ANA SAYFA

 

İncil, aslında Mesih İsa’nın getirdiği müjdedir. Demek ki bu sözcük İsa’nın tüm öğretilerini kapsamaktadır. Yunanca olan İncil'in anlamı “Müjde” demektir.
Ancak İsa’nın kendisi hiçbir şey yazmamış ve hiç bir kimseye hiç bir şey yazdırıp dikte etmemiştir. Kasabadan kasabaya, köyden köye giderek bu Müjdeyi sözlü olarak bildirmiştir. Kendisini devamlı bir şekilde takip ederek sözlerini dinleyen Havarileri O’nun sözlerini ezberlemiş ve sonra yani Mesih İsa’nın ölümü ve Göklere yükselişinden sonra onları halka ilan etmişlerdir. Ve daha sonra bu şakirtlerden dördü İsa’nın birer hayat öyküsünü yazarak O’nun sözlerini de bu yazılarında kaydetmişlerdir. Bu dört şakirdin isimleri Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’dır. Bu sebepten dolayı İsa’nın aslında tek olan İncil’inin dört metni vardır. Bu dört metin M.S. 55-100 seneleri arasında yazılmıştır. Bu dört yazar, bu metinleri yazarken, sadece kendi hafızalarına güvenmemişlerdir, diğer şakirtlere ve Mesih İsa’yı tanıyıp O’nu dinlemiş olanlara da başvurarak bir nevi araştırma yapmışlardır, bizzat Luka bu gerçeği, İncil’in ilk satırlarında açık bir şekilde ifade etmiştir. Bu dört metin birbirinden anlatım olarak farklı gözükmektedir. Fakat bu farklar sadece ifadeleri ve yazım şekillerini kapsamaktadır. Esas veya öğreti bakımından aralarında bir fark yoktur. Bilhassa hiç bir çelişki yoktur.

En farklı İncil metni Yuhanna tarafından yazılmış olan metindir. Yuhanna diğer üç şakirdin metinlerinden haberdar idi ve üçü değilse de, hiç olmazsa birini veya ikisini okumuştur. Bundan dolayıdır ki, onların yazdıklarını bir daha yazmak istememiştir, onların özet olarak yazdıkları bazı olayları daha ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve özellikle Mesih İsa’nın öğretisinin içeriğine, Mesih İsa’nın kişiliğine ve kendisi ile Peder Allah arasındaki ilişkilere önem vermek istemiştir. İskenderiye’li Klemens onun İncilini “tasavvufi” veya “gizemsel” bir İncil olarak nitelendirmiştir.