz?
1.Se.3: 10 Sizinle yüz yüze görüşmek, iman konusundaki eksiklerinizi tamamlamak
için gece gündüz var gücümüzle dua ediyoruz.
1.Se.3: 11 Babamız Tanrı'nın kendisi ve Rabbimiz İsa size kavuşmamız için
yolumuzu açsın!
1.Se.3: 12 Rab birbirinize ve bütün insanlara beslediğiniz sevgiyi, bizim size
beslediğimiz sevgi ölçüsünde çoğaltıp artırsın!
1.Se.3: 13 Öyle ki, Rabbimiz İsa bütün kutsallarıyla geldiğinde, Babamız
Tanrı'nın önünde kutsallıkta kusursuz olmanız için yüreklerinizi pekiştirsin.
BÖLÜM 4
Tanrı'yı Hoşnut Etmek
1.Se.4: 1 Kardeşler, nasıl yaşamanız, Tanrı'yı nasıl hoşnut etmeniz gerektiğini
bizden öğrendiniz. Nitekim öyle yaşıyorsunuz. Son olarak bu konuda daha da
ilerlemeniz için Rab İsa adına size rica ediyor, yalvarıyoruz.
1.Se.4: 2 Rab İsa'nın yetkisiyle size hangi buyrukları ilettiğimizi
biliyorsunuz.
1.Se.4: 3 Tanrı'nın isteği şudur: Kutsal olmanız, fuhuştan kaçınmanız,
1.Se.4: 4-5 her birinizin, Tanrı'yı tanımayan uluslar gibi şehvet tutkusuyla
değil, kutsallık ve saygınlıkla kendine bir eş alması
1.Se.4: 6 ve bu konuda haksızlık edip*fx* kardeşini aldatmamasıdır. Daha önce de
size söylediğimiz, sizi uyardığımız gibi, Rab bütün bu suçlardan ötürü insanları
cezalandıracaktır.
1.Se.4: 7 Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.
1.Se.4: 8 Dolayısıyla bu çağrıyı reddeden kişi insanı değil, size Kutsal Ruhu'nu
veren Tanrı'yı reddetmiş olur.
1.Se.4: 9 Kardeşlik sevgisi konusunda kimsenin size bir şey yazmasına gerek
yoktur. Çünkü Tanrı size birbirinizi sevmeyi öğretti.
1.Se.4: 10 Gerçekte bütün Makedonya'daki kardeşlerin hepsini seviyorsunuz.
Kardeşler, size rica ediyoruz, bu konuda daha da ilerleyin.
1.Se.4: 11 Size buyurduğumuz gibi, sakin bir yaşam sürmeyi, kendi işinize
bakmayı, ellerinizle çalışmayı amaç edinin.
1.Se.4: 12 Öyle ki, kimseye muhtaç olmadan öbür insanların önünde saygın bir
yaşam süresiniz.
İsa'nın Tekrar Gelişi
1.Se.4: 13 Kardeşler, umudu olmayan öbür insanlar gibi kederlenmemeniz için,
gözlerini yaşama kapamış olanlar konusunda bilgisiz kalmanızı istemiyoruz.
1.Se.4: 14 İsa'nın ölüp dirildiğine inanıyoruz. Aynı şekilde Tanrı, İsa'ya bağlı
olarak gözlerini yaşama kapamış olanları da O'nunla birlikte geri getirecektir.
1.Se.4: 15 Rab'bin sözüne dayanarak size diyoruz ki, biz yaşamakta olanlar,
Rab'bin gelişinde hayatta olanlar, gözlerini yaşama kapayanların önüne asla
geçmeyeceğiz.
1.Se.4: 16 Rab'bin kendisi, bir emir çağrısıyla, başmeleğin seslenmesiyle,
Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih'e ait ölüler dirilecek.
1.Se.4: 17 Sonra biz yaşamakta olanlar, hayatta olanlar, onlarla birlikte Rab'bi
havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz. Böylece sonsuza
dek Rab'le birlikte olacağız.
1.Se.4: 18 İşte birbirinizi bu sözlerle teselli edin.
BÖLÜM 5
1.Se.5: 1 Kardeşler, bu olayların zamanı ve tarihi konusunda size yazmaya gerek
yoktur.
1.Se.5: 2 Çünkü siz de çok iyi bilirsiniz ki, Rab'bin günü gece hırsız nasıl
gelirse öyle gelecektir.
1.Se.5: 3 İnsanlar, "Her şey esenlik ve güvenlik içinde" dedikleri bir anda,
gebe kadının birden sancılanması gibi, ansızın yıkıma uğrayacak ve asla
kaçamayacaklar.
1.Se.5: 4 Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi
yakalasın.
1.Se.5: 5 Hepiniz ışık çocukları, gündüz çocuklarısınız. Geceye ya da karanlığa
ait değiliz.
1.Se.5: 6 Öyleyse başkaları gibi uyumayalım, ayık ve uyanık olalım.
1.Se.5: 7 Çünkü uyuyanlar gece uyur, sarhoş olanlar da gece sarhoş olurlar.
1.Se.5: 8 Gündüze ait olan bizlerse, iman ve sevgi zırhını kuşanıp başımıza
miğfer olarak kurtuluş umudunu giyerek ayık duralım.
1.Se.5: 9 Çünkü Tanrı bizi gazaba uğrayalım diye değil, Rabbimiz İsa Mesih
aracılığıyla kurtuluşa kavuşalım diye belirledi.
1.Se.5: 10 Mesih bizler için öldü; öyle ki, ister uyanık ister uykuda olalım,
O'nunla birlikte yaşayalım.
1.Se.5: 11 Bunun için şimdi yaptığınız gibi, birbirinizi yüreklendirip ruhça
geliştirin.
Son Öğütler ve Selamlar
1.Se.5: 12 Kardeşler, aranızda çalışanların, Rab yolunda size önderlik edip öğüt
verenlerin değerini bilmenizi rica ederiz.
1.Se.5: 13 Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin.
Birbirinizle barış içinde yaşayın.
1.Se.5: 14 Size yalvarırız, kardeşler, boş gezenleri uyarın, yüreksizleri
cesaretlendirin, güçsüzlere destek olun, herkese karşı sabırlı olun.
1.Se.5: 15 Sakın kimse kötülüğe kötülükle karşılık vermesin. Birbiriniz ve bütün
insanlar için her zaman iyiliği amaç edinin.
1.Se.5: 16 Her zaman sevinin.
1.Se.5: 17 Sürekli dua edin.
1.Se.5: 18 Her durumda şükredin. Çünkü Tanrı'nın Mesih İsa'da sizin için
istediği budur.
1.Se.5: 19 Ruh'u söndürmeyin.
1.Se.5: 20 Peygamberlik sözlerini küçümsemeyin.
1.Se.5: 21 Her şeyi sınayın, iyi olana sımsıkı tutunun.
1.Se.5: 22 Her çeşit kötülükten kaçının.
1.Se.5: 23 Esenlik kaynağı olan Tanrı'nın kendisi sizi tümüyle kutsal kılsın.
Ruhunuz, canınız ve bedeniniz Rabbimiz İsa Mesih'in gelişinde eksiksiz ve
kusursuz olmak üzere korunsun.
1.Se.5: 24 Sizi çağıran Tanrı güvenilirdir; bunu yapacaktır.
1.Se.5: 25 Kardeşler, bizim için dua edin.
1.Se.5: 26 Bütün kardeşleri kutsal öpüşle selamlayın.
1.Se.5: 27 Rab adına size buyuruyorum, bu mektup bütün kardeşlere okunsun.
1.Se.5: 28 Rabbimiz İsa Mesih'in lütfu sizinle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
2:15-16 "Durmadan günahlarına günah katıyorlar": Grekçe "Durmadan günahlarını
tamamlıyorlar".
3:5 "Ayartıcı": Şeytan.
4:4-6 "Kendine bir eş alması ve bu konuda haksızlık edip" ya da "Kendi bedenini
denetleyebilmesi ve iş konusunda haksızlık edip".
5:10 "İster uyanık ister uykuda" ya da "İster diri ister ölü".
Pavlus'tan SELANİKLİLER'E İKİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
2.Se.1: 1 Pavlus, Silvanus ve Timoteos'tan Babamız Tanrı'ya ve Rab İsa Mesih'e
ait Selanik kilisesine* selam!
2.Se.1: 2 Baba Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Gelecek Yargı
2.Se.1: 3 Kardeşler, sizin için her zaman Tanrı'ya şükran borçluyuz. Böyle
yapmamız da yerindedir. Çünkü imanınız büyüdükçe büyüyor, her birinizin öbürüne
olan sevgisi artıyor.
2.Se.1: 4 Bu nedenle bizler, katlandığınız bütün zulüm ve sıkıntılar
karşısındaki sabır ve imanınızdan ötürü Tanrı'nın kiliseleri* arasında sizinle
övünüyoruz.
2.Se.1: 5 Bütün bunlar Tanrı'nın adil yargısının belirtisidir. Sonuç olarak,
uğrunda acı çektiğiniz Tanrı Egemenliği'ne* layık sayılacaksınız.
2.Se.1: 6-8 Tanrı adil olanı yapacak: Size sıkıntı çektirenlere sıkıntı ile
karşılık verecek, sıkıntı çeken sizleriyse bizimle birlikte rahata
kavuşturacaktır. Bütün bunlar Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü
melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrı'yı
tanımayanları ve kendisiyle ilgili Müjde'ye uymayanları cezalandıracak.
2.Se.1: 9-10 Böyleleri Rab'bin varlığından ve yüce gücünden uzak kalarak sonsuza
dek mahvolma cezasına çarptırılacaklar. Bütün bunlar Rab'bin kendi kutsalları
arasında yüceltilmek ve bütün imanlılarda hayranlık uyandırmak üzere geldiği gün
olacak. Sizler ise iman edenlerdensiniz. Çünkü size ettiğimiz tanıklığa
inandınız.
2.Se.1: 11 İşte bu nedenle Tanrımız sizi çağrısına layık görsün, iyiliğe yönelik
her dileğinizi, imana dayanan her uğraşınızı kendi gücüyle sonuçlandırsın diye
sizin için her zaman dua ediyoruz.
2.Se.1: 12 Öyle ki, Tanrımız'ın ve Rab İsa Mesih'in lütfuyla Rabbimiz İsa'nın
adı sizde yüceltilsin, siz de O'nda yüceltilesiniz.
BÖLÜM 2
Yasa Tanımaz Adam
2.Se.2: 1-2 Rabbimiz İsa Mesih'in gelişine ve O'nunla birlikte olmak üzere
toplanmamıza gelince: Kardeşler, size rica ediyoruz, Rab'bin gününün geldiğini
ileri süren herhangi bir ruh, bir söz ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir
mektup hemen aklınızı karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın.
2.Se.2: 3 Hiç kimse hiçbir şekilde sizi aldatmasın. Çünkü imandan dönüş*
başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam ortaya çıkmadıkça o gün
gelmeyecektir.
2.Se.2: 4 Bu adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek
kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta kendisini Tanrı ilan ederek Tanrı'nın
Tapınağı'nda oturacaktır.
2.Se.2: 5 Daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz?
2.Se.2: 6 Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin
engellediğini biliyorsunuz.
2.Se.2: 7 Evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü
şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir.
2.Se.2: 8 Sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. Rab İsa onu ağzının soluğuyla
öldürecek, gelişinin görkemiyle yok edecek.
2.Se.2: 9-10 Yasa tanımaz adam, her türlü mucizede, yanıltıcı belirtilerle
harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan'ın
etkinliğiyle gelecek. Mahvolanlar, gerçeği sevmeye ve böylece kurtulmaya
yanaşmadıklarından mahvoluyorlar.
2.Se.2: 11 İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı
bir güç gönderiyor.
2.Se.2: 12 Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi
yargılansın.
Dayanın!
2.Se.2: 13 Ama biz, ey Rab'bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Tanrı'ya
şükran borçluyuz. Çünkü Tanrı, Ruh aracılığıyla kutsal kılınıp gerçeğe inanarak
kurtulmanız için sizi ta başlangıçtan* seçti.
2.Se.2: 14 Rabbimiz İsa Mesih'in yüceliğine kavuşmanız için, bildirdiğimiz
Müjde'yle sizi bu kurtuluşa çağırdı.
2.Se.2: 15 Öyleyse dayanın, kardeşlerim! İster sözle ister mektupla, size
ilettiğimiz öğretilere sımsıkı tutunun.
2.Se.2: 16-17 Rabbimiz İsa Mesih'in kendisi ve bizi sevip lütfuyla bize sonsuz
cesaret ve sağlam bir umut veren Babamız Tanrı sizi yüreklendirsin, her iyi
eylem ve sözde pekiştirsin.
BÖLÜM 3
Bizim için Dua Edin
2.Se.3: 1 Son olarak, kardeşler, Rab'bin sözü aranızda olduğu gibi hızla yayılıp
yüceltilsin diye bizim için dua edin.
2.Se.3: 2 Ahlaksız, kötü insanlardan kurtulmamız için de dua edin. Çünkü herkes
iman etmiş değildir.
2.Se.3: 3 Ama Rab güvenilirdir. O sizi pekiştirecek, kötü olandan* koruyacaktır.
2.Se.3: 4 Buyurduklarımızı yaptığınıza ve yapacağınıza dair Rab'de size
güveniyoruz.
2.Se.3: 5 Rab yüreklerinizi Tanrı'nın sevgisine, Mesih'in sabrına yöneltsin.
Kendi Emeğinizle Geçinin
2.Se.3: 6 Kardeşler, bizden aldıkları öğretilere uymayıp boş gezen bütün
kardeşlerden uzak durmanızı Rab İsa Mesih'in adıyla buyuruyoruz.
2.Se.3: 7 Bizleri nasıl örnek almanız gerektiğini kendiniz biliyorsunuz. Çünkü
biz aranızdayken boş gezenler değildik.
2.Se.3: 8 Kimsenin ekmeğini karşılıksız yemedik. Herhangi birinize yük olmamak
için uğraşıp didindik, gece gündüz çalıştık.
2.Se.3: 9 Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek
bırakmak için böyle yaptık.
2.Se.3: 10 Hatta sizinle birlikteyken şu buyruğu vermiştik: "Çalışmak istemeyen
yemek de yemesin!"
2.Se.3: 11 Çünkü aranızda bazılarının boş gezdiğini duyuyoruz. Bunlar hiçbir iş
yapmıyor, başkalarının işine karışıp duruyorlarmış.
2.Se.3: 12 Böylelerine Rab İsa Mesih adına yalvarıyor, şunu buyuruyoruz: Sakin
bir şekilde çalışıp kendi kazançlarından*fx* yesinler.
2.Se.3: 13 Sizlerse kardeşler, iyilik yapmaktan usanmayın.
2.Se.3: 14 Eğer bu mektuptaki sözlerimize uymayan olursa onu mimleyin.
Yaptıklarından utanması için onunla ilişkinizi kesin.
2.Se.3: 15 Yine de onu düşman saymayın, bir kardeş olarak uyarın.
Son Selamlar
2.Se.3: 16 Esenlik kaynağı olan Rab'bin kendisi size her zaman, her durumda
esenlik versin. Rab hepinizle birlikte olsun.
2.Se.3: 17 Ben Pavlus bu selamı kendi elimle yazıyorum. Her mektubumun özel
işaretidir bu; böyle yazarım.
2.Se.3: 18 Rabbimiz İsa Mesih'in lütfu hepinizle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
2:3 "İmandan dönüş" ya da "İsyan".
2:13 "Ta başlangıçtan": Birçok Grekçe elyazmasında, "İlk ürün olarak" diye
geçer.
3:12 "Kazançlarından": Grekçe "Ekmeklerini".
Pavlus'tan TİMOTEOS'A BİRİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
1.Ti.1: 1-2 Kurtarıcımız Tanrı'nın ve umudumuz Mesih İsa'nın buyruğuyla Mesih
İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus'tan imanda öz oğlum Timoteos'a selam! Baba
Tanrı'dan ve Rabbimiz Mesih İsa'dan sana lütuf, merhamet ve esenlik olsun.
Yanlış Öğretilere Karşı Uyarı
1.Ti.1: 3-4 Makedonya'ya giderken sana rica ettiğim gibi, Efes'te kal ve bazı
kişilerin farklı öğretiler yaymamasını, masallarla ve sonu gelmeyen
soyağaçlarıyla uğraşmamasını öğütle. Bu şeyler, imana dayanan tanrısal düzene
hizmet etmekten çok, tartışmalara yol açar.
1.Ti.1: 5 Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan
sevgiyi uyandırmaktır.
1.Ti.1: 6 Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar.
1.Ti.1: 7 Kutsal Yasa* öğretmeni olmak istiyorlar, ama ne söyledikleri sözleri
ne de iddialı oldukları konuları anlıyorlar.
1.Ti.1: 8 Yasa'yı özüne uygun biçimde kullanan için Yasa'nın iyi olduğunu
biliyoruz.
1.Ti.1: 9-10 Çünkü biliyoruz ki, Yasa doğrular için değil, yasa tanımayanlarla
asiler, tanrısızlarla günahkârlar, kutsallıktan yoksunlarla kutsala karşı
saygısız olanlar, anne ya da babasını öldürenler, katiller, fuhuş yapanlar,
oğlancılar, köle tüccarları, yalancılar, yalan yere ant içenler ve sağlam
öğretiye karşıt olan başka ne varsa onlar için konmuştur.
1.Ti.1: 11 Mübarek Tanrı'nın bana emanet edilen yüce Müjdesi'ne göre bu
böyledir. Tanrı Merhametlidir
1.Ti.1: 12 Beni güçlendiren Rabbimiz Mesih İsa'ya şükrederim. Çünkü beni
güvenilir sayarak hizmetine aldı.
1.Ti.1: 13 Bir zamanlar O'na küfreden, zalim ve küstah biri olduğum halde bana
merhamet edildi. Çünkü ne yaptıysam bilgisizlikten ve imansızlıktan yaptım.
1.Ti.1: 14 Ama Rabbimiz'in lütfu, imanla ve Mesih İsa'da olan sevgiyle birlikte
bol bol üzerime döküldü.
1.Ti.1: 15 "Mesih İsa günahkârları kurtarmak için dünyaya geldi" sözü, güvenilir
ve her bakımdan kabule layık bir sözdür. Günahkârların en kötüsü benim.
1.Ti.1: 16 Ama Mesih İsa, kendisine iman edip sonsuz yaşama kavuşacak olanlara
örnek olayım diye sınırsız sabrını öncelikle bende sergilemek için bana merhamet
etti.
1.Ti.1: 17 Onur ve yücelik sonsuzlara dek bütün çağların Kralı, ölümsüz ve
görünmez tek Tanrı'nın olsun! Amin.
1.Ti.1: 18 Oğlum Timoteos, senin hakkında önceden söylenen peygamberlik sözleri
uyarınca, bu buyruğu sana emanet ediyorum. Öyle ki, bu sözlere dayanarak iyi
savaşı sürdüresin.
1.Ti.1: 19 İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek
iman konusunda battılar.
1.Ti.1: 20 Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye
onları Şeytan'a teslim ettim.
BÖLÜM 2
Dua ve Tapınma
1.Ti.2: 1-2 Her şeyden önce şunu öğütlerim: Tanrı yoluna tam bir bağlılık ve
ağırbaşlılık içinde sakin ve huzurlu bir yaşam sürelim diye, krallarla bütün üst
yöneticiler dahil, bütün insanlar için dilekler, dualar, yakarışlar ve şükürler
sunulsun.
1.Ti.2: 3 Böyle yapmak iyidir ve Kurtarıcımız Tanrı'yı hoşnut eder.
1.Ti.2: 4 O bütün insanların kurtulup gerçeğin bilincine erişmesini ister. 5-6
Çünkü tek Tanrı ve Tanrı'yla insanlar arasında tek aracı vardır. O da insan olan
ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa'dır. Uygun
zamanda verilen tanıklık budur.
1.Ti.2: 7 Ben bunun habercisi ve elçisi atandım -gerçeği söylüyorum, yalan
söylemiyorum- uluslara imanı ve gerçeği öğretmeye atandım.
1.Ti.2: 8 Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller
yükselterek dua etmelerini isterim.
1.Ti.2: 9-10 Kadınların da saç örgüleriyle, altınlarla, incilerle ya da pahalı
giysilerle değil, sade giyimle, edepli ve ölçülü tutumla, Tanrı yolunda
yürüdüklerini ileri süren kadınlara yaraşır biçimde, iyi işlerle süslenmelerini
isterim.
1.Ti.2: 11 Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.
1.Ti.2: 12 Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin
olsun.
1.Ti.2: 13-14 Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi,
kadın aldatılıp suç işledi.
1.Ti.2: 15 Ama doğum yapıp*fx* kurtulacaktır; yeter ki, sağduyuyla iman, sevgi
ve kutsallıkta yaşasın.
BÖLÜM 3
Kilise Önderleri
1.Ti.3: 1 İşte güvenilir söz: Bir kimse gözetmen olmayı gönülden istiyorsa, iyi
bir görev arzu etmiş olur.
1.Ti.3: 2 Ancak gözetmen ayıplanacak bir yanı olmayan, tek karılı, ölçülü,
sağduyulu, saygın, konuksever, öğretmeye yetenekli biri olmalı.
1.Ti.3: 3 Şarap düşkünü, zorba olmamalı; uysal, kavgadan ve para sevgisinden
uzak olmalı.
1.Ti.3: 4 Evini iyi yönetmeli, çocuklarına söz dinletmeli, her yönden saygılı
olmalarını sağlamalı.
1.Ti.3: 5 Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrı'nın topluluğunu* nasıl
kayırabilir?
1.Ti.3: 6 Gözetmen yeni iman etmiş biri olmamalı. Yoksa gurura kapılıp İblis'in
uğradığı yargıya uğrayabilir.
1.Ti.3: 7 Topluluğun dışındakiler tarafından da iyi bir insan olarak
tanınmalıdır. Öyle ki, ayıplanacak duruma ve İblis'in tuzağına düşmesin.
1.Ti.3: 8 Aynı şekilde kilise* görevlileri, özü sözü ayrı, şarap tutkunu, haksız
kazanç peşinde koşan kişiler değil, ağırbaşlı kişiler olmalı.
1.Ti.3: 9 Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.
1.Ti.3: 10 Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev
alsınlar.
1.Ti.3: 11 Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve
her bakımdan güvenilir olmalı.
1.Ti.3: 12 Görevliler tek karılı, çocuklarını ve evlerini iyi yöneten kişiler
olsun.
1.Ti.3: 13 Görevlerini iyi yapanlar, kendileri için iyi bir yer edinir, Mesih
İsa'ya imanda büyük cesaret kazanırlar.
Büyük Sır
1.Ti.3: 14-15 Yakında yanına gelmeyi umuyorum. Ama gecikirsem, gerçeğin direği
ve dayanağı olan Tanrı'nın ev halkı arasında, yani yaşayan Tanrı'nın
topluluğunda* nasıl davranmak gerektiğini bilesin diye sana bunları yazıyorum.
1.Ti.3: 16 Kuşkusuz Tanrı yolunun sırrı büyüktür. O, bedende göründü,
Ruh'ça doğrulandı, Meleklerce görüldü, Uluslara tanıtıldı, Dünyada O'na iman
edildi, Yücelik içinde yukarı alındı.
BÖLÜM 4
İmandan Dönüş
1.Ti.4: 1-3 Ruh açıkça diyor ki, son zamanlarda bazıları yalancıların
ikiyüzlülüğü nedeniyle aldatıcı ruhlara ve cinlerin öğretilerine kulak vererek
imandan dönecek. Vicdanları adeta kızgın bir demirle dağlanmış bu yalancılar
evlenmeyi yasaklayacak, iman edip gerçeği bilenlerin şükranla yemesi için
Tanrı'nın yarattığı yiyeceklerden çekinmek gerektiğini buyuracaklar.
1.Ti.4: 4 Oysa Tanrı'nın yarattığı her şey iyidir, hiçbir şey reddedilmemeli;
yeter ki, şükranla kabul edilsin.
1.Ti.4: 5 Çünkü her şey Tanrı'nın sözüyle ve duayla kutsal kılınır.
İyi Görevli
1.Ti.4: 6 Bunları kardeşlere öğütlersen, imanın ve izlediğin iyi öğretinin
sözleriyle beslenmiş olarak Mesih İsa'nın iyi bir görevlisi olursun.
1.Ti.4: 7 Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda
eğit.
1.Ti.4: 8 Bedeni eğitmenin biraz yararı var; ama şimdiki ve gelecek yaşamın
vaadini içeren Tanrı yolunda yürümek her yönden yararlıdır.
1.Ti.4: 9 Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.
1.Ti.4: 10 Bunun için emek veriyor, mücadele ediyoruz. Çünkü umudumuzu bütün
insanların, özellikle iman edenlerin Kurtarıcısı olan diri Tanrı'ya bağladık.
1.Ti.4: 11 Bunları buyur ve öğret.
1.Ti.4: 12 Gençsin diye kimse seni küçümsemesin. Konuşmada, davranışta, sevgide,
imanda, paklıkta imanlılara örnek ol.
1.Ti.4: 13 Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazılar'ı okumaya,
öğüt vermeye, öğretmeye ada.
1.Ti.4: 14 Peygamberlik sözüyle, ihtiyarlar* kurulunun ellerini senin üzerine
koymasıyla sana verilen ve hâlâ sende olan ruhsal armağanı ihmal etme.
1.Ti.4: 15 Bu konuların üzerinde dur, kendini bunlara ver ki, ilerlediğini
herkes
görsün.
1.Ti.4: 16 Kendine ve öğretine dikkat et, bu yolda yürümeye devam et. Çünkü bunu
yapmakla hem kendini hem seni dinleyenleri kurtaracaksın.
BÖLÜM 5
Topluluk İçi Sorumluluklar
1.Ti.5: 1-2 Yaşlı adama*fx* çıkışma, babanmış gibi yol göster. Genç erkeklere
kardeşinmiş gibi, yaşlı kadınlara annenmiş gibi, genç kadınlara tam bir yürek
temizliğiyle kızkardeşinmiş gibi yol göster.
1.Ti.5: 3 Gerçekten kimsesiz dul kadınlara saygı göster.
1.Ti.5: 4 Ama dul kadının çocukları ya da torunları varsa, bunlar öncelikle
kendi ev halkına yardım ederek Tanrı yolunda yürümeyi ve büyüklerine iyilik
borcunu ödemeyi öğrensinler. Çünkü bu Tanrı'yı hoşnut eder.
1.Ti.5: 5 Gerçekten kimsesiz, yalnız kalmış dul kadın umudunu Tanrı'ya
bağlamıştır; gece gündüz O'na dilekte bulunmaya ve dua etmeye devam eder.
1.Ti.5: 6 Kendini zevke veren dul kadınsa daha yaşarken ölmüştür.
1.Ti.5: 7 Ayıplanacak duruma düşmemeleri için onları bu konularda uyar.
1.Ti.5: 8 Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr
etmiş, imansızdan beter olmuştur.
1.Ti.5: 9-10 Yaptığı iyiliklerle tanınmış, tek erkekle evlenmiş, en az altmış
yaşında olan dul kadın, eğer çocuk büyütmüş, konuk ağırlamış, kutsalların
ayaklarını yıkamış, sıkıntıda olanlara yardım etmiş, kendini her tür iyi işe
adamışsa, adı dullar listesine yazılsın.
1.Ti.5: 11 Daha genç dulları listeye alma. Çünkü bedensel arzuları Mesih'e
bağlılıklarına baskın çıkınca evlenmek isterler.
1.Ti.5: 12 Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.
1.Ti.5: 13 Aynı zamanda ev ev gezerek tembelliğe alışırlar. Yalnız tembelliğe
alışmakla kalmazlar, üzerlerine düşmeyen sözler söyleyerek başkalarının işine
karışan boşboğazlar olurlar.
1.Ti.5: 14 Bu nedenle, daha genç dulların evlenmelerini, çocuk yapmalarını,
evlerini yönetmelerini, düşmana hiçbir iftira fırsatı vermemelerini isterim.
1.Ti.5: 15 Kimisi zaten sapmış, Şeytan'ın ardına düşmüştür.
1.Ti.5: 16 İmanlı bir kadının dul yakınları varsa onlara yardım etsin. İnanlılar
topluluğu* yük altına girmesin ki, gerçekten kimsesiz olan dullara yardım
edebilsin.
1.Ti.5: 17 Topluluğu iyi yöneten ihtiyarlar*, özellikle Tanrı sözünü duyurup
öğretmeye emek verenler iki kat saygıya layık görülsün.
1.Ti.5: 18 Çünkü Kutsal Yazı'da şöyle deniyor: "Harman döven öküzün ağzını
bağlama" ve "İşçi ücretini hak eder."
1.Ti.5: 19 İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul
etme.
1.Ti.5: 20 Günah işleyenleri herkesin önünde azarla ki, öbürleri de korksun.
1.Ti.5: 21 Bu söylediklerimi yan tutmadan, kimseyi kayırmadan yerine getirmen
için seni Tanrı'nın, Mesih İsa'nın ve seçilmiş meleklerin önünde uyarıyorum.
1.Ti.5: 22 Birinin üzerine ellerini koymakta aceleci davranma, başkalarının
günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut.
1.Ti.5: 23 Artık yalnız su içmekten vazgeç; miden ve sık sık baş gösteren
rahatsızlıkların için biraz da şarap iç.
1.Ti.5: 24 Bazı kişilerin günahları bellidir, kendilerinden önce yargı kürsüsüne
ulaşır. Bazılarının günahlarıysa sonradan ortaya çıkar.
1.Ti.5: 25 Bunun gibi, iyi işler de bellidir; belli olmayanlar bile gizli
kalamaz.
BÖLÜM 6
1.Ti.6: 1 Kölelik boyunduruğu altında olanların hepsi kendi efendilerini tam bir
saygıya layık görsünler ki, Tanrı'nın adı ve öğretisi kötülenmesin.
1.Ti.6: 2 Efendileri iman etmiş olanlarsa, nasıl olsa kardeşiz deyip
efendilerine saygısızlık etmesinler. Tersine, daha iyi hizmet etsinler. Çünkü bu
iyi hizmetten yararlananlar, sevdikleri imanlılardır. Bu ilkeleri öğret ve
öğütle.
Tanrı Yolunda Yürümek
1.Ti.6: 3-5 Eğer biri farklı öğretiler yayar, doğru sözleri, yani Rabbimiz İsa
Mesih'in sözlerini ve Tanrı yoluna dayanan öğretiyi onaylamazsa, kendini
beğenmiş, bilgisiz bir kişidir. Böyle biri tartışmaları ve kelime kavgalarını
hastalık derecesinde sever. Bu şeyler kıskançlığa, çekişmeye, iftiraya, kötü
kuşkulara, düşünceleri yozlaşmış ve gerçeği yitirmiş kişilerin durmadan
sürtüşmesine yol açar. Onlar Tanrı yolunu kazanç yolu sanıyorlar.
1.Ti.6: 6 Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.
1.Ti.6: 7 Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz.
1.Ti.6: 8 Yiyeceğimiz, giyeceğimiz varsa bunlarla yetiniriz.
1.Ti.6: 9 Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanı çöküşe ve
yıkıma götüren birçok saçma ve zararlı arzulara kapılırlar.
1.Ti.6: 10 Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgisidir. Kimileri
zengin olma hevesiyle imandan saptılar, kendi kendilerine çok acı çektirdiler.
1.Ti.6: 11 Ama sen, ey Tanrı adamı, bu şeylerden kaç! Doğruluğun, Tanrı yolunun,
imanın, sevginin, sabrın, uysallığın ardından koş.
1.Ti.6: 12 İman uğrunda yüce mücadeleyi sürdür. Sonsuz yaşama sımsıkı sarıl.
Bunun için çağrıldın ve birçok tanık önünde yüce inancı açıkça benimsedin.
1.Ti.6: 13-14 Her şeye yaşam veren Tanrı'nın ve Pontius Pilatus önünde yüce
inanca tanıklık etmiş olan Mesih İsa'nın huzurunda sana buyuruyorum: Rabbimiz
İsa Mesih'in gelişine dek Tanrı buyruğunu lekesiz ve kusursuz olarak koru.
1.Ti.6: 15-16 Mübarek ve tek Hükümdar, kralların Kralı, rablerin Rabbi,
ölümsüzlüğün tek sahibi, yaklaşılmaz ışıkta yaşayan, hiçbir insanın görmediği ve
göremeyeceği Tanrı, Mesih'i belirlenen zamanda ortaya çıkaracaktır. Onur ve
kudret sonsuza dek O'nun olsun! Amin.
1.Ti.6: 17 Şimdiki çağda zengin olanlara gururlanmamalarını, gelip geçici
zenginliğe umut bağlamamalarını buyur. Zevk almamız için bize her şeyi bol bol
veren Tanrı'ya umut bağlasınlar.
1.Ti.6: 18 İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya
istekli olmalarını buyur.
1.Ti.6: 19 Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine
sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar.
1.Ti.6: 20 Ey Timoteos, sana emanet edileni koru! Kutsallıktan yoksun, boş
sözlerden, yalan yere "bilgi" denen düşüncelerin çelişkilerinden sakın.
1.Ti.6: 21 Kimileri bu sözde bilgiye sahip olduklarını ileri sürerek imandan
saptılar. Tanrı'nın lütfu sizlerle birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
2:15 "Doğum yapıp": Grekçe deyim "Çocuğu doğurmakla" anlamına da gelebilir.
5:1-2 "Yaşlı adam" ya da "İhtiyar", yani kilise önderi.
5:9-10 Ayak yıkamak, bir konukseverlik gösterisiydi.
Pavlus'tan TİMOTEOS'A İKİNCİ MEKTUP
BÖLÜM 1
2.Ti.1: 1-2 Mesih İsa'daki yaşam vaadi uyarınca Tanrı'nın isteğiyle Mesih
İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus'tan sevgili oğlum Timoteos'a selam! Baba
Tanrı'dan ve Rabbimiz Mesih İsa'dan sana lütuf, merhamet ve esenlik olsun.
Müjde'ye Bağlılık Çağrısı
2.Ti.1: 3 Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz
vicdanla kulluk ettiğim Tanrı'ya şükrediyorum.
2.Ti.1: 4 Gözyaşlarını anımsıyor, sevinçle dolmak için seni görmeyi özlemle
bekliyorum.
2.Ti.1: 5 Sendeki içten imanı anımsıyorum. Önce büyükannen Lois'in ve annen
Evniki'nin sahip olduğu imana şimdi senin de sahip olduğuna eminim.
2.Ti.1: 6 Bu nedenle, ellerimi senin üzerine koymamla Tanrı'nın sana verdiği
armağanı alevlendirmen gerektiğini hatırlatıyorum.
2.Ti.1: 7 Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu
vermiştir.
2.Ti.1: 8 Bunun için Rabbimiz'e tanıklık etmekten de O'nun uğruna tutuklu
bulunan benden de utanma. Tanrı'nın gücüyle Müjde uğruna benimle birlikte
sıkıntıya göğüs ger.
2.Ti.1: 9-10 Tanrı bizi yaptıklarımıza göre değil, kendi amacına ve lütfuna göre
kurtarıp kutsal bir yaşama çağırdı. Bu lütuf bize zamanın başlangıcından önce
Mesih İsa'da bağışlanmış, şimdi de O'nun gelişiyle açığa çıkarılmıştır.
Kurtarıcımız Mesih İsa ölümü etkisiz kılmış, yaşamı ve ölümsüzlüğü Müjde
aracılığıyla ışığa çıkarmıştır.
2.Ti.1: 11 Ben Müjde'nin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.
2.Ti.1: 12 Bu acıları çekmemin nedeni de budur. Ama bundan utanmıyorum. Çünkü
kime inandığımı biliyorum. O'nun bana emanet ettiğini* o güne dek koruyacak
güçte olduğuna eminim.
2.Ti.1: 13 Benden işitmiş olduğun doğru sözleri örnek alarak imanla ve Mesih
İsa'da olan sevgiyle bunlara bağlı kal.
2.Ti.1: 14 Sana emanet edilen iyi öğretileri içimizde yaşayan Kutsal Ruh
aracılığıyla koru.
2.Ti.1: 15 Biliyorsun, Asya İli'ndekilerin* hepsi beni terk edip gittiler.
Figelos'la Hermogenis de bunlardandır.
2.Ti.1: 16 Rab, Onisiforos'un ev halkına merhamet etsin. Çünkü o çok kez içimi
ferahlattı ve zincire vurulmuş olmamdan utanmadı.
2.Ti.1: 17 Tersine, Roma'ya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu.
2.Ti.1: 18 O gün Rab'den merhamet bulmasını dilerim. Efes'te onun bana ne kadar
hizmet ettiğini sen de çok iyi bilirsin.
BÖLÜM 2
Sıkıntıya Göğüs Ger
2.Ti.2: 1 Oğlum, Mesih İsa'da olan lütufla güçlen.
2.Ti.2: 2 Birçok tanık önünde benden işittiğin sözleri, başkalarına da öğretmeye
yeterli olacak güvenilir kişilere emanet et.
2.Ti.2: 3 Mesih İsa'nın iyi bir askeri olarak benimle birlikte sıkıntıya göğüs
ger.
2.Ti.2: 4 Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini
askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.
2.Ti.2: 5 Bunun gibi, spor yarışmasına katılan kişi de kurallar uyarınca
yarışmazsa zafer tacını giyemez.
2.Ti.2: 6 Emek veren çiftçi üründen ilk payı alan kişi olmalıdır.
2.Ti.2: 7 Dediklerimi iyi düşün. Rab sana her konuda anlayış verecektir.
2.Ti.2: 8 Yaydığım Müjde'de açıklandığı gibi, Davut'un soyundan olup ölümden
dirilmiş olan İsa Mesih'i anımsa.
2.Ti.2: 9 Bu Müjde uğruna bir suçlu gibi zincire vurulmaya kadar varan
sıkıntılara katlanıyorum. Ama Tanrı'nın sözü zincire vurulmuş değildir.
2.Ti.2: 10 Bunun içindir ki, seçilmişler uğruna her şeye dayanıyorum. Öyle ki,
onlar da sonsuz yüceliğin yanısıra Mesih İsa'da olan kurtuluşa kavuşsunlar.
2.Ti.2: 11 Şu güvenilir bir sözdür: "O'nunla birlikte öldüysek, O'nunla birlikte
yaşayacağız.
2.Ti.2: 12 Dayanırsak, O'nunla birlikte egemenlik süreceğiz. O'nu inkâr edersek,
O da bizi inkâr edecek.
2.Ti.2: 13 Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı
davranamaz."
Alnı Ak İşçi
2.Ti.2: 14 Bu konuları imanlılara anımsat. Dinleyenleri felakete sürüklemekten
başka yararı olmayan kelime kavgaları çıkarmamaları için onları Tanrı'nın önünde
uyar.
2.Ti.2: 15 Kendini Tanrı'ya makbul, gerçeğin bildirisini doğru kullanan, alnı ak
bir işçi olarak sunmaya gayret et.
2.Ti.2: 16 Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta
daha da ileri gidecekler.
2.Ti.2: 17 Sözleri kangren gibi yayılacak. Himeneos'la Filitos bunlardandır.
2.Ti.2: 18 Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de
bazılarının imanını altüst ediyorlar.
2.Ti.2: 19 Ne var ki, Tanrı'nın attığı sağlam temel, "Rab kendine ait olanları
bilir" ve "Rab'bin adını anan herkes kötülükten uzak dursun" sözleriyle
mühürlenmiş olarak duruyor.
2.Ti.2: 20 Büyük bir evde yalnız altın ve gümüş kaplar bulunmaz; tahta ve toprak
kaplar da vardır. Kimi onurlu, kimi bayağı iş için kullanılır.
2.Ti.2: 21 Bunun gibi, kişi de kendini bayağı işlerden arıtırsa, onurlu amaçlara
uygun, kutsal kılınmış, efendisine yararlı, her iyi işe hazır bir kap olur.
2.Ti.2: 22 Gençlik arzularından kaç. Temiz yürekle Rab'be yakaranlarla birlikte
doğruluğun, imanın, sevginin ve esenliğin ardından koş.
2.Ti.2: 23 Saçma, cahilce tartışmalara girmeyi reddet. Bunların kavga
doğurduğunu bilirsin.
2.Ti.2: 24 Rab'bin kulu kavgacı olmamalı. Tersine, herkese şefkatle davranmalı,
öğretme yeteneği olmalı, haksızlıklara sabırla dayanmalıdır.
2.Ti.2: 25 Kendisine karşı olanları yumuşak huyla yola getirmeli. Gerçeği
anlamaları için Tanrı belki onlara bir tövbe yolu açar.
2.Ti.2: 26 Böylelikle ayılabilir, isteğini yerine getirmeleri için kendilerini
tutsak eden İblis'in tuzağından kurtulabilirler.
BÖLÜM 3
Son Günler
2.Ti.3: 1 Şunu bil ki, son günlerde çetin anlar olacaktır.
2.Ti.3: 2-3 İnsanlar kendilerini seven, para düşkünü, övüngen, kibirli,
küfürbaz, anne baba sözü dinlemez, nankör, kutsallıktan ve sevgiden yoksun,
uzlaşmaz, iftiracı, özünü denetleyemeyen, azgın, iyilik düşmanı olacaklar.
2.Ti.3: 4-5 Hain, aceleci, kendini beğenmiş, Tanrı'dan çok eğlenceyi seven,
Tanrı yolundaymış gibi görünüp bu yolun gücünü inkâr edenler olacaklar.
Böylelerinden uzak dur.
2.Ti.3: 6-7 Bunların arasında evlerin içine sokulup günahla yüklü, çeşitli
arzularla sürüklenen, her zaman öğrenen, ama gerçeğin bilgisine bir türlü
erişemeyen zayıf iradeli kadınları adeta tutsak eden adamlar var.
2.Ti.3: 8 Yannis'le Yambris nasıl Musa'ya karşı geldilerse, bunlar da gerçeğe
karşı gelirler. Düşünceleri yozlaşmış, iman konusunda reddedilmiş insanlardır.
2.Ti.3: 9 Ama daha ileri gidemeyecekler. Çünkü Yannis'le Yambris örneğindeki
gibi, bunların da akılsızlığını herkes açıkça görecektir.
Timoteos'a Son Öğütler
2.Ti.3: 10-11 Sense benim öğretimi, davranışımı, amacımı, imanımı, sabrımı,
sevgimi, dayanma gücümü, çektiğim zulüm ve acıları, örneğin Antakya'da, Konya'da
ve Listra'da başıma gelenleri yakından izledin. Ne zulümlere katlandım! Ama Rab
beni hepsinden kurtardı.
2.Ti.3: 12 Mesih İsa'ya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek
isteyenlerin hepsi zulüm görecek.
2.Ti.3: 13 Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha
beter olacaklar.
2.Ti.3: 14-15 Sense öğrendiğin ve güvendiğin ilkelere bağlı kal. Çünkü bunları
kimlerden öğrendiğini biliyorsun. Mesih İsa'ya iman aracılığıyla seni bilge
kılıp kurtuluşa kavuşturacak güçte olan Kutsal Yazılar'ı da çocukluğundan beri
biliyorsun.
2.Ti.3: 16 Kutsal Yazılar'ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak,
yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır.
2.Ti.3: 17 Bunlar sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin
olur.
BÖLÜM 4
2.Ti.4: 1-2 Tanrı'nın ve dirilerle ölüleri yargılayacak olan Mesih İsa'nın
önünde, O'nun gelişi ve egemenliği hakkı için sana buyuruyorum: Tanrı sözünü
duyur. Zaman uygun olsun olmasın, bu görevi sürdür. İnsanları tam bir sabırla
eğiterek ikna et, uyar, isteklendir.
2.Ti.4: 3 Çünkü öyle bir zaman gelecek ki, sağlam öğretiye katlanamayacaklar.
Kulaklarını okşayan sözler duymak için çevrelerine kendi arzularına uygun
öğretmenler toplayacaklar.
2.Ti.4: 4 Kulaklarını gerçeğe tıkayıp masallara sapacaklar.
2.Ti.4: 5 Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini
yap, görevini tamamla.
2.Ti.4: 6 Çünkü kanım adak şarabı gibi dökülmek üzere*. Benim için ayrılma
zamanı geldi.
2.Ti.4: 7 Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum.
2.Ti.4: 8 Bundan böyle doğruluk tacı benim için hazır duruyor. Adil yargıç olan
Rab o gün bu tacı bana, yalnız bana değil, O'nun gelişini özlemle beklemiş
olanların hepsine verecektir.
Özel İstekler, Selamlar
2.Ti.4: 9 Yanıma tez gelmeye gayret et.
2.Ti.4: 10 Çünkü Dimas bu dünyayı sevdiği için beni terk edip Selanik'e gitti.
Kriskis Galatya'ya, Titus Dalmaçya'ya gitti.
2.Ti.4: 11 Yanımda yalnız Luka var. Markos'u alıp beraberinde getir, yapacağım
hizmette bana yardım eder.
2.Ti.4: 12 Tihikos'u Efes'e gönderdim.
2.Ti.4: 13 Troas'ta Karp'ın yanında bıraktığım abayı, kitapları, özellikle yazı
derilerini gelirken beraberinde getir.
2.Ti.4: 14 Bakırcı İskender bana çok kötülük etti. Rab ona yaptıklarının
karşılığını verecektir.
2.Ti.4: 15 Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.
2.Ti.4: 16 İlk savunmamda benden yana çıkan olmadı, hepsi beni terk etti. Bunun
hesabı onlardan sorulmasın.
2.Ti.4: 17 Ama Tanrı bildirisi aracılığımla tam olarak açıklansın, bütün uluslar
bunu duysun diye Rab yardımıma gelip beni güçlendirdi. Aslanın ağzından böyle
kurtuldum!
2.Ti.4: 18 Rab beni her kötülükten kurtarıp güvenlik içinde göksel egemenliğine
ulaştıracak. Sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.
2.Ti.4: 19 Priska, Akvila ve Onisiforos'un ev halkına selam söyle.
2.Ti.4: 20 Erastus, Korint'te kaldı. Trofimos'u da Milet'te hasta bıraktım.
2.Ti.4: 21 Kış bastırmadan gelmeye gayret et. Evvulus, Pudens, Linus, Klavdiya
ve bütün kardeşler sana selam ederler.
2.Ti.4: 22 Rab ruhunla birlikte olsun. Tanrı'nın lütfu sizlerle olsun.
DİPNOTLAR:
1:12 "O'nun bana emanet ettiğini" ya da "O'na emanet ettiğimi".
4:6 "Kanım adak şarabı gibi dökülmek üzere": Grekçe "Ben zaten adak şarabı gibi
dökülmekteyim".
Pavlus'tan TİTUS'A MEKTUP
BÖLÜM 1
Tit.1: 1 Tanrı'nın seçtiği kişilerin iman etmeleri, Tanrı yoluna uygun gerçeği
anlamaları için Tanrı'nın kulu ve İsa Mesih'in elçisi atanan ben Pavlus'tan
selam!
Tit.1: 2 Elçiliğim, yalan söylemeyen Tanrı'nın zamanın başlangıcından önce vaat
ettiği sonsuz yaşam umuduna dayanmaktadır.
Tit.1: 3 Kurtarıcımız Tanrı'nın buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı,
kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.
Tit.1: 4 Ortak imanımıza göre öz oğlum olan Titus'a Baba Tanrı'dan ve
Kurtarıcımız Mesih İsa'dan lütuf ve esenlik olsun.
Titus'un Girit'teki Görevi
Tit.1: 5 Geri kalan işleri düzene sokman ve sana buyurduğum gibi her kentte
ihtiyarlar* ataman için seni Girit'te bıraktım.
Tit.1: 6 İhtiyar seçilecek kişi eleştirilecek yönü olmayan, tek karılı biri
olsun. Çocukları imanlı olmalı, sefahatle suçlanan ya da asi çocuklar olmamalı.
Tit.1: 7 Gözetmen, Tanrı evinin kâhyası olduğuna göre, eleştirilecek yönü
olmamalı. Dikbaşlı, tez öfkelenen, şarap düşkünü, zorba, haksız kazanç peşinde
koşan biri olmamalı.
Tit.1: 8 Tersine, konuksever, iyiliksever, sağduyulu, adil, pak, kendini
denetleyebilen biri olmalı.
Tit.1: 9 Hem başkalarını sağlam öğretiyle yüreklendirmek, hem de karşı çıkanları
ikna edebilmek için imanlılara öğretilen güvenilir söze sımsıkı sarılmalı.
Tit.1: 10 Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet
yanlıları bunlardandır.
Tit.1: 11 Onların ağzını kapamak gerek. Haksız kazanç uğruna, öğretmemeleri
gerekeni öğreterek bazı aileleri tümüyle yıkıyorlar.
Tit.1: 12 Kendilerinden biri, öz peygamberlerinden biri şöyle demiştir:
"Giritliler hep yalancıdır, azgın canavarlar, tembel oburlardır."
Tit.1: 13-14 Bu tanıklık doğrudur. Bu nedenle, Yahudi masallarına, gerçeği
reddedenlerin buyruklarına kulak vermeyip sağlam imana sahip olmaları için
onları sert bir şekilde uyar.
Tit.1: 15 Yüreği temiz olanlar için her şey temizdir, ama yüreği kirli olanlar
ve imansızlar için hiçbir şey temiz değildir. Çünkü onların zihinleri de
vicdanları da kirlenmiştir.
Tit.1: 16 Tanrı'yı tanıdıklarını ileri sürer, ama yaptıklarıyla O'nu yadsırlar.
Söz dinlemez, hiçbir iyi işe yaramaz iğrenç kişilerdir.
BÖLÜM 2
Uygun Olanı Öğret
Tit.2: 1 Sana gelince, sağlam öğretiye uygun olanı öğret.
Tit.2: 2 Yaşlı erkeklere ölçülü, ağırbaşlı, sağduyulu olmalarını buyur. İmanda,
sevgide ve sabırda sağlam olsunlar.
Tit.2: 3 Aynı şekilde yaşlı kadınlar saygın bir yaşam sürmeli. İftiracı, şaraba
tutsak olmamalı; iyi olanı öğretmeli.
Tit.2: Tit.2: 4-5 Öyle ki genç kadınları, kocalarını ve çocuklarını seven,
sağduyulu, temiz yürekli, iyi birer ev kadını ve kocalarına bağımlı olmak üzere
eğitebilsinler. O zaman Tanrı'nın sözü kötülenmez.
Tit.2: 6 Genç erkekleri de sağduyulu olmaya özendir.
Tit.2: 7-8 İyi olanı yaparak her konuda onlara örnek ol. Öğretişinde dürüst ve
ağırbaşlı ol, kimsenin kınayamayacağı doğru sözler söyle. Öyle ki bize karşı
gelen, hakkımızda söyleyecek kötü bir söz bulamayıp utansın.
Tit.2: 9 Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini
hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,
Tit.2: 10 hırsızlık yapmadan, tümüyle güvenilir olduklarını göstersinler.
Böylece Kurtarıcımız Tanrı'yla ilgili öğretiyi her yönden çekici kılsınlar.
Tit.2: 11 Çünkü Tanrı'nın bütün insanlara kurtuluş sağlayan lütfu ortaya
çıkmıştır.
Tit.2: 12 Bu lütuf, tanrısızlığı ve dünyasal arzuları reddedip şimdiki çağda
sağduyulu, doğru, Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi
eğitiyor.
Tit.2: 13 Bu arada, mübarek umudumuzun gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve
Kurtarıcımız İsa Mesih'in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz.
Tit.2: 14 Mesih bizi her suçtan kurtarmak, arıtıp kendisine ait, iyilik etmekte
gayretli bir halk yapmak üzere kendini bizim için feda etti.
Tit.2: 15 Bunları tam bir yetkiyle bildir, dinleyenleri isteklendir, günahlı
olanları ikna et. Hiç kimse seni küçümsemesin.
BÖLÜM 3
Doğru Olanı Yapmak
Tit.3: 1 Yöneticilerle yönetimlere bağlı olmaları, söz dinlemeleri ve iyi olan
her şeyi yapmaya hazır olmaları gerektiğini imanlılara anımsat.
Tit.3: 2 Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Herkese her
zaman yumuşak davransınlar.
Tit.3: 3 Çünkü bir zamanlar biz de anlayışsız, söz dinlemez, kolay aldanan,
türlü arzulara ve zevklere köle olan, kötülük ve kıskançlık içinde yaşayan,
nefret edilen ve birbirimizden nefret eden kişilerdik.
Tit.3: 4-6 Ama Kurtarıcımız Tanrı iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça
göstererek bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil,
kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kurtarıcımız İsa Mesih
aracılığıyla üzerimize bol bol döktüğü Kutsal Ruh'un yenilemesiyle yaptı.
Tit.3: 7 Öyle ki, O'nun lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın
mirasçıları olalım.
Tit.3: 8 Bu güvenilir bir sözdür. Tanrı'ya iman etmiş olanların, kendilerini iyi
işlere vermeye özen göstermeleri için bu konularda ısrarlı olmanı istiyorum.
Bunlar insan için iyi ve yararlıdır.
Tit.3: 9 Akılsız tartışmalardan, soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasa'yla*
ilgili çekişme ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir.
Tit.3: 10 Birinci ve ikinci uyarıdan sonra bölücü kişiyle ilişkini kes.
Tit.3: 11 Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin
olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.
Son İstekler ve Selamlar
Tit.3: 12 Ben Artemas'ı ya da Tihikos'u sana gönderir göndermez, Nikopolis'e,
yanıma gelmeye gayret et. Çünkü kışı orada geçirmeye karar verdim.
Tit.3: 13 Hukukçu Zenas'la Apollos'u yolcu ederken bir eksikleri olmamasına
dikkat et.
Tit.3: 14 Bizimkiler de kendilerini iyi işlere vermeyi öğrensinler. Böylelikle
temel ihtiyaçları karşılamış ve verimsiz bir yaşam sürmemiş olurlar.
Tit.3: 15 Yanımdakilerin hepsi sana selam eder. Bizi seven imanlılara selam
söyle. Tanrı'nın lütfu hepinizle birlikte olsun.
Pavlus'tan FİLİMON'A MEKTUP
BÖLÜM 1
Flm.1: 1-2 Sevgili emektaşımız Filimon, Mesih İsa uğruna tutuklu olan ben Pavlus
ve kardeşimiz Timoteos'tan sana, kızkardeşimiz Afiya'ya, birlikte mücadele
verdiğimiz Arhippus'a ve senin evindeki inanlılar topluluğuna* selam!
Flm.1: 3 Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Şükran ve Dua
Flm.1: 4-5 Rab İsa'ya olan imanını ve bütün kutsallara beslediğin sevgiyi
duydukça dualarımda seni anıyor, Tanrım'a sürekli şükrediyorum.
Flm.1: 6 Mesih'te sahip olduğumuz her iyiliğin bilincine vararak imanını
başkalarıyla paylaşmakta etkin olman için dua ediyorum.
Flm.1: 7 Sevgin benim için büyük sevinç ve teselli kaynağı oldu. Çünkü
kutsalların yürekleri senin sayende ferahladı, kardeşim.
Pavlus'un Onisimos için Ricası
Flm.1: 8-9 Bu nedenle, gerekeni sana buyurmaya Mesih'te büyük cesaretim olduğu
halde,şimdi Mesih İsa uğruna tutuklu bulunan ben yaşlı Pavlus sana sevgiyle rica
etmeyi yeğliyorum.
Flm.1: 10-11 Tutukluluğum sırasında kendisine ruhsal baba olduğum oğlum
Onisimos'la* ilgili bir ricam var. Bir zamanlar sana yararsızdı; ama şimdi hem
sana hem de bana yararlıdır.
Flm.1: 12 Kendisini, yani can ciğerimi sana geri gönderiyorum.
Flm.1: 13-14 Müjde'nin uğruna tutuklu kaldığım sürece senin yerine bana hizmet
etmesi için onu yanımda alıkoymak isterdim; ama senin onayın olmadan bir şey
yapmak istemedim. Öyle ki, yapacağın iyilik zorunluluktanmış gibi görünmesin,
gönülden olsun.
Flm.1: 15 Onisimos'un bir süre senden ayrılması belki de onu temelli geri alman
içindi.
Flm.1: 16 Onu artık köle değil, köleden üstün, sevgili bir kardeş olarak geri
alacaksın. O, özellikle benim için çok değerlidir. Ama hem bir insan, hem de
Rab'be ait biri olarak senin için daha da çok sevilecek bir kardeştir.
Flm.1: 17 Bu nedenle, eğer beni yoldaşın sayıyorsan, kendisini beni kabul eder
gibi kabul et.
Flm.1: 18 Sana herhangi bir haksızlık etmişse ya da bir borcu varsa, bunu benim
hesabıma say.
Flm.1: 19 Ben Pavlus bunu kendi elimle yazıyorum, bedelini ben öderim. Senin
kendi yaşamını bile bana borçlu olduğunu söylememe gerek yok.
Flm.1: 20 Evet, kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesih'te yüreğimi
ferahlat.
Flm.1: 21 Sözümü dinleyeceğinden emin olarak ve istediğimden fazlasını da
yapacağını bilerek sana yazıyorum.
Flm.1: 22 Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız
aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.
Son Selamlar
Flm.1: 23-24 Mesih İsa uğruna kendisiyle birlikte tutuklu bulunduğum Epafras,
emektaşlarım Markos, Aristarhus, Dimas ve Luka sana selam ederler.
Flm.1: 25 Rab İsa Mesih'in lütfu ruhunuzla birlikte olsun.
DİPNOTLAR:
10-11 "Onisimos": Yararlı anlamına gelir.
İBRANİLER'E MEKTUP
BÖLÜM 1
Oğul Meleklerden Üstündür
İbr.1: 1 Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli
yollardan atalarımıza seslendi.
İbr.1: 2 Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni
yarattığı kendi Oğlu'yla bize seslenmiştir.
İbr.1: 3 Oğul, Tanrı yüceliğinin parıltısı, O'nun varlığının öz görünümüdür.
Güçlü sözüyle her şeyi devam ettirir. Günahlardan arınmayı sağladıktan sonra,
yücelerde ulu Tanrı'nın* sağında oturdu.
İbr.1: 4 Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli
üstün oldu.
İbr.1: 5 Çünkü Tanrı meleklerin herhangi birine, "Sen benim Oğlum'sun, Bugün ben
sana Baba oldum" Ya da, "Ben O'na Baba olacağım, O da bana Oğul olacak"demiş
midir?
İbr.1: 6 Yine Tanrı ilk doğanı dünyaya gönderirken diyor ki, "Tanrı'nın bütün
melekleri O'na tapınsın."
İbr.1: 7 Melekler için, "Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi
yapar" diyor.
İbr.1: 8 Ama Oğul için şöyle diyor: "Ey Tanrı, tahtın sonsuzluklar boyunca
kalıcıdır, Egemenliğinin asası adalet asasıdır.
İbr.1: 9 Doğruluğu sevdin, kötülükten nefret ettin. Bunun için Tanrı, senin
Tanrın, Seni sevinç yağıyla Arkadaşlarından daha çok meshetti*."
İbr.1: 10 Yine diyor ki, "Ya Rab, başlangıçta Dünyanın temellerini sen attın.
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.
İbr.1: 11 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın. Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
İbr.1: 12 Bir kaftan gibi düreceksin onları, Bir giysi gibi değiştirilecekler.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek."
İbr.1: 13 Tanrı meleklerin herhangi birine, "Ben düşmanlarını Ayaklarının altına
serinceye dek*, Sağımda otur" demiş midir?
İbr.1: 14 Bütün melekler kurtuluşu miras alacaklara hizmet etmek için gönderilen
görevli ruhlar değil midir?
BÖLÜM 2
Dikkatli Olalım
İbr.2: 1 Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha
çok önemsemeliyiz.
İbr.2: 2-3 Çünkü melekler aracılığıyla bildirilen söz geçerli olduysa, her suç
ve her sözdinlemezlik hak ettiği karşılığı aldıysa, bu denli büyük kurtuluşu
görmezlikten gelirsek nasıl kurtulabiliriz? Başlangıçta Rab tarafından
bildirilen bu kurtuluş, Rab'bi dinlemiş olanlarca bize doğrulandı.
İbr.2: 4 Tanrı da belirtiler, harikalar, çeşitli mucizeler ve kendi isteği
uyarınca dağıttığı Kutsal Ruh armağanlarıyla buna tanıklık etti.
İzleyicileriyle Özdeşleşen İsa
İbr.2: 5 Tanrı, sözünü ettiğimiz gelecek dünyayı meleklere bağlı kılmadı.
İbr.2: 6 Ama biri bir yerde şöyle tanıklık etmiştir: "Ya Rab, insan ne ki, onu
anasın, Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?
İbr.2: 7 Onu meleklerden biraz* aşağı kıldın, Başına yücelik ve onur tacını
koydun,
Ellerinin yapıtları üzerine onu görevlendirdin*.
İbr.2: 8 Her şeyi ayakları altına sererek Ona bağımlı kıldın." Tanrı her şeyi
insana bağımlı kılmakla insana bağımlı olmayan hiçbir şey bırakmadı. Ne var ki,
her şeyin insana bağımlı kılındığını henüz görmüyoruz.
İbr.2: 9 Ama meleklerden biraz* aşağı kılınmış olan İsa'yı, Tanrı'nın lütfuyla
herkes için ölümü tatsın diye çektiği ölüm acısı sonucunda yücelik ve onur tacı
giydirilmiş olarak görüyoruz.
İbr.2: 10 Birçok oğulu yüceliğe eriştirirken onların kurtuluş öncüsünü acılarla
yetkinliğe erdirmesi, her şeyi kendisi için ve kendi aracılığıyla var eden
Tanrı'ya uygun düşüyordu.
İbr.2: 11 Çünkü hepsi -kutsal kılan da kutsal kılınanlar da- aynı Baba'dandır.
Bunun içindir ki, İsa onlara "kardeşlerim" demekten utanmıyor.
İbr.2: 12 "Adını kardeşlerime duyuracağım, Topluluğun ortasında Seni ilahilerle
öveceğim" diyor.
İbr.2: 13 Yine, "Ben O'na güveneceğim"ve yine,"İşte ben ve Tanrı'nın bana
verdiği çocuklar" diyor.
İbr.2: 14 Bu çocuklar etten ve kandan oldukları için İsa, ölüm gücüne sahip
olanı, yani İblis'i, ölüm aracılığıyla etkisiz kılmak üzere onlarla aynı insan
yapısını aldı.
İbr.2: 15 Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini
özgür kılmak için yaptı.
İbr.2: 16 Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahim'in soyundan olanlara yardım
ediyor.
İbr.2: 17 Bunun için her yönden kardeşlerine benzemesi gerekiyordu. Öyle ki,
Tanrı'ya hizmetinde merhametli ve sadık bir başkâhin olup halkın günahlarını
bağışlatabilsin.
İbr.2: 18 Çünkü kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir.
BÖLÜM 3
İsa Musa'dan Yücedir
İbr.3: 1 Bunun için, göksel çağrıya ortak olan kutsal kardeşlerim, dikkatinizi
açıkça benimsediğimiz inancın elçisi ve başkâhini İsa'ya çevirin.
İbr.3: 2 Musa Tanrı'nın bütün evinde Tanrı'ya nasıl sadık kaldıysa, İsa da
kendisini görevlendirene sadıktır.
İbr.3: 3 Evi yapan nasıl evden daha çok saygı görürse, İsa da Musa'dan daha
büyük yüceliğe layık sayıldı.
İbr.3: 4 Her evin bir yapıcısı vardır, her şeyin yapıcısı ise Tanrı'dır.
İbr.3: 5 Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrı'nın bütün
evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.
İbr.3: 6 Oysa Mesih, O'nun evi üzerinde yetkili oğul olarak sadıktır. Eğer
cesaretimizi ve övündüğümüz umudu gevşemeden sonuna dek sürdürürsek, O'nun evi
biziz.
İmansızlığa Karşı Uyarı
İbr.3: 7-8 Bu nedenle, Kutsal Ruh'un dediği gibi, "Bugün O'nun sesini
duyarsanız, Atalarınızın başkaldırdığı, Çölde O'nu sınadığı günkü gibi
Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.
İbr.3: 9 Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca
yaptıklarımı gördüler.
İbr.3: 10 Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‘Yürekleri hep kötüye sapar,
Yollarımı öğrenmediler.
İbr.3: 11 Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla
girmeyecekler.'"
İbr.3: 12 Ey kardeşler, hiçbirinizde diri Tanrı'yı terk eden kötü, imansız bir
yüreğin bulunmamasına dikkat edin.
İbr.3: 13 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. Öyle ki,
hiçbirinizin yüreği günahın aldatıcılığıyla nasırlaşmasın.
İbr.3: 14 Çünkü Mesih'e ortak olduk. Yalnız başlangıçtaki güvenimizi gevşemeden
sonuna dek sürdürmeliyiz.
İbr.3: 15 Yukarıda belirtildiği gibi, "Bugün O'nun sesini duyarsanız,
Atalarınızın başkaldırdığı günkü gibi Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."
İbr.3: 16 O'nun sesini işitip başkaldıran kimlerdi? Musa önderliğinde Mısır'dan
çıkanların hepsi değil mi?
İbr.3: 17 Tanrı kimlere kırk yıl dargın kaldı? Günah işleyip cesetleri çöle
serilenlere değil mi?
İbr.3: 18 Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin
girmeyeceğine ant içti?
İbr.3: 19 Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya giremediler.
BÖLÜM 4
Tanrı'nın Huzur Diyarı
İbr.4: 1 Bu nedenle Tanrı'nın huzur diyarına girme vaadi hâlâ geçerliyken,
herhangi birinizin buna erişmemiş sayılmasından korkalım.
İbr.4: 2 Çünkü onlar gibi biz de iyi haberi aldık. Ama onlar duydukları sözü
imanla birleştirmedikleri için bunun kendilerine bir yararı olmadı.
İbr.4: 3 Biz inanmış olanlar huzur diyarına gireriz. Nitekim Tanrı şöyle
demiştir: "Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla
girmeyecekler." Oysa Tanrı dünyanın kuruluşundan beri işlerini tamamlamıştır.
İbr.4: 4 Çünkü bir yerde yedinci günle ilgili şunu demiştir: "Tanrı bütün
işlerinden yedinci gün dinlendi."
İbr.4: 5 Bu konuda yine diyor ki, "Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler."
İbr.4: 6 Demek ki, bazılarının huzur diyarına gireceği kesindir. Daha önce iyi
haberi almış olanlar söz dinlemedikleri için o diyara giremediler.
İbr.4: 7 Bu yüzden Tanrı, uzun zaman sonra Davut'un aracılığıyla, "bugün"
diyerek yine bir gün belirliyor. Daha önce denildiği gibi, "Bugün O'nun sesini
duyarsanız, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."
İbr.4: 8 Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka
günden söz etmezdi.
İbr.4: 9 Böylece Tanrı halkı için bir Şabat Günü* rahatı kalıyor.
İbr.4: 10 Tanrı işlerinden nasıl dinlendiyse, O'nun huzur diyarına giren de
kendi işlerinden öylece dinlenir.
İbr.4: 11 Bu nedenle o huzur diyarına girmeye gayret edelim; öyle ki, hiçbirimiz
aynı tür sözdinlemezlikten ötürü düşmesin.
İbr.4: 12 Tanrı'nın sözü diri ve etkilidir, iki ağızlı kılıçtan daha keskindir.
Canla ruhu, ilikle eklemleri birbirinden ayıracak kadar derinlere işler; yüreğin
düşüncelerini, amaçlarını yargılar.
İbr.4: 13 Tanrı'nın görmediği hiçbir yaratık yoktur. Kendisine hesap vereceğimiz
Tanrı'nın gözü önünde her şey çıplak ve açıktır.
Başkâhinimiz İsa
İbr.4: 14 Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça
benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.
İbr.4: 15 Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri
değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir.
İbr.4: 16 Onun için Tanrı'nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki,
yardım gereksindiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.
BÖLÜM 5
İbr.5: 1 İnsanlar arasından seçilen her başkâhin, günahlara karşılık sunular ve
kurbanlar sunmak üzere Tanrı'yla ilgili konularda insanları temsil etmek için
atanır.
İbr.5: 2 Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de
zayıflıklarla kuşatılmıştır.
İbr.5: 3 Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu*
sunmak zorundadır.
İbr.5: 4 Kimse başkâhin olma onurunu kendi kendine alamaz; ancak Harun gibi,
Tanrı tarafından çağrılırsa alır.
İbr.5: 5 Nitekim Mesih de başkâhin olmak için kendi kendini yüceltmedi. O'na,
"Sen benim Oğlum'sun, Bugün ben sana Baba oldum" diyen Tanrı O'nu yüceltti.
İbr.5: 6 Başka bir yerde de diyor ki, "Melkisedek düzeni uyarınca Sen sonsuza
dek kâhinsin."
İbr.5: 7 Mesih, yeryüzünde* olduğu günlerde kendisini ölümden kurtaracak güçte
olan Tanrı'ya büyük feryat ve gözyaşlarıyla dua etti, yakardı ve Tanrı korkusu
nedeniyle işitildi.
İbr.5: 8 Oğul olduğu halde, çektiği acılarla söz dinlemeyi öğrendi.
İbr.5: 9 Yetkin kılınınca, sözünü dinleyen herkes için sonsuz kurtuluş kaynağı
oldu.
İbr.5: 10 Çünkü Tanrı tarafından Melkisedek düzeni uyarınca başkâhin atanmıştı.
Temel İlkeleri Aşıp İlerleyin
İbr.5: 11 Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için
anlatmak zor.
İbr.5: 12 Şimdiye dek öğretmen olmanız gerekirken, Tanrı sözlerinin temel
ilkelerini size yeni baştan öğretecek birine ihtiyacınız var. Size yine süt
gerekli, katı yiyecek değil!
İbr.5: 13 Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.
İbr.5: 14 Katı yiyecek, yetişkinler içindir; onlar duyularını iyi ile kötüyü
ayırt etmek üzere alıştırmayla eğitmiş kişilerdir.
BÖLÜM 6
İbr.6: 1-2 Bunun için, ölü işlerden tövbe etmenin ve Tanrı'ya inanmanın
temelini, vaftizler*, elle kutsama*, ölülerin dirilişi ve sonsuz yargıyla ilgili
öğretinin temelini yeni baştan atmadan Mesih'le ilgili ilk öğretileri aşarak
yetkinliğe doğru ilerleyelim.
İbr.6: 3 Tanrı izin verirse, bunu yapacağız.
İbr.6: 4-6 Bir kez aydınlatılmış, göksel armağanı tatmış ve Kutsal Ruh'a ortak
edilmiş, Tanrı sözünün iyiliğini ve gelecek çağın güçlerini tatmış oldukları
halde yoldan sapanları yeniden tövbe edecek duruma getirmeye olanak yoktur.
Çünkü onlar Tanrı'nın Oğlu'nu adeta yeniden çarmıha geriyor, herkesin önünde
aşağılıyorlar.
İbr.6: 7 Üzerine sık sık yağan yağmuru emen ve kimler için işleniyorsa onlara
yararlı bitkiler üreten toprağı Tanrı bereketli kılar.
İbr.6: 8 Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye
yakındır, sonu yanmaktır.
İbr.6: 9 Size gelince, sevgili kardeşler, böyle konuştuğumuz halde, durumunuzun
daha iyi olduğuna, kurtuluşa uygun düştüğüne eminiz.
İbr.6: 10 Tanrı adaletsiz değildir; emeğinizi ve kutsallara hizmet etmiş olarak
ve etmeye devam ederek O'nun adına gösterdiğiniz sevgiyi unutmaz.
İbr.6: 11 Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek
aynı gayreti göstermesini diliyoruz.
İbr.6 :12 Tembel olmamanızı, vaat edilenleri iman ve sabır aracılığıyla miras
alanların örneğine uymanızı istiyoruz.
Tanrı'nın Vaadi
İbr.6 :13 Tanrı İbrahim'e vaatte bulunduğu zaman, üzerine ant içecek daha üstün
biri olmadığı için kendi üzerine ant içerek şöyle dedi:
İbr.6 :14 "Seni kutsadıkça kutsayacağım, Soyunu çoğalttıkça çoğaltacağım."
İbr.6 :15 Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.
İbr.6: 16 İnsanlar kendilerinden üstün biri üzerine ant içerler. Onlar için ant,
söyleneni doğrular ve her tartışmayı sona erdirir.
İbr.6: 17 Tanrı da amacının değişmezliğini vaadin mirasçılarına daha açıkça
belirtmek istediği için vaadini antla pekiştirdi.
İbr.6: 18 Öyle ki, önümüze konan umuda tutunmak için Tanrı'ya sığınan bizler,
Tanrı'nın yalan söylemesi olanaksız olan bu iki değişmez şey aracılığıyla büyük
cesaret bulalım.
İbr.6: 19 Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut,
perdenin* arkasındaki iç bölmeye geçer.
İbr.6: 20 Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhin olan İsa oraya
uğrumuza öncü olarak girdi.
BÖLÜM 7
Kâhin Melkisedek
İbr.7: 1 Bu Melkisedek, Şalem Kralı ve yüce Tanrı'nın kâhiniydi*. Kralları
bozguna uğratmaktan dönen İbrahim'i karşılamış ve onu kutsamıştı.
İbr.7: 2 İbrahim de ona her şeyin ondalığını verdi. Melkisedek, adının anlamına
göre, önce "Doğruluk Kralı"dır; sonra da "Şalem Kralı", yani "Esenlik Kralı"dır.
İbr.7: 3 Babasız, annesizdir; soyağacı yoktur. Ne günlerinin başlangıcı, ne
yaşamının sonu vardır. Tanrı'nın Oğlu gibi sonsuza dek kâhin kalacaktır.
İbr.7: 4 Bakın, büyük ata İbrahim'in ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar
büyüktür!
İbr.7: 5 Levioğulları'ndan olup kâhinlik görevini üstlenenlere Kutsal Yasa*
uyarınca halktan, yani İbrahim'in soyundan oldukları halde, kardeşlerinden
ondalık almaları buyrulmuştur.
İbr.7: 6 Melkisedek ise Levili* kâhinlerin soyundan olmadığı halde, vaatleri
alan İbrahim'den ondalık kabul etmiş ve onu kutsamıştır.
İbr.7: 7 Hiç kuşkusuz, kutsayan kutsanandan üstündür.
İbr.7: 8 Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık
edilen biri alıyor.
İbr.7: 9 Ondalık alan Levi bile İbrahim aracılığıyla ondalık vermiştir
denebilir.
İbr.7: 10 Çünkü Melkisedek İbrahim'i karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının
bedenindeydi.
Yeni Kâhinlik Düzeni
İbr.7: 11 Eğer Levililer'in kâhinliği* aracılığıyla yetkinliğe erişilebilseydi
-nitekim Kutsal Yasa bu kâhinliği öngörerek halka verildi- Harun düzenine göre
değil de, Melkisedek düzenine göre başka bir kâhinin gelmesinden söz etmeye ne
gerek kalırdı?
İbr.7: 12 Çünkü kâhinlik değişince, Yasa da zorunlu olarak değişir.
İbr.7: 13 Kendisinden böyle söz edilen kişi başka bir oymaktandır. Bu oymaktan
hiç kimse sunakta hizmet etmemiştir.
İbr.7: 14 Rabbimiz'in Yahuda oymağından geldiği açıktır. Musa bu oymaktan söz
ederken kâhinlere ilişkin bir şey söylemedi.
İbr.7: 15 Melkisedek benzeri başka bir kâhin ortaya çıktığından, bu söylediğimiz
artık daha da açıktır.
İbr.7: 16 O, Yasa'nın soyla ilgili önkoşuluna göre değil, yok edilemez bir
yaşamın gücüne göre kâhin olmuştur.
İbr.7: 17 Çünkü, "Melkisedek düzeni uyarınca Sen sonsuza dek kâhinsin" diye
tanıklık ediliyor.
İbr.7: 18 Önceki buyruk, zayıflığı ve yararsızlığı nedeniyle geçersiz kılındı.
İbr.7: 19 Çünkü Yasa hiçbir şeyi yetkinleştiremedi. Bunun yerine, aracılığıyla
Tanrı'ya yaklaştığımız daha sağlam bir umut verildi.
İbr.7: 20 Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.
İbr.7: 21 Ama O kendisine, "Rab ant içti, kararından dönmez, Sen sonsuza dek
kâhinsin" diyen Tanrı'nın andıyla kâhin oldu.
İbr.7: 22 Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.
İbr.7: 23 Önceki düzende çok sayıda kâhin görev aldı. Çünkü ölüm, görevlerini
sürdürmelerini engelliyordu.
İbr.7: 24 Ama İsa sonsuza dek yaşadığı için kâhinliği süreklidir.
İbr.7: 25 Bu nedenle O'nun aracılığıyla Tanrı'ya yaklaşanları tümüyle*
kurtaracak güçtedir. Çünkü onlara aracılık etmek için hep yaşamaktadır.
Yeni Bir Antlaşmanın Başkâhini
İbr.7: 26 Böyle bir başkâhinimiz -kutsal, suçsuz, lekesiz, günahkârlardan
ayrılmış, göklerden daha yücelere çıkarılmış bir başkâhinimiz- olması uygundur.
İbr.7: 27 O, öbür başkâhinler gibi her gün önce kendi günahları, sonra da halkın
günahları için kurbanlar sunmak zorunda değildir. Çünkü kendini sunmakla bunu
ilk ve son kez yaptı.
İbr.7: 28 Kutsal Yasa, zayıflıkları olan insanları başkâhin atamaktadır. Ama
Yasa'dan sonra gelen ant sözü, sonsuza dek yetkin kılınmış olan Oğul'u başkâhin
atamıştır.
BÖLÜM 8
İbr.8: 1-2 Söylediklerimizin özü şudur: Göklerde, Yüce Olan'ın tahtının sağında
oturan, kutsal yerde, insanın değil, Rab'bin kurduğu asıl tapınma çadırında
görev yapan böyle bir başkâhinimiz vardır.
İbr.8: 3 Her başkâhin sunular, kurbanlar sunmak için atanır. Bu nedenle bizim
başkâhinimizin de sunacak bir şeyi olması gerekir.
İbr.8: 4 Eğer kendisi yeryüzünde olsaydı, kâhin* olamazdı. Çünkü Kutsal Yasa
uyarınca sunuları sunanlar var.
İbr.8: 5 Bunlar göktekinin örneği ve gölgesi olan tapınakta hizmet ediyorlar.
Nitekim Musa tapınma çadırını kurmak üzereyken Tanrı tarafından şöyle uyarıldı:
"Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et."
İbr.8: 6 Şimdiyse, İsa daha iyi vaatler üzerine kurulmuş daha iyi bir
antlaşmanın aracısı olduğu kadar, daha üstün bir göreve de sahip olmuştur.
İbr.8: 7 Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.
İbr.8: 8 Oysa halkını kusurlu bulan Tanrı şöyle diyor: "‘İsrail halkıyla ve
Yahuda halkıyla Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor' Diyor Rab.
İbr.8: 9 ‘Atalarını Mısır'dan çıkarmak için Ellerinden tuttuğum gün Onlarla
yaptığım antlaşmaya benzemeyecek. Çünkü onlar antlaşmama bağlı kalmadılar, Ben
de onlardan yüz çevirdim' Diyor Rab.
İbr.8: 10 ‘O günlerden sonra İsrail halkıyla Yapacağım antlaşma şudur' diyor
Rab, ‘Yasalarımı zihinlerine işleyeceğim, Yüreklerine yazacağım. Ben onların
Tanrısı olacağım, Onlar da benim halkım olacak.
İbr.8: 11 Hiç kimse yurttaşını, kardeşini, Rab'bi tanı diye eğitmeyecek. Çünkü
küçük büyük hepsi tanıyacak beni.
İbr.8: 12 Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.'"
İbr.8: 13 Tanrı, "Yeni bir antlaşma" demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip
köhneleşense çok geçmeden yok olur.
BÖLÜM 9
Eski Tapınma Düzeni
İbr.9: 1 İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.
İbr.9: 2 Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer* denen birinci bölmede kandillik, masa
ve adak ekmekleri* bulunurdu.
İbr.9: 3 İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer* denen bir bölme vardı.
İbr.9: 4 Altın buhur sunağıyla her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı*
buradaydı. Sandığın içinde altından yapılmış man* testisi, Harun'un filizlenmiş
değneği ve antlaşma levhaları vardı.
İbr.9: 5 Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı'nı*-gölgeleyen yüce Keruvlar *
dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz.
İbr.9: 6 Her şey böyle düzenlendikten sonra kâhinler* her zaman çadırın ilk
bölmesine girer, tapınma görevlerini yerine getirirler.
İbr.9: 7 Ama iç bölmeye yılda bir kez yalnız başkâhin girebilir. Üstelik kendisi
için ve halkın bilmeden işlediği suçlar için sunacağı kurban kanı olmaksızın
giremez.
İbr.9: 8 Kutsal Ruh bununla çadırın ilk bölmesi durdukça, kutsal yere giden
yolun henüz açıkça gösterilmediğini belirtiyor.
İbr.9: 9 Bu, şimdiki çağ için bir örnektir; sunulan kurbanlarla sunuların
tapınan kişinin vicdanını yetkinleştiremediğini gösteriyor.
İbr.9: 10 Bunlar yalnız yiyecek, içecek, çeşitli dinsel yıkanmalarla ilgilidir;
yeni düzenin başlangıcına kadar geçerli olan bedensel kurallardır.
Mesih'in Kanı
İbr.9: 11 Ama Mesih, gelecek*-iyi şeylerin başkâhini olarak ortaya çıktı. İnsan
eliyle yapılmamış, yani bu yaratılıştan olmayan daha büyük, daha yetkin çadırdan
geçti.
İbr.9: 12 Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi
kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi.
İbr.9: 13 Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar* olanları kutsal
kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.
İbr.9: 14 Öyleyse sonsuz Ruh aracılığıyla kendini lekesiz olarak Tanrı'ya sunmuş
olan Mesih'in kanının, diri Tanrı'ya kulluk edebilmemiz için vicdanımızı ölü
işlerden temizleyeceği ne kadar daha kesindir!
İbr.9: 15 Bu nedenle, çağrılmış olanların vaat edilen sonsuz mirası almaları
için Mesih yeni antlaşmanın aracısı oldu. Kendisi onları ilk antlaşma* zamanında
işledikleri suçlardan kurtarmak için fidye olarak öldü.
İbr.9: 16 Ortada bir vasiyet* varsa, vasiyet edenin ölümünün kanıtlanması
gerekir.
İbr.9: 17 Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden
yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.
İbr.9: 18 Bu nedenle ilk antlaşma bile kan akıtılmadan yürürlüğe girmedi.
İbr.9: 19 Musa, Kutsal Yasa'nın her buyruğunu bütün halka bildirdikten sonra su,
al yapağı, mercanköşkotu ile danaların ve tekelerin kanını alıp hem kitabın hem
de bütün halkın üzerine serpti.
İbr.9: 20 "Tanrı'nın uymanızı buyurduğu antlaşmanın kanı budur" dedi.
İbr.9: 21 Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine
kan serpti.
İbr.9: 22 Nitekim Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan
dökülmeden bağışlama olmaz.
Son Kurban
İbr.9: 23 Böylelikle aslı göklerde olan örneklerin bu kurbanlarla, ama gökteki
asıllarının bunlardan daha iyi kurbanlarla temiz kılınması gerekti.
İbr.9: 24 Çünkü Mesih, asıl kutsal yerin örneği olup insan eliyle yapılan kutsal
yere değil, ama şimdi bizim için Tanrı'nın önünde görünmek üzere asıl göğe
girdi.
İbr.9: 25 Başkâhin her yıl kendisinin olmayan kanla En Kutsal Yer'e* girer; oysa
Mesih kendisini tekrar tekrar sunmak için göğe girmedi.
İbr.9: 26 Öyle olsaydı, dünyanın kuruluşundan beri Mesih'in tekrar tekrar acı
çekmesi gerekirdi. Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan
kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır.
İbr.9: 27-28 Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse,
Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci
kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere
görünecektir.
BÖLÜM 10
İbr.10: 1 Kutsal Yasa'da gelecek iyi şeylerin aslı yoktur, sadece gölgesi
vardır. Bu nedenle Yasa, her yıl sürekli aynı kurbanları sunarak Tanrı'ya
yaklaşanları asla yetkinliğe erdiremez.
İbr.10: 2 Erdirebilseydi, kurban sunmaya son verilmez miydi? Çünkü tapınanlar
bir kez günahlarından arındıktan sonra artık günahlılık duygusu kalmazdı.
İbr.10: 3 Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.
İbr.10: 4 Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.
İbr.10: 5 Bunun için Mesih dünyaya gelirken şöyle diyor: "Kurban ve sunu
istemedin, Ama bana bir beden hazırladın.
İbr.10: 6 Yakmalık sunudan* ve günah sunusundan* Hoşnut olmadın.
İbr.10: 7 O zaman şöyle dedim: ‘Kutsal Yazı tomarında Benim için yazıldığı gibi,
Senin isteğini yapmak üzere, Ey Tanrı, işte geldim.'"
İbr.10: 8 Mesih ilkin, "Kurban, sunu, yakmalık sunu, günah sunusu istemedin ve
bunlardan hoşnut olmadın" dedi. Oysa bunlar Yasa'nın bir gereği olarak sunulur.
İbr.10: 9 Sonra, "Senin isteğini yapmak üzere işte geldim" dedi. Yani ikinciyi
geçerli kılmak için birinciyi ortadan kaldırıyor.
İbr.10: 10 Tanrı'nın bu isteği uyarınca, İsa Mesih'in bedeninin ilk ve son kez
sunulmasıyla kutsal kılındık.
İbr.10: 11 Her kâhin* her gün ayakta durup görevini yapar ve günahları asla
ortadan kaldıramayan aynı kurbanları tekrar tekrar sunar.
İbr.10: 12 Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan
sonra Tanrı'nın sağında oturdu.
İbr.10: 13 O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini*
bekliyor.
İbr.10: 14 Çünkü kutsal kılınanları tek bir sunuyla sonsuza dek yetkinliğe
erdirmiştir.
İbr.10: 15 Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,
İbr.10: 16 "Rab, ‘O günlerden sonra Onlarla yapacağım antlaşma şudur: Yasalarımı
yüreklerine koyacağım, Zihinlerine yazacağım' diyor."
İbr.10: 17 Sonra şunu ekliyor: "Onların günahlarını ve suçlarını artık
anmayacağım."
İbr.10: 18 Bunların bağışlanması durumunda artık günah için sunuya gerek yoktur.
Dayanın!
İbr.10: 19-20 Bu nedenle, ey kardeşler, İsa'nın kanı sayesinde perdede*, yani
kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz
vardır.
İbr.10: 21 Tanrı'nın evinden sorumlu büyük bir kâhinimiz* bulunmaktadır.
İbr.10.22 Öyleyse yüreklerimiz serpmeyle kötü vicdandan arınmış, bedenlerimiz
temiz suyla yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir
içtenlikle Tanrı'ya yaklaşalım.
İbr.10: 23 Açıkça benimsediğimiz umuda sımsıkı tutunalım. Çünkü vaat eden Tanrı
güvenilirdir.
İbr.10: 24 Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğimizi
düşünelim.
İbr.10: 25 Bazılarının alıştığı gibi, bir araya gelmekten vazgeçmeyelim; o günün
yaklaştığını gördükçe birbirimizi daha da çok yüreklendirelim.
İbr.10: 26-27 Gerçeği öğrenip benimsedikten sonra, bile bile günah işlemeye
devam edersek, günahlar için artık kurban kalmaz; geriye sadece yargının
dehşetli beklenişi ve düşmanları yiyip bitirecek kızgın ateş kalır.
İbr.10: 28 Musa'nın Yasası'nı hiçe sayan, iki ya da üç tanığın sözüyle
acımasızca öldürülür.
İbr.10: 29 Eğer bir kimse Tanrı Oğlu'nu ayaklar altına alır, kendisini kutsal
kılan antlaşma kanını bayağı sayar ve lütufkâr Ruh'a hakaret ederse, bundan ne
kadar daha ağır bir cezaya layık görülecek sanırsınız?
İbr.10: 30 Çünkü, "Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim" ve yine, "Rab halkını
yargılayacak" diyeni tanıyoruz.
İbr.10: 31 Diri Tanrı'nın eline düşmek korkunç bir şeydir.
İbr.10: 32 Sizlerse aydınlandıktan sonra acılarla dolu büyük bir mücadeleye
dayandığınız o ilk günleri anımsayın.
İbr.10: 33 Bazen sitemlere, sıkıntılara uğrayıp seyirlik oldunuz, bazen de aynı
durumda olanlarla dayanışma içine girdiniz.
İbr.10: 34 Hem hapistekilerin dertlerine ortak oldunuz, hem de daha iyi ve
kalıcı bir malınız olduğunu bilerek mallarınızın yağma edilmesini sevinçle
karşıladınız.
İbr.10: 35 Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.
İbr.10: 36 Çünkü Tanrı'nın isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak
için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.
İbr.10: 37 Artık, "Gelecek olan pek yakında gelecek Ve gecikmeyecek.
İbr.10: 38 Doğru adamım, imanla yaşayacaktır. Ama geri çekilirse, ondan hoşnut
olmayacağım."
İbr.10: 39 Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının
kurtuluşuna kavuşanlardanız.
BÖLÜM 11
İman
İbr.11: 1 İman, umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin
olmaktır*.
İbr.11: 2 Atalarımız bununla Tanrı'nın beğenisini kazandılar.
İbr.11: 3 Evrenin Tanrı'nın buyruğuyla yaratıldığını, böylece görülenlerin
görünmeyenlerden oluştuğunu iman sayesinde anlıyoruz.
İbr.11: 4 Habil'in Tanrı'ya Kayin'den daha iyi bir kurban sunması iman sayesinde
oldu.İmanı sayesinde doğru biri olarak Tanrı'nın beğenisini kazandı. Çünkü Tanrı
onun sunduğu adakları kabul etti. Nitekim Habil ölmüş olduğu halde, iman
sayesinde hâlâ konuşmaktadır.
İbr.11: 5 İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu
bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı'yı hoşnut
eden biri olduğuna tanıklık edildi.
İbr.11: 6 İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı'ya yaklaşan,
O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.
İbr.11: 7 İman sayesinde Nuh, henüz olmamış olaylarla ilgili olarak Tanrı
tarafından uyarılınca, Tanrı korkusuyla ev halkının kurtuluşu için bir gemi
yaptı. Bununla dünyayı yargıladı ve imana dayanan doğruluğun mirasçısı oldu.
İbr.11: 8 İman sayesinde İbrahim miras alacağı yere gitmesi için çağrılınca,
Tanrı'nın sözünü dinledi ve nereye gideceğini bilmeden yola çıktı.
İbr.11: 9 İman sayesinde bir yabancı olarak vaat edilen ülkeye yerleşti. Aynı
vaadin ortak mirasçıları olan İshak ve Yakup'la birlikte çadırlarda yaşadı.
İbr.11: 10 Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.
İbr.11: 11 İman sayesinde Sara'nın kendisi de kısır ve yaşı geçmiş olduğu halde
vaat edeni güvenilir saydığından çocuk sahibi olmak için güç buldu.
İbr.11: 12 Böylece tek bir adamdan, üstelik ölüden farksız birinden gökteki
yıldızlar, deniz kıyısındaki kum kadar sayısız torun meydana geldi.
İbr.11: 13 Bu kişilerin hepsi imanlı olarak öldüler. Vaat edilenlere
kavuşamadılarsa da bunları uzaktan görüp selamladılar, yeryüzünde yabancı ve
konuk olduklarını açıkça kabul ettiler.
İbr.11: 14 Böyle konuşanlar bir vatan aradıklarını gösteriyorlar.
İbr.11: 15 Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.
İbr.11: 16 Ama onlar daha iyisini, yani göksel olanı arzu ediyorlardı. Bunun
içindir ki, Tanrı onların Tanrısı olarak anılmaktan utanmıyor. Çünkü onlara bir
kent hazırladı.
İbr.11: 17 İbrahim sınandığı zaman imanla İshak'ı kurban olarak sundu. Vaatleri
almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmek üzereydi.
İbr.11: 18 Oysa Tanrı ona, "Senin soyun İshak'la sürecek" demişti.
İbr.11: 19 İbrahim Tanrı'nın ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim
İshak'ı simgesel şekilde ölümden geri aldı.
İbr.11: 20 İman sayesinde İshak gelecek olaylarla ilgili olarak Yakup'la Esav'ı
kutsadı.
İbr.11: 21 Yakup ölürken iman sayesinde Yusuf'un iki oğlunu da kutsadı,
değneğinin ucuna yaslanarak Tanrı'ya tapındı.
İbr.11: 22 Yusuf ölürken iman sayesinde İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkacağını
anımsattı ve kemiklerine ilişkin buyruk verdi.
İbr.11: 23 Musa doğduğunda annesiyle babası onu imanla üç ay gizlediler. Çünkü
çocuğun güzel olduğunu gördüler ve kralın fermanından korkmadılar.
İbr.11: 24 Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı
reddetti.
İbr.11: 25 Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrı'nın halkıyla
birlikte baskı görmeyi yeğledi.
İbr.11: 26 Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik
saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.
İbr.11: 27 Kralın öfkesinden korkmadan imanla Mısır'dan ayrıldı. Görünmez Olan'ı
görür gibi dayandı.
İbr.11: 28 İlk doğanları öldüren melek İsrailliler'e dokunmasın diye Musa
imanla, Fısıh* kurbanının kesilmesini ve kanının kapılara sürülmesini sağladı.
İbr.11: 29 İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldeniz'den*
geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.
İbr.11: 30 İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar;
sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.
İbr.11: 31 Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz
dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.
İbr.11: 32 Daha ne diyeyim? Gidyon, Barak, Şimşon, Yiftah, Davut, Samuel ve
peygamberlerle ilgili olanları anlatsam, zaman yetmeyecek.
İbr.11: 33 Bunlar iman sayesinde ülkeler ele geçirdiler, adaleti sağladılar,
vaat edilenlere kavuştular, aslanların ağzını kapadılar.
İbr.11: 34 Kızgın ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından kaçıp kurtuldular.
Güçsüzlükte kuvvet buldular, savaşta güçlendiler, yabancı orduları bozguna
uğrattılar.
İbr.11: 35 Kadınlar dirilen ölülerini geri aldılar. Başkalarıysa salıverilmeyi
reddederek dirilip daha iyi bir yaşama kavuşma umuduyla işkencelere katlandılar.
İbr.11: 36 Daha başkaları alaya alınıp kamçılandı, hatta zincire vurulup
hapsedildi.
İbr.11: 37 Taşlandılar, testereyle biçildiler*, kılıçtan geçirilip öldürüldüler.
Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler, sıkıntılara
uğradılar, baskı gördüler.
İbr.11: 38 Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yer altı
oyuklarında dolanıp durdular.
İbr.11: 39 İmanları sayesinde bunların hepsi Tanrı'nın beğenisini kazandıkları
halde, hiçbiri vaat edilene kavuşmadı.
İbr.11: 40 Bizden ayrı olarak yetkinliğe ermesinler diye, Tanrı bizim için daha
iyi bir şey hazırlamıştı.
BÖLÜM 12
Rab Sevdiklerini Terbiye Eder
İbr.12: 1 İşte çevremizi bu denli büyük bir tanıklar bulutu sardığına göre, biz
de her yükü ve bizi kolayca kuşatan günahı üzerimizden sıyırıp atalım ve önümüze
konan yarışı sabırla koşalım.
İbr.12: 2 Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa'ya dikelim. O
kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve
Tanrı'nın tahtının sağında oturdu.
İbr.12: 3 Yorulup cesaretinizi yitirmemek için, günahkârların bunca karşı
koymasına katlanmış Olan'ı düşünün.
İbr.12: 4 Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar
direnmiş değilsiniz.
İbr.12: 5 Size oğullar diye seslenen şu öğüdü de unuttunuz: "Oğlum, Rab'bin
terbiye edişini hafife alma, Rab seni azarlayınca cesaretini yitirme.
İbr.12: 6 Çünkü Rab sevdiğini terbiye eder, Oğulluğa kabul ettiği herkesi
cezalandırır."
İbr.12: 7 Terbiye edilmek uğruna acılara katlanmalısınız. Tanrı size oğullarına
davranır gibi davranıyor. Hangi oğul babası tarafından terbiye edilmez?
İbr.12: 8 Herkesin gördüğü terbiyeden yoksunsanız, oğullar değil, yasadışı
evlatlarsınız.
İbr.12: 9 Kaldı ki, bizi terbiye eden dünyasal babalarımız vardı ve onlara saygı
duyardık. Öyleyse Ruhlar Babası'na bağımlı olup yaşamamız çok daha önemli değil
mi?
İbr.12: 10 Babalarımız bizi kısa bir süre için, uygun gördükleri gibi terbiye
ettiler. Ama Tanrı, kutsallığına ortak olalım diye bizi kendi yararımıza terbiye
ediyor.
İbr.12: 11 Terbiye edilmek başlangıçta hiç tatlı gelmez, acı gelir. Ne var ki,
böyle eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir.
İbr.12: 12-13 Bunun için sarkık ellerinizi kaldırın, bükük dizlerinizi
doğrultun, ayaklarınız için düz yollar yapın. Öyle ki, kötürüm olan parça
eklemden çıkmasın, tersine şifa bulsun.
Tanrı'yı Reddetmeyin
İbr.12: 14 Herkesle barış içinde yaşamaya, kutsal olmaya gayret edin. Kutsallığa
sahip olmadan kimse Rab'bi göremeyecek.
İbr.12: 15 Dikkat edin, kimse Tanrı'nın lütfundan yoksun kalmasın. İçinizde sizi
rahatsız edecek ve birçoklarını zehirleyecek acı bir kök filizlenmesin.
İbr.12: 16 Kimse fuhuş yapmasın ya da ilk oğulluk hakkını bir yemeğe karşılık
satan Esav gibi kutsal değerlere saygısızlık etmesin.
İbr.12: 17 Biliyorsunuz, Esav daha sonra kutsanma hakkını miras almak istediyse
de geri çevrildi. Kutsanmak için gözyaşı döküp yalvarmasına karşın, vermiş
olduğu kararın sonucunu değiştiremedi*.
İbr.12: 18-19 Sizler dokunulabilen, alev alev yanan dağa, karanlığa, koyu
karanlık ve kasırgaya, gürleyen çağrı borusuna, tanrısal sözleri ileten sese
yaklaşmış değilsiniz. O sesi işitenler, kendilerine bir sözcük daha söylenmesin
diye yalvardılar.
İbr.12: 20 "Dağa bir hayvan bile dokunsa taşlanacak" buyruğuna dayanamadılar.
İbr.12: 21 Görünüm öyle korkunçtu ki, Musa, "Çok korkuyorum, titriyorum" dedi.
İbr.12: 22-24 Oysa sizler Siyon* Dağı'na, yaşayan Tanrı'nın kenti olan göksel
Yeruşalim'e, bir bayram şenliği içindeki onbinlerce meleğe, adları göklerde
yazılmış ilk doğanların topluluğuna yaklaştınız. Herkesin yargıcı olan Tanrı'ya,
yetkinliğe erdirilmiş doğru kişilerin ruhlarına, yeni antlaşmanın aracısı olan
İsa'ya ve Habil'in kanından daha üstün bir anlam taşıyan serpmelik kana
yaklaştınız.
İbr.12: 25 Bunları söyleyeni reddetmemeye dikkat edin. Çünkü yeryüzünde
kendilerini uyaranı reddedenler kurtulamadılarsa, göklerden bizi uyarandan yüz
çevirirsek, bizim de kurtulamayacağımız çok daha kesindir.
İbr.12: 26 O zaman O'nun sesi yeri sarsmıştı. Ama şimdi, "Bir kez daha yalnız
yeri değil, göğü de sarsacağım" diye söz vermiştir.
İbr.12: 27 "Bir kez daha" sözü, sarsılanların, yani yaratılmış olan şeylerin
ortadan kaldırılacağını, böylelikle sarsılmayanların kalacağını anlatıyor.
İbr.12: 28 Böylece sarsılmaz bir egemenliğe kavuştuğumuz için minnettar olalım.
Öyle ki, Tanrı'yı hoşnut edecek biçimde saygı ve korkuyla tapınalım.
İbr.12: 29 Çünkü Tanrımız yakıp yok eden bir ateştir.
BÖLÜM 13
Son Öğütler
İbr.13: 1 Kardeş sevgisi sürekli olsun.
İbr.13: 2 Konuksever olmaktan geri kalmayın. Çünkü bu sayede bazıları bilmeden
melekleri konuk ettiler.
İbr.13: 3 Hapiste olanları, onlarla birlikte hapsedilmiş gibi anımsayın. Sizin
de bir bedeniniz olduğunu düşünerek baskı görenleri hatırlayın.
İbr.13: 4 Herkes evliliğe saygı göstersin. Evlilik yatağı günahla lekelenmesin.
Çünkü Tanrı fuhuş yapanları, zina edenleri yargılayacak.
İbr.13: 5 Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin.
Çünkü Tanrı şöyle dedi: "Seni asla terk etmeyeceğim, Seni asla yüzüstü
bırakmayacağım."
İbr.13: 6 Böylece cesaretle diyoruz ki, "Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan
bana ne yapabilir?"
İbr.13: 7 Tanrı'nın sözünü size iletmiş olan önderlerinizi anımsayın.
Yaşayışlarının sonucuna bakarak onların imanını örnek alın.
İbr.13: 8 İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır.
İbr.13: 9 Çeşitli garip öğretilerin etkisine kapılıp sürüklenmeyin. Yüreğin
yiyeceklerle değil, Tanrı lütfuyla güçlenmesi iyidir. Yiyeceklere güvenenler
hiçbir yarar görmediler.
İbr.13: 10 Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye
hakları yoktur.
İbr.13: 11 Başkâhin günah sunusu* olarak hayvanların kanını kutsal yere taşır,
ama bu hayvanların cesetleri ordugahın dışında yakılır.
İbr.13: 12 Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent
kapısının dışında acı çekti.
İbr.13: 13 Öyleyse biz de O'nun uğradığı aşağılanmaya katlanarak ordugahtan
dışarıya çıkıp yanına gidelim.
İbr.13: 14 Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti
özlüyoruz.
İbr.13: 15 Bu nedenle, İsa aracılığıyla Tanrı'ya sürekli övgü kurbanları, yani
O'nun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım.
İbr.13: 16 İyilik yapmayı, sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü
Tanrı bu tür kurbanlardan hoşnut olur.
İbr.13: 17 Önderlerinizin sözünü dinleyin, onlara bağlı kalın. Çünkü onlar
canlarınız için hesap verecek kişiler olarak sizi kollarlar. Onların sözünü
dinleyin ki, görevlerini inleyerek değil -bunun size yararı olmaz- sevinçle
yapsınlar.
İbr.13: 18 Bizim için dua edin. Vicdanımızı temiz tuttuğumuza, her bakımdan
olumlu bir yaşam sürmek istediğimize eminiz.
İbr.13: 19 Yanınıza tez zamanda dönebilmem için dua etmenizi özellikle rica
ediyorum.
İbr.13: 20 Esenlik veren Tanrı, koyunların büyük Çobanı'nı, Rabbimiz İsa'yı
sonsuza dek sürecek antlaşmanın kanıyla ölümden diriltti.
İbr.13: 21 Tanrı, isteğini yerine getirebilmeniz için sizi her iyilikle
donatsın; kendisini hoşnut eden şeyi İsa Mesih aracılığıyla bizlerde
gerçekleştirsin. Mesih'e sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
İbr.13: 22 Kardeşler, size rica ediyorum, öğütlerimi hoş görün. Zaten size
kısaca yazdım.
İbr.13: 23 Kardeşimiz Timoteos'un salıverildiğini bilmenizi istiyorum. Yakında
yanıma gelirse, onunla birlikte sizi görmeye geleceğim.
İbr.13: 24 Önderlerinizin hepsine ve bütün kutsallara selam söyleyin. İtalya'dan
olanlar size selam ederler.
İbr.13: 25 Tanrı'nın lütfu hepinizle birlikte olsun! Amin.
DİPNOTLAR
1:3 "Ulu Tanrı'nın": Grekçe "Ululuğun".
1:13 "Ayaklarının altına serinceye dek": Grekçe "Ayaklarına tabure yapıncaya
dek".
2:7,9 "Meleklerden biraz" ya da "Kısa bir süre için meleklerden".
2:7 "Ellerinin yapıtları üzerine onu görevlendirdin" sözleri bazı Grekçe
elyazmalarında yoktur.
5:7 "Yeryüzünde": Grekçe "Bedende".
6:1-2 "Elle kutsama": Grekçe "El koyma".
7:25 "Tümüyle" ya da "Sonsuza kadar".
9:5 "Bağışlanma Kapağı": Tanrı'nın öfkesinin yatıştırıldığı, halkının
günahlarının bağışlanıp Tanrı'yla barıştırıldığı özel yeri ifade ediyordu.
9:5 "Yüce Keruvlar": Tanrı'nın yüceliğiyle birlikte görünen göksel varlıklar.
9:11 "Gelecek": Bazı elyazmalarında, "Gelmiş" diye geçer.
9:15,16 "Antlaşma" ve "Vasiyet" için Grekçe'de aynı sözcük kullanılmıştır.
10:13 "Ayaklarının altına serilmesini": Grekçe "Ayaklarına tabure yapılmasını".
11:1 "Varlığından emin olmaktır" ya da "Varlığına kanıttır".
11:37 "Biçildiler": Birçok Grekçe elyazmasında, "Biçildiler, denendiler" diye
geçer.
12:17 "Vermiş olduğu kararın sonucunu değiştiremedi" ya da "Tövbe olanağını
bulamadı".
YAKUP'UN MEKTUBU
BÖLÜM 1
Yak.1: 1 Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu ben Yakup, dağılmış olan on iki
oymağa selam ederim.
Denenmek ve Ayartılmak
Yak.1: 2 Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük
sevinçle karşılayın.
Yak.1: 3 Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.
Yak.1: 4 Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız
için tam bir etkinliğe erişsin.
Yak.1: 5 İçinizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe,
azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; kendisine verilecektir.
Yak.1: 6 Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi
rüzgarın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer.
Yak.1: 7-8 Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rab'den bir şey alacağını
ummasın.
Yak.1: 9-10 Düşkün olan kardeş kendi yüksekliğiyle, zengin olansa kendi
düşkünlüğüyle övünsün. Çünkü zengin kişi kır çiçeği gibi solup gidecek.
Yak.1: 11 Güneş yakıcı sıcağıyla doğar ve otu kurutur. Otun çiçeği düşer,
görünüşünün güzelliği yok olur. Zengin de bunun gibi kendi uğraşları içinde
kaybolup gidecektir.
Yak.1: 12 Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman
Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.
Yak.1: 13 Ayartılan kişi, "Tanrı beni ayartıyor" demesin. Çünkü Tanrı kötülükle
ayartılmadığı gibi kendisi de kimseyi ayartmaz.
Yak.1: 14 Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.
Yak.1: 15 Sonra arzu gebe kalır ve günah doğurur. Günah olgunlaşınca da ölüm
getirir.
Yak.1: 16 Sevgili kardeşlerim, aldanmayın!
Yak.1: 17 Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya
da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan* gelir.
Yak.1: 18 O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri olmamız için bizleri
kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.
Dinlemek ve Uygulamak
Yak.1: 19 Sevgili kardeşlerim, şunu aklınızda tutun: Herkes dinlemekte çabuk,
konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun.
Yak.1: 20 Çünkü insanın öfkesi Tanrı'nın istediği doğruluğu sağlamaz.
Yak.1: 21 Bunun için, her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü
üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş, canlarınızı kurtaracak güçte olan
sözü alçakgönüllülükle kabul edin.
Yak.1: 22 Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun.
Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.
Yak.1: 23 Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada
kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.
Yak.1: 24 Kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur.
Yak.1: 25 Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakıp ona bağlı
kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan kişi, yaptıklarıyla
mutlu olacaktır.
Yak.1: 26 Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır.
Böylesinin dindarlığı boştur.
Yak.1: 27 Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz dindarlık, kişinin sıkıntı
çeken öksüzler ve dullarla ilgilenmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden
korumasıdır.
BÖLÜM 2
Ayrım Yapmayın
Yak.2: 1 Kardeşlerim, yüce Rabbimiz İsa Mesih'e iman edenler olarak insanlar
arasında ayrım yapmayın.
Yak.2: 2-4 Toplandığınız yere altın yüzüklü, şık giyimli bir adamla kirli
giysiler içinde yoksul bir adam geldiğinde, şık giyimliye ilgiyle, "Sen şuraya,
iyi yere otur", yoksula da, "Sen orada dur" ya da "Ayaklarımın dibine otur"
derseniz, aranızda ayrım yapmış, kötü düşünceli yargıçlar gibi davranmış olmuyor
musunuz?
Yak.2: 5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda
zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak
üzere seçmedi mi?
Yak.2: 6 Ama siz yoksulun onurunu kırdınız. Sizi sömüren zenginler değil mi?
Sizi mahkemelere sürükleyen onlar değil mi?
Yak.2: 7 Ait olduğunuz Kişi'nin yüce adına küfreden onlar değil mi?
Yak.2: 8 "Komşunu kendin gibi seveceksin" diyen Kutsal Yazı'ya uyarak Kralımız
Tanrı'nın Yasası'nı gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.
Yak.2: 9 Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa
tarafından, Yasa'yı çiğnemekten suçlu bulunursunuz.
Yak.2: 10 Çünkü Yasa'nın her dediğini yerine getirse de tek konuda ondan sapan
kişi bütün Yasa'ya karşı suçlu olur.
Yak.2: 11 Nitekim "Zina etmeyeceksin" diyen, aynı zamanda "Adam öldürmeyeceksin"
demiştir. Zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa'yı yine de çiğnemiş olursun.
Yak.2: 12 Özgürlük Yasası'yla yargılanacak olanlar gibi konuşup davranın.
Yak.2: 13 Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet
yargıya galip gelir.
İman ve Eylem
Yak.2: 14 Kardeşlerim, bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse,
bu neye yarar? Böylesi bir iman onu kurtarabilir mi?
Yak.2: 15-16 Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken,
içinizden biri ona, "Esenlikle git, ısınmanı, doymanı dilerim" der, ama bedenin
gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar?
Yak.2: 17 Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.
Yak.2: 18 Ama biri şöyle diyebilir: "Senin imanın var, benimse eylemlerim."
Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de sana imanımı eylemlerimle
göstereyim.
Yak.2: 19 Sen Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile
buna inanıyor ve titriyorlar!
Yak.2: 20 Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı
istiyorsun?
Yak.2: 21 Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle
aklanmadı mı?
Yak.2: 22 Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı
eylemleriyle tamamlandı.
Yak.2: 23 Böylelikle, "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı*"
diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu dendi.
Yak.2: 24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.
Yak.2: 25 Aynı biçimde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen
fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı?
Yak.2: 26 Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.
BÖLÜM 3
Dizginlenemeyen Dil
Yak.3: 1 Kardeşlerim, biz öğretmenlerin* daha titiz bir yargılamadan geçeceğini
biliyorsunuz; bu nedenle çoğunuz öğretmen olmayın.
Yak.3: 2 Çünkü hepimiz çok hata yaparız. Sözleriyle hata yapmayan kimse, bütün
bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.
Yak.3: 3 Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün
bedenlerini yönlendiririz.
Yak.3: 4 Düşünün, gemiler de o kadar büyük olduğu, güçlü rüzgarlar tarafından
sürüklendiği halde, dümencinin gönlü nereye isterse küçücük bir dümenle o yöne
çevrilirler.
Yak.3: 5 Bunun gibi, dil de bedenin küçük bir üyesidir, ama büyük işlerle
övünür. Düşünün, küçücük bir kıvılcım koca bir ormanı tutuşturabilir.
Yak.3: 6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır.
Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini
alevlendirir.
Yak.3: 7 İnsan soyu, her tür yabanıl hayvanı, kuşu, sürüngeni ve deniz
yaratığını evcilleştirmiş ve evcilleştirmektedir.
Yak.3: 8 Ama dili hiçbir insan evcilleştiremez. Dil öldürücü zehirle dolu,
dinmeyen bir kötülüktür.
Yak.3: 9 Dilimizle Rab'bi, Baba'yı överiz. Yine dilimizle Tanrı'ya benzer
yaratılmış insana söveriz.
Yak.3: 10 Övgü ve sövgü aynı ağızdan çıkar. Kardeşlerim, bu böyle olmamalı.
Yak.3: 11 Bir pınar aynı gözden tatlı ve acı su akıtır mı?
Yak.3: 12 Kardeşlerim, incir ağacı zeytin ya da asma incir verebilir mi? Bunun
gibi, tuzlu su kaynağı tatlı su veremez.
Bilge Olan Kim?
Yak.3: 13 Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten
doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin.
Yak.3: 14 Ama yüreğinizde kin, kıskançlık, bencillik varsa övünmeyin, gerçeği
yadsımayın.
Yak.3: 15 Böylesi "bilgelik" gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından,
cinlerden gelen bilgeliktir.
Yak.3: 16 Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür
kötülük vardır.
Yak.3: 17 Ama gökten inen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıldır,
yumuşaktır, uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı,
ikiyüzlülüğü yoktur.
Yak.3: 18 Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
BÖLÜM 4
Tanrı'ya Bağımlı Olun
Yak.4: 1 Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin
üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?
Yak.4: 2 Bir şey arzu ediyor, elde edemeyince adam öldürüyorsunuz.
Kıskanıyorsunuz, isteğinize erişemeyince çekişip kavga ediyorsunuz. Elde
edemiyorsunuz, çünkü Tanrı'dan dilemiyorsunuz.
Yak.4: 3 Dilediğiniz zaman da dileğinize kavuşamıyorsunuz. Çünkü kötü amaçla,
tutkularınız uğruna kullanmak için diliyorsunuz.
Yak.4: 4 Ey vefasızlar, dünyayla dostluğun Tanrı'ya düşmanlık olduğunu bilmiyor
musunuz? Dünyayla dost olmak isteyen, kendini Tanrı'ya düşman eder.
Yak.4: 5 Sizce Kutsal Yazı boş yere mi şöyle diyor: "Tanrı içimize koyduğu ruhu
kıskançlık derecesinde özler*"
Yak.4: 6 Yine de bize daha çok lütfeder. Bu nedenle Yazı şöyle diyor: "Tanrı
kibirlilere karşıdır, Ama alçakgönüllülere lütfeder."
Yak.4: 7 Bunun için Tanrı'ya bağımlı olun. İblis'e karşı direnin, sizden
kaçacaktır.
Yak.4: 8 Tanrı'ya yaklaşın, O da size yaklaşacaktır. Ey günahkârlar, ellerinizi
günahtan temizleyin. Ey kararsızlar, yüreklerinizi paklayın.
Yak.4: 9 Kederlenin, yas tutup ağlayın. Gülüşünüz yasa, sevinciniz üzüntüye
dönüşsün.
Yak.4: 10 Rab'bin önünde kendinizi alçaltın, sizi yüceltecektir.
Yak.4: 11 Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin. Kardeşini yeren ya da yargılayan
kişi,Yasa'yı yermiş ve yargılamış olur. Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın
uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olursun.
Yak.4: 12 Oysa tek Yasa koyucu, tek Yargıç vardır; kurtarmaya da mahvetmeye de
gücü yeten O'dur. Ya komşusunu yargılayan sen, kim oluyorsun?
Yak.4: 13-14 Dinleyin şimdi, "Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir
yıl kalıp ticaret yapacak, para kazanacağız" diyen sizler, yarın ne olacağını
bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa süre görünen, sonra yitip giden buğu
gibisiniz.
Yak.4: 15 Bunun yerine, "Rab dilerse yaşayacak, şunu şunu yapacağız"
demelisiniz.
Yak.4: 16 Ne var ki, şimdi küstahlıklarınızla övünüyorsunuz. Bu tür övünmelerin
hepsi kötüdür.
Yak.4: 17 Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah
işlemiş olur.
BÖLÜM 5
Zenginlere Uyarı
Yak.5: 1 Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü
feryat edip ağlayın.
Yak.5: 2 Servetiniz çürümüş, giysinizi güve yemiştir.
Yak.5: 3 Altınlarınız, gümüşleriniz pas tutmuştur. Onların pası size karşı
tanıklık edecek, etinizi ateş gibi yiyecek. Bu son çağda servetinize servet
kattınız.
Yak.5: 4 İşte, ekinlerinizi biçen işçilerin haksızca alıkoyduğunuz ücretleri
size karşı haykırıyor. Orakçıların feryadı Her Şeye Egemen Rab'bin kulağına
erişti.
Yak.5: 5 Yeryüzünde zevk ve bolluk içinde yaşadınız. Boğazlanacağınız gün için
kendinizi besiye çektiniz.
Yak.5: 6 Size karşı koymayan doğru kişiyi yargılayıp öldürdünüz. Sabredin
Yak.5: 7 Öyleyse kardeşler, Rab'bin gelişine dek sabredin. Bakın, çiftçi ilk ve
son yağmurları alıncaya dek toprağın değerli ürününü nasıl sabırla bekliyor!
Yak.5: 8 Siz de sabredin. Yüreklerinizi güçlendirin. Çünkü Rab'bin gelişi
yakındır.
Yak.5: 9 Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte,
Yargıç kapının önünde duruyor.
Yak.5: 10 Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda
sabır örneği olarak alın.
Yak.5: 11 Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl dayandığını
duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok
şefkatli ve merhametlidir.
Yak.5: 12 Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim: Ne gök üzerine, ne yer
üzerine, ne de başka bir şey üzerine ant için. "Evet"iniz evet, "hayır"ınız
hayır olsun ki, yargıya uğramayasınız.
İmanla Dua Edin
Yak.5: 13 İçinizden biri sıkıntıda mı, dua etsin. Sevinçli mi, ilahi söylesin.
Yak.5: 14 İçinizden biri hasta mı, kilisenin* ihtiyarlarını* çağırtsın; Rab'bin
adıyla üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler.
Yak.5: 15 İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa
kaldıracaktır. Eğer hasta günah işlemişse, günahları bağışlanacaktır.
Yak.5: 16 Bu nedenle, şifa bulmak için günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve
birbiriniz için dua edin. Doğru kişinin yalvarışı çok güçlü ve etkilidir.
Yak.5: 17 İlyas da tıpkı bizim gibi insandı. Yağmur yağmaması için gayretle dua
etti; üç yıl altı ay ülkeye yağmur yağmadı.
Yak.5: 18 Yeniden dua etti; gök yağmurunu, toprak da ürününü verdi.
Yak.5: 19-20 Kardeşlerim, içinizden biri gerçeğin yolundan sapar da başka biri
onu yine gerçeğe döndürürse, bilsin ki, günahkârı sapık yolundan döndüren,
ölümden bir can kurtarmış, bir sürü günahı örtmüş olur.
DİPNOTLAR:
1:17 "Işıklar Babası": Tanrı.
2:23 "Böylece aklanmış sayıldı": Grekçe "Ve ona doğruluk sayıldı".
3:1 "Öğretmen": Burada, inanlılar topluluğunda* ruhsal konuları öğreten kişi
demektir.
4:5 "Tanrı içimize koyduğu ruhu kıskançlık derecesinde özler" ya da "Tanrı'nın
içimize koyduğu ruh kıskançlığa çok eğilimlidir".
PETRUS'UN BİRİNCİ MEKTUBU
BÖLÜM 1
1.Pe.1: 1 Mesih İsa'nın elçisi ben Petrus'tan Pontus, Galatya, Kapadokya, Asya
İli* ve Bitinya'ya dağılmış ve buralarda yabancı olarak yaşayan seçilmişlere
selam!
1.Pe.1: 2 İsa Mesih'in sözünü dinlemeniz ve O'nun kanının üzerinize serpilmesi
için, Baba Tanrı'nın öngörüsü uyarınca Ruh tarafından kutsal kılınarak
seçildiniz. Lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.
Göksel Miras
1.Pe.1: 3-4 Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun. Çünkü O
büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih'i ölümden diriltmekle
bizi yaşayan bir umuda, çürümez, lekesiz, solmaz bir mirasa kavuşturdu. Bu miras
sizin için göklerde saklıdır.
1.Pe.1: 5 Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız
diye iman sayesinde Tanrı'nın gücüyle korunuyorsunuz.
1.Pe.1: 6 Bu nedenle şimdi kısa bir süre çeşitli denemeler sonucu acı çekmeniz
gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız.
1.Pe.1: 7 Böylelikle içtenliği kanıtlanan imanınız, İsa Mesih göründüğünde size
övgü, yücelik, onur kazandıracak. İmanınız, ateşle arıtıldığı halde yok olup
giden altından daha değerlidir.
1.Pe.1: 8 Mesih'i görmemiş olsanız da O'nu seviyorsunuz. Şu anda O'nu
görmediğiniz halde O'na iman ediyor, sözle anlatılmaz yüce bir sevinçle
coşuyorsunuz.
1.Pe.1: 9 Çünkü imanınızın sonucu olarak canlarınızın kurtuluşuna erişiyorsunuz.
1.Pe.1: 10 Size bağışlanacak lütuftan söz etmiş olan peygamberler, bu kurtuluşla
ilgili dikkatli incelemeler, araştırmalar yaptılar.
1.Pe.1: 11 İçlerinde olan Mesih Ruhu, Mesih'in çekeceği acılara ve bu acıların
ardından gelecek yüceliklere tanıklık ettiğinde, Ruh'un hangi zamanı ya da nasıl
bir dönemi belirttiğini araştırdılar.
1.Pe.1: 12 Şimdi size de bildirilen gerçeklerle kendilerine değil, size hizmet
ettikleri onlara açıkça gösterildi. Bu gerçekleri gökten gönderilen Kutsal
Ruh'un gücüyle size Müjde'yi iletenler bildirdi. Melekler bu gerçekleri yakından
görmeye büyük özlem duyarlar.
Kutsal Olun
1.Pe.1: 13 Bu nedenle zihinlerinizi eyleme hazırlayın, ayık olun. Umudunuzu
tümüyle İsa Mesih'in görünmesiyle size sağlanacak olan lütfa bağlayın.
1.Pe.1: 14 Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki
tutkularınıza uymayın.
1.Pe.1: 15 Sizi çağıran Tanrı kutsal olduğuna göre, siz de her davranışınızda
kutsal olun.
1.Pe.1: 16 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Kutsal olun, çünkü ben kutsalım."
1.Pe.1: 17 Kimseyi kayırmadan, kişiyi yaptıklarına bakarak yargılayan Tanrı'yı
Baba diye çağırdığınıza göre, gurbeti andıran bu dünyadaki zamanınızı Tanrı
korkusuyla geçirin.
1.Pe.1: 18-19 Biliyorsunuz ki, atalarınızdan kalma boş yaşayışınızdan altın ya
da gümüş gibi geçici şeylerle değil, kusursuz ve lekesiz kuzuyu andıran Mesih'in
değerli kanının fidyesiyle kurtuldunuz.
1.Pe.1: 20 Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin
yararınıza ortaya çıktı.
1.Pe.1: 21 O'nu ölümden diriltip yücelten Tanrı'ya O'nun aracılığıyla iman
ediyorsunuz. Böylece imanınız ve umudunuz Tanrı'dadır.
1.Pe.1: 22 Gerçeğe uymakla kendinizi arıttınız, kardeşler için içten bir sevgiye
sahip oldunuz. Onun için birbirinizi candan, yürekten sevin.
1.Pe.1: 23 Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve
kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.
1.Pe.1: 24-25 Nitekim,"İnsan soyu ota benzer, Bütün yüceliği kır çiçeği gibidir.
Ot kurur, çiçek solar, Ama Rab'bin sözü sonsuza dek kalır." İşte size
müjdelenmiş olan söz budur.
BÖLÜM 2
1.Pe.2: 1 Bu nedenle her kötülüğü, hileyi, ikiyüzlülüğü, kıskançlığı ve bütün
iftiraları üzerinizden sıyırıp atın.
1.Pe.2: 2 Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin
ki, bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz.
1.Pe.2: 3 Çünkü Rab'bin iyiliğini tattınız.
Diri Taş, Seçkin Halk
1.Pe.2: 4 İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrı'ya göre seçkin ve değerli olan diri
taşa, Rab'be gelin.
1.Pe.2: 5 O sizi diri taşlar olarak ruhsal bir tapınağın yapımında kullansın.
Böylelikle, İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'nın beğenisini kazanan ruhsal kurbanlar
sunmak üzere kutsal bir kâhinler* topluluğu olursunuz.
1.Pe.2: 6 Çünkü Kutsal Yazı'da şöyle deniyor: "İşte, Siyon'a* bir taş,
Seçkin, değerli bir köşe taşı koyuyorum. O'na iman eden hiç utandırılmayacak."
1.Pe.2: 7-8 İman eden sizler için bu taş değerlidir. Ama imansızlar için,
"Yapıcıların reddettiği taş Köşenin baş taşı," "Sürçme taşı ve tökezleme kayası
oldu." İmansızlar Tanrı'nın sözünü dinlemedikleri için sürçerler. Zaten sürçmek
üzere belirlenmişlerdir.
1.Pe.2: 9 Ama siz seçilmiş soy, Kral'ın kâhinleri, kutsal ulus, Tanrı'nın öz
halkısınız. Sizi karanlıktan şaşılası ışığına çağıran Tanrı'nın erdemlerini
duyurmak için seçildiniz.
1.Pe.2: 10 Bir zamanlar halk değildiniz, ama şimdi Tanrı'nın halkısınız. Bir
zamanlar merhamete erişmemiştiniz, şimdiyse merhamete eriştiniz.
1.Pe.2: 11 Sevgili kardeşler, size yalvarırım, cana karşı savaşan benliğin
tutkularından kaçının. Çünkü bu dünyada yabancı ve konuksunuz.
1.Pe.2: 12 İnanmayanlar arasında olumlu bir yaşam sürün. Öyle ki, kötülük
yapanlarmışsınız gibi size iftira etseler de, iyi işlerinizi görerek Tanrı'yı,
kendilerine yaklaştığı gün yüceltsinler.
Yöneticilere Bağımlı Olun
1.Pe.2: 13-14 İnsanlar arasında yetkili kılınmış her kuruma -gerek her şeyin
üstünde olan krala gerekse kötülük yapanların cezalandırılması, iyilik edenlerin
onurlandırılması için kral tarafından gönderilen valilere Rab adına bağımlı
olun.
1.Pe.2: 15 Çünkü Tanrı'nın isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini
susturmanızdır.
1.Pe.2: 16 Özgür insanlar olarak yaşayın, ancak özgürlüğünüzü kötülük yapmak
için bahane etmeyin. Tanrı'nın kulları olarak yaşayın.
1.Pe.2: 17 Herkese saygı gösterin. İmanlı kardeşlerinizi sevin, Tanrı'dan
korkun, krala saygı gösterin.
1.Pe.2: 18 Ey hizmetkârlar, efendilerinizin yalnız iyi ve yumuşak huylu
olanlarına değil, ters huylu olanlarına da tam bir saygıyla bağımlı olun.
1.Pe.2: 19 Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa,
Tanrı'yı hoşnut eder.
1.Pe.2: 20 Çünkü günah işleyip dövüldüğünüzde dayanırsanız, bunda övülecek ne
var? Ama iyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Tanrı'yı hoşnut edersiniz.
1.Pe.2: 21 Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye
uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.
1.Pe.2: 22 "O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı."
1.Pe.2: 23 Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde
kimseyi tehdit etmedi; davasını, adaletle yargılayan Tanrı'ya bıraktı.
1.Pe.2: 24 Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye,
günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. O'nun yaralarıyla şifa
buldunuz.
1.Pe.2: 25 Çünkü yolunu şaşırmış koyunlar gibiydiniz, şimdiyse canlarınızın
Çobanı'na ve Gözetmeni'ne döndünüz.
BÖLÜM 3
Karı Koca İlişkileri
1.Pe.3: 1-2 Bunun gibi, ey kadınlar, siz de kocalarınıza bağımlı olun. Öyle ki,
kimileri Tanrı sözüne inanmasa bile, Tanrı korkusuna dayanan temiz yaşayışınızı
görerek söze gerek kalmadan karılarının yaşayışıyla kazanılsınlar.
1.Pe.3: 3 Süsünüz örgülü saçlar, altın takılar, güzel giysiler gibi dışla ilgili
olmasın.
1.Pe.3: 4 Gizli olan iç varlığınız, sakin ve yumuşak bir ruhun solmayan
güzelliğiyle süsünüz olsun. Bu, Tanrı'nın gözünde çok değerlidir.
1.Pe.3: 5 Çünkü geçmişte umudunu Tanrı'ya bağlamış olan kutsal kadınlar da
kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.
1.Pe.3: 6 Örneğin Sara İbrahim'i "Efendim" diye çağırır, sözünü dinlerdi. İyilik
eder, hiçbir tehditten yılmazsanız, siz de Sara'nın çocukları olursunuz.
1.Pe.3: 7 Bunun gibi, ey kocalar, siz de daha zayıf varlıklar olan karılarınızla
anlayış içinde yaşayın. Tanrı'nın lütfettiği yaşamın ortak mirasçıları oldukları
için onlara saygı gösterin. Öyle ki, dualarınıza bir engel çıkmasın.
Doğruluk Uğruna Acı Çekmek
1.Pe.3: 8 Sonuç olarak hepiniz aynı düşüncede birleşin. Başkalarının duygularını
paylaşın. Birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli, alçakgönüllü olun.
1.Pe.3: 9 Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine, kutsamayla
karşılık verin. Çünkü kutsanmayı miras almak için çağrıldınız.
1.Pe.3: 10 Şöyle ki, "Yaşamdan zevk almak, İyi günler görmek isteyen, Dilini
Kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.
1.Pe.3: 11 Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.
1.Pe.3: 12 Çünkü Rab'bin gözleri Doğru kişilerin üzerindedir. Kulakları onların
yakarışına açıktır. Ama Rab kötülük yapanlara karşıdır."
1.Pe.3: 13 İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?
1.Pe.3: 14 Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların
"korktuğundan korkmayın, ürkmeyin."
1.Pe.3: 15 Mesih'i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun
nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.
1.Pe.3: 16 Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun.
Öyle ki, Mesih'e ait olarak sürdürdüğünüz olumlu yaşamı kınayanlar size
ettikleri iftiradan utansınlar.
1.Pe.3: 17 İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrı'nın isteği buysa- kötülük yapıp
acı çekmekten daha iyidir.
1.Pe.3: 18 Nitekim Mesih de bizleri Tanrı'ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi
olarak doğru olmayanlar için günah sunusu* olarak ilk ve son kez öldü. Bedence
öldürüldü, ama ruhça diriltildi.
1.Pe.3: 19 Ruhta gidip bunları zindanda olan ruhlara da duyurdu.
1.Pe.3: 20 Bir zamanlar, Nuh'un günlerinde gemi yapılırken, Tanrı'nın sabırla
beklemesine karşın bu ruhlar söz dinlememişlerdi. O gemide birkaç kişi, daha
doğrusu sekiz kişi suyla kurtuldu.
1.Pe.3: 21 Bu olay vaftizi* simgeliyor. Bedenin kirden arınması değil, Tanrı'ya
yönelen temiz vicdanın dileği olan vaftiz, İsa Mesih'in dirilişiyle şimdi sizi
de kurtarıyor.
1.Pe.3: 22 Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler
ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.
BÖLÜM 4
Tanrı için Yaşamak
1.Pe.4: 1 Mesih bedence acı çektiğine göre, siz de aynı düşünceyle silahlanın.
Çünkü bedence acı çekmiş olan, günaha sırt çevirmiştir.
1.Pe.4: 2 Sonuç olarak, dünyadaki yaşamının geri kalan bölümünü artık insan
tutkularına göre değil, Tanrı'nın isteğine göre sürdürür.
1.Pe.4: 3 İnanmayanların hoşlandıklarını yaparak sefahat, şehvet, sarhoşluk,
çılgın eğlenceler, içki alemleri ve ilke tanımayan putperestlik içinde yaşayarak
geçmişte harcadığınız günler yeter!
1.Pe.4: 4 İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline
atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.
1.Pe.4: 5 Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrı'ya hesap
verecekler.
1.Pe.4: 6 Çünkü ölüler bedence öbür insanlar gibi yargılansın, ama ruhça Tanrı
gibi yaşasın diye Müjde onlara da bildirildi.
1.Pe.4: 7 Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için
ayık durun.
1.Pe.4: 8 Her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok günahı
örter.
1.Pe.4: 9 Söylenmeksizin birbirinize konukseverlik gösterin.
1.Pe.4: 10 Her biriniz hangi ruhsal armağanı aldıysanız, bunu Tanrı'nın çok
yönlü lütfunun iyi kâhyaları olarak birbirinize hizmet etmekte kullanın.
1.Pe.4: 11 Konuşan, Tanrı'nın sözlerini iletir gibi konuşsun. Başkalarına hizmet
eden, Tanrı'nın verdiği güçle hizmet etsin. Öyle ki, İsa Mesih aracılığıyla
Tanrı her şeyde yüceltilsin. Yücelik ve kudret sonsuzlara dek Mesih'indir! Amin.
Mesih Uğruna Acı Çekmek
1.Pe.4: 12 Sevgili kardeşlerim, sınanmanız için size giydirilen ateşten gömleği,
size garip bir şey oluyormuş gibi yadırgamayın.
1.Pe.4: 13 Tersine, Mesih'in acılarına ortak olduğunuz oranda sevinin ki,
Mesih'in görkemi göründüğünde de sevinçle coşasınız.
1.Pe.4: 14 Mesih'in adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü
Tanrı'nın yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor.
1.Pe.4: 15 Hiçbiriniz katil, hırsız, kötülük yapan ya da başkalarının işine
karışan biri olarak acı çekmesin.
1.Pe.4: 16 Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın.
Taşıdığı bu adla Tanrı'yı yüceltsin.
1.Pe.4: 17 Çünkü yargının, Tanrı'nın ev halkından başlayacağı an gelmiştir. Eğer
yargılama önce bizden başlarsa, Tanrı'nın Müjdesi'ne kulak asmayanların sonu ne
olacak?
1.Pe.4: 18 "Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne
olacak?"
1.Pe.4: 19 Bunun için, Tanrı'nın isteği uyarınca acı çekenler, iyilik ederek
canlarını güvenilir Yaradan'a emanet etsinler.
BÖLÜM 5
İhtiyarlar ve Gençler
1.Pe.5: 1-3 Bu nedenle aranızdaki ihtiyarlara*, onlar gibi bir ihtiyar, Mesih'in
çektiği acıların tanığı, açığa çıkacak olan yüceliğin paydaşı olarak rica
ediyorum: Tanrı'nın size verdiği sürüyü güdün. Zorunluymuş gibi değil, Tanrı'nın
istediği gibi gönüllü gözetmenlik yapın. Para hırsıyla değil, gönül rızasıyla,
size emanet edilenlere egemenlik taslamadan, sürüye örnek olarak
göreviniziyapın.
1.Pe.5: 4 Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.
1.Pe.5: 5 Ey gençler, siz de ihtiyarlara bağımlı olun. Hepiniz birbirinize karşı
alçakgönüllülüğü kuşanın. Çünkü, "Tanrı kibirlilere karşıdır, Ama
alçakgönüllülere lütfeder."
1.Pe.5: 6 Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrı'nın kudretli eli altında
kendinizi alçaltın.
1.Pe.5: 7 Bütün kaygılarınızı O'na yükleyin, çünkü O sizi kayırır.
1.Pe.5: 8 Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis kükreyen aslan gibi yutacak
birini arayarak dolaşıyor.
1.Pe.5: 9 Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin de aynı acıları çektiğini
bilerek imanda sarsılmadan İblis'e karşı direnin.
1.Pe.5: 10 Sizleri Mesih'te sonsuz yüceliğine çağıran ve bütün lütfun kaynağı
olan Tanrı'nın kendisi kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip
pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir.
1.Pe.5: 11 Kudret sonsuzlara dek O'nun olsun! Amin.
Son Selamlar
1.Pe.5: 12 Kendisini güvenilir bir kardeş saydığım Silvanus aracılığıyla size
kısaca yazmış bulunuyorum. Sizi yüreklendiriyor ve sözünü ettiğim lütfun
Tanrı'nın gerçek lütfu olduğuna tanıklık ediyorum. Buna bağlı kalın.
1.Pe.5: 13 Sizler gibi seçilmiş olan Babil'deki kilise* ve oğlum Markos size
selam ederler.
1.Pe.5: 14 Birbirinizi sevgiyle öperek selamlayın. Sizlere, Mesih'e ait olan
herkese esenlik olsun.
DİPNOTLAR:
1:11 "Hangi zamanı" ya da "Kimi".
2:9 "Kral": Tanrı.
2:13-14 "Kral": Burada Roma İmparatoru anlamına gelir.
2:25 "Canlarınızın Çobanı ve Gözetmeni": İsa Mesih.
3:18 "Öldü": Birçok Grekçe elyazmasında, "Acı çekti" diye geçer.
3:20 "Suyla kurtuldu" ya da "Sudan sağ salim çıktı".
5:4 "Baş Çoban": İsa Mesih.
PETRUS'UN İKİNCİ MEKTUBU
BÖLÜM 1
2.Pe.1: 1 İsa Mesih'in kulu ve elçisi ben Simun Petrus'tan Tanrımız ve
Kurtarıcımız İsa Mesih'in doğruluğu sayesinde bizimkiyle eşdeğer bir imana
kavuşmuş olanlara selam!
2.Pe.1: 2 Tanrı'yı ve Rabbimiz İsa'yı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde
sizin olsun.
Tanrısal Çağrı
2.Pe.1: 3 Kendi yüceliği ve erdemiyle*fx* bizi çağıranın tanrısal gücü,
kendisini tanımamız sonucunda yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken
her şeyi bize verdi.
2.Pe.1: 4 O'nun yüceliği ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve değerli vaatler
verildi. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaşmadan kurtulmuş
olarak, bu vaatler aracılığıyla tanrısal özyapıya ortak olasınız.
2.Pe.1: 5-7 İşte bu nedenle her türlü gayreti göstererek imanınıza erdemi,
erdeminize bilgiyi, bilginize özdenetimi, özdenetiminize dayanma gücünü, dayanma
gücünüze Tanrı yoluna bağlılığı, bağlılığınıza kardeşseverliği,
kardeşseverliğinize sevgiyi katın.
2.Pe.1: 8 Çünkü bu niteliklere artan ölçüde sahip olursanız, Rabbimiz İsa
Mesih'i tanımakta etkisiz ve verimsiz olmazsınız.
2.Pe.1: 9 Bu niteliklere sahip olmayan uzağı göremez, kördür. Eski günahlarından
temizlendiğini unutmuştur.
2.Pe.1: 10 Bunun için, ey kardeşler, çağrılmışlığınızı ve seçilmişliğinizi
kökleştirmeye daha çok gayret edin. Bunları yaparsanız, hiçbir zaman
tökezlemezsiniz.
2.Pe.1: 11 Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in sonsuz egemenliğine
girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.
2.Pe.1: 12 Onun için, her ne kadar bunları biliyorsanız ve sahip olduğunuz
gerçekle pekiştirilmişseniz de, bunları size her zaman anımsatacağım.
2.Pe.1: 13 Bu bedende* yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete
getirmeyi doğru buluyorum.
2.Pe.1: 14 Rabbimiz İsa Mesih'in bana bildirdiği gibi, bedenden* ayrılışımın
yakın olduğunu biliyorum.
2.Pe.1: 15 Ben bu dünyadan göçtükten sonra da bunları sürekli anımsayabilmeniz
için şimdi her gayreti göstereceğim.
2.Pe.1: 16 Rabbimiz İsa Mesih'in kudretini ve gelişini size bildirirken uydurma
masallara başvurmadık. O'nun görkemini gözlerimizle gördük.
2.Pe.1: 17 Mesih, yüce ve görkemli Olan'dan kendisine ulaşan sesle, "Sevgili
Oğlum budur, O'ndan hoşnudum" diyen sesle Baba Tanrı'dan onur ve yücelik aldı.
2.Pe.1: 18 Kutsal dağda O'nunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi
biz de işittik.
2.Pe.1: 19 Peygamberlerin sözleri bizim için daha büyük kesinlik kazandı. Gün
ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek, karanlık yerde ışık saçan
çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
2.Pe.1: 20 Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılar'daki hiçbir peygamberlik sözü
kimsenin özel yorumu değildir.
2.Pe.1: 21 Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insan isteğinden kaynaklanmadı. Kutsal
Ruh tarafından yöneltilen insanlar Tanrı'nın sözlerini ilettiler.
BÖLÜM 2
Yanlış Öğreti Yayanların Yıkımı
2.Pe.2: 1 Ama İsrail halkı arasında sahte peygamberler vardı; tıpkı sizin de
aranızda yanlış öğreti yayanlar olacağı gibi. Bunlar kendilerini satın alan
Efendi'yi* bile yadsıyarak gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar.
Böyleleri kendi başlarına ani bir yıkım getirecek.
2.Pe.2: 2 Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin
yoluna sövülecek.
2.Pe.2: 3 Açgözlülüklerinden ötürü uydurma sözlerle sizi sömürecekler. Onlar
için çoktan beri verilmiş olan yargı gecikmez. Onları bekleyen yıkım da
uyuklamaz.
2.Pe.2: 4 Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp
karanlıkta zincire vurdu*fx*. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar.
2.Pe.2: 5 Tanrı eski dünyayı da esirgemedi. Ama tanrısızların dünyasına tufanı
gönderdiğinde, doğruluk yolunu bildiren Nuh'u ve yedi kişiyi daha korudu.
2.Pe.2: 6 Sodom ve Gomora kentlerini yakıp yıkarak yargıladı. Böylece
tanrısızların başına geleceklere bir örnek verdi.
2.Pe.2: 7 Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam
Lut'u kurtardı.
2.Pe.2: 8 Çünkü onların arasında yaşayan bu doğru adam, görüp işittiği yasa
tanımaz davranışlar yüzünden doğru yüreğinde her gün ıstırap çekerdi.
2.Pe.2: 9-10 Görülüyor ki Rab kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları
denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin
yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak
yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir. Bu küstah, dikbaşlı kişiler yüce
varlıklara sövmekten korkmazlar.
2.Pe.2: 11 Oysa melekler bile, güç ve kudrette daha üstün oldukları halde bu
varlıkları Rab'bin önünde söverek yargılamazlar.
2.Pe.2: 12 Ama anlamadıkları konularda sövüp sayan bu kişiler, içgüdüleriyle
yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, akıldan yoksun hayvanlar gibidir.
Hayvanlar gibi onlar da yıkıma uğrayacaklar.
2.Pe.2: 13 Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler. Gündüzün zevk
alemlerine dalmayı eğlence sayarlar. Birer leke ve yüzkarasıdırlar. Sizinle
yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar.
2.Pe.2: 14 Gözleri zinayla*fx* doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri
ayartırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır.
2.Pe.2: 15 Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balam'ın yolunu
tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.
2.Pe.2: 16 Balam işlediği suçtan ötürü azarlandı. Konuşamayan eşek, insan
diliyle konuşarak bu peygamberin çılgınlığına engel oldu.
2.Pe.2: 17 Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler.
Onları koyu karanlık bekliyor.
2.Pe.2: 18 Çünkü yanlış yolda yürüyenlerden henüz kurtulanları, boş ve kurumlu
sözler söyleyerek benliğin tutkularıyla, sefahatle ayartırlar.
2.Pe.2: 19 Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın
kölesidirler. Çünkü insan neye yenilirse onun kölesi olur.
2.Pe.2: 20 Rab ve Kurtarıcı İsa Mesih'i tanımakla dünyanın çirkefliğinden
kurtulduktan sonra yine aynı işlere karışıp yenilirlerse, son durumları ilk
durumlarından beter olur.
2.Pe.2: 21 Çünkü doğruluk yolunu bilip de kendilerine emanet edilen kutsal
buyruktan geri dönmektense, bu yolu hiç bilmemiş olmak onlar için daha iyi
olurdu.
2.Pe.2: 22 Şu gerçek özdeyiş onların durumunu anlatıyor: "Köpek kendi kusmuğuna
döner", "Domuz da yıkandıktan sonra çamurda yuvarlanmaya döner."
BÖLÜM 3
Rab'bin Günü
2.Pe.3: 1 Sevgili kardeşler, şimdi bu benim size yazdığım ikinci mektuptur. Her
iki mektubumda da bu konuları anımsatarak temiz düşüncelerinizi uyandırmaya
çalıştım.
2.Pe.3: 2 Öyle ki, kutsal peygamberlerin çok önceden söylediği sözleri ve
Kurtarıcımız Rab'bin elçileriniz aracılığıyla verdiği buyruğu anımsayasınız.
2.Pe.3: 3-4 Öncelikle şunu bilmelisiniz: Dünyanın son günlerinde kendi
tutkularının ardından giden alaycı kişiler türeyecek. Bunlar, "Rab'bin gelişiyle
ilgili vaat ne oldu? Atalarımızın ölümünden beri her şey yaratılışın
başlangıcında olduğu gibi duruyor" diyerek alay edecekler.
2.Pe.3: 5 Ne var ki, göklerin çok önceden Tanrı'nın sözüyle var olduğunu, yerin
sudan ve su aracılığıyla şekillendiğini bile bile unutuyorlar.
2.Pe.3: 6 O zamanki dünya yine suyla, tufanla mahvolmuştu.
2.Pe.3: 7 Şimdiki yer ve göklerse ateşe verilmek üzere aynı sözle saklanıyor,
tanrısızların yargılanarak mahvolacağı güne dek korunuyorlar.
2.Pe.3: 8 Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rab'bin gözünde bir gün bin
yıl, bin yıl bir gün gibidir.
2.Pe.3: 9 Bazılarının düşündüğü gibi Rab vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama
size karşı sabrediyor. Çünkü kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe
etmesini istiyor.
2.Pe.3: 10 Ama Rab'bin günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir
gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve
yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp tükenecek*.
2.Pe.3: 11-12 Her şey böylece yok olacağına göre, sizin nasıl kişiler olmanız
gerekir? Tanrı'nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık
içinde yaşamalı, Tanrı yolunu izlemelisiniz. O gün gökler yanarak yok olacak,
maddesel öğeler şiddetli ateşte eriyip gidecek.
2.Pe.3: 13 Ama biz Tanrı'nın vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri,
yeni yeryüzünü bekliyoruz.
2.Pe.3: 14 Bunun için, sevgili kardeşlerim, mademki bunları bekliyorsunuz,
Tanrı'nın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde olmaya gayret edin.
2.Pe.3: 15 Sevgili kardeşimiz Pavlus'un da kendisine verilen bilgelikle size
yazdığı gibi, Rabbimiz'in sabrını kurtuluş fırsatı sayın.
2.Pe.3: 16 Pavlus bütün mektuplarında bu konulardan böyle söz eder.
Mektuplarında güç anlaşılan bazı yerler var ki, bilgisiz ve kararsız kişiler,
öbür Kutsal Yazılar'ı olduğu gibi bunları da çarpıtarak kendi yıkımlarını
hazırlıyorlar.
2.Pe.3: 17 Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, ilke tanımayan kişilerin
aldatmasıyla
sürüklenip kararlılığınızdan sapmamak için bunları önceden bilerek sakının.
2.Pe.3: 18 Öte yandan Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in lütfunda ve O'nu
tanımakta ilerleyin. Şimdi ve sonsuza* dek O'na yücelik olsun! Amin.
DİPNOTLAR:
1:3 "Erdemiyle" ya da "Erdemine".
1:13,14 "Beden": Grekçe "Çadır".
2:1 "Kendilerini satın alan Efendi": Rab İsa.
2:4 "Karanlıkta zincire vurdu": Bazı Grekçe elyazmalarında, "Karanlık mağaralara
kapattı" diye geçer.
2:14 "Zinayla": Grekçe "Zina yapan kadınla".
3:10 "Yanıp tükenecek": Birçok Grekçe elyazmasında, "Açığa çıkarılacak" diye
geçer.
3:18 "Sonsuza": Grekçe "Sonsuzluğun gününe".
YUHANNA'NIN BİRİNCİ MEKTUBU
BÖLÜM 1
Yaşam Sözü
1.Yu.1: 1 Yaşam Sözü'yle ilgili olarak başlangıçtan beri var olanı,
işittiğimizi, gözlerimizle gördüğümüzü, seyredip ellerimizle dokunduğumuzu
duyuruyoruz.
1.Yu.1: 2 Yaşam açıkça göründü, O'nu gördük ve O'na tanıklık ediyoruz. Baba'yla
birlikte*fx* olup bize görünmüş olan sonsuz Yaşam'ı size duyuruyoruz.
1.Yu.1: 3 Evet, sizin de bizlerle paydaşlığınız olsun diye gördüğümüzü,
işittiğimizi size duyuruyoruz. Bizim paydaşlığımız da Baba'yla ve Oğlu İsa
Mesih'ledir.
1.Yu.1: 4 Bunları size, sevincimiz tam olsun diye yazıyoruz.
Işıkta Yürüyelim
1.Yu.1: 5 Mesih'ten işittiğimiz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı
ışıktır, O'nda hiç karanlık yoktur.
1.Yu.1: 6 O'nunla paydaşlığımız var deyip de karanlıkta yürürsek, yalan
söylemiş, gerçeğe uymamış oluruz.
1.Yu.1: 7 Ama O ışıkta olduğu gibi biz de ışıkta yürürsek, birbirimizle
paydaşlığımız olur ve Oğlu İsa'nın kanı bizi her günahtan arındırır.
1.Yu.1: 8 Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz.
1.Yu.1: 9 Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı
günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır.
1.Yu.1: 10 Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun
sözü içimizde olmaz.
BÖLÜM 2
1.Yu.2: 1 Yavrularım, bunları size günah işlemeyesiniz diye yazıyorum. Ama
içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba'nın önünde savunur.
1.Yu.2: 2 O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın
günahlarını da bağışlatan kurbandır.
1.Yu.2: 3 Buyruklarını yerine getirirsek, O'nu tanıdığımızdan emin olabiliriz.
1.Yu.2: 4 "O'nu tanıyorum" deyip de buyruklarını yerine getirmeyen yalancıdır,
kendisinde gerçek yoktur.
1.Yu.2: 5 Ama O'nun sözüne uyan kişinin Tanrı'ya olan sevgisi gerçekten
yetkinleşmiştir. Tanrı'da olduğumuzu bununla anlarız.
1.Yu.2: 6 "Tanrı'da yaşıyorum" diyen, Mesih'in yürüdüğü yolda yürümelidir.
1.Yu.2: 7 Sevgili kardeşlerim, size yeni bir buyruk değil, başlangıçtan beri
kabul ettiğiniz eski buyruğu yazıyorum. Eski buyruk, işitmiş olduğunuz Tanrı
sözüdür.
1.Yu.2: 8 Yine de size yeni bir buyruk yazıyorum. Bunun gerçek olduğu, Mesih'te
ve sizde görülüyor. Çünkü karanlık geçiyor, gerçek ışık şimdiden parlıyor.
1.Yu.2: 9 Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ
karanlıktadır.
1.Yu.2: 10 Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.
1.Yu.2: 11 Ama kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye
gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir.
1.Yu.2: 12 Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesih'in adı uğruna günahlarınız
bağışlandı.
1.Yu.2: 13 Babalar, size yazıyorum, Çünkü başlangıçtan beri var Olan'ı
tanıyorsunuz. Gençler, size yazıyorum, Çünkü kötü olanı* yendiniz. Çocuklar,
size yazdım, Çünkü Baba'yı tanıyorsunuz.
1.Yu.2: 14 Babalar, size yazdım, Çünkü başlangıçtan beri var Olan'ı
tanıyorsunuz.
Gençler, size yazdım, Çünkü güçlüsünüz, Tanrı'nın sözü içinizde yaşıyor, Kötü
olanı yendiniz.
1.Yu.2: 15 Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Baba'ya
sevgisi yoktur.
1.Yu.2: 16 Çünkü dünyaya ait olan her şey -benliğin tutkuları, gözün tutkuları,
maddi yaşamın verdiği gurur- Baba'dan değil, dünyadandır.
1.Yu.2: 17 Dünya da dünyasal tutkular da geçer, ama Tanrı'nın isteğini yerine
getiren sonsuza dek yaşar.
Mesih Karşıtı
1.Yu.2: 18 Çocuklar, bu son saattir. Mesih Karşıtı'nın* geleceğini duydunuz.
Nitekim şimdiden çok sayıda Mesih karşıtı türemiş bulunuyor. Son saat olduğunu
bundan biliyoruz.
1.Yu.2: 19 Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı,
bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.
1.Yu.2: 20 Sizlerse Kutsal Olan tarafından meshedildiniz*; hepiniz bilgilisiniz.
1.Yu.2: 21 Gerçeği bilmediğiniz için değil, gerçeği ve hiçbir yalanın gerçekle
ilgisi olmadığını bildiğiniz için size yazıyorum.
1.Yu.2: 22 İsa'nın Mesih olduğunu yadsıyan yalancı değilse, kim yalancıdır?
Baba'yı ve Oğul'u yadsıyan Mesih karşıtıdır.
1.Yu.2: 23 Oğul'u yadsıyanda Baba da yoktur; Oğul'u açıkça kabul edende Baba da
vardır.
1.Yu.2: 24 Başlangıçtan beri işittiğiniz söz içinizde yaşasın. Başlangıçtan beri
işittiğiniz söz içinizde yaşarsa, siz de Oğul'da ve Baba'da yaşarsınız.
1.Yu.2: 25 Mesih'in bize vaat ettiği budur, yani sonsuz yaşamdır.
1.Yu.2: 26 Bunları sizi saptırmak isteyenlerle ilgili olarak yazıyorum.
1.Yu.2: 27 Size gelince, O'ndan aldığınız mesh sizde kalır. Kimsenin size bir
şey öğretmesine gerek yoktur. O'nun size her şeyi öğreten meshi gerçektir, sahte
değildir. Size öğrettiği gibi, Mesih'te yaşayın.
1.Yu.2: 28 Evet, yavrularım, şimdi Mesih'te yaşayın ki, O göründüğünde
cesaretimiz olsun, geldiğinde O'nun önünde utanmayalım.
1.Yu.2: 29 O'nun doğru olduğunu bilirseniz, doğru olanı yapan herkesin O'ndan
doğduğunu da bilirsiniz.
BÖLÜM 3
Tanrı'nın Çocukları
1.Yu.3: 1 Bakın, Baba bizi o kadar çok seviyor ki, bize "Tanrı'nın çocukları"
deniyor! Gerçekten de öyleyiz. Dünya Baba'yı tanımadığı için bizi de tanımıyor.
1.Yu.3: 2 Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Tanrı'nın çocuklarıyız, ama ne
olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ancak, Mesih göründüğü zaman O'na benzer
olacağımızı biliyoruz. Çünkü O'nu olduğu gibi göreceğiz.
1.Yu.3: 3 Mesih'te bu umuda sahip olan, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar.
1.Yu.3: 4 Günah işleyen, yasaya karşı gelmiş olur. Çünkü günah demek, yasaya
karşı gelmek demektir.
1.Yu.3: 5 Mesih'in, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde
günah olmadığını bilirsiniz.
1.Yu.3: 6 Mesih'te yaşayan, günah işlemez. Günah işleyen O'nu ne görmüştür, ne
de tanımıştır.
1.Yu.3: 7 Yavrularım, kimse sizi aldatmasın. Mesih doğru olduğu gibi, doğru
olanı yapan da doğru kişidir.
1.Yu.3: 8 Günah işleyen, İblis'tendir. Çünkü İblis başlangıçtan beri günah
işlemektedir. Tanrı'nın Oğlu, İblis'in yaptıklarına son vermek için ortaya
çıktı.
1.Yu.3: 9 Tanrı'dan doğmuş olan, günah işlemez. Çünkü Tanrı'nın tohumu onda
yaşar. Tanrı'dan doğmuş olduğu için günah işleyemez.
1.Yu.3: 10 Doğru olanı yapmayan ve kardeşini sevmeyen kişi Tanrı'dan değildir.
İşte Tanrı'nın çocuklarıyla İblis'in çocukları böyle ayırt edilir.
Birbirimizi Sevelim
1.Yu.3: 11 Başlangıçtan beri işittiğiniz buyruk şudur: Birbirimizi sevelim.
1.Yu.3: 12 Şeytan'a ait olup kardeşini öldüren Kayin gibi olmayalım. Kayin
kardeşini neden öldürdü? Kendi yaptıkları kötü, kardeşinin yaptıkları doğru
olduğu için öldürdü.
1.Yu.3: 13 Kardeşler, dünya sizden nefret ederse şaşmayın.
1.Yu.3: 14 Biz kardeşleri sevdiğimiz için ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz.
Sevmeyen ölümde kalır.
1.Yu.3: 15 Kardeşinden nefret eden katildir. Hiçbir katilin sonsuz yaşama sahip
olmadığını bilirsiniz.
1.Yu.3: 16 Sevginin ne olduğunu Mesih'in bizim için canını vermesinden
anlıyoruz. Bizim de kardeşlerimiz için canımızı vermemiz gerekir.
1.Yu.3: 17 Dünya malına sahip olup da kardeşini ihtiyaç içinde gördüğü halde
ondan şefkatini esirgeyen kişide Tanrı'nın sevgisi olabilir mi?
1.Yu.3: 18 Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.
1.Yu.3: 19-20 Böylelikle gerçeğe ait olduğumuzu bileceğiz ve yüreğimiz bizi ne
zaman suçlarsa, Tanrı'nın önünde onu yatıştıracağız. Çünkü Tanrı yüreğimizden
daha büyüktür ve her şeyi bilir.
1.Yu.3: 21-22 Sevgili kardeşlerim, yüreğimiz bizi suçlamazsa, Tanrı'nın önünde
cesaretimiz olur, O'ndan ne dilersek alırız. Çünkü O'nun buyruklarını yerine
getiriyor, O'nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz.
1.Yu.3: 23 O'nun buyruğu Oğlu İsa Mesih'in adına inanmamız ve İsa'nın buyurduğu
gibi birbirimizi sevmemizdir.
1.Yu.3: 24 Tanrı'nın buyruklarını yerine getiren Tanrı'da yaşar, Tanrı da o
kişide yaşar. İçimizde yaşadığını bize verdiği Ruh sayesinde biliriz.
BÖLÜM 4
Ruhları Sınayın
1.Yu.4: 1 Sevgili kardeşlerim, her ruha inanmayın. Tanrı'dan olup olmadıklarını
anlamak için ruhları sınayın. Çünkü birçok sahte peygamber dünyanın her yanına
yayılmış bulunuyor.
1.Yu.4: 2 İsa Mesih'in beden alıp dünyaya geldiğini kabul eden her ruh
Tanrı'dandır. Tanrı'nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız.
1.Yu.4: 3 İsa'yı kabul etmeyen hiçbir ruh Tanrı'dan değildir. Böylesi, Mesih
Karşıtı'nın* ruhudur. Onun geleceğini duydunuz. Zaten o şimdiden dünyadadır.
1.Yu.4: 4 Yavrularım, siz Tanrı'dansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü
sizde olan, dünyadakinden üstündür.
1.Yu.4: 5 Sahte peygamberler dünyadandır. Bu nedenle söyledikleri sözler de
dünyadandır ve dünya onları dinler.
1.Yu.4: 6 Bizse Tanrı'danız; Tanrı'yı tanıyan bizi dinler, Tanrı'dan olmayan
dinlemez. Gerçeğin Ruhu'yla yalan ruhunu böyle ayırt ederiz.
Tanrı Sevgidir
1.Yu.4: 7 Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır.
Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır.
1.Yu.4: 8 Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir.
1.Yu.4: 9 Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O'nu dünyaya gönderdi,
böylece bizi sevdiğini gösterdi.
1.Yu.4: 10 Tanrı'yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu'nu
günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur.
1.Yu.4: 11 Sevgili kardeşlerim, Tanrı bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de
birbirimizi sevmeye borçluyuz.
1.Yu.4: 12 Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı'yı görmüş değildir. Ama birbirimizi
seversek, Tanrı içimizde yaşar ve sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur.
1.Yu.4: 13 Tanrı'da yaşadığımızı ve O'nun bizde yaşadığını bize kendi Ruhu'ndan
vermiş olmasından anlıyoruz.
1.Yu.4: 14 Baba'nın Oğlu'nu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük,
şimdi buna tanıklık ediyoruz.
1.Yu.4: 15 Kim İsa'nın Tanrı'nın Oğlu olduğunu açıkça kabul ederse, Tanrı onda
yaşar, o da Tanrı'da yaşar.
1.Yu.4: 16 Tanrı'nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı
sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı'da yaşar, Tanrı da onda yaşar.
1.Yu.4: 17 Yargı gününde cesaretimiz olsun diye sevgi böylelikle içimizde yetkin
kılınmıştır. Çünkü Mesih nasılsa, biz de bu dünyada öyleyiz.
1.Yu.4: 18 Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi korkuyu siler atar. Çünkü
korku işkencedir. Korkan kişi sevgide yetkin kılınmamıştır.
1.Yu.4: 19 Bizse seviyoruz, çünkü önce O bizi sevdi.
1.Yu.4: 20 "Tanrı'yı seviyorum" deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır.
Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı'yı sevemez.
1.Yu.4: 21 "Tanrı'yı seven kardeşini de sevsin" diyen buyruğu Mesih'ten aldık.
BÖLÜM 5
Tanrı Oğlu'na İman
1.Yu.5: 1 İsa'nın Mesih olduğuna inanan herkes Tanrı'dan doğmuştur. Baba'yı
seven O'ndan doğmuş olanı da sever.
1.Yu.5: 2 Tanrı'yı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrı'nın çocuklarını
sevdiğimizi anlarız.
1.Yu.5: 3 Tanrı'yı sevmek O'nun buyruklarını yerine getirmek demektir. O'nun
buyrukları da ağır değildir.
1.Yu.5: 4 Çünkü Tanrı'dan doğmuş olan herkes dünyayı yener. Bize dünyaya karşı
zafer kazandıran imanımızdır.
1.Yu.5: 5 İsa'nın Tanrı Oğlu olduğuna iman edenden başka dünyayı yenen kim?
1.Yu.5: 6 Suyla ve kanla gelen İsa Mesih'tir. O yalnız suyla değil, suyla ve
kanla gelmiştir. Buna tanıklık eden Ruh'tur. Çünkü Ruh gerçektir.
1.Yu.5: 7-8 Şöyle ki, tanıklık edenler üçtür: Ruh, su ve kan. Bunların üçü de
uyum içindedir.
1.Yu.5: 9 İnsanların tanıklığını kabul ediyoruz, oysa Tanrı'nın tanıklığı daha
üstündür. Çünkü bu, Tanrı'nın tanıklığıdır, kendi Oğlu'yla ilgili olarak yaptığı
tanıklıktır.
1.Yu.5: 10 Tanrı'nın Oğlu'na inanan, yüreğinde Tanrı'nın tanıklığına sahiptir.
Tanrı'ya inanmayansa O'nu yalancı durumuna düşürmüş olur. Çünkü Tanrı'nın
Oğlu'yla ilgili tanıklığına inanmamıştır.
1.Yu.5: 11 Tanıklık da şudur: Tanrı bize sonsuz yaşam verdi, bu yaşam O'nun
Oğlu'ndadır.
1.Yu.5: 12 Kendisinde Tanrı Oğlu bulunanda yaşam vardır, kendisinde Tanrı Oğlu
bulunmayanda yaşam yoktur.
Sonsuz Yaşam
1.Yu.5: 13 Tanrı Oğlu'nun adına iman eden sizlere, sonsuz yaşama sahip
olduğunuzu bilesiniz diye bunları yazdım.
1.Yu.5: 14 Tanrı'nın önünde güvenimiz şu ki, O'nun isteğine uygun ne dilersek
bizi işitir.
1.Yu.5: 15 Her ne dilersek bizi işittiğini bildiğimize göre, O'ndan
dilediklerimizi aldığımızı da biliriz.
1.Yu.5: 16 Kardeşinin ölümcül olmayan bir günah işlediğini gören, onun için dua
etsin. Duasıyla kardeşine yaşam verecektir. Bu, ölümcül olmayan günah işleyenler
içingeçerlidir. Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum.
1.Yu.5: 17 Her kötülük günahtır, ama ölümcül olmayan günah da vardır.
1.Yu.5: 18 Tanrı'dan doğmuş olanın günah işlemediğini biliriz. Tanrı'dan doğmuş
olan İsa Mesih onu korur ve kötü olan* ona dokunamaz.
1.Yu.5: 19 Biliyoruz ki, biz Tanrı'danız, bütün dünya ise kötü olanın
denetimindedir.
1.Yu.5: 20 Yine biliyoruz ki, Tanrı'nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan'ı tanımamız
için bize anlama gücü vermiştir. Biz gerçek Olan'dayız, O'nun Oğlu İsa
Mesih'teyiz. O gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.
1.Yu.5: 21 Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun.
DİPNOTLAR:
1:2 "Baba'yla birlikte" ya da "Baba'da".
2:2 Günahları bağışlatan kurban diye çevrilen Grekçe ifade gazabı yatıştırmak
kavramını da içerir.
2:5 "Kişinin Tanrı'ya olan sevgisi" ya da "Kişide Tanrı'nın sevgisi".
3:12 "Şeytan'a": Grekçe "Kötü olana".
4:10 Günahları bağışlatan kurban diye çevrilen Grekçe ifade gazabı yatıştırmak
kavramını da içerir.
4:18 "Korku işkencedir" ya da "Korku cezalandırılma düşüncesinden doğar".
YUHANNA'NIN İKİNCİ MEKTUBU
BÖLÜM 1
Sevgi ve Gerçek
2.Yu.1: 1 Ben ihtiyardan*, Tanrı'nın seçtiği, gerçekten sevdiğim hanımefendiye
ve çocuklarına selamlar! Yalnız ben değil, gerçeği bilenlerin hepsi de sizleri
seviyor.
2.Yu.1: 2 Çünkü gerçek içimizde yaşıyor ve sonsuza dek bizimle olacak.
2.Yu.1: 3 Baba Tanrı'dan ve Baba'nın Oğlu İsa Mesih'ten gelen lütuf, merhamet ve
esenlik de gerçekte ve sevgide bizimle olacaktır.
2.Yu.1: 4 Senin çocuklarından bazılarının Baba'dan aldığımız buyruğa uyarak
gerçeğin izinden yürüdüğünü görünce çok sevindim.
2.Yu.1: 5 Şimdi sana rica ediyorum, hanımefendi, birbirimizi sevelim. Bu sana
yazdığım yeni bir buyruk değil, başlangıçtan beri kabul ettiğimiz buyruktur.
2.Yu.1: 6 Sevgi Tanrı'nın buyruklarına uygun yaşamamız demektir. Başlangıçtan
beri işittiğiniz gibi, O'nun buyruğu sevgi yolunda yürümenizdir.
2.Yu.1: 7 Ne var ki, İsa Mesih'in beden alıp geldiğini kabul etmeyen birçok
aldatıcı dünyanın her yanına yayıldı. Aldatıcı, Mesih karşıtı olan bunlardır.
2.Yu.1: 8 Başardıklarınızı* yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için
kendinize dikkat edin.
2.Yu.1: 9 Haddini aşıp Mesih'in öğretisine bağlı kalmayan hiç kimsede Tanrı
yoktur. Bu öğretiye bağlı kalanda ise hem Baba, hem de Oğul vardır.
2.Yu.1: 10 Size gelip de bu öğretiyi getirmeyeni evinize almayın, ona selam bile
vermeyin.
2.Yu.1: 11 Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.
2.Yu.1: 12 Size yazacak çok şeyim var, ama bunları kâğıtla, mürekkeple iletmek
istemedim. Sevincimiz tam olsun diye yanınıza gelmek ve sizinle yüz yüze
konuşmak umudundayım.
2.Yu.1: 13 Tanrı'nın seçtiği kızkardeşinin çocukları sana selam ederler.
DİPNOT:
1: 8 "Başardıklarınızı": Birçok Grekçe elyazmasında, "Başardıklarımızı" diye
geçer.
YUHANNA'NIN ÜÇÜNCÜ MEKTUBU
BÖLÜM 1
3.Yu.1: 1 Ben ihtiyardan*, gerçekten sevdiğim sevgili Gayus'a selam!
3.Yu.1: 2 Sevgili kardeşim, canın gönenç içinde olduğu gibi, her bakımdan
sağlıklı ve gönenç içinde olman için dua ediyorum.
3.Yu.1: 3 Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden
yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.
3.Yu.1: 4 Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha
büyük bir sevinç olamaz!
Övgüler, Öğütler
3.Yu.1: 5 Sevgili kardeşim, sana yabancı oldukları halde, kardeşler için
yaptığın her şeyi içten bir bağlılıkla yapıyorsun.
3.Yu.1: 6 Onlar kilise* önünde sevgine tanıklık ettiler. Onları Tanrı'ya yaraşır
biçimde yardımlarınla birlikte uğurlarsan iyi edersin.
3.Yu.1: 7 Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesih'in adı uğruna yola
çıktılar.
3.Yu.1: 8 Bu nedenle, gerçek uğruna emektaşlar olmak için böylelerini
desteklemeliyiz.
3.Yu.1: 9 Kiliseye bazı şeyler yazdım, ama aralarında en üstün olma sevdasında
olan Diotrefis bizi kabul etmiyor.
3.Yu.1: 10 Bunun için, eğer gelirsem, bize yönelttiği haksız suçlamalarla
yaptığı kötülükleri anımsatacağım. Bununla yetinmeyerek kardeşleri de kabul
etmiyor, kabul etmek isteyenlere de engel olup onları kiliseden dışarı atıyor.
3.Yu.1: 11 Sevgili kardeşim, kötüyü değil, iyiyi örnek al. İyilik yapan kişi
Tanrı'dandır. Kötülük yapansa Tanrı'yı görmemiştir.
3.Yu.1: 12 Herkesle birlikte gerçeğin kendisi, Dimitrios'un değerli biri
olduğuna tanıklık ediyor. Biz de tanıklık ederiz. Tanıklığımızın doğru olduğunu
biliyorsun.
3.Yu.1: 13 Sana yazacak çok şeyim var, ama mürekkeple, kalemle yazmak
istemiyorum.
3.Yu.1: 14 Yakında seni görmek umudundayım, o zaman yüz yüze konuşuruz. Esen
kal! Arkadaşlar sana selam ederler. Sen de oradaki arkadaşlara adlı adınca selam
söyle.
YAHUDA'NIN MEKTUBU
BÖLÜM 1
Yah.1: 1 İsa Mesih'in kulu, Yakup'un kardeşi ben Yahuda'dan, Baba Tanrı
tarafından sevilip İsa Mesih için korunmuş olan çağrılmışlara selam!
Yah.1: 2 Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.
Günah ve Yargı
Yah.1: 3 Sevgili kardeşlerim, size ortak kurtuluşumuzla ilgili yazmaya çok
gayret ettim. Bu arada sizi kutsallara ilk ve son kez emanet edilen iman uğrunda
mücadeleye özendirmek için yazma gereğini duydum.
Yah.1: 4 Çünkü Tanrımız'ın lütfunu sefahate araç eden, tek Efendimiz ve Rabbimiz
İsa Mesih'i yadsıyan bazı tanrısızlar gizlice aranıza sızdılar. Onların
yargılanacakları çoktan beri yazılmıştır.
Yah.1: 5 Bütün bunları bildiğiniz halde, size anımsatmak isterim ki, ilk ve son
kez halkı Mısır'dan kurtaran Rab iman etmeyenleri daha sonra yok etti.
Yah.1: 6 Yetkilerinin sınırı içinde kalmayıp kendilerine ayrılan yeri terk etmiş
olan melekleri, büyük yargı günü için çözülmez bağlarla bağlayarak karanlığa
hapsetti.
Yah.1: 7 Sodom, Gomora ve çevrelerindeki kentler de benzer biçimde kendilerini
fuhuş ve sapıklığa teslim ettiler. Sonsuza dek ateşte yanma cezasını çeken bu
kentler ders alınacak birer örnektir.
Yah.1: 8 Aranıza sızan bu kişiler de onlar gibi gördükleri düşlere dayanarak öz
bedenlerini kirletiyor, Rab'bin yetkisini hiçe sayıyor, yüce varlıklara
sövüyorlar.
Yah.1: 9 Oysa Başmelek Mikail bile Musa'nın cesedi konusunda İblis'le çekişip
tartışırken, söverek onu yargılamaya kalkışmadı. Ancak, "Seni Rab azarlasın"
dedi.
Yah.1: 10 Ama bu kişiler anlamadıkları her şeye sövüyorlar. Öte yandan, akıldan
yoksun hayvanlar gibi içgüdüleriyle anladıkları ne varsa, onları yıkıma
götürüyor.
Yah.1: 11 Vay onların haline! Çünkü Kayin'in yolundan gittiler. Kazanç için
kendilerini Balam'ınkine benzer bir yanılgıya kaptırdılar. Korah'ınkine benzer
bir isyanda mahvoldular.
Yah.1: 12 Sevgi şölenlerinizde sizinle birlikte pervasızca yiyip içen bu kişiler
birer kara lekedir. Yalnız kendilerini besleyen çobanlardır. Rüzgarın
sürüklediği yağmursuz bulutlara, iki kez ölmüş, kökünden sökülmüş, sonbaharın
meyvesiz ağaçlarına benzerler.
Yah.1: 13 Köpüğünü savuran denizin azgın dalgaları gibi ayıplarını çevreye
savururlar. Serseri yıldızlar gibidirler. Onları sonsuza dek sürecek koyu
karanlık bekliyor.
Yah.1: 14-15 Adem'den sonraki altıncı* kuşaktan olan Hanok, bu adamlara ilişkin
şu peygamberlikte bulundu: "İşte Rab herkesi yargılamak üzere onbinlerce
kutsalıyla* geliyor. Tanrı yoluna aykırı, tanrısızca yapılan bütün işlerden ve
tanrısız günahkârların kendisine karşı söylediği bütün ağır sözlerden ötürü Rab,
bütün insanlara suçluluklarını gösterecektir."
Yah.1: 16 Bunlar hep yakınıp söylenir, kendi tutkularının peşinden giderler.
Ağızlarından kurumlu sözler çıkar, kendi çıkarları için başkalarını
pohpohlarlar.
Uyarılar ve Öğütler
Yah.1: 17 Ama siz, sevgili kardeşlerim, Rabbimiz İsa Mesih'in elçileri
tarafından önceden söylenen sözleri anımsayın.
Yah.1: 18 Size demişlerdi ki, "Dünyanın son günlerinde alay edenler,
tanrısızlığa yönelip kendi tutkularına göre yaşayanlar olacaktır."
Yah.1: 19 Bunlar bölücü, insan doğasıyla sınırlı, Kutsal Ruh'tan yoksun
kişilerdir.
Yah.1: 20 Ama siz, sevgili kardeşlerim, kendinizi tümden kutsal olan imanınızın
temeli üzerinde geliştirin. Kutsal Ruh'un yönetiminde dua edin.
Yah.1: 21 Rabbimiz İsa Mesih'in sizi sonsuz yaşama kavuşturacak olan merhametini
beklerken kendinizi Tanrı'nın sevgisinde koruyun.
Yah.1: 22 Kimi kararsızlara merhamet edin.
Yah.1: 23 Kimini ateşten çekip kurtarın. Kimine de korkuyla merhamet edin. Ama
günahlı bir bedenin lekelediği giysiden bile tiksinin.
Yah.1: 24-25 Kurtarıcımız tek Tanrı, sizi düşmekten allıkoyacak, büyük sevinç
içind lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve
yetki Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün
çağlar boyunca Tanrı'nın olsun! Amin.
DİPNOTLAR:
14-15 "Altıncı": Grekçe "Yedinci". Adem'i birinci kuşak sayarsak, Hanok yedinci
kuşaktan oluyor (bkz. Yar.5:4-20; Luk.3:37-38).
14-15 "Kutsal": Burada melek anlamına gelir.